Ahbap Derneği olayı: Türkiye’de dernek ve vakıflar nasıl denetleniyor?

Kamuoyunda yardım ve bağış kampanyalarıyla adından çokça söz ettiren Ahbap Derneği ve kurucusu Haluk Levent’in deprem bağışlarının kullanımı, şaibeli para transferleri ve usulsüz mali işlemleri hakkında soruşturma başlatılması şu soruyu gündeme getirdi: Türkiye’de dernek ve vakıfları kim denetliyor? Prof. Dr. Murat Batı’ya göre güçlü bir mali denetim yok, ne görev verilen mülki amirler ne de Vergi Denetim Kurulu bu kurumları denetleyebiliyor.
Ahbap Derneği olayı: Türkiye’de dernek ve vakıflar nasıl denetleniyor?

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

Türkiye’yi derinden sarsan 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından yürüttüğü yardım faaliyetleri ve topladığı bağışlarla kamuoyunun gündemine gelen Ahbap Derneği ve kurucusu Haluk Levent, bugünlerde çok kapsamlı bir soruşturmanın merkezinde yer alıyor. 2017 yılında kurulan dernek, afet dönemlerinde yürütülen yardım kampanyalarıyla ve çeşitli sosyal yardım faaliyetleriyle geniş kitlelere ulaştı. 

  • Ahbap Derneği’nin 65 binden fazla gönüllüsü ve yaklaşık 40 bin bağışçısı var. 6 Şubat depremlerinin ardından Ahbap Derneği’nin 3 milyar TL bağış topladığı iddia ediliyor. Derneğin internet sitesinde bugüne kadar toplanan toplam bağış miktarı, bu kaynağın ne kadarının nereye harcandığı ve mevcut mali duruma ilişkin bilgi yer almıyor.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında deprem bağışlarının kullanımı, bazı şaibeli para transferleri ve dernekle bağlantılı mali işlemler mercek altında. Soruşturma, "Dernekler Kanunu'na muhalefet", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "örgüt üyeliği" suçlarından yürütülüyor. Soruşturmanın ana dayanağı, 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından Ahbap Derneği’ne yapılan bağışların kişisel hesaplara aktarıldığı ve bu paraların bahis faaliyetlerinde kullanıldığı yönünde. 

Dosyada Haluk Levent'in yanı sıra Ahbap Derneği ile ilişkilendirilen bazı isimler hakkında ağır iddialardan da bahsediliyor. 39 kişinin gözaltında olduğu soruşturma kapsamında gözaltına alınan Haluk Levent'in kumarhanede çekilmiş bir görüntüsü de dosyaya eklendi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, Mali Suçlar Araştırma Kurulu (MASAK) raporları üzerinde incelemenin sürdürdüğünü belirterek, soruşturmanın genişleyebileceğini ifade etti. 

Bağış paralarıyla yasal bahis oynandığı iddiası

Savcılığın iddiasına göre, dernek kurucularından Alper Çelik'in hesaplarından 2020-2026 yılları arasında 990 milyon TL’lik yasal bahis işlemi yapıldı, bu miktarın yaklaşık 390 milyon TL'si kaybedildi. Savcılık açıklamasında, Haluk Levent'in kişisel banka hesabı kullanamadığı ve geçmişte ticari işlemlerinde karşılıksız çıkan çekleri bulunduğu iddialarına atıfta bulunularak bu ölçekte bahis oynandığı iddiasının soruşturmadaki şüpheleri artırdığı belirtildi.

Ayrıca dernek hesaplarından yaklaşık 120 milyon TL'nin Haluk Levent'in asistanı Yeliz Kaya'nın hesaplarına aktarıldığı iddia edildi. Savcılık, Kaya'nın hesaplarının Levent tarafından kullanıldığını öne sürdü. Ayrıca Yeliz Kaya'nın hesaplarına 2024 yılında Ahbap Derneği’ne gönderilmek üzere yaklaşık 23 milyon TL aktarıldığı, Kaya'nın dernek üyesi veya çalışanı olmamasına rağmen Ahbap Lojistik adına bazı taşınmaz işlemlerinde yer aldığı iddia edildi.

