Erkekliğin mirası, kadınların hafızası

Shahrbanoo Sadat'ın yönetmenliğini üstlendiği "No Good Men", Anwar Hashimi'nin yayımlanmamış otobiyografik günlüklerinden beslenen beş filmlik serinin üçüncü halkası. Hashimi'nin yaklaşık sekiz yüz sayfalık günlüklerini okuduktan sonra uzun soluklu bir sinema projesini hayata geçiren Sadat'ın projesi zamanla tek bir yaşam öyküsünün sınırlarını aşıyor ve Afganistan'ın yakın tarihini taşıyan ortak bir hafızaya dönüşüyor.

Yazı: Tuba Büdüş

Serinin ilk filmi Wolf and Sheep (2016), Afganistan kırsalında savaşın gölgesinde büyüyen çocukların dünyasına odaklanıyor. Ardından gelen The Orphanage (2019), Sovyet işgalinin son yıllarında yetimhaneye yerleştirilen Qodrat'ın çocukluk ve ilk gençlik dönemini izliyor. No Good Men ise aynı yaşam öyküsünü Taliban'ın 2021'de yeniden Kabil'i ele geçirmesinin arifesine taşıyor.

Hashimi, bu filmde ortak senarist olarak yer alıyor ve tıpkı The Orphanage’de olduğu gibi Qodrat karakterini canlandırıyor. Bir bakıma Qodrat, Hashimi'nin alter egosu. Buna karşın filmin odak noktası bizzat Sadat tarafından hayat bulan Naru. Sadat, Hashimi'nin kişisel hafızasını kadın deneyiminin merkezde olduğu yeni bir anlatıya dönüştürüyor. Böylece tek bir insanın yaşamından doğan hikaye, Afganistan'da kadın olmanın tarihine açılıyor.

Afganistan'ın hikayesi, 2021'de Taliban'ın Kabil'e yeniden girmesiyle başlamıyor. O gün yaşananlar, yaklaşık iki yüzyıldır aralıklarla devam eden çok daha büyük bir kırılmanın son halkasını oluşturuyor. Afganistan'ın yakın tarihi, tek bir savaşın ya da tek bir rejimin hikayesi değil; büyük güçlerin müdahaleleri, iç savaşlar, ideolojik çatışmalar ve iktidar mücadeleleri arasında sıkışmış bir ülkenin tarihi. Britanya ile Rusya arasında tampon bölgeye dönüşmesinden Sovyet işgaline, mücahitler arasındaki iç savaştan Taliban'ın ilk iktidarına, ABD müdahalesinden 2021'de Taliban'ın yeniden Kabil'i ele geçirmesine kadar uzanan bu süreç, ülkenin neredeyse her kuşağını yeni bir kırılmayla yüz yüze bırakmaya devam ediyor.

Sadat'ın No Good Men'i de tam bu tarihsel eşiklerden birinde, Taliban'ın 2021'de ikinci kez iktidarı ele geçirmesinin hemen öncesinde geçiyor. Ancak filmi bu son kırılmanın hikayesiyle sınırlamak eksik bir okuma olur. Sadat'ın anlattığı hayatlar, çok daha uzun bir tarihsel birikimin, kuşaklar boyunca aktarılan travmaların ve sürekli kesintiye uğrayan bir gündelik yaşamın içinden doğuyor. Bu nedenle filme yaklaşırken 2021'in ötesine bakmak gerekiyor. Hashimi'nin çocukluğunu ve yetişkinliğini şekillendiren, Sadat'ın ise on bir yaşında ayak bastığı Afganistan, filmin başkarakterlerinden birine dönüşüyor.


YAZININ DEVAMI


NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

🎹 Fazıl Say Jazz Quintet'le sohbet, No Good Men

19 Temmuz'da Türkiye turnesine çıkmaya hazırlanan Fazıl Say Jazz Quintet'le provalarında buluştuk. Shahrbanoo Sadat'ın beş filmlik serisinin üçüncüsü "No Good Men"i inceledik.

06 Tem 2026

Pasion Turca ile birlikte

İLGİLİ OKUMALAR