"Amerikan rüyası mı?": Türkiye'yi terk etmek #2

"Çok da toz pembe değil."
"Amerikan rüyası mı?": Türkiye'yi terk etmek #2

6 Mayıs - Zingat - Pareto
Zingat ile birlikte

Zingat Uzman ’a soruyoruz: Hayalimizdeki evi satın mı almalı yoksa kiralamalı mı? “ Ne yapmayacağına karar vermek, ne yapacağına karar vermek kadar önemlidir. ” demiş Steve Jobs. Özellikle, gayrimenkul arama sürecimizde oldukça önem taşıyan bir noktaya değinen Jobs’a katılıyor; hepimizin aklında yer etmiş “ ev satın almak mı yoksa kiralamak mı? ” sorusuna yanıt bulmak ve karar aşamamıza destek olmak üzere daima yanımızda yer alan Zingat Uzman’a danışıyoruz . Nedir? ' Oturmayı düşündüğünüz evi satın almak mı kiralamak mı sizin için kazançlı?' sorusuna cevap sunan Zingat Uzman , satın alma bedeliyle kiralama bedelinin ne zaman eşitleneceğini (başabaş noktası) göstererek oturmayı düşündüğünüz ev için hangi kararın avantajlı olduğuna dair sizi bilgilendiriyor. Nasıl hesaplanıyor? Hesaplamada söz konusu konutun satın alma ve kiralama maliyetleri, konutun konumuna ait ortalama fiyat verileri, kaç yıl oturulacağı, peşinat tutarı, güncel kredi vadeleri ve faiz oranları, yıllık enflasyon ve piyasa verilerini kullanan Zingat Uzman, evin satılık veya kiralık olması hâlinde iki farklı algoritmaya başvuruyor ve belirli kabuller ışığında sizin için en doğru sonucu tahmin ediyor. Size her aşamada uzman desteği sunan Zingat ’la hayalinizdeki gayrimenkula ulaşmak hiç olmadığı kadar kolay.

Daha fazlasını öğren

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

Dün ele aldığımız "Türkiye'yi terk etmek" konulu serimizin ikinci yazısında, bir önceki yazımızda bahsettiğimiz ABD'den devam ediyoruz. Bir önceki yazımızda Türkiye'yi terk ederek Avrupa ülkesi olan Hollanda'da yaşamayı tercih eden bir çiftin kararlarından ve yaşamlarından bahsetmiştik. Bugünkü yazımızda ise okyanus ötesine giderek ABD'yi tercih eden bir kişiye ve hikayesine yer vereceğiz. 

Boğaziçi Üniversitesi Kimya Mühendisliği bölümünden mezun olan 24 yaşındaki Esin, ağustos ayında doktora yapmak üzere ABD'deki bir üniversiteye gidiyor. Yaklaşık 5 aydır ABD'de olan Esin, Türkiye'den gidiş nedenini "Aslında gönlümden geçen Avrupa’ydı ama ABD kapitalist, zengin bir ülke olarak sunduklarıyla Türkiye’de benim gibi bir öğrenci için cezbediciydi. ABD’ye doktoraya gittiğimde alacağım maaş, Avrupa’ya kıyasla tatmin ediciydi. Aileme 24 yaşında bir kadın olarak ilk kez ailemden para talep etmeden, kendi ayaklarımın üstünde durabilecektim. Bu bana cazip geldi, bu yüzden de ABD’yi seçtim." diye anlatıyor.

"Bilime çok aşık olmamdan ziyade kendime gelecekte nasıl sağlıklı bir yaşam kurabilirim; bunu düşünerek Türkiye’de yaşamamayı seçtim." diyen Esin, "Bir kere finansal olarak çok avantajlı biri değilseniz, yine de sizin için finansal olarak en avantajlı şeye gidiyor olsanız bile sadece uçak bileti, vize ve evi kiralamak için bile azımsanmayacak miktarda para çıkarıyorsunuz cebinizden. O yüzden aslında sadece bu hayale sahip olmak için bile büyük bir sermayeye sahip olmanız gerekiyor." diyor. 