Geçmişte dernekte çalıştığı belirtilen Emrah Gödeliner hakkında ise MASAK, yüksek tutarlı para transferleri tespit edildiğini ve daha önce 7258 sayılı Kanun'a muhalefetle suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerinin aklanması kapsamında inceleme talebi bulunduğunu kaydetti. Raporda bu kişiler arasındaki para transferlerinde, "Ahbap faaliyetleri için borç", "Haluk Levent borç para" ve "Ahbap Derneği için borç" gibi açıklamalara rastlandığı belirtildi. MASAK, söz konusu transferlerin niteliğinin ve Ahbap Derneği faaliyetleriyle bağlantısının adli soruşturmayla ortaya çıkarılması gerektiği değerlendirmesini yaptı.

Türkiye’de dernek ve vakıfları kim denetliyor?

Ahbap Derneği’ne isnat edilen iddialar, esas itibarıyla Türkiye’deki dernek ve vakıfların işleyişine ilişkin gerçekliği de bir kez daha sorgulatıyor. Bu alanda özellikle vergisel ve hukuksal anlamda birtakım boşluklar olduğu ve bunun da suistimallere yol açtığı görülüyor. Sorulması gereken soru şu: Bu dernekleri denetleme yetkisi kimde?

Derneklerin denetimi esas itibarıyla mülkî idare amirleri tarafından yürütülüyor; İçişleri Bakanlığı da mevzuattan kaynaklanan yetkileri kapsamında resen veya ihbar ya da şikayet üzerine denetim yaptırabiliyor. Vergi Denetim Kurulu’nun ise derneklerin genel idari ve mali denetimine ilişkin bir görevi bulunmuyor. Bununla birlikte derneklerin vergi mükellefiyeti doğuran faaliyetleriyle, varsa iktisadi işletmeleri ve bu derneklerle ilişkili vergisel işlemler elbette vergi incelemesine konu olabiliyor.

İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü’nün verilerine göre, Türkiye'de 102 bin 758 faal dernek bulunuyor. Bunlardan yalnızca 369 adedi kamu yararına çalışan dernek statüsünde faaliyet gösteriyor. Kamu yararına çalışan dernekler listesinde Önder İmam Hatipliler Derneği, Mülkiyeliler Birliği Derneği, İlim Yayma Cemiyeti, Hacıbektaş Veli Kültür Derneği, Atatürkçü Düşünce Derneği ve kamuoyunda Pelikan Grubu ile ilişkilendirilen Boğaziçi Küresel İlişkiler Derneği gibi farklı alanlarda faaliyet gösteren dernekler yer alıyor. 

Cumhurbaşkanı tarafından vergi muafiyeti tanınan vakıflar

Ondokuz Mayıs Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mali Hukuk Ana Bilim Dalı Prof. Dr. Murat Batı, bu iki grup arasındaki temel farkı, kamu yararına çalışan derneklerin Dernekler Kanunu ile Dernekler Yönetmeliği’nde öngörülen şartları taşımalarının yanı sıra Cumhurbaşkanı kararıyla bu statüyü kazanmış olmaları olarak gösteriyor. Aynı zamanda bu derneklere bağış yapan gerçek ve tüzel kişilere, belirli şartlar altında yaptıkları bağışları vergi matrahından indirebilme imkanı sağlanıyor. 

  • Benzer vergisel avantaj, Cumhurbaşkanı tarafından vergi muafiyeti tanınan vakıflar için de geçerli. Vakıflar Genel Müdürlüğü verilerine göre, Türkiye'de binlerce yeni vakıf  bulunuyor.

Batı’nın verdiği bilgilere göre, Cumhurbaşkanı tarafından vergi muafiyeti tanınan vakıfların listesi Gelir İdaresi Başkanlığı’nın internet sitesinde mevcut. Türkiye Diyanet Vakfı, TÜRGEV, TÜGVA, İlim Yayma Vakfı, Ensar Vakfı, Albayrak Vakfı ve Yeni Dünya Vakfı bunlardan sadece birkaçı. Şu anda Cumhurbaşkanı tarafından vergi muafiyeti tanınan vakıf sayısı 348 olarak biliniyor.

Bu vakıflara yapılan bağışların indirim konusu yapılabilecek tutarı, yıllık beyannamede beyan edilen gelir veya kurum kazancının yüzde 5'i ile sınırlı.

