Ankara Ciddiyetiyle Başa Çıkmanın Yolu: Stand-up

Cem Yılmaz'dan sonra bizi kimsenin güldüremeyeceğine dair kulaklarımıza fısıldanan bir şehir efsanesini son yıllarda alt eden stand-up gösterileri art arda geliyor. Üstelik kadınların komik olmadığına dair bir başka hayli hayli şehir efsanesini de beraberinde çürüterek.
İstanbul'un yanı sıra Ankara da bu konuda yükselen bir yıldız. Şehirde neredeyse her gün bir stand-up gösterisi var ve bu gösteriler, gitmeseniz bile, sosyal medyadan videoları önünüze düşerek sizi muhakkak yakalıyor. Hatta bir adım ileri giderek, Ankara bir stand-up merkezi haline geliyor, diye düşünebiliyorsunuz.
Öyle ki, son yıllarda yükselen ve şehre yayılan bu trendin arkasındaki dinamikleri merak ettik ve Ankara özelinde mikrofonu önce işin öznelerine tuttuk. Nevzat Can Ünsal, Emrecan Odabaş, Barış Kaya ve Salih Tıraş ile birlikte "Ankara'nın bir stand-up cenneti" olma mevzusuna baktık.
Nevzat Can Ünsal: Ankara mizahı değil ama bir Orta Anadolu mizahından bahsedebiliriz.

1. Ankara’da son zamanlarda bir stand-up furyası esiyor. Artık “stand-up merkezi” diyebiliriz gibi bu şehir için. Bu durumu neye bağlıyorsunuz?
Stand-up furyası aslında sadece Ankara’da değil, Türkiye genelinde yaygınlaşmaya başladı. Bu ölçekte düşündüğümüzde, merkez için Ankara demek çok iddialı olur. Seyirci, mekan ve komedyen sayıları üzerinden değerlendirirsek, İstanbul’u ilk sıraya yazabiliriz zannediyorum.
Özellikle son 3 yılda hem stand-up seyircisi hem de komedyen sayısında ciddi bir artış var. Bunun bence birkaç sebebi var; bunlardan ilki dünya genelinde de stand-up kültürünün yaygınlaşmaya başlaması. Bir de zannediyorum pandemi dönemindeki kapanma hali birçok insanın sahne etkinliklerine ilgisini arttırdı. Tıpkı sinemaya veya tiyatroya gitmek gibi insanların gündelik hayatında yer kaplayan, onların gündelik rutininin içine yerleşen bir faaliyet halini aldı stand-up ve sahne şovları.
Bir de bence, son yılarda kurumsallaşmaya başlayan ve düzenli olarak açık mikrofon stand-up etkinlikleri düzenleyen mekan ve oluşumların artması da stand up kültürünü ciddi şekilde besledi.
2. Bir “Ankara mizahı”ndan söz edebilir miyiz? Edersek buna neleri dahil ederdiniz?
Ankara mizahı değil ama bir Orta Anadolu mizahından bahsedebiliriz. Orta Anadolu'nun mizahı güçlendirdiğini söylemek daha doğru olur galiba. Çok fazla taşra şehirden oluşan bir bölge burası. Benim de çocukluğum ve gençliğim Kırşehir ve Nevşehir’in küçük ilçelerinde geçti. Bence İç Anadolu enteresan bir coğrafya. Çok kederli ve ciddi. Bu ciddiyet komik olanla tezatlık taşıyor aslında ama mizah da tam olarak bundan besleniyor. Bir de bu ciddiyetle aranıza mesafe koyduğunuzda, soğukkanlı düşündüğünüzde, olan bitenler size komik gelmeye başlıyor.
3. Ankara seyircisinin mizah anlayışını nasıl tarif edersiniz?
Diğer illerdeki seyircileri çok fazla gözlemleme fırsatım olmadı ancak İstanbul’dan Ankara’ya gelen çoğu komedyen arkadaşım Ankara seyircisini çok sevdiğini söylüyor. Ankara klişeleşmiş bir deyimle "ciddi bir şehir". Belki bu ciddiyetten bunalma hali, birikmiş bir enerjinin stand-up gösterilerinde tasfiye olmasını da sağlıyor olabilir. Bir de doğru yerde ve ölçüde kullanıldığında, Ankara üzerine yapılan, içinde Ankara geçen şakalara daha fazla reaksiyon gösteriyor buradaki seyirci.
4. Ankara'da siyasi şaka yaparken geriliyor musunuz?
Politik bir şaka hazırlarken Ankara’da olmak beni germiyor. Türkiye’nin herhangi bir yerinde olmak gibi bir şey bu aslında. “Ankara’da bu şaka yapılmaz” dediğim bir şaka olmadı örneğin. Buradaki politik iklim ve ciddiyetin mizahı besleyen ve onu güçlendiren bir tarafı var.
Emrecan Odabaş: Her şeyden biraz yapılabilen yerlerde mizah iyi oluyor.