ABD'de birçok konuda ayrı tutulduğunu ve dezavantajlı olduğunu ifade eden Esin, "Boğaziçi mezunuyum ve İngilizce’yi araştırma yapmama yetecek kadar bildiğimin farkındaydım. Buraya geldiğimde aslında ne kadar farklı bir İngilizce bildiğimi fark ettim. O dil bariyerini aşmam çok zamanımı aldı; çünkü çalıştığım laboratuvardaki birçok kişinin anadili İngilizce ve aralarındaki şakalaşmalara kimi zaman yetişemiyordum, anlayamıyordum. Ben de gülüyorum mesela anlamasınlar diye benim anlamadığımı, tuhaf gözükmemek için." diyor.

"Ben buraya ait değilim"

Bu gibi durumlar nedeniyle "Ben buraya ait değilim" diye düşündüğünü ifade eden Esin, "Türkiye’ye dair o soru kalıplarını ben de duydum örneğin; ‘Türkiye normal bir ülke mi?’, ‘Türkiye’de tesettüre girmek zorunda mısın?’ muhtemelen Türkiye’yi Arap yarımadasında sanıyorlar bu nedenle ‘orada hiç kar yağıyor mu?’ gibi sorularla geliyorlar. Şaşırdığım noktalardan biri de şuydu mesela, bu gibi şeyleri çoğunlukla beyaz ABD'lilerden duymayı beklerdim ama büyük kısmını oradaki Hintlilerden duydum. Yani oradaki benim gibi gelmiş öğrenciler sanki beni daha çok anlarlarmış gibi geliyordu ama yine de o birlik oluşmadı. Bir diğer ilginç durum da bu soruların hepsini erkeklerden duymuş olmam. Türban sorusunu örneğin, hiçbir samimiyetimin olmadığı bir Hintli erkek onca insanın içinde yanıma gelip sormuştu." diye anlatıyor. 

"Mantığı ve duygusallığı dengelemeye çalışıyorum." diyen Esin, ailesini özlediğinden bahsediyor ve yalnızlığın yanında dil bariyerin de son derece zor bir durum olduğunu ifade ediyor. Esin, "İnsanlarla uyuşmak çok zor. Herkesin dinamiği çok farklı. Bambaşka bir kültüre girdiğinde her şey fark ediyor. Biriyle tanıştığında mesela 'acaba sarılmalı mıyım, öpmeli miyim?' Bunu bile 10 kez düşünüyorsun. Her şeyi çok fazla düşünüyorsun." diyor. 

"Bir yarınız bıraktığınız yerde kalıyor"

"ABD'de rutinlerim değişti. Çok daha küçük bir yerdeyim, İstanbul'a göre bir köy, kasaba gibi. Okula daha çok yürüyerek gidiyorum. Trafik diye bir sorunum kalmadı hayatımda. Otobüste insanlarla dip dibe gitmek veya otobüse binememek gibi sorunlar çıktı hayatımdan. Geç kalma sıkıntım yok." diyen Esin, Türkiye'deki ailesiyle görüştüğünde de görüştüğünde artık siyasetten veya ülke durumundan bahsetmediğini anlatıyor. 

Yine de ülke gündemini takip ettiğine vurgu yapan Esin, "Ama ABD'deyken Türkiye'de ne yaşanırsa yaşansın 'güvenli alan' hissi varmış gibi geliyor. O ev benim ve benim kurduğum hayat. Türkiye'de ne olursa olsun beni asla etkilemeyecek. Bunun rahatlığı var; ancak ailem Türkiye'de ve 'kendimi kurtarmış' gibi hissetsem de sevdiklerim Türkiye'de" diyor. Bu his nedeniyle "bencil" hissettiğini belirten Esin, durumu şu cümleyle açıklıyor: 

"Gitseniz de geride birini veya birilerini bıraktıysanız; gerçekten hayal ettiğiniz gibi olmuyor hayat, bir yarınız orada kalıyor." 

