ABD-Türkiye ilişkilerinde yeni dönem: Fırsatlar ve sınırlar

Zappa Zamanlar“So many books so little time...” Frank Zappa’dan ilhamla: Zappa Zamanlar: Kitaplar ve podcastler üzerine uzunlu kısalı… Doğadan yemeğe, edebiyattan ekonomiye okuma ve dinleme notları…
Yazı: Cana Tülüş Türk
Mercator-İPM Araştırmacısı Samuele Abrami, Trump’ın ABD başkanlığına dönüşüyle Türkiye’de oluşan ihtiyatlı iyimserliği vurguluyor. Özellikle iktidar çevrelerinde Erdoğan ile Trump arasındaki kişisel yakınlığın, iki ülke arasında pragmatik anlaşmalara kapı aralayabileceği fikrini savunanlar çok. Öte yandan iki ülke arasındaki ilişkileri, kimi zaman sorunlu hâle gelebilen yapısal süreçlerin belirlediğini unutmamak gerekiyor.
- Ancak Suriye politikalarındaki derin farklılıklar ve Türkiye’nin NATO ile Rusya arasında izlediği denge politikası, bu ilişkilerin sadece liderler arasındaki dostlukla ilerleyemeyeceğini açıkça gösteriyor.
İlk Trump döneminde yaşanan gerilimlerin tam olarak çözüldüğünü de söylemek zor. Biden döneminde daha da gerilen ve güven bunalımı yaşayan ABD-Türkiye ilişkilerinde, Trump’ın esnek ve daha az katı yaklaşımı bir “nefes alma alanı” yaratabilir. Bununla birlikte bu tür bir rahatlama daha çok kısa vadeli ve sınırlı anlaşmalarla “stratejik düzeyde” de kalabilir.

Trump’ın ikinci döneminde uygulayacağı Suriye politikası ve yapacağı kabine tercihleri ABD-Türkiye ilişkilerinin gidişatını belirleyecek temel unsurlar arasında. Ancak burada, Trump’ın daha geniş uluslararası düzende yaratacağı etkilerin, Türkiye’nin stratejik hesaplarını nasıl etkileyeceğini de gözlemlemek gerekecek. Türkiye’nin Rusya, Çin ve NATO arasındaki denge arayışı, Trump’ın uluslararası düzeni sorgulayan politikalarıyla çakışabilir ve bu da ABD-Türkiye ilişkilerindeki gerilimleri daha da artırabilir.
Stratejik otonomi ve zorlukları
ABD-Türkiye ilişkilerinde Trump’ın olası dönüşüyle ortaya çıkan fırsatlar ve sınırlar, Türkiye’nin genel dış politika yönelimlerini de yeniden düşünmesini gerektiriyor. Bu bağlamda, stratejik otonomi kavramı, Türkiye’nin ABD ile ilişkilerini nasıl konumlandıracağı ve bu ilişkileri ne ölçüde bağımsız bir zemine oturtabileceği sorularına yanıt aramak açısından önemli bir çerçeve sunuyor. Stratejik otonomi, dünya genelinde devletlerin kendi çıkarlarını en iyi şekilde savunabilmek amacıyla dış politikalarda bağımsızlıklarını artırma çabalarına karşılık geliyor. Bu kavram, çok kutuplu bir dünya düzeninin yükselişiyle daha fazla ön plana çıktı.
- Senem Aydın-Düzgit, Mustafa Kutlay ve Fuat Keyman’ın son makaleleri Türkiye’nin ABD’yle olan ilişkilerinde stratejik otonomi arayışının hem yapısal hem de politik ve ekonomik düzeyde karşılaştığı zorluklar üzerine.
Türkiye, Soğuk Savaş sonrası dönemde ABD ile güçlü askerî ve ekonomik bağlar kurdu. Ancak zaman içerisinde bu ilişkilerdeki bağımlılıktan kurtulma çabalarını artırdı. Türkiye’nin, ABD’nin küresel müdahale politikalarına karşı artan eleştirileri ve bağımsız dış politika izleme isteği, stratejik otonomi arayışını açıkça gösteriyor. Özellikle Suriye’deki gelişmeler, Türkiye’nin ABD ile olan ilişkisinde yaşanan gerginliklerin en belirgin örneklerinden birisi. Bu stratejik otonomi arayışı, Türkiye’nin Batı’dan bağımsız bir dış politika yürütme çabalarıyla da örtüşüyor. Türkiye, Rusya ile olan ilişkilerinde de daha fazla bağımsızlık kazanmak amacıyla NATO’nun yanı sıra, farklı çok taraflı platformlarda da aktif bir rol oynamaya çalışıyor.
Türkiye’nin ABD ile olan ilişkilerinde stratejik otonomi arayışının önündeki engeller, sadece dışsal faktörlerle değil, iç politikayla ilgili öncelikler ve ekonomik bağımlılık gibi unsurlar tarafından da belirleniyor. Türkiye iç siyasetindeki rejim güvenliğiyle ilgili gündem ve ekonomik yapısal zorluklar, dış politikada özerklik kazanma çabalarını da sınırlandırıyor. Çünkü stratejik otonomi, sadece dış politikadaki bağımsızlıkla değil, aynı zamanda iç politikadaki gücün/iktidarın korunmasıyla ilgili de bir yönelim.
Sonuç olarak, Türkiye hem jeopolitik hedefler hem de iç politik motivasyonlar doğrultusunda stratejik otonomi arayışını sürdürse de bu hedeflere ulaşmada yapısal, politik ve ekonomik engellerle karşı karşıya. Önümüzdeki dönemde ABD ile ilişkilerdeki bu çelişkili dinamikler, Türkiye’nin stratejik otonomi hedefine ne ölçüde ulaşabileceğini belirleyecek önemli faktörler arasında olacak.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Zappa Zamanlar“So many books so little time...” Frank Zappa’dan ilhamla: Zappa Zamanlar: Kitaplar ve podcastler üzerine uzunlu kısalı… Doğadan yemeğe, edebiyattan ekonomiye okuma ve dinleme notları…
NEREDE YAYIMLANDI?
Seçimler yılının ardından demokrasinin sınavı ve Türkiye-ABD ilişkilerinde yeni ihtimaller üzerine...
02 Şub 2025

