ABD gündemi: Irkçılık ve polis şiddeti

SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
Ocak ayında ABD gündeminde polis şiddeti dolayısıyla hastaneye kaldırılıp üç gün sonra hayatını kaybeden 29 yaşındaki Tyre Nichols vardı. Tennessee eyaletindeki Memphis şehrinde 7 Ocak günü polis tarafından durdurulan Tyre Nichols, polis memurlarının açıklamasına göre "tehlikeli araç kullandığı için" durduruldu, fakat motorundan inip kaçmaya çalıştığı için gözaltına alındı. Memphis otoritelerinin sonradan yayınladığı görüntüler, olay sırasında polis memurlarının Nichols’ı ağır bir şekilde darp ettiğini gösteriyordu.
Bu yazımda, olayla ilgili polislerin soruşturma süreçlerini ve 2020 yılında George Floyd’un öldürülmesinden bu yana polis şiddetinde gözlemlenen artışı konu alacağım.
Sistematik ırkçılık
ABD'de siyasi, sosyal ve ekonomik anlamda ayrımcılığa uğrayan farklı gruplar mevcut. Bunların içinde sistematikleşmiş ayrımcılığa uğrayan en büyük gruplardan biri ise siyahlar. ABD'nin siyasi tarihinde, demokrasi ve insan hakları anlayışının daha kapsayıcı olması için belli dönemlerde hükümeti ve eyalet otoritelerini zorlayan Afro-Amerikan kökenli halk, ülkede hala sistematik olarak ayrımcılığa uğruyor.
Çoğu ABD şehri yapısı gereği ekonomik ve sosyal olarak beyaz ve siyah Amerikalıları birbirinden ayırırken, siyahlar belediye başkanlığı, polis amirliği ve senato gibi yerel ve federal düzeydeki otoritelerde de temsil edilme şansını nadiren bulabiliyor. En çarpıcı ayrımcılık göstergelerinden biri de polis şiddetine uğrayan vatandaşların çoğunun Afro-Amerikan kökenli olması.
Video kaydı soruşturmaya yol açtı
Shelby Başsavcılığı video kaydının paylaşılmasını "kamunun anlaşılabilir bir isteği" olarak değerlendirdi. Böylece kayıtta hem şiddeti uygulayan hem de şiddet uygulamamasına rağmen iş arkadaşlarını izleyen polis memurları olduğu da açıkça görüldü. Nichols ailesinin avukatı, video kaydının 1991'de Los Angeles şehrinde polis şiddetine uğrayan Afro-Amerikan kökenli Rodney King’in görüntülerine benzerliğinin altını çizdi.
Soruşturma sürecinde de ayrımcılık belirtileri
Kaydın ortaya çıkmasından sonra Nichols'ı darp ettiği görülen iki polis memuru için soruşturma açılırken beş polis memuru kovuldu ve tutuklandı. Tutuklanan beş eski polis memurunun da Afrika kökenli olması, öte yandan olay yerinde şiddet uygulayan beyaz Amerikalı polis memuru Preston Hemphill’ın soruşturma devam ederken sadece görevden alınması dikkat çekti.
George Floyd sonrası polis şiddeti
2020'de Minnesota eyaleti, Minneapolis şehrinde polis şiddeti sonucu hayatını kaybeden George Floyd’un ardından birçok şehirde protestolar düzenlenmiş, Black Lives Matter (Siyahların Yaşamları Değerlidir, BLM) isimli sivil toplum hareketi öne çıkmıştı.
Öte yandan, Floyd’un ölümünün ardından Minnesota Belediye Meclisi’nden dokuz üye, Minneapolis Polis Departmanı'nın bütçesinin azaltılması ve var olan polis departmanının "güvenliği geliştirmek için yeni, dönüştürücü bir model" ile reform edilmesi için önemli adımlar atmakta kararlı olduklarını belirtmişti. Yerel medyanın geçen seneki haberine göre azalan bütçe, iki yıl içinde pandemi ve yeni işe alımlar gibi sebeplerle tekrar eski düzeyin de üstüne çıktı.
İki yıl içinde beklenenin aksine gerçekleşen değişimler sadece bütçe konusuyla sınırlı değil. The Washington Post'ın topladığı verilere göre Floyd’un ölümünden sonra BLM hareketinin artan görünürlüğüne rağmen Afro-Amerikan kökenli vatandaşların uğradığı polis şiddeti ve polis şiddeti kaynaklı ölümler geçtiğimiz iki yılda artış gösterdi. ABD'de polis şiddeti konusunda sistematik veri toplayan Mapping Police Violence projesi verilerine göre, 2019-2022 yılları arasında polis şiddeti sonucu ölen Afro-Amerikan kişi sayısı sırasıyla 285, 257, 273 ve 254.
Sivil toplumda, akademide ve bazı yerel siyasi girişimlerde Afro-Amerikan halkın sorunları daha görünür hale gelmeye başlasa da polis şiddeti gibi temel bir noktada hala bir ilerleme kaydedilemediğini gözlemliyoruz.
Dünyanın birçok farklı yerinde insan hakları, özgürlükler ve demokrasi gibi kavramlar üzerinden dış politika uygulayan, askeri operasyonlarını bile bu kavramlar üzerinden açıklayan ve savunan bir devlet olan ABD için iç siyasette aşılamayan bu ayrımcılık ve hayati sonuçları, ilginç bir tezatlık oluşturuyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
NEREDE YAYIMLANDI?
Fransa'da grev dalgası, ABD'de artan polis şiddeti
01 Şub 2023

