AB Liderler Zirvesi başlıyor: Türkiye için karar zamanı


Mercimekten, nohuttan vegan ve organik makarna: Potamya Temiz tarım, doğal kaynakların doğru tüketimi, çevresel adalet ve kültürel mirası korumak; israfın arttığı, doğal kaynakların tükenmeye yüz tuttuğu, endüstriyel üretimlerin çevreye ve tüm canlılara zarar verdiği bu günlerde artık bir "zorunluluk" hâline geldi. Üretimlerini bu farkındalıkla gerçekleştiren, hayvansal içerik barındırmayan ürün gamıyla doğanın sunduklarını bilinçli bir biçimde işleyen ve bilinçli tüketicilere ulaştıran Potamya, Mezopotamya topraklarında yetişen tahıllardan ve sebzelerden ürettiği makarna ve soslarla öne çıkıyor. Potamya’yı farklı kılan ne? Potamya; üretim stratejisini ve marka kimliğini hem çevresel hem de ekonomik "sürdürülebilirlik" kavramı üzerine inşa ediyor. Doğal kaynakların tükenebilir olduğu bilinciyle doğal olanın verdiğiyle yetinmeyi tercih eden Potamya, topraktan tabağa tüm süreçlerinde sürdürülebilirlik için kendisine düşen katkıyı sağlamak için çalışıyor. Bu kapsamda vegan ve organik sertifikalı üretim yapan, ürünlerin yetiştirilmesinde zehirli tarım ilaçlarının kullanılmadığını ispatlayan belgeleri internet sitesinden paylaşan Potamya; tarımın başladığı topraklar olan Mezopotamya'nın binlerce yıllık kültürünü ve o toprakların verdiği tohumları, makarna ve soslara dönüştürüyor. Mercimekten, nohuttan makarna: Potamya'nın tamamen organik makarnaları; yeşil mercimek, kırmızı mercimek, nohut gibi baklagillerin unlarının yalnızca suyla karıştırılmasından elde ediliyor. Bunların yanı sıra balkabağı ve zerdeçaldan elde edilmiş makarnalar da bulunuyor. Yumurta ya da herhangi bir hayvansal gıda içermeyen vegan makarnalar; yüksek proteinli, katkısız ve koruyucusuz içerikleriyle öne çıkıyor. Potamya'nın ürün gamında makarnalara yakışan ve organik domateslerden, patlıcanlardan, fesleğenlerden üretilen soslar da yer alıyor. Oleik asit oranı 0,2 ile 0,8 arasında olan aromatik naturel sızma zeytinyağlarının yanı sıra bez çantalardan, mataralardan ve seramik bardaklardan oluşan aksesuar bölümü de dikkat çekiyor. Potamya’nın doğaya saygı duyan, kararında tüketmeyi teşvik eden ürünleriyle nerelerde tanışacağınızı öğrenmek ve ilk siparişlerinizi vermek için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
1-2 Ekim tarihlerinde bir araya gelmiş olan Avrupa Birliği liderleri, 10-11 Aralık tarihlerinde yeniden bir araya gelip 2020’yi kapatıyorlar. Ekim ayındaki Liderler Zirvesi, dış politika açısından oldukça yoğun bir gündeme sahipti ve Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de gerçekleştirmekte olduğu doğal gaz arama faaliyetleri gündemin öncelikli konularından biriydi. Sonuç bildirgesinde AB ülkeleri, Türkiye ile “pozitif gündem” başlatma niyetinde olduklarının sinyallerini vermekle beraber bu ayki zirveye kadar vakit vermeyi ihmal etmemişti. Bugün başlayacak olan zirvenin sonuçları Türkiye'de kamuoyu tarafından merakla takip ediliyor. Öte yandan AB liderlerinin ve temsilcilerinin açıklamaları, yaptırım beklentilerini artırıyor.
- Bir adım geriden: Türkiye ile oluşturulması vadedilen pozitif gündem; Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki “tek taraflı” ve “saldırgan” olarak nitelenen faaliyetlerini durdurması hâlinde Gümrük Birliği’nin yenilenmesi, vize serbestisi görüşmelerinin başlaması ve Doğu Akdeniz sorununun çözümü için uluslararası bir konferansın düzenlenmesini içeriyordu.
- Zirve gündemi: Liderler; bir önceki zirvede olduğu gibi Covid-19, iklim değişimi, güvenlik ve dış ilişkiler temalarında geniş kapsamlı görüşmeler yapacaklar.
- Covid-19 konusunun son aşı haberleriyle birlikte gündemde daha kapsamlı yer bulacağını söyleyebiliriz. Aşı testlerinin başarılı olması durumunda, durum değerlendirmesi yapılarak kısıtlamaların yavaş yavaş kaldırılması öngörülüyor. Ayrıca Covid-19 sonrası toparlanma paketi için nihai bir anlaşmaya varılması umuluyor. Toparlanma paketi tartışmalarını çıkmaza sokan Macaristan ve Polonya’nın zirve öncesinde Almanya'yla anlaşmaya vardığı yönünde haberler de çıktı.
- İklim değişikliği temasında üye ülkelerin ne durumda olduğu değerlendirilecek ve 2030 hedefleri çerçevesinde karbon salımlarının azaltılması konuşulacak.
