AB Liderler Zirvesi ve sonuçları

SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
Türkiye ve dünya kamuoyunun merakla beklediği AB Liderler Zirvesi 1-2 Ekim tarihlerinde gerçekleşti. Liderler ilk günlerini dış politikadaki meselelere ikinci günlerini ortak pazarın geleceğine ayırdı. Zirve öncesinde AB gündemine ve Doğu Akdeniz’deki gelişmelere dair Spektrum’da bir değerlendirme yayımlamıştım. Doğu Akdeniz konusunda atılan diplomatik atılımların Türkiye için olumlu sonuçları sonuç bildirgesine de yansıdı ve AB ile Türkiye arasında yeni bir pozitif gündem müjdesi verildi. Ankara ise bunu olumlu bulmakla birlikte Kuzey Kıbrıslı Türklere hiç atıf yapılmamış olmasını eleştirdi.

Sonuç Bildirgesi
- Covid – 19: AB'nin sonuç bildirgesinde Covid-19 için açılan başlıkta tek bir madde bulunuyor. AB düzeyinde aşının geliştirilmesi ve dağıtımı için koordineli olarak çalışmak, AB'nin önceliği konumunda. Öte yandan ekonomiyle ilgili maddelerde, pandeminin ekonomik etkilerinden ortak pazarı korumanın temel hedef olduğu görülüyor.
- Tek pazar, endüstri ve dijitalleşme: AB’nin ekonomisine ve gelecekte atacağı adımlara geniş yer ayrılmış durumda. AB’nin Yeşil Gündem ve dijitalleşme hedefleri doğrultusunda Mart 2021’e kadar acil adımlar atması bekleniyor. Atılacak adımlardan biri de dijital vergilendirme düzenlemesi. Avrupa Merkez Bankası 2 Ekim’de yayımladığı raporunda, 2021 ortasına kadar dijital avroya geçileceğini duyurdu.
- Tek pazarın korunması: Birlik kendisini haksız rekabetten korumayı ve Dünya Ticaret Örgütü’nün kuralları kapsamında küresel yönetişim ilkelerinin benimsenmesini hedefliyor. Zirvede Brexit müzakerelerine hiç atıf yapılmadı. Birleşik Krallık ile AB arasındaki ticaretin nasıl ilerleyeceği ise merak konusu.
- Pandemi fonu: Raporda dikkat çeken noktalardan biri de pandemi fonu oldu. Pandemi fonunun %20'sinin dijital dönüşüme ayrılması şart koşuldu. Özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerin yapay zekâ döneminde uyumlanmasına önem veriliyor. 9 Haziran’da açıklanan “Avrupa’nın Dijital Geleceğini Şekillendirme” planında dijital dönüşümün sağlanmasının pandeminin ekonomik zararlarını düzenlemek için de önemli olduğu vurgulanmıştı.
- 5G altyapısı: AB’nin 5G altyapısına geçiş sürecinde çekinceleri olduğu ve “güvenli” altyapı sağlayıcıları talep ettiği biliniyor. Dijitalleşme başlığı altında, 5G teknolojisinde AB'nin çıkarlarını koruyan güvenli bir dönüşüm sürecine atıf yapıldı. Bu kapsamda AB’nin yıl sonuna kadar “5G Aksiyon Planı” oluşturacağı belirtildi.
- Dış politika: Zirvenin dış politika gündemi oldukça yoğundu ve ilk gün tamamen dış politikaya ayrıldı. Bir haftalık erteleme süreci de gündeme Azerbaycan – Ermenistan arasında yaşanan çatışmaların eklenmesine sebep oldu. Dış politika gündeminde Doğu Akdeniz, Çin'le ilişkiler, Belarus, Dağlık Karabağ çatışması ve zehirlenen muhalif lider Aleksey Navalni bulunuyordu. Yoğun gündem içinde en çok önem verilen mesele Doğu Akdeniz ve Türkiye'yle ilişkiler oldu ve bazı gündemlerin derinlemesine görüşmesi ileri tarihlere ertelendi.
- Belarus yaptırımları: Güney Kıbrıs’ın Türkiye’ye yaptırım uygulanması için Belarus yaptırımlarını veto ettiği biliniyordu. Zirve’de Güney Kıbrıs’ın da oyuyla Belarus’taki hukuksuzluklardan sorumlu tutulan 40 kişiye yaptırım uygulandı ancak bu yaptırımlar Aleksandr Lukaşenko’yu kapsamıyor.
- AB – Türkiye ilişkilerinin geleceği: AB-Türkiye ilişkilerinin 2016 yılında mutabakata varılan Geri Kabul Anlaşması’ndan bu yana donduğu gözlemleniyordu. 2019 yılında yine Türkiye’ye, Doğu Akdeniz'deki faaliyetleri nedeniyle AB tarafından yaptırımlar uygulanmıştı. Yaptırımlar, Türkiye’nin AB’den 2020’de alması öngörülen katılım öncesi mali yardımlarda (IPA) kesintiye gidilmesini, ortaklık konseyi gibi ekonomik ve ticari ilişkilere dair kurumsal diyaloğun ve yine üst düzey siyasi diyaloğun askıya alınmasını öngörmekteydi. Türkiye ise yaptırımları dikkate almayarak Doğu Akdeniz’deki faaliyetlerini devam ettireceğini açıkladı. 2020 yazında deneyimlediğimiz gibi bölgede ihtilaflar devam etti. Bugün gelinen noktada ise özellikle Almanya’nın girişimiyle AB, Türkiye’ye “zeytin dalı” uzatmış gibi görünüyor.
- Pozitif ajanda: Sonuç bildirgesine göre, Yunanistan ve Kıbrıs karşısındaki yasa dışı faaliyetlerin durdurulması için yapıcı çabaların sürdürülmesi hâlinde; Avrupa Konseyi, Gümrük Birliği'nin modernizasyonu ve ticaretin kolaylaştırılmasına özel bir vurguyla olumlu bir siyasi AB-Türkiye gündemi başlatmayı kabul etti. Yine insandan insana iletişim, yüksek düzey diyalog, göç meselesinde iş birliğinin devamı ve 2016 AB-Türkiye Geri Kabul Anlaşması'na vurgu yapıldı. Avrupa Konseyi; Başkanını, Komisyon Başkanı'yla iş birliği içinde ve Yüksek Temsilci'nin desteğiyle, AB-Türkiye gündemini bu yönde yeniden canlandırmak için bir teklif geliştirmeye davet etti. Pozitif gündem için Türkiye’ye Aralık 2020’deki zirveye kadar vakit verildi. 2021 yılında Angela Merkel’in siyaseten aktif olmayacağı düşünüldüğünde, Türkiye’nin elini çabuk tutması büyük bir önem arz ediyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bugünkü bültenimizde AB Liderler Zirvesi'nin çıktılarına, Kıbrıs'taki kapalı Maraş bölgesinin açılmasına ve Kamala Harris'in siyasi çizgisindeki değişime odaklanıyoruz.
08 Eki 2020

