AB’de "Yeşil Enerji" gündemi

AB’de "Yeşil Enerji" gündemi

İklim krizinin getirebileceği çevresel ve insani felaketler giderek yaklaşıyor. Uluslararası düzenin "koruyucusu" Kuzey ülkeleriyse acil önlemler alınması ve yürütülmesinde liderlik rolü üstleniyor. OECD'den AB'ye, G20'den BM'ye kadar bütün uluslararası iş birlikleri ve bu iş birliklerini domine eden ülkeler; tedarik zincirinin ayrılmaz parçası olan enerjinin daha güvenilir, daha çevreci olması için getirilecek regülasyonlarda söz sahibi olmak istiyor. 

31 Ekim – 12 Kasım 2021 tarihlerinde Glasgow'da gerçekleşen BM Uluslararası İklim Konferansı’nda (COP26);  ülkelerin 2030’a dek karbon emisyonlarını azaltmak için birlikte çalışmaları ve endüstrileri desteklemeleri yönünde kararlar alındı. Avrupa Birliği de hem değerleri hem de pazar gücünü korumak amacıyla bu doğrultuda harekete geçti. Avrupa Komisyonu’nun 2019 - 2024 dönemi için belirlediği önceliklerden biri olan Avrupa Yeşil Mutabakatı (A European Green Deal), 2030'a kadar Yeşil Dönüşüm alt yapılarının tamamlanmasını; 2050’ye kadar sıfır karbon salınımının sağlanması için çalışmaları destekliyor. Avrupa’nın yeşil enerji hedefleri, beraberinde güvenlik ve sürdürülebilirlik sorunlarını da getiriyor. AB’nin en büyük enerji sağlayıcısı Rusya'nın ortak komşu Ukrayna'yla savaşın eşiğine gelmesi, Transatlantik iş birliğini her zamankinden daha önemli hâle getiriyor.

ABD - AB Enerji Konseyi 

7 - 8 Şubat tarihlerinde, Vaşington’da 9'uncu ABD - AB Enerji Konseyi bir araya geldi. Konsey; ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, ABD Enerji Bakanı Jennifer M. Granholm, AB Dışişleri ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Josep Borrell Fontelles ve Avrupa Enerji Komiseri Kadri Simson başkanlığında, stratejik enerji sorunlarını tartıştı. Öne çıkan konular Ukrayna ve siber saldırılara yönelik enerji güvenliği oldu. 

Taraflar, küresel iklim hedefleri için ortak çalışma vaadinin yanı sıra AB ve AB’nin komşularının enerji güvenliği konusunda iş birliği hâlinde olacaklarının altını çizdi. Görüşmelerden sonra ortak basın toplantısı düzenleyen Blinken ve Borrel Fontelles, "Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırganlığından da kaynaklanabilecek sorunlar da dahil olmak üzere" muhtemel enerji arzı şoklarına karşı birlikte hareket edildiğini belirtti.

Rusya’nın AB enerji pazarı için önemi bir yana, ABD de AB için en büyük LNG (Sıvılaştırılmış Doğalgaz) sağlayıcısı konumunda. Vaşington ve Brüksel’in iş birliği her ne kadar güven verici olsa da, AB daha yakın ve daha hızlı enerji kaynaklarına ulaşmak üzere başka tedarikçiler ve alternatif / çevre dostu formülleri de göz önünde bulunduruyor.

AB’den Yeşil Enerji Sınıflandırması

Avrupa Komisyonu’nun nükleer enerji ve gazı "Yeşil Enerji" olarak sınıflandırması birlik içinde birçok tartışmayı gün yüzüne çıkarttı. Açıklanan mevzuata göre; belirli şartları yerine getiren gaz ve nükleer projeler sürdürülebilir yatırım listesine dâhil edilecek ve İklim Değişikliği hedeflerine uyum için fon sağlanacak. Bu kararın oldukça politik olduğu ve odağında Birliğin iki amiral ülkesi Almanya ve Fransa’nın olduğu  ileri sürülüyor. Fransa, Polonya ve Macaristan’ın öncülük ettiği on AB ülkesi, 2021'den beri nükleer enerjinin "yeşil yatırım" olarak yer almasını talep ediyordu. Almanya ise 21 Ocak’ta Brüksel'e yolladığı mektupta, nükleer enerjiyi tehlikeli ve masraflı bir yöntem olarak kesinlikle reddedip alternatif gaz projeleri (hidrojen, fosil vb.) için detaylı açıklamalar sundu.

Yeşil Enerji sınıflandırmasının ardından, Avusturya ve Lüksemburg, Avrupa Adalet Divanı’na başvuracağını duyurdu. Alınan kararların yeşil yıkama (greenwashing) olduğu yönündeki endişelerini dile getiren ülkelere Danimarka ve İspanya’dan da destek geldi.

  • Polonya’ya ceza: Yeşil enerji sınıflandırma tartışmaları devam ederken, AB Komisyonu, Avrupa Adalet Divanı kararına rağmen Turow kömür madeni faaliyetlerini durdurmaya Polonya’ya ceza uygulanacağını duyurdu. İlk kez uygulamaya geçirilecek olan Komisyon kararında, Polonya’nın para cezası Birlik’ten alacağı ödemelerin kesilmesiyle tehsil edilecek.

Yazarın Notu: Enerji arzı şoklarının fiyatlara etkisi, kısa vadede çözülmesi gereken bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. Ocak ayının sonunda Avro Bölgesi’nin enflasyonu, enerji fiyatlarının etkisiyle artığı belirtilerek %5 oranında son 25 yılın en yüksek seviyesinde açıklanmıştı. 1970’li yıllarda Petrol Krizi’nin tüm dünyadaki ekonomik düzeni değiştirdiğini ve Bretton Woods Sistemi’nin sonunu getirdiğini düşünürsek, yeşil veya geleneksel enerjinin düzenleyici güç olmak ekonomik gücü de beraberinde getiriyor. 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

SpektrumSpektrum

BÜLTEN SAYISI

AB'de yeşil enerji, Kim'in füzeleri

Bugün, Avrupa Birliği'ndeki yeşil enerji gündemini ele aldık. Uluslararası politikaya ve iklim krizine dair önemli raporlar da bültende yer buldu.

09 Şub 2022

AB'de yeşil enerji, Kim'in füzeleri

YAZARLAR

Büşra Kılıç

Yazar @ Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR