Arktik’ten İran’a enerji denklemi: Trump düşünüldüğü kadar 'irrasyonel' olmayabilir mi?

ABD’de Donald Trump dönemi; dış politika ile bağlantılı savunma ve enerji tartışmalarında genellikle “öngörülemezlik” ve “irrasyonellik” üzerinden tanımlanıyor. Ne var ki bu tanımlama, yapanların asıl resmi görmesini de zorlaştırıyor olabilir. Örneğin ABD’nin Arktik’ten İran’a uzanan enerji politikası, Trump’la başlamış ya da Trump’la bitecek bir sapma değil; aksine uzun süredir devam eden bir stratejinin daha çıplak, daha gürültülü, daha şiddetli ve daha hızlı uygulanmış hâli.
Kuzey Geçişi’nin 10 yıl gibi kısa bir gelecekte tamamen geçişe açılması olasılığı ile tıpkı Maduro’nun kaçırılması sonrası Venezuela örneğinde olduğu gibi Amerikan’ın baskısı sonucu olası bir rejim değişikliğinde İran’ın Batı enerji piyasalarına olası dönüşü birlikte okunduğunda, Washington’un temel önceliklerinin uzun yıllardır şaşırtıcı ölçüde tutarlı olduğu görülüyor. Yani Trump bir yandan “deli kral” gibi davranırken diğer yandan aslında (ABD yönetişimini sürekli ve yekvücut olarak görmesek de) kendi oluşturmadığı bir politikayı kendi tarzında çok daha agresif bir şekilde devam ettiriyor.
Hoş geldin! Aposto Premium üyelerine özel bu içeriği okumak için Premium üye olabilir ya da Premium hesabına giriş yapabilirsin.
Aposto Premium
Ayda
- Aposto'nun tüm arşivine ve güncel yayınlara sınırsız erişim.
- Yükselen endüstrilerden gelişme ve içgörüleri aktaran, entelektüel dünyanı besleyecek Premium üyelere özel makale ve bültenler.
- Gündemdeki gelişmeleri küresel bir perspektifle aktaran analizler.
- Aposto Radyo için hazırladığımız podcast ve sesli belgesellere websitemiz ve mobil uygulamamızdan erişim imkanı.

SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
YAZARLAR

Utku Başar
İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde Uluslararası İlişkiler okudu. Aynı bölümde yüksek lisans yaparken Mehmet Ali Birand’ın teklifiyle gazeteciliğe başladı. 32. Gün belgeselleri ile birlikte CNN Türk Dış haber servisinde çalışırken CNN International ve farklı uluslararası yayın organizasyonları için prodüktörlük yaptı. 2004’te muhabir olarak girdiği 32. Gün’ den 2013’te genel yayın yönetmeni olarak ayrıldı. 2013-2015 arası CNN Türk’te kendi haftalık belgesel programını hazırlayıp sundu. Ulusal ve uluslararası şirketler için kıdemli pazarlama iletişimi danışmanı olarak çalıştı. Maya Vakfı’nın diplomasi ve operasyon direktörlüğünü, Deniz Temiz Derneği Turmepa’ nın genel müdür yardımcılığını yaptı. Aralarında 140 Journos, Reflekt, Habertürk gibi kurumların bulunduğu geleneksel ve dijital yayıncılar için strateji - içerik - yayın danışmanlığı ve yöneticilik yaptı. Aralarında Al Jazeera, Maclean’s, DW/+90 ve 12 Punto’nun da bulunduğu çeşitli ulusal ve uluslararası yayın kuruluşlarına serbest gazeteci olarak katkıda bulundu. Kampanya bazlı siyaset ve stratejik iletişim danışmanlığı yapıyor, uluslararası ve ulusal askeri tatbikatlarda StratCom ve medya SME olarak çalışıyor. resaid’in kurucularından.

Spektrum
Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
OKUMAYA DEVAM EDİN