YAZARLAR

Büşra Kılıç
Yazar @ Spektrum

Spektrum
Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
ABD yönetimi geniş çaplı bir İran işgaline hazırlanıldığı iddialarını doğrulamıyor. Ancak Hürmüz Boğazı’ndaki geçişi güvenceye almak, stratejik adaları veya askerî altyapıyı hedef almak amacıyla sınırlı kara operasyonları ihtimali gündemde kalmayı sürdürüyor. Başkan Yardımcısı JD Vance ise rejim değişikliğine ve uzun süreli savaşa karşı çıkarken, gerektiğinde sınırlı askerî güç kullanılmasını ve diplomasinin açık tutulmasını savunuyor.

Yeni Parti kurucularından Utku Çakırözer ve Burhanettin Bulut’un Aposto’ya verdiği bilgilere göre, ilk olağan kurultayın Ekim sonu ile Kasım başı arasında yapılması planlanıyor. Kurultayda yalnızca yönetim organları değil, parti programı ve tüzüğüne ilişkin son düzenlemeler de ele alınacak. Kurultayın ardından ise Yeni Parti odağını tamamen seçim hazırlıklarına çevirecek. Önümüzdeki üç aylık süreçte örgütlenme çalışmalarına ağırlık verilecek.

Mutlak butlan kararıyla Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP yönetimine dönmesi, Özgür Özel ve arkadaşlarının Yeni Parti’yi kurmasıyla sonuçlandı. Ankara kulislerinde şimdi Yargıtay’ın kararı kaldırıp kaldırmayacağı, milletvekillerinin dokunulmazlıklarının gündeme gelip gelmeyeceği ve CHP’de yeni bir kurultay sürecinin başlayıp başlamayacağı tartışılıyor. Yeni Parti yönetimi ise butlan kararı kaldırılsa bile CHP’ye dönmeme ve seçime kendi çatısı altında girme eğiliminde.

Bir partinin logosu, tek başına o partinin geleceğini belirlemez. Seçmen desteğini asıl şekillendiren; partinin programı, liderliği, örgütlenme biçimi ve toplumla kurduğu ilişkidir. Yine de logo, milyonlara ulaşmayı hedefleyen bir siyasi yapının kamuoyuna sunduğu ilk işaretlerden biridir. Peki Yeni Parti’nin logosu nasıl bir mesaj veriyor? Tasarımın güçlü yanları neler, hangi yönleri henüz tamamlanmamış görünüyor ve daha tutarlı bir görsel kimliğe dönüşmesi için neler yapılabilir?

Avrupa Merkez Bankası, radikal bir kararla euro banknotlarını baştan aşağı değiştirmeye hazırlanıyor. Bu kararla Avrupa, yalnızca yeni güvenlik özelliklerine sahip banknotlar tasarlamıyor; aynı zamanda gölgede kaldığını hissettiği bir dönemde kendini nasıl anlatmak istediğini de yeniden düşünüyor.