- Güvenlik temasının Avrupa başkentlerinde son aylarda yaşanan terör saldırılarının da etkisiyle “terör ve aşırılık ile mücadele” çerçevesinde tartışılması planlanıyor. Konuyla ilgili olarak 13 Kasım 2020’de “Avrupa'daki Son Terör Saldırıları Hakkında AB İçişleri Bakanlarının Ortak Açıklaması” yayımlandı.
- Dış ilişkiler temasında Türkiye ve Doğu Akdeniz sorunu, Joe Biden’ın ABD başkanı seçilmesi sonrasında transatlantik ilişkiler ve AB için stratejik öneme sahip güney komşuluğunda (Orta Doğu ve Kuzey Afrika ülkeleri) yeni hedefler tartışılacak.
- Bir adım ileri: AB liderleri, 2021 başında yeni ABD Başkanı Biden ile özel bir görüşme yapmayı planlıyor. Zirvede ABD ile ilişkiler tartışılırken özellikle çok taraflılığın yeniden inşası ve ABD’nin Paris İklim Anlaşması’na geri dönmesi konuları ön plana çıkabilir.
- Türkiye ile ilişkiler: Türkiye ile ilişkilerin ekim ayındaki zirvede beklendiği gibi ilerlemediği aşikâr. AB ülkeleri, Türkiye ile herhangi bir mesafe kat edilemediğine inanıyorlar. Diğer üyelerden ayrışan ve Türkiye’ye desteğini sunan ülke ise Macaristan. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun 8 Aralık’ta düzenlediği basın toplantısında yanında Macaristan Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanı Peter Szijjarto da bulunuyordu. Çavuşoğlu AB liderlerine diplomasi çağrısı yaparken Szijjarto, Türkiye’de bulunan Suriyeli sığınmacıları hatırlatarak “Avrupa'nın güvenliği önemli ölçüde Türkiye'nin elindedir,” demecini vermişti.
- Brüksel cephesi: AB temsilcileri, Türkiye ile ilgili verecekleri kararda Türkiye’nin uyarıları dikkate almamış olmasına vurgu yapıyorlar. Avrupa Konseyi Başkanı Charles Michel, Türkiye’nin ekim ve aralık zirveleri öncesinde Oruç Reis gemisini limana çekmesini “kedi-fare oyunu” oynamaya benzetiyor. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Josep Borrell ise 4 Aralık'ta gerçekleşen Altıncı Akdeniz Diyalog Forumu’nda "Şu anda olumlu bir durum yok. Şimdi daha iyi bir ortaklık ve komşuluk mu ortaya koyacağız, buna bakmanın zamanı,” açıklamasını yaparak yaptırımların sinyalini vermiş; yine de yaptırım rejiminin işletilebilmesi için oy birliği ilkesinin şart olduğunu hatırlatmıştı. Dönem başkanlığını yürüten Almanya’nın ise Türkiye ile diyalogdan yana olduğu biliniyor.
- Ankara cephesi: Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, AB’nin yaptırım düşüncesinin hayal kırıklığı yarattığını dile getirirken liderlere bu düşünceden vazgeçmeleri yönünde çağrıda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan ise, AB’nin yıllardır Türkiye'ye yaptırım uyguladığını hatırlatarak çıkacak herhangi bir yaptırım kararının Türkiye’yi ilgilendirmeyeceğini ifade etti.
- Ne olabilir? Reuters'ın 9 Aralık tarihli haberine göre AB’nin uygulamayı planladığı yaptırımlar, gaz arama faaliyetlerinde bulunan kişi ve şirketlerin listelenmesi ve bireysel yaptırımların uygulanması yönünde. 14 Ekim 2019'da 'hedefli yaptırımlar' çerçevesinde Türk Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) yöneticileri Mehmet Ferruh Akalın ve Ali Coşkun Namoğlu kara listeye alınmıştı. Uzmanlar, bu tür “hafif” yaptırımların Türkiye üzerinde etkili olacağını düşünmüyorlar.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
10 Aralık Perşembe sabahından herkese günaydın. Bugün gündemde AB Liderler Zirvesi ve Facebook aleyhine açılan dava var.
10 Ara 2020

YAZARLAR

Büşra Kılıç
Yazar @ Spektrum

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
İspanya, Arjantin'i tarihin en tek taraflı finallerinden birinde Ferran Torres'in golüyle yendi ve ikinci kez dünya şampiyonu oldu.

“Ama” bağlacı, dilimizde temel olarak karşıt anlamlı iki cümleyi veya sözcük grubunu birbirine bağlama görevini yapar. Tek başına bir anlamı olmayan bu sözcük, cümleler arasında kurduğu köprüler sayesinde cümleye çok çeşitli anlam ve işlev kazandırır. “Ama” bağlacını karşıtlık ve zıtlık ilişkisi kurmak, koşul (şart) anlamı kazandırmak, anlamı pekiştirmek ve güçlendirmek, dikkati çekmek, uyarı ve ikazda bulunmak, beklenmeyen bir durumu / istisnayı belirtmek için kullanırız.





