ABD'nin Kaşıkçı raporu


Sistemsel dönüşüm, etki, kalkınma, empati: imece summit - "Geleceğe Etki Zirvesi"
Çok yönlü bir dönüşüm yılı olan 2020, öngörülemez olanın ne düzeyde etkili olabileceğini ispatladı. Dünyanın karşı karşıya kaldığı küresel kriz tüm dengeleri değiştirdi; alanlar arası çizgileri saydamlaştırdı, kalıcı ve etki odaklı…
Daha fazlasını öğren →
ABD istihbaratı, 2018 yılında dünya kamuoyunda yankı bulan Cemal Kaşıkçı cinayetinin Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın kişisel talimatıyla gerçekleştirildiği bilgisine ulaştıklarını açıkladı. Yayımlanan hükümet raporuyla ilgili yaptığı açıklamada ABD Başkanı Joe Biden, raporun eski hükümet tarafından yazıldığını ama gizli tutulduğunu belirtti.
- Veliaht Prens Muhammed bin Selman, raporun bulgularını önce tamamen reddetti, fakat ardından gelen uluslararası baskıyla bulguları doğrulayarak operasyonun talimatını kendisinin verdiğini kabul etti. Raporun yayımlanmasının ardından yaptığı açıklamada Biden, “Suudi Arabistan’ı insan hakları ihlallerinden sorumlu tutacağız. Bizimle iş yapacaklarsa, insan haklarını göz önünde bulundurduklarından emin olmalıyız. Bu dünyanın her yeri için geçerli, ama özellikle de burası için” dedi, fakat Selman’ın onayından sonra kendisine yönelik bir yaptırım uygulanmadı.
- Cinayet günü: En son 2 Ekim 2018'de İstanbul Suudi Arabistan Konsolosluğu’na giriş yaparken izleme sistemleri tarafından görüntülenen, Suudi Arabistan rejimi karşıtı olduğu bilinen ABD merkezli The Washington Post gazetesi köşe yazarı Cemal Kaşıkçı, saatlerce binadan çıkmamıştı. Türkiye yetkililerinin yaptığı inceleme sonucu ele geçirilen ses ve görüntü kayıtlarından, Kaşıkçı’nın 15 kişilik bir grup tarafından planlı biçimde öldürüldüğü ve bedeninin parçalanarak diplomatik araçla binadan çıkarıldığı anlaşılmıştı.
- Olaydan sonra: ABD merkezli bağımsız haber ajansı Democracy Now!’a konuşan, Suudi Arabistan’ın en genç siyasi tutuklularından rejim karşıtı Ali Al-Ahmed konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede “suikasti Suudi Arabistan’ın işlediğini ve bunu rejim karşıtlarına karşı bir tehdit olarak yaptığını” söyleyerek Suudi Arabistan’da hâlâ yasal olarak uygulanan toplum önünde idam cezalarını hatırlatmıştı ve Kaşıkçı suikastinin de bir bakıma “uluslararası toplum önünde uygulanan bir ölüm cezası” olduğunu söylemişti. Al-Ahmed ayrıca Kaşıkçı’nın alması gereken belgeler için özellikle Türkiye’deki Suudi Konsolosluğu’na yönlendirildiğini, “suikastın Türkiye’de planlanmasının burada yaşayan Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Mısır’ın rejim karşıtlarına da bir mesaj olduğunu” belirtmişti.
- Gün yüzüne çıkarılan rapor: Raporun Trump hükümeti sırasında hazırlanmış olması, Kaşıkçı suikastına karşı iki başkan arasındaki yaklaşım farkına işaret ediyor. Öte yandan, iki başkanın da konuyla ilgili sert açıklamalar yapıp sonrasında bu sözlerini kararlarına yansıtmadıkları görülüyor. 2018 yılında ABD merkezli CBS haber ajansına konuşan Trump, “Özellikle de ölen kişi bir gazeteci olduğu için, söz konusu olay çok önemli. O yüzden bu meseleyi iyice inceleyeceğiz ve eğer Suudi Krallığı'yla bir bağlantı bulunursa bunun çok ağır cezaları olacak” demişti fakat anlaşıldığı üzere rapor kendisine ulaştığı hâlde belge gizlenerek Suudi Arabistan'la olan silah tedarik anlaşmalarına devam edildi. Ayrıca Trump, Kaşıkçı suikastından sonra “Kongre’yi Muhammed bin Selman’dan uzak tutarak” kendisini kurtardığını da belirtmişti. Biden yönetiminin de Veliaht Prens bin Selman’a yaptırım uygulamaktan kaçınmasıyla yine benzer bir tepkisizlik görüyoruz.
- Gelen tepkiler: Kaşıkçı’nın nişanlısı Hatice Cengiz, Hürriyet gazetesine yaptığı açıklamada “gerçeğin kamuoyuyla paylaşılmasının adalete giden önemli bir adım olduğunu” belirtti ve bu adımın bütün Orta Doğu’ya Biden hükümetinin farkını gösteren önemli bir sinyal olduğunu söyledi. Öte yandan, Birleşmiş Milletler Raportörü, rapor yayımlandıktan sonra üç kişinin isminin silindiğini belirterek rapordaki kanıtlardan yana hayal kırıklığına uğradığını ve raporda onaylanmasına rağmen Selman’a karşı aksiyon alınmazsa daha da büyük bir hayal kırıklığına uğrayacağını belirtti. Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) organizasyonu ise Suudi Arabistan’da tutuklu 34 gazeteci ve Kaşıkçı suikastını yazdıkları raporla, insanlığa karşı işlenen suçlardan dolayı veliaht prens Selman ve dört Suudi Arabistan devlet yetkilisine suç duyurusunda bulundu.
- Önümüzdeki günlerde: The Washington Post’un değerlendirmesine göre Selman ABD stratejik çıkarları açısından kaybedilemeyecek bir müttefik olduğu için yaptırıma tabi tutulamadı ancak artan uluslararası baskı sonucu ABD’nin duruşunun değişip değişmeyeceğini göreceğiz.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu hafta ABD'nin Kaşıkçı cinayeti raporuna, ana muhalefet liderinin gözaltına alındığı Gürcistan'a ve Boğaziçi protestolarına odaklanıyoruz.
04 Mar 2021

YAZARLAR

Deniz Kaptan
Yazar @ Spektrum

Spektrum
Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR



