Antakya'da ne yedim?

Aklımdan çıkmayanlar.
Antakya'da ne yedim?

Araştırmalara göre 600 çeşit yemek ve tatlı bulunuyormuş Antakya’da. Hepsini tek tek yazmak elbette zor. Seveceğinizi düşündüğüm, tattığınızda gösterinizin dolmasına engel olamayacağınız birkaç tanesini sıralamak görevim. Hele bir de denk gelip ustalarıyla sohbete dalarsanız, zihninize kazınan tatları asla unutamayacaksınız.

Sabah uyanın, çıkın yola yürüye yürüye yiye yiye gezeceksiniz sokakları. Kahvaltınızı humus ve bakla ile yapmaya hazır olun yeter ki! Rota tabii ki Humusçu İbrahim Usta. İbrahim Usta humusu Lübnan'da yaşadığı senelerde bir humus ustasından öğreniyor ve Antakya'da bu işi senelerdir yapıyor. İsteğe göre ya limonlu ve sarımsaklı ya da sade olarak sunuluyor. Usta dünyanın birçok yerine davet edilmiş; gezmiş, görmüş, ülkeyi temsil etmiş ama yine şehrine dönüp Antakya yemek kültürüne destek olmaya karar vermiş. Ayrıca damağınızı şenlendirecek spesyallerinden bakla ezmesine de burada yaşayanlarından "beton" diyenleri duydum.😁 Anlayacağınız sabah yediniz mi akşama kadar toksunuz. Kim o ben mi? Asla! Yola devam. 

Bir parantez giriyorum - eğer daha fazla gününüz varsa unutulmaz bir köy kahvaltısı için gidilecek en kilit nokta Döver Köyü’nde bulunan Yağmur Restoran Hammuş’un Yeri. Kaç çeşit farklı lezzet geliyor sayamadık ama kiremitte tuzlu yoğurt, Antakya peyniri, katıklı, patates, küflü çökelek, biberli pide, börek, kekik salatası, biberli patlıcan salatası, acılı ezmenin güne damgayı vurduğuna emin olabilirsiniz. Rezervasyon yapmayı unutmayın. - parantez kapandı.

Hemen arka sokakta Tacettin Döner'e çeviriyoruz rotayı. Tek tek kişiye özel hazırlanan döner dürümleriniz için önceden bir telefon etmek ve bekleme süresini sormak önemli. Az acılı az soğanlı bir tane attınız mı yola devam. Mısırlı Döner'de de yarım yarıma bir dürüm daha paylaşılabilir pek tabii. 

Uzun Çarşı'ya girdiniz mi burada sizi Pöç Kasabı karşılayacak. Bir tepsi kebabı benim için de paylaşın derim. Ancak çatal kullanmadan pideye bana bana olur mu? 

Affan Kahvesi'nde bir çay yanına da Haytalı'dan ara öğün yapılır. Fosforlu pembesine biraz çekimser yaklaşmama rağmen Antakya'ya özgü lezzetlerden biri olduğundan tatmadan geçmek istemedim. İyi ki de geçmemişim. Kasede servis edilen Haytalı'nın en altında süt, mısır nişastası ve şeker ile pişirilmiş muhallebi; üzerinde sütlü dondurma ve gül suyu. 

Hadi artık künefeye gidelim diyenlere ise önerim Çınaraltı Yusuf Usta veya Bizim Künefe.

Baharat alışverişine Semir Eraslan Baharat'ta bir mola: zahter, sumak, kömbe baharatı almadan dönmek olmaz. 

Tatlıya devam: Kireçte kabak tatlısı ve züngül için Köprübaşı tatlıcısında kendinizden geçin. Çarşıda kömbe yapan bir pastaneler de bulunuyor. Mutlaka hurmalısından, cevizlisinden deneyin. 

Züngül

Akşam yemeğine de Konak Restoran'da yer bırakın. Ayrıca dünyanın en büyük tek parça antik taban mozağinin bulunduğu ve Helenistik dönemden İslamiyet’e kadar birçok eserin olduğu The Museum Hotel Antakya’da bir kadeh şarap ile geceyi kapatmak da fena fikir değil tabii. 

Şimdiden afiyet olsun. 

Antakya'da şunu da ye diyenleri ise [email protected] veya Bu Kız Hep Aç DM mesajlarına alalım. 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

BÜLTEN SAYISI

Adım başı lezzet: Antakya

Nereden başlasam...

28 Eki 2021

Adım başı lezzet: Antakya

YAZARLAR

İLGİLİ OKUMALAR