Gerilimli bekleyiş

MHP ve DEM Parti kulislerinde uzun süredir ortak bir konu başlığı konuşuluyor: Henüz çıkartılmayan yasalar… İki ayrı kutupta yer alan partilerin kulislerinde bu ortak başlığın konuşulmasının nedeni ise Mart ayının yine kulislerdeki yorumlara göre “boş” geçirilmesi. Peki bu gecikmenin olası nedenleri neler olabilir?

Yazı: Gökçer Tahincioğlu

MHP ve DEM Parti kulislerinde uzun süredir ortak bir konu başlığı konuşuluyor: Henüz çıkartılmayan yasalar… İki ayrı kutupta yer alan partilerin kulislerinde bu ortak başlığın konuşulmasının nedeni ise Mart ayının yine kulislerdeki yorumlara göre “boş” geçirilmesi.

18 Şubat 2026’da TBMM’de kurulan komisyonun ortak raporunun açıklanmasının ardından genel beklenti, en az iki konuda hemen harekete geçilmesiydi. Zira komisyon raporunda yer alan somut önerilerden en az ikisi için hazırlıkların yapıldığı, taslakların zaten neredeyse hazır olduğu söyleniyordu.

  • Bunlardan biri, cezaevlerindeki hasta ve yaşlı hükümlüler başta olmak üzere hükümlülerin serbest bırakılması ya da cezalarının kademeli olarak indirilmesiydi. Diğeri ve çok önemsenen diğer başlık ise silah bırakan örgüt üyelerinin dönüşlerine kapı aralanmasıydı.

TBMM’ye bu konularda taslak metinlerin hızla gelebileceği kulislerde konuşuluyordu. Ancak böyle olmadı. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, düzenlemelerin de konsensusla çıkması gerektiğini belirterek, izlenecek yöntemi belirlemek için parti gruplarıyla görüşmeler yapılacağını söyledi.

Kurtulmuş’un açıklamaları

Kurtulmuş, geçen ay yaptığı açıklamada da sürecin önemine işaret ederek, şöyle konuştu:

“Siyonizm çok açık bir şekilde son kozlarını oynamaya başladı. Büyük İsrail projesinde esas yutulması gereken ana gücü Türkiye'dir. Bunu görüyorsak, biliyorsak iç kalemizi tahkim edeceğiz. Herkes diyor ya bu süreç nereden çıktı diye.

Bölgede yaşadığımız hiçbir şeyin tesadüf olmadığını biliyoruz. Özellikle Amerika’nın Irak’ı işgaliyle birlikte başlayan süreçte fiilen bölgenin etnik ve mezhebi anlamda bölünmesi süreci uygulamaya konuldu. Birçok ülkede bu uygulamanın sonuçları çok kötü bir şekilde ortaya çıktı. Şimdi bizim bunu geri çevirmemiz lazım.

Burada Türkiye’ye dönük baktığınız zaman bizim en ağır bedel ödediğimiz mesele, terör meselesidir. Bunun için ne yapmak gerekiyorsa hızlı bir şekilde yapmak lazım. Kaldı ki emperyalizmin bakışının dışında, zaman zaman emperyalizmi koltuğunun altına almış, zaman zaman emperyalizmin koltuğunun altına girmiş olan siyonizmde çok açık bir şekilde son kozlarını oynamaya başladı. Bunu görmeden bu bölgede siyaset yapmak saflıktır. Artık son vuruşunu yapmayı epey bir süredir gündeme getirdi. Lübnan’daki iç savaş buydu, Suriye’deki iç savaş buydu.”

Kurtulmuş, “umut hakkı” konusunda da şunları söyledi:

“Hukuk sistemimizde ‘umut hakkı’ diye bir şey yok. Raporda da ‘umut hakkı’ ile ilgili bir başlık söz konusu değil. İnfazla ilgili birtakım düzenlemeler yapılabilir. Kişisel kanaatlerim var, neler yapılabileceğine ilişkin görüşlerimi söylemek istemiyorum. Çünkü aslolan parti gruplarının devreye girmesi ve müşterek bir çabayı ortaya koymalarıdır.”

Kurtulmuş, "Umutsuzluğa kapıldığınız oldu mu hiç?" sorusunu ise şöyle cevapladı:

"Bu iş 2009'a, 2013'e ya da önceki çalışmalara benzemez. Eğer bu iş başarısız olursa, duvar yıkılırsa, sivil siyaset bu duvarın altında kalır ve Allah korusun, başarısız olduğumuz zaman 4 Ağustos 2025'tekinden (Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun kurulduğu tarih) daha daha vahim bir duruma dönüşebilir şartlar."

Kurtulmuş, bu açıklamalardan kısa süre sonra parti gruplarını ziyaret etti ve ardından DEM Parti’nin İmralı heyeti üyelerini kabul etti.

Bahçeli’den 'oyalanmaya gerek yok' mesajı

Ancak şu ana kadar yasal düzenlemeler konusunda harekete geçilmedi. Sürecin öncüsü konumundaki MHP lideri Devlet Bahçeli de son grup toplantısında, “Terörsüz Türkiye doğru zamanda atılan doğru bir adımdır. Tarihî dönemde bir dönüm noktasıdır. Bugün gelinen noktada yasal düzenlemelerin TBMM'ye yasa tasarısı olarak taşınacak onuruna erişmesi memnuniyet vericidir. Bu meselede hiçbir boşluk, hiçbir ihmal, hiçbir zafiyetin kabulü mümkün değildir. Oyalanmaya gerek yoktur. Barış, teslimiyet değildir. Barış, taviz değildir" ifadelerini kullandı.

YAZININ DEVAMI


NEREDE YAYIMLANDI?

SpektrumSpektrum

BÜLTEN SAYISI

🔐 Hürmüz'de kilit, Lübnan'sız ateşkes

İki haftalık ateşkes, Lübnan krizi, Suriye cephesi, ABD'nin seçenekleri, Fransa'da Jospin'in vedası, süreçte uzun bekleyiş.

10 Nis 2026

🔐 Hürmüz'de kilit, Lübnan'sız ateşkes

İLGİLİ OKUMALAR