
İlk Çağ felsefesi söz konusu olduğunda Ahmet Arslan'ın ülkemizde yetişmiş iyi felsefe tarihçilerinden biri olduğunu düşünüyorum. Arslan, bu alandaki en ünlü yabancı kaynakları tarayarak oldukça faydalı bir sunuş yapıyor. Dili de oldukça anlaşılır.
5 ciltten oluşan İlkçağ Felsefe Tarihi yukarıda sıraladığım kitaplara kıyasla daha detaylı bir çalışma. Lisans seviyesinde bir felsefe tarihi kaynağı olduğunu söyleyebiliriz. O yüzden bu seri, önerdiğim diğer kitaplardan sonra ikinci kademe kaynaklar arasında da görülebilir. (Üçüncü adım ise doğrudan Aristoteles'in Metafizik adlı kitabını ve filozofların kendi fragmanlarını okumak olur.)

Bu noktada aynı yazarın başka bir başlangıç kitabından daha söz etmek istiyorum, Felsefeye Giriş. "Epistemoloji nedir, ontoloji nedir, bilim felsefesinde temel problemler nelerdir?" temalı bölümler var ve en sonunda Arslan'ın hazırlamış olduğu kısa bir felsefe sözlüğü yer alıyor. Bu yüzden önerdiğim diğer genel felsefe tarihi kitaplarını okumadan önce kelimenin tam anlamıyla giriş yapmak için okunabilir. Çünkü akademinin içerisinde olan kişiler alışık olsa da felsefi terminoloji gündelik dilden epey farklı. Türkçe kelimeler kullansak bile alışageldiğimiz kavramlar olmuyor çoğu zaman. Erek, tin, töz... Elbette bu kavramları kimse ukalalık olsun diye seçmiyor. (Yani en azından ben öyle olduğuna inanıyorum.) Her felsefi kavramın kendine özgü anlamı ve kısıtlamaları var. Felsefede kavram neredeyse her şeydir. O yüzden metinleri anlamak için biraz felsefe terminolojisi bilgisi gerekiyor.

Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş




