
14 Mayıs 2023 seçimlerinin ardından kamuoyunu en çok meşgul eden konuların başında 6 Şubat depremlerinden etkilenen bölgedeki seçmen davranışları geliyor.
AK Parti, MHP, BBP, Hüda-Par, Yeniden Refah Partisi gibi sağcı ve radikal İslam eğilimli partilerin oluşturduğu Cumhur İttifakı, mevcut Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı 14 Mayıs seçimlerinde yeniden aday gösterdi. Karşısında ise CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi, Gelecek Partisi, Deva Partisi ve Demokrat Parti'nin desteklediği CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu yer aldı.
Her ne kadar bir "demokrasi şöleni" olduğu iddia edilse de, aslında eşitsiz koşullarda girilen bir seçimde, sonuç bir bakıma Erdoğan lehine oldu ve seçim ikinci tura kaldı. Erdoğan'ın devletin tüm imkânlarına, basın kuruluşlarına, adalete, emniyete, sivil topluma, sosyal medyaya hükmetmesine rağmen yüzde 50 artı 1’i bulamamış olması bazıları tarafından genel çerçevede bir "mağlubiyet" olarak değerlendirilirken, Kemal Kılıçdaroğlu'nun yüzde 50 barajını geçememesi de toplumda "mağlup genel başkan" algısı yarattı.
Tüm bunların yanında, gündeme gelen başka bir tartışma konusu şiddetli bir yıkıma uğrayan ve on binlerce insanın yaşamını yitirdiği depremlerin yaşandığı illerdeki seçmen tavrı oldu.
Özellikle depremden etkilenen 11 il ile ilgili sosyal medya üzerinden yapılan değerlendirmelerde, bu illerden iktidar partisi AK Parti'ye yüksek oranda oy çıktığı iddia edildi.
Seçmen tercihini analiz etmek adına, biraz geçmişe gidelim.
Van Depremi'nden sonra ne olmuştu?
23 Ekim 2011'de Van, Tuşba merkezli 6,7 şiddetindeki depremde 604 kişi öldü, 4 bin 152 kişi yaralandı. Binlerce enkaz, milyonlarca liralık zarar oluştu. Depremin yaraları sarılmaya başlanmışken, Van 9 Kasım 2011 tarihinde 5,6 ile yine sarsıldı ve bu kez 50 kişi yaşamını yitirdi. Peki Van'da seçmenin oy tercihi ne yönde değişti?
Depremden dört ay önce, Haziran 2011 seçimleri Van'da yüzde 80,49 katılım oranı ile gerçekleşti. AK Parti yüzde 40,25, HDP yüzde 49,47, CHP ise yüzde 3,76 oy aldı. Haziran 2015 seçimleri ise yüzde 84 katılımla gerçekleşti. AK Parti yüzde 20,01, Hdp yüzde 73,60, CHP ise yüzde 1,35 oy aldı. Bölge halkı, iktidara olan desteğini yarı yarıya düşürdü. Ancak Haziran seçimlerinde ciddi bir güç kaybı yaşayan AK Parti, erken seçim kararı alarak Kasım 2015'te halkı yeniden sandık başına çağırdı. Bu sefer AK Parti, 2011 seçimlerindeki oyunu yeniden yakaladı. Kasım 2015'te AK Parti yüzde 38,74, HDP yüzde 64,26, CHP ise yüzde 1,87 oy aldı.
Seçmenin tercihini değiştiren neydi? İlk seçimde iktidarı "cezalandıran" ve oy vermeyen Van halkı, çok kısa bir sürede neyi gördü de yeniden oy verme ihtiyacı hissetti?
Soma'da ne olmuştu?
13 Mayıs 2014, Manisa, Soma maden faciasında 787 işçi yerin altında kaldı. 301 madenci yaşamını yitirdi. Olaydan önce, Haziran 2011 seçimlerinde yüzde 52,83 oy alan AK Parti, bir sonraki seçimde tamı tamına 13 puan kaybetti. 2011 seçimlerinde AK Parti yüzde 52,83, CHP yüzde 28,13, MHP yüzde 13,19 oy aldı. Sonra gerçekleşen Haziran 2015 seçimlerinde AK Parti yüzde 39,87, CHP yüzde 27,46, MHP yüzde 25,40 oy aldı. İktidarın erken seçim kararı ile tıpkı Van'da yaşandığı gibi AK Parti'ye oy vermeyerek "cezalandıran" Soma halkı, Kasım 2015'te AK Parti'yi felaket öncesindeki oranına taşıdı.
Giresun, Samsun, Kastamonu, Sinop ve Bartın'daki seller
2020'de Giresun Dereli'de yaşanan sel felaketi ile bir ilçe adeta yok oldu. 15 kişi öldü. Selden önce 2018 seçimlerinde iktidar partisi AK Parti'ye yüzde 71,2 ile yüksek oranda destek sunan ilçe halkı, 2023 seçimlerinde tercihini değiştirdi. AK Parti'ye verilen oy bu kez yüzde 57,72'de kaldı.