MASAK raporu bir vergi inceleme süreci değil

Türkiye’deki faal 102 bin 758 derneğin sadece 369 adedi kamuya yararlı dernek olduğunu ve bu ikisi arasında önemli bir fark bulunduğunu ifade eden Batı, şu değerlendirmelerde bulunuyor:

“Bu 102 bin 758 derneğe bağış yapan kişiler, bağışlarını kendi vergi matrahlarından gider olarak düşemiyor. Kamuya yararlı derneklere bağış yapanlar, o günkü beyan tutarlarının yüzde 5’ini gider olarak yazabiliyor. Örneğin, bir avukat kamuya yararlı derneklerden birine 500 bin TL bağış yapsa ve avukatın o yıl 4 milyon TL geliri olsa, o 4 milyon TL’nin yüzde 5’ine kadarını yani 200 bin TL’sini gider gösterebiliyor.”

Ahbap Derneği özelinde MASAK raporu hazırlanmış olmasının vergi inceleme süreciyle ilgili olmadığını belirten Batı, şöyle devam ediyor:

“Bu derneklerin tamamının normal koşullarda kendi iç denetçileri var. Bunların yanı sıra bir de mülki amir denetliyor. Dernekler Kanunu ve Dernekler Yönetmeliği’ndeki mülki amirden kasıt da vali ve kaymakam. Ancak valilik ve kaymakamlıklarda derneklerin muhasebesini, bilançosunu denetleyecek bir birim yok. Raporlarda hukuki kısımlara bakılıyor, genel kurul toplanmış mı, evraklar tamam mı gibi basit bir hukuki denetim yapıp geçiyorlar. Dernekler Kanunu’na göre, şikayet ya da ihbar varsa o zaman İçişleri Bakanlığı’nın denetçileri devreye giriyor. Kamuya yararlı dernekler 3 yılda bir böyle bir denetlemeye giriyor, diğerleri 2 yılda bir veriyor. 

Ahbap Derneği özelinde muhtemelen bir şikayet ya da ihbar üzerine MASAK bir rapor düzenliyor. MASAK, bu raporu ilgili yerlere veriyor ve adli süreç başlıyor. 

Dinî tandanslı, milliyetçilik amaçlı ya da bölgesel dayanışma için kurulan dernek ve vakıfların yanı sıra siyasi yapıyla oluşmuş olanları var. Bunlarla ilgili de denetleme ve raporlama yapılması gerekiyor. Bu mesele sadece Ahbap Derneği üzerinden değerlendirilecek bir mesele değil, burası ileride patlama potansiyeli olan bir alan. 

Burada Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı nerede mesela, o yok. Onlar için bir görev tanımı da yok, gidelim şu dernekleri inceleyelim şeklinde. 7 bin civarında vergi müfettişi var, bu derneklerle ilgili inceleme yapma yetkileri yok. Bunlara görev de verilmiyor ancak bunlara bağlı iktisadi işletme olursa onu denetliyorlar. Ciddi bir profesyonel denetim mekanizması eksikliği var.”

Konunun sadece derneklerin kendi mali işlemleriyle sınırlı olmadığına dikkat çene Batı, şu ifadeleri kullanıyor:

“Kamu yararına çalışan derneklerle Cumhurbaşkanı tarafından vergi muafiyeti tanınan vakıflara yapılan bağışlar, bağış yapan gerçek ve tüzel kişiler bakımından doğrudan vergisel sonuçlar doğuruyor. Burada oluşan parasal hareketlerin, bağışların gerçek mahiyetinin ve bağış yapan mükelleflerin bu bağışları hangi hukuki ve ekonomik amaçla gerçekleştirdiklerinin gerektiğinde etkin biçimde denetlenebilmesi, yalnızca vergi güvenliği açısından değil kamu güveni açısından da büyük önem taşıyor. 

Hiç kimse yaptığı bağış nedeniyle peşinen şüphe altında bırakılmamalıdır. Ancak, önemli vergisel avantajlar sağlayan bir sistemde, bağışların gerçekten kanunun öngördüğü amaçlara uygun olarak yapılıp yapılmadığının ve vergi matrahından indirilen tutarların hukuka uygunluğunun denetlenmesi de hukuk devletinin bir gereğidir. Nitekim, kamu yararına çalışan dernek statüsünün belirlenmesi sürecinde Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın görüşünün aranması da bu statünün yalnızca dernekler hukukunu değil, aynı zamanda vergi hukukunu ve kamu maliyesini de ilgilendirdiğini göstermektedir.”