1. Ankara’da son zamanlarda bir stand-up furyası esiyor. Artık “stand-up merkezi” diyebiliriz gibi bu şehir için. Bu durumu neye bağlıyorsunuz?
Valla insanların gülmeye ihtiyacı var. Buna bağlıyorum. Ankara sosyal olarak kısıtlı imkanlara sahip bir şehir. Her şeyden biraz var. Her şeyden biraz yapılabilen yerlerde mizah iyi oluyor. İnsanlar da her şeyin biraz farkında, çok da değil yani. Bozkıra en çok mizah yakışır diyorum. Çünkü çok az şey var.
2. Bir “Ankara mizahı”ndan söz edebilir miyiz? Edersek buna neleri dahil ederdiniz?
“Ankara mizahı” ile dalga geçiyorsan konu olarak, bu olabilir. Onun dışında konuşmaya değer bulmuyorum şimdilik. Çünkü stand-up evrensel olduğunda daha değerli bir meta. Evrensel olamıyorsa da bir mahalleye, bir kültüre ait olmamalı.
3. Ankara seyircisinin mizah anlayışını nasıl tarif edersiniz?
En iyi seyirci. Aristokratımsı bir grup insan Ankara’da kalmaya karar vermiş gibi kent. Yoğunluklu devlet kurumlarında çalışan bir seyirci grubu var. Çevrelerinde olup biteni bilmezlikten gelmeye çalışarak hayatlarına devam ettiklerini düşünüyorum. Gösteriler de bunun bir çeşit terapisi oluyor.
4. Ankara'da siyasi şaka yaparken geriliyor musunuz?
Kitlenin bir kısmı bu işi sadece güldürü zannediyor ama burada "kutsal" diye bir şey yok. Stand-up ortamının kutsalı: kutsalı olmaması. Sadece siyasi değil, herhangi bir şekilde aktivizmi olan politik konularla ilgili şaka yapılıyor. Geriliyorsan da yapmayacaksın. Siyasi mizahın da kaliteli olması gerekir, her siyasi şaka komik değildir. Çok kötü örnekleri de var. Sahnede muhalif ve agresif ya da tam tersi (pek yok ama :)) bir şey söylemek şaka yapıldığı anlamına gelmiyor. Aynı şekilde politik olduğu için, insanların bireysel ya da kolektif olarak katıldığı aktivizm konularında şaka yapmak gibi.
Barış Kaya: Genellemek çok doğru olmaz ancak Ankara seyircisini bir miktar muhafazakar buluyorum.