Bir başka örnek daha Samsun, Canik'ten. Temmuz 2012'de Samsun'un Canik ilçesinde yaşanan sel felaketi sonrası aralarında çocukların da olduğu 13 kişi yaşamını yitirdi. Canik'te 2011 yılında gerçekleşen seçimlerde AK Parti yüzde 70,51, CHP yüzde 16,19, MHP yüzde 8,17 oy aldı. Sel felaketi sonrasında gerçekleşen seçimde ise yüzde 10'luk bir düşü ile AK Parti yüzde 61,6, CHP yüzde 17,9, MHP ise yüzde 14,9 oy aldı. Erken seçim kararı sonrası Kasım 20152te yapılan seçimlerde ise AK Parti oy oranını 2011 seçiminden de yukarıya taşıdı: Yüzde 73,8. Kasım 215'te AK Parti yüzde 73,8, CHP yüzde 13,5 ve MHP ise yüzde 9,7 oy aldı.
Yakın tarihten bir başka sel felaketi, 11 Ağustos 2021'de Kastamonu, Sinop ve Bartın'da yaşandı. Selden önce, 2018 seçimlerinde 72 yurttaşın yaşamını yitirdiği Kastamonu'da AK Parti yüzde 52, CHP yüzde 15,50, MHP yüzde 20 oy alırken, 14 Mayıs seçimlerinde Kastamonu halkının tercihi iktidar aleyhine oldu. 2023'te AK Parti yüzde 45,49, CHP yüzde 21,78, MHP ise yüzde 15,03 oy aldı.
24 kişinin öldüğü Sinop'ta 2018 seçimlerinde AK Parti yüzde 55,20, CHP yüzde 24,2, MHP yüzde 9,28 oy alırken, 2023 seçimlerinde AK Parti yüzde 13'lük bir düşüle yüzde 42,75, CHP yüzde 35,11, MHP ise yüzde 9,15 oy aldı.
Amasra'da ne oldu?
14 Ekim 2022'de Amasra'da yaşanan grizu patlaması kaynaklı maden kazası sonucu 42 madenci yaşamını yitirdi. Olaydan önce, 2018 yılındaki seçimlerde AK Parti'nin yüzde 35,6 oy aldığı Amasra'da 14 Mayıs 2023 seçimlerinde yüzde 8'lik bir düşüş yaşandı ve iktidar partisi yüzde 27,80'de kaldı.
Deprem bölgelerinde seçmen davranışı
Kahramanmaraş, Gaziantep, Şanlıurfa, Malatya, Diyarbakır, Adana, Hatay, Adıyaman ve Elazığ başta olmak üzere bir çok ili etkileyen, coğrafi ve demografik yapıyı değiştiren, ağır travmalara neden olan 6 Şubat depremlerinde 51 bin insan yaşamını yitirdi, 108 bin insan yaralandı. 5 milyon insan göç etti.
Seçim sonrasında toplumun belirli kesimi tarafından "iktidara büyük destek verdiler" diye eleştirilen illerin oy tercihlerine baktığımızda iktidar bloğunun yüksek oranda olmasa da düşüş yaşadığı gerçeği ortaya çıkıyor.
- 21 bin 910 kişinin yaşamını yitirdiği Hatay'da AK Parti 2018 seçimlerine oranla yüzde 3'lük bir kayıp yaşadı. 2018'de yüzde 36,20 oy alan AK Parti, 2023'te yüzde 33,91 oy aldı. Cumhur İttifakı yüzde 50,64'ten, yüzde 48,84'e geriledi.
- 12 bin 622 kişinin yaşamını yitirdiği Kahramanmaraş'ta AK Parti 2018 yılında yüzde 58,4 oy alırken, 2023'te bu oran yüzde 47,72'ye geriledi. Cumhur İttifakı oyu ise yüzde 74,79'dan, yüzde 70,872ye düştü.
- 3 bin 897 kişinin yaşamını yitirdiği Gaziantep'te AK Parti 2018 yılında yüzde 51,44 oy alırken, 2023'te bu oran yüzde 44,9'a geriledi. Cumhur İttifakı oyu yüzde 64,11'den, yüzde 49,49'a düştü.
- 433 kişinin yaşamını yitirdiği Şanlıurfa'da AK Parti 2018 yılında yüzde 52,67 oy alırken, 2023'te bu oran yüzde 43'e geriledi. Cumhur İttifakı oyu yüzde 61,95'ten, yüzde 55,84'e düştü.
- Bin 393 kişinin yaşamını yitirdiği Malatya'da AK Parti 2018 yılında yüzde 53,87 oy alırken, 2023'te bu oran yüzde 45,19'a geriledi. Cumhur İttifakı oyu yüzde 69,99dan, yüzde 45,19'a düştü.