YAZARLAR

Deniz Kaptan
Yazar @ Spektrum

Spektrum
Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
Westminster siyasetinin geleneksel işleyişine karşı halk arasında biriken öfke, kendini Londra merkezli sistemin dışından geliyormuş gibi konumlandıran eski Manchester Belediye Başkanı, yeni Başbakan Andy Burnham için ilk aşamada bir avantaj sağlıyor şüphesiz. Ancak şimdilik adeta “İngiliz siyasetini kurtaracak bir halk kahramanı olarak selamlanan ve yüceltilen” karizmatik lider Andy Burnham için en büyük sınav, göreve geldikten sonra rüzgar tersten estiğinde ülkesi için anlattığı hikayeye tutunup tutunamayacağı olacak.

Türkiye ile KKTC arasında imzalanan mutabakat zaptıyla iki ülkeyi denizin altından bağlayacak doğalgaz boru hattı için çalışmalar resmen başladı. Doğu Akdeniz gaz havzası sadece Kıbrıs (Rum ve Türk kesimi olması bağlamından bağımsız) için değil, Mısır ve İsrail’de dahil olmak üzere son dönemde öne çıkan, doğalgaz rezervleri açısından da oldukça önemli bir havza. Peki bu adımın getirileri ne olabilir?

Ahbap Derneği soruşturması, Türkiye'de milyonlarca kişinin bağış yaptığı dernek ile vakıflara ilişkin güven ve şeffaflık tartışmalarını gündeme getirdi. Peki bir derneğe bağış yapmadan önce nelere dikkat edilmeli? Bir derneğin güvenilir olduğu nasıl anlaşılır?

7-8 Temmuz 2026 tarihinde Ankara’da toplanan NATO liderler zirvesi, ittifakın kendisi hakkında çok daha derin soru ve sorunları gündeme getiriyordu. Avrupa merkezli NATO ile Donald Trump başkanlığındaki Amerikan yönetiminin zıt tutumları nedeniyle Atlantik ötesi ilişkiler giderek karmaşıklaşıyor, anlaşmazlıklar derinleşiyor ve kapsamı genişliyor. Peki Türkiye bu denklemde nerede duruyor?

Bir tarafta çocuğunu kaybetmiş aileler, suç makinesine çevrilmiş çocuklar, çocukları bünyesine alan çeteler; diğer tarafta cezaların ağırlaştırılmasının çok daha fazla çocuğun suça karışmasına yol açacağını, sorunları çözmeyeceğini dile getiren uzmanlar. Tüm bu tartışmaların ortasında iktidar, çocuklara verilecek cezaların artırılmasını içeren bir yasa teklifini TBMM’ye sundu. Peki bunun sonuçları ne olabilir?