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

YAZARLAR

Pelin Cengiz

Gazeteci. Gazete ve televizyonlarda muhabir, editör, ekonomi müdürü, yazar ve programcı görevlerini üstlenen Cengiz, makroekonomi ve iş dünyası alanlarında haberler üretiyor. İkinci bir uzmanlık alanı olarak ekoloji alanında enerjinin finansmanı, iklim krizi, çevre mücadeleleri ve tarım ekonomisi üzerine çalışıyor.

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR

SpektrumSpektrum

HİKAYE

Görünmeyene ulaşmak için görünmez olanlar: Gazetecilikte kimlik gizleme yöntemi

BirGün muhabiri Ebru Çelik'in "figüran" haberi, gazetecilikte kimlik gizleyerek haber yapma yöntemini yeniden gündeme taşıdı. Peki bu yöntemin kökleri nereye uzanıyor, etik sınırı nerede başlıyor ve kamu yararı bu tartışmanın neresinde duruyor?

Merve Us Acıoğlu

·

04 Ağu 2026

Görünmeyene ulaşmak için görünmez olanlar: Gazetecilikte kimlik gizleme yöntemi
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Çin’in Türkiye’deki yeni ağı: DÜNYA-MER'in yol haritası nasıl çiziliyor?

Çin’in siyasi partiler, düşünce kuruluşları ve yayıncılık faaliyetleri üzerinden Türkiye’de kurduğu ilişki ağı genişlerken, bu hattın yeni merkezlerinden biri DÜNYA-MER oldu. Merkezin Başkanı Prof. Dr. Semih Koray, Aposto’ya yaptığı açıklamalarda DÜNYA-MER’in Çin’in Küresel Medeniyet Girişimi’yle kesişen hedeflerini, güvenlik konferanslarını neden öne aldıklarını ve “yeni bir medeniyetin Asya’dan yükseldiği” tezini anlattı.

Emircan Yaman

·

04 Ağu 2026

Çin’in Türkiye’deki yeni ağı: DÜNYA-MER'in yol haritası nasıl çiziliyor?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

JD Vance üzerinden İran-ABD savaşını okumak

ABD yönetimi geniş çaplı bir İran işgaline hazırlanıldığı iddialarını doğrulamıyor. Ancak Hürmüz Boğazı’ndaki geçişi güvenceye almak, stratejik adaları veya askerî altyapıyı hedef almak amacıyla sınırlı kara operasyonları ihtimali gündemde kalmayı sürdürüyor. Başkan Yardımcısı JD Vance ise rejim değişikliğine ve uzun süreli savaşa karşı çıkarken, gerektiğinde sınırlı askerî güç kullanılmasını ve diplomasinin açık tutulmasını savunuyor.

Faik Bulut

·

01 Ağu 2026

JD Vance üzerinden İran-ABD savaşını okumak
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Yeni Parti'nin yol haritası: Kurucuları kurultay, örgütlenme ve seçim hazırlıklarını anlattı

Yeni Parti kurucularından Utku Çakırözer ve Burhanettin Bulut’un Aposto’ya verdiği bilgilere göre, ilk olağan kurultayın Ekim sonu ile Kasım başı arasında yapılması planlanıyor. Kurultayda yalnızca yönetim organları değil, parti programı ve tüzüğüne ilişkin son düzenlemeler de ele alınacak. Kurultayın ardından ise Yeni Parti odağını tamamen seçim hazırlıklarına çevirecek. Önümüzdeki üç aylık süreçte örgütlenme çalışmalarına ağırlık verilecek.

Melisa Gülbaş

·

30 Tem 2026

Yeni Parti'nin yol haritası: Kurucuları kurultay, örgütlenme ve seçim hazırlıklarını anlattı
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Yeni Parti, CHP ve olasılıklar: Ankara kulislerinde ne konuşuluyor?

Mutlak butlan kararıyla Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP yönetimine dönmesi, Özgür Özel ve arkadaşlarının Yeni Parti’yi kurmasıyla sonuçlandı. Ankara kulislerinde şimdi Yargıtay’ın kararı kaldırıp kaldırmayacağı, milletvekillerinin dokunulmazlıklarının gündeme gelip gelmeyeceği ve CHP’de yeni bir kurultay sürecinin başlayıp başlamayacağı tartışılıyor. Yeni Parti yönetimi ise butlan kararı kaldırılsa bile CHP’ye dönmeme ve seçime kendi çatısı altında girme eğiliminde.

Yeni Parti, CHP ve olasılıklar: Ankara kulislerinde ne konuşuluyor?