- 780 kişinin yaşamını yitirdiği Adana'da AK Parti 2018 yılında yüzde 34,69 oy alırken, 2023'te bu oran yüzde 30,84'e geriledi. Cumhur İttifakı oyu yüzde 46,45'ten, yüzde 44,582e düştü.
- Binlerce kişinin yaralandığı Elazığ'da AK Parti 2018 yılında yüzde 54,58 oy alırken, 2023'te bu oran yüzde 40,432e geriledi. Cumhur İttifakı oyu yüzde 68,12'den, yüzde 55,93'e düştü.
- 6 bin 13 kişinin yaşamını yitirdiği Adıyaman'da AK Parti 2018 yılında yüzde 55,10 oy alırken, 2023'te bu oran yüzde 52,332e geriledi. Cumhur İttifakı oyu yüzde 64,25'ten, yüzde 62,41'e düştü.
- AK Parti'nin oylarını arttırdığı tek il Diyarbakır oldu. 414 kişinin yaşamını yitirdiği Diyarbakır'da AK Parti 2018 yılında yüzde 21,46 oy alırken, 2023'te bu oran yüzde 23,15 oldu. Cumhur İttifakı oyu yüzde 22,87'den, yüzde 26,62'ye çıktı.
Başkent Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Doğan Kökdemir'in Sosyal Psikolojik Açıdan 1 Kasım 2015 Türkiye Genel Seçimlerinin Değerlendirilmesi başlıklı makalesi bu noktada önemli bir rehber.
Seçimlerden sonra toplumun önemli bir kesimi tarafından deprem bölgesinde iktidar lehine oy veren seçmen ile ilgili, "celladına aşık bir millet" tabiri ile ilgili detaylı değerlendirmelerin yer aldığı makalede, şu ifadelere yer veriliyor:
"Seçimden önce sürekli şikâyet edilen, uygulamaları beğenilmeyen, hatta örneği abartalım, kendilerine direkt olarak kötülük yapan bir iktidarın bir sonraki seçimde aynı seçmenlerden yeniden oy alması tuhaf bir durum olarak ortaya çıkmaktadır. 'Celladına aşık olmak' gibi tanımlanan bu durumu da açıklamak için sosyal psikoloji bize biraz yardımcı olabilir. 'Celladına aşık olmak' tabiri biraz abartılıdır ama şöyle bir ifade kullanırsak belki gerçeğe biraz daha yaklaşabiliriz: Bireyler, süregiden sistemde ekonomik, sosyal ya da kişisel zarara uğruyor olsa bile sistemin devamını arzulamaktadırlar ve bunu gerçekleştirmek için meşrulaştırma yönünde hareket etmektedirler. Diğer bir deyişle, toplumda azınlıkta olan dezavantajlı gruplar bile, söz konusu olan kendilerinin zarar gördüğü sistemin değişmesi ise, bu değişime direnç göstermektedirler. Çünkü, değişim olursa ne yapacakları, nasıl davranacakları konusunda hiçbir fikirleri yoktur."
Sistemi meşrulaştırma kuramına göre, insanlar aynı partiye şikâyet gerekçeleri ortadan kalktığı için oy vermiyor ama olası bir değişimin nelere yol açacağını bilmedikleri için endişe ve korku hissediyorlar. Araştırmalar, sosyoekonomik düzeyi düşük sağ seçmenin sistemi meşrulaştırma konusunda daha hevesli olduğunu gösteriyor:
"Değişimin maddi zorluğu (fakirlik) muhafazakârlık ile birleşince karşımıza iktidarlar açısından daha “uysal” bir seçmen modeli çıkıyor. Muhafazakâr olmasına rağmen, sosyo-ekonomik durumu gelişmiş bireylerin daha rahat hareket edebildiğini, tutum ve davranışlarını (oy verme davranışı gibi) daha rahat değiştirebildiklerini söyleyebiliriz. [...] Herhangi bir ülkede, artan ölüm olayları (terör, doğal afetler ya da benzeri belirsizlik potansiyeli yüksek nedenlerden kaynaklar başta olmak üzere) seçmenlerin oy verme davranışı üzerinde etkili olabilir. Bu olayların yarattığı belirsizlik ortamı bireylerdeki var olan güvensizlik algısını artıracaktır. Bu algının tahribatından kurtulmak için seçmen “bir macera aramak” yerine ne kadar sorunlu olursa olsun kendi bildiği ve deneyimlediği statükoyu tercih edecektir.”
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Derya Böğrü
Yazar @ Yerel Kadın Muhabirler Ağı

Yerel Kadın Muhabirler Ağı
Uçan Süpürge'nın Muhabirler Ağı, toplumsal cinsiyet eşitliğini ana odağa alarak kadınların sesinden haberlere ulaştırır.
İLGİLİ OKUMALAR