1. Ankara’da son zamanlarda bir stand-up furyası esiyor. Artık “stand-up merkezi” diyebiliriz gibi bu şehir için. Bu durumu neye bağlıyorsunuz?
Ankara'nın yalnızca stand-up özelinde değil, genel olarak iyi bir üretim merkezi olduğunu düşünüyorum. Oldukça kalabalık bir şehir olmasına rağmen topluluklar fazlaca iç içe bir yapıya sahip. Bu girift yapının farklı arka planlara sahip insanların dahi birbirine kolay ulaşmasını, birbirlerinden fazlaca beslenmesini sağladığını düşünüyorum. Ayrıca özellikle üniversitelerden ötürü ciddi bir kültürel zenginlik oluşuyor ve yani aslında yalnızca Ankara insanı özelinde değil, tüm Türkiye'yi kapsayan içerikler üretiliyor.
Bunlara ek olarak bence en önemlisi organik oluşan stand-up vb. topluluklarımızda bir rekabetten öte birlikte yükselme amacı güdüyor olmamız. Gün sonunda bunun meyvelerini topluyoruz.
2. Bir “Ankara mizahı”ndan söz edebilir miyiz? Edersek buna neleri dahil ederdiniz?
Ben direkt olarak bir "Ankara mizahı" olduğunu düşünmüyorum. Tarz olarak baktığımızda Ankara'da benim gözlemim, sahnede çok büyük oynayan şovmenimizin pek olmaması. Genel olarak oyunculuktan ya da coşkulu bir şovdan ziyade çoğumuz, aklına gelen konuları ele alış şekliyle seyirciyi etkilemeye çalışıyor.
Çoğumuz dev hayallerle kurulmuş, Vedat Dalokay ve niceleriyle taçlandırılmış bu şehrin bugün içerisinde bulunduğu durumu içine sindiremeyip, kendine malzeme etmiş insanlarız. Materyaller de bu tezattan fazlaca etkileniyor.
3. Ankara seyircisinin mizah anlayışını nasıl tarif edersiniz?
Genellemek çok doğru olmaz ancak Ankara seyircisini (yeni nesli hariç tutarak) bir miktar muhafazakar buluyorum. Belirli tabular üzerine gidildiğinde kırmızı çizgilerine ulaşmak fazlaca kolay oluyor. Ancak tabii gençler arasında bu durum günden güne yıkılıyor ve artık nispeten daha saldırgan ya da en değer verdiklerine dahi dokunan şakaları iyi karşılıyorlar. Özellikle stand-up'a mesai harcayan, etkinliklere fazlaca gelen kişiler zaten dünyada bu işin nasıl yapıldığını az çok takip eden ve fikir sahibi olan insanlar oluyor.
Kemikleşen ve stand-up'a hayatında yer vermeye başlayan seyirci, artık tabularını kapıda bırakıyor. Bu oturan kitleyi sürprizlere çok daha açık ve kara mizah beklentisi yüksek buluyorum.
Ayrıca, çok fazla mühendis, beyaz yakalı ya da yönetici profilinde de seyircimiz olduğu için, kendilerini bir miktar zeki hissettiren şakalardan daha fazla keyif aldıklarını gözlemliyorum.
4. Ankara'da siyasi şaka yaparken geriliyor musunuz?
Bana Ankara'da siyasi şaka yapmak oldukça normal geliyor. Kendisine atfedilen görev neticesinde siyasetle yoğrulmuş ve her noktasında siyaseti barındıran herhangi bir olayı siyasetten soyutlamak pek mümkün değil. Birinin olumsuz düşünmesi veya söylediklerime alınması başıma iş açabilir ama günümüzde bu yalnızca siyasi şakada değil, birinin yeğeninin çakarlı arabasına vaktinde yol vermezsem de olabileceği için beni özel olarak germiyor.
Salih Tıraş: Ankara mizahı değil ama yalnızca Ankaralıların anladığı bir yerel mizah var.

1. Ankara’da son zamanlarda bir stand-up furyası esiyor. Artık “stand-up merkezi” diyebiliriz gibi bu şehir için. Bu durumu neye bağlıyorsunuz?
Aslında yalnızca Ankara’da değil, Türkiye genelinde stand-up’a bir ilgi söz konusu. Ankara İstanbul’dan sonra en önemli merkez diyebiliriz. Bence böyle bir konumda olmasının sebebi düzenli şov yapılması. Yapılan şovlarda sahne alan arkadaşlarımız kendilerini gösterme şansı yakalıyor. Ben de onlardan biriyim.
2. Bir “Ankara mizahı”ndan söz edebilir miyiz? Edersek buna neleri dahil ederdiniz?
Ankara mizahı değil ama yalnızca Ankaralıların anladığı bir yerel mizah var. Ankara özelinde çok komik olan bazı şeyler başka şehirlerde komik olmuyor. Mesela pavyon gibi, Keçiören gibi, sadece yaşayan biliyor.
3. Ankara seyircisinin mizah anlayışını nasıl tarif edersiniz?
Ankara seyircisi eleştirel ve seçici bir seyirci. Gösterilerde bu yüzden çok zorlanıyoruz. Ciddi bir şehir, ciddi insanlar diyebilirim. O yüzden gardlarını düşürmek zor oluyor. Benim başarılı olmamın sebebi zor gülen Ankara seyircisidir diyebilirim. Çünkü onları güldürmeyi öğrendikten sonra İstanbul’da her şey çok kolay olmuştu.
4. Ankara'da siyasi şaka yaparken geriliyor musunuz?
Siyasi şakalar konjonktür nedeniyle çok tehlikeli. Haliyle geriliyoruz. Ama Ankara bu konuda seyirci açısından en ileri şehirlerden biri bence. Ben Anadolu’da birçok yere gittim ve Ankara seyircisi en iyisi diyebilirim.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu hafta şehirde bir yandan Paris rüzgarı esiyor, bir yandan neşeli çocuk sesleri yükseliyor.
29 Oca 2023

YAZARLAR

Aposto Ankara
Her pazartesi saat 18.00'de Ankara'dan özenle seçilmiş etkinlikler, haberler ve hikayeler.
İLGİLİ OKUMALAR