YAZARLAR

Zappa Zamanlar
“So many books so little time...” Frank Zappa’dan ilhamla: Zappa Zamanlar: Kitaplar ve podcastler üzerine uzunlu kısalı… Doğadan yemeğe, edebiyattan ekonomiye okuma ve dinleme notları…
İLGİLİ OKUMALAR
Kaybın ismini koymamıza rağmen gelecekten vazgeçmemek ve geleceği kurmak konusunda ısrarcı olmak. “Israr etmeliyiz” çünkü çocuklara ve gençlere hikâyelerini yazabilecekleri bir dünya borçluyuz.
26 Nis 2026

21. yüzyıl kültürü biçimsel bir nostaljiye hapsolmuş durumda. Geçmiş biçimleri yeniden paketlemek, zaten bilinen formülleri rafine ederek tekrar dolaşıma sokmak, tanıdık olandan şaşmamak... Mark Fisher'ın "geleceğin usulca yitişi" dediği olgu, “kültürün bugünü kavrayıp ifade etme kapasitesini yitirdiğine dair artan bir hisse” işaret ediyor.
12 Nis 2026

Bugün çoğu film, dünyayı anlamaya değil, onunla baş etmeye çalışan bireylerin duygusal evrenine çekiliyor. Bu yüzden de politik olan, sistemsel olan, yapısal olan arka plana itiliyor.
29 Mar 2026

Gastronomi, üretim zincirindeki eşitsizlikleri örten şık bir örtü yerine, bu eşitsizlikleri çözen bir kaldıraç olarak kullanılırsa; şehirler sadece bir "lezzet durağı" değil, belirsizlikler çağında "toplumsal direnç ve adalet merkezleri" haline gelebilir.
08 Mar 2026

“Bitti” dediğimiz o eski dünya düzeni, sadece askeri anlaşmalarla değil; bu tür “kalkınma” anlatılarıyla, mühendislerin hatıralarıyla ve hatta şairlerin sesleriyle örülmüştü.
15 Şub 2026