ABD'deki siyasi durumla ilgilenmediğini belirten Esin, bunun nedenini "O bağlılığı hissetmiyorum" diye açıklıyor. Genelde günlük rutinindeki düşüncelerinin daha çok kendisine odaklı olduğunu söyleyen Esin, hâlâ Türkiye'deki siyasetin kendisini etkilediğini ise şu anısıyla anlatıyor: 

"Geçtiğimiz haftalarda sınavdayken telefonum titremeye başladı. Bir sürü bildirim geldi. Normalde yapmamam gerekirdi ama istemsizce baktım ve Ekrem İmamoğlu'na hapis cezası verildiğini gördüm. 5 saatlik sınavın yarısında gördüm. Normalde dışarıdan gelen herhangi bir etmen sınavımı etkilemeyecekken bu haber dikkatimi çok dağıttı. O sınavdaki performansımın etkilendiğini düşünüyorum. Türkiye'de bir belediye başkanının ceza alması bir anda ABD'de beni etkileyebiliyor." 

"Çok daha basit bir hayatları var"

"Peki ABD'deki insanlar neyi dert ediyor?" diye sorduğumda Esin, "Sınıfımdakileri gözlemlediğim kadarıyla bizim dert ettiğimiz şeyleri dert etmiyorlar. Daha basit bir hayatları var. En basitinden sınıftaki her ABD'li öğrencinin kendi arabası var. Çok daha kolay bir hayatları var. İmkanları doğuştan çok fazla. Aynı maaşları alıyoruz ama eşit koşullarda değiliz." diyor. 

"Burada hiç yaşamadığım bir hayat var gibi"

"Kısa süreliğine Türkiye'ye geldim ve gelirken kahraman gibi hissediyordum. Şimdiyse dönmeme birkaç gün kaldı ve geri dönmek istemiyorum. Şunu kabullendim: 10 kere de gidip gelsem 20 kere de gidip gelsem bunu hissedeceğim. Değer miydi? Bunu neden yaptım? ABD'ye gittim, hayatımı kuruyorum ama sanki burada da hiç bilmediğim, yaşamadığım bir hayatım var ve bu bir gizem benim için. O 'acaba'yı atamıyorum kafamdan." diyen Esin, son olarak şunları söylüyor: 

"Şu an insanlar bana 'Alıştın mı?' diye soruyorlar. 'Evet alıştım' diyorum; ama çok basit değil. 'Alıştım' diyorum, evet ama aslında sadece yaşamayı beceriyorum; bu alışmak sayılıyorsa…"

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto GündemAposto Gündem

BÜLTEN SAYISI

🗞️ Seçimin tarihi, zammın maliyeti

Günaydın. AK Parti'den seçim tarihine ilişkin yeni bir açıklama yapıldı. İŞKUR, işsizlik verisini açıkladı. Ankara'da toplu ulaşıma zam yapıldı. Twitter'da karakter sınırı 4000'e çıkıyor.

10 Oca 2023

Zingat ile birlikte
kaynak: Anadolu Ajansı

YAZARLAR

İlkim Emirler

Deputy editor @ Aposto

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

İLGİLİ OKUMALAR

Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

11 Tem 2026

10 maddede bu hafta
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

04 Tem 2026

10 maddede bu hafta
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

‘Gibi gibi gibiyim’: Şarkılarla, şiirlerle 'gibi' edatı üzerine

“Gibi” ilgeci (edat) Türkçede çok sık kullanılan, cümleye benzetme başta olmak üzere eşitlik / karşılaştırma, zaman (hemen peşinden / anında), olasılık / tahmin ve örneklendirme anlamları kazandıran bir sözcüktür. Bu çok sevilen ilgeç, şarkı ve şiirlerde de her zaman hak ettiği yeri bulmuştur.

Suha Çalkıvik

·

28 Haz 2026

‘Gibi gibi gibiyim’: Şarkılarla, şiirlerle 'gibi' edatı üzerine
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

27 Haz 2026

10 maddede bu hafta
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

20 Haz 2026

10 maddede bu hafta