Art arda yaşanan okul saldırıları: Eğitimde şiddet neden artıyor?

SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
14 Nisan’da Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bir liseye yönelik silahlı saldırıda çok sayıda kişi yaralanırken Kahramanmaraş’taki ortaokulda yaşanan benzer bir olay, Türkiye’de son yıllarda artan eğitimdeki şiddeti yeniden gündeme getirdi.
Kahramanmaraş'ta 15 Nisan’da Ayser Çalık Ortaokulu'na yapılan silahlı saldırıda can kayıplarının sayısı 9'a yükseldi; 20 kişi yaralandı. Kahramanmaraş Valisi Mükerrem Ünlüer, yaralılardan en az dördünün durumunun ağır olduğunu belirtti.
Aynı okulda 8. sınıfa giden saldırganın, iki sınıfa girdiği ve yanında beş silah ile yedi şarjör olduğu açıklandı. Saldırganın babasının emekli polis olduğu ve saldırıda babasına ait silahları kullanmış olabileceği değerlendiriliyor.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, olayla ilgili yayın yasağı kararı aldıklarını söyledi.
14 Nisan’da Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde de Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'ne pompalı tüfekle saldırı düzenlenmişti. Okulun eski bir öğrencisinin düzenlediği saldırıda 16 kişi yaralanmış, olayın ardından dört yönetici görevden uzaklaştırılmıştı. Yaralılardan dokuzunun tedavisinin sürdüğü, üçünün durumunun ağır olduğu belirtilmişti.
Saldırılar ilk değil: Öğretmen Fatma Nur Çelik saldırıda öldürülmüştü
Öte yandan Siverek ve Kahramanmaraş'taki okul saldırıları son dönemdeki ilk okul saldırıları değil. İstanbul Çekmeköy'deki Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde görev yapan 44 yaşındaki öğretmen Fatma Nur Çelik, 2 Mart'ta düzenlenen bıçaklı saldırıda hayatını kaybetmişti.
- Çelik’e saldıran 17 yaşındaki 11.sınıf öğrencisi F.S.B., "görevi başındaki memuru kasten öldürmek" ve "kasten yaralama" suçlarından tutuklandı. Aynı saldırıda, 52 yaşındaki bir diğer kadın öğretmen ile 15 yaşındaki öğrenci de yaralanmıştı.
Çelik’in okulunda geçen sene yaşanan başka bir bıçaklama olayı sonrasında yönetimi uyardığı ortaya çıkmıştı.
Eğitim İş Genel Başkanı Kadem Özbay Özbay ise "Öğretmenimiz daha önce uyarmış. Göz göre göre öldürüldü" açıklamasını yapmıştı.
Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak: ‘Saldırılar münferit değil, sistematik’
Okullara art arda yapılan saldırılar, okullardaki güvenlik ve şiddet sorununu yeniden gündeme taşıdı. Sendikalar ve eğitim uzmanlarına göre, yıllardır kullanılan şiddet dili ve uygulanan eğitim politikaları, saldırıların nedenlerinden olarak görülüyor.
Aposto’ya konuşan Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Genel Başkanı Kemal Irmak, okul saldırılarının iktidarın politikalarıyla doğrudan ilgisi olduğunu söylüyor:
“Bu şiddet giderek bir toplumsal olguya, bir toplumsal histeriye dönüştü. Toplumda herkesin bu saldırılarla ilgili belli ölçülerde sorumluluğu var. Fakat bu toplumun bu hâle gelmesinin ülkedeki politikalarla, iktidarın kullandığı şiddet diliyle doğrudan ilgisi var. Okullarda yaşananlar artık münferit değil, sistematik hâle gelen saldırılar.”
Irmak, eğitimde şiddetin artmasında toplumsal eşitsizliklerin, yetersiz sosyal politikaların ve eğitim sistemindeki sorunların etkili olduğunu belirtiyor:
“Bakanlığı ve iktidarı bu konuda yıllardır uyardık. Toplumsal ve sınıfsal farklılıklar, eşitsizlikler her geçen gün artıyor. Siverek’teki saldırgan 19 yaşında, Kahramanmaraş’taki 8. sınıf öğrencisi. Ama bunları bu noktaya getiren nedenler sorgulanmıyor.”
Irmak, okullarda rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetlerinin yetersizliğine de dikkat çekiyor:
“Okullarda rehberlik hizmetleri, psikolojik danışmanlık meselesini ortadan kaldırmaya çalıştılar. Bu işlerin önüne geçmek için bu işin sadