Esir alınan yaratıcılık

Günümüzde bir müzisyen aynı anda içerik üreticisi, pazarlama ve sosyal medya uzmanı da olmak zorundaymış gibi davranılıyor. James Blake, müzisyenlerin şarkılarını duyurmak için görünür olma çabasıyla ilgili sesini yükseltti ve Türkiye'den Ceylan Ertem ve Jehan Barbur gibi isimler de onu destekledi. Peki sanatçılar, sosyal medyada yeterince görünür değillerse yok mu sayılıyorlar?

Yazı: Eda Solmaz

Gazeteciliğe ilk başladığım yıllarda yaptığım bir röportaj ya da haberin aldığı etkileşimi okur mektupları ya da e-postalardan anlardım. 2000’lerin sonu, 2010’ların başıydı; gazetede yayımlanan haberimi daha görünür kılmak için herhangi bir sosyal medya hesabından paylaşım yapmak zorunda olmadığım yıllardı. Şimdi, her şey değişti. Gazeteciler bir kuruma bağlı olsun ya da olmasın yaptıkları haberleri kişisel sosyal medya hesaplarından da mutlaka paylaşmalı.

Çoğu gazetecinin YouTube hesabı var. Yüzünüz görünür değilse okunmaya değer değil misiniz? Ya da herhangi bir yayın kuruluşunda çıkan haberinizi sosyal medya hesaplarınızdan paylaşmadığınızda bu, oyunun dışına itildiğiniz ve yazdığınız onca kelimenin yok sayıldığı anlamına mı geliyor? Yüksek takipçili hesaplar sizin yazılarınızı paylaşmazsa başarısız mı oluyorsunuz?

Bu soruları sormamı James Blake’in yakın geçmişte müzisyenler için kaleme aldığı yazı sağladı. Instagram hesabından yaptığı oldukça uzun paylaşımda müzik endüstrisinde artık güvenilir olmayan pek çok faktörü sıralamıştı. İngiliz sanatçı gazetecilerin plak şirketleri tarafından satın alındığını iddia etti ve müzikte yapay zekanın yükselişini eleştirdi:

"Yorumlara güvenemezsiniz çünkü ‘vay be sesine bak’ gibi şeyler yazan sahte hayran hesaplarıyla dolu, yapay bir sürü psikolojisi yaratılıyor. YouTube izlenme sayılarına güvenemezsiniz çünkü plak şirketleri bunları satın alıyor. Dinlenme sayılarına güvenemezsiniz çünkü keşfi artırmak için bot çiftliklerine para ödüyorlar. Eğer bir sanatçıysanız 2026’da sistemin sahte olmayan tek bir parçası bile olmadığını unutmayın. Muhtemelen düşündüğünüzden daha iyi durumdasınız.”

James Blake, daha önce de büyük bir plak şirketine bağlı olmayan bir sanatçı olarak turnesini tanıtmaya çalışırken hayranlarına ulaşmakta zorlandığını belirtmiş ve Live National gibi dev organizatör şirketlerini canlı müzik sektörünü "vampir" gibi ele geçirmekle itham etmişti.

Türkiye’den Ceylan Ertem ve Jehan Barbur gibi müzisyenler de sanatçının bu yazısına destek veren paylaşımlar yaptı. Ertem, çektiği videoda şunları söyledi:

"Bu kadar emek verdiğimiz bir iş neden daha fazla insana ulaşmıyor? Sadece kendim için değil; kurduğum düzeni yaptığım müzikle finanse ediyorum. Daha özgür üretmek de istiyoruz. Artık bir şarkıyı yaparken, harcadığımız bütçeden daha fazlasını insanların onu duyabilmesi ve görebilmesi için harcıyoruz. Mesele iyi bir şarkı yapmak değil, onu birilerinin karşılarına çıkarmak.”

Müzik, saflığını algoritmalara teslim etti

Streaming hizmetlerinden önce sanatçıların ana geliri, Spotify ve Apple Music gibi platformların sağladığı yayın akışı payından çok daha büyük olan fiziksel satışlardan elde edilen paydı. Alternatif gelir kaynaklarına bakıldığında, çoğu sanatçı artık turneye çıkmayı göze alamıyor çünkü masraflar dünden daha yüksek. Ayrıca konser mekanlarında sahne bulma şansları da eskisine kıyasla daha az. Yapay zeka üretimi şarkısı popüler olan bir grup birçok etkinlik alanına davet edilirken kendi müziğini yapan gerçek müzisyenler ise sistemin dışına itilebiliyor.


YAZININ DEVAMI



NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

🧠 Esir alınan yaratıcılık, 'The Bear' finali

Görünür olmak için her daim sosyal medyada varlık göstermek durumunda kalan sanatçıların omuzlarına binen yük üzerine yazdık. "The Bear"ın son sezonunu yemek ve sinema editörlerinin gözüyle değerlendirdik.

20 Tem 2026

İLGİLİ OKUMALAR