ABD sağında İsrail çatlağı: İran Savaşı ve 'Önce Amerika'nın isyanı

Son yıllarda Amerikan sağının saflarında alttan alta büyüyen bir gerilim, İran Savaşı’nın patlak vermesiyle ayyuka çıktı. 2000’lerde Bush yönetimi altında zirvesini gören ve Cumhuriyetçi Parti içinde neredeyse dokunulmaz sayılan İsrail’e koşulsuz destek politikası, artık dört bir yandan çatırdıyor.
Trump’ın “Önce Amerika” (America First) söylemini Trump’a rağmen sahiplenen müdahale karşıtı kanat, siyonizmi hem stratejik hem de ahlaki açıdan dava edinen muhafazakar elite bugün İsrail meselesi üzerinden açıkça meydan okuyor. Trump destekçileri, daha doğrusu ikinci defa başkan seçilişine kadar Trump’a destek veren kesimler arasında gitgide belirginleşen bu çatlak, onlarca başka büyük siyasi tartışma arasında bir dış ilişkiler başlığını aşıyor.
Hoş geldin! Aposto Premium üyelerine özel bu içeriği okumak için Premium üye olabilir ya da Premium hesabına giriş yapabilirsin.
Aposto Premium
Ayda
- Aposto'nun tüm arşivine ve güncel yayınlara sınırsız erişim.
- Yükselen endüstrilerden gelişme ve içgörüleri aktaran, entelektüel dünyanı besleyecek Premium üyelere özel makale ve bültenler.
- Gündemdeki gelişmeleri küresel bir perspektifle aktaran analizler.
- Aposto Radyo için hazırladığımız podcast ve sesli belgesellere websitemiz ve mobil uygulamamızdan erişim imkanı.

SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
YAZARLAR

Batur Ozan Togay
Siyaset bilimci. 1996 yılında Kadıköy’de doğdu. 2015’te Üsküdar Amerikan Lisesi’nden mezun oldu. Politika alanındaki lisans eğitimini Durham Üniversitesi’nde tamamladı. Ardından Londra Ekonomi ve Siyaset Bilimi Okulu’nda (LSE) uluslararası ilişkiler tarihi üzerine yüksek lisans yaptı. Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü bünyesinde politik antropoloji, tarihsel sosyoloji, psikoloji ve edebiyat dersleri aldı. Siyaset bilimi ve uluslararası ilişkiler alanlarındaki doktora eğitimini ve araştırmalarını Koç Üniversitesi’nde KU ve TÜBİTAK bursiyeri olarak sürdürüyor. Siyaset felsefesi, uluslararası ilişkiler tarihi, ontolojik güvenlik teorisi, sosyal kimlik ve kolektif duygu durumları üzerine çalışıyor.

Spektrum
Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
OKUMAYA DEVAM EDİN
Yeni Parti kurucularından Utku Çakırözer ve Burhanettin Bulut’un Aposto’ya verdiği bilgilere göre, ilk olağan kurultayın Ekim sonu ile Kasım başı arasında yapılması planlanıyor. Kurultayda yalnızca yönetim organları değil, parti programı ve tüzüğüne ilişkin son düzenlemeler de ele alınacak. Kurultayın ardından ise Yeni Parti odağını tamamen seçim hazırlıklarına çevirecek. Önümüzdeki üç aylık süreçte örgütlenme çalışmalarına ağırlık verilecek.

Mutlak butlan kararıyla Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP yönetimine dönmesi, Özgür Özel ve arkadaşlarının Yeni Parti’yi kurmasıyla sonuçlandı. Ankara kulislerinde şimdi Yargıtay’ın kararı kaldırıp kaldırmayacağı, milletvekillerinin dokunulmazlıklarının gündeme gelip gelmeyeceği ve CHP’de yeni bir kurultay sürecinin başlayıp başlamayacağı tartışılıyor. Yeni Parti yönetimi ise butlan kararı kaldırılsa bile CHP’ye dönmeme ve seçime kendi çatısı altında girme eğiliminde.

Bir partinin logosu, tek başına o partinin geleceğini belirlemez. Seçmen desteğini asıl şekillendiren; partinin programı, liderliği, örgütlenme biçimi ve toplumla kurduğu ilişkidir. Yine de logo, milyonlara ulaşmayı hedefleyen bir siyasi yapının kamuoyuna sunduğu ilk işaretlerden biridir. Peki Yeni Parti’nin logosu nasıl bir mesaj veriyor? Tasarımın güçlü yanları neler, hangi yönleri henüz tamamlanmamış görünüyor ve daha tutarlı bir görsel kimliğe dönüşmesi için neler yapılabilir?

Avrupa Merkez Bankası, radikal bir kararla euro banknotlarını baştan aşağı değiştirmeye hazırlanıyor. Bu kararla Avrupa, yalnızca yeni güvenlik özelliklerine sahip banknotlar tasarlamıyor; aynı zamanda gölgede kaldığını hissettiği bir dönemde kendini nasıl anlatmak istediğini de yeniden düşünüyor.

Özgür Özel liderliğinde kurulan Yeni Parti’nin 41 sayfalık parti programının ekonomi bölümünde, Özel’in meydanlarda sıklıkla kullandığı “Bu kara düzeni değiştireceğiz” ifadesi tekrar tekrar yer bulurken, ekonomi politikalarının temelinin “kalkınmacı devlet” üzerine kurulduğu görüldü. Yeni Parti programında planlı kalkınma, bağımsız Merkez Bankası, vergi reformu, sosyal adalet, Hazine garantili projeler, enflasyonla mücadele ve kamuda israf gibi konuları merkezine alıyor.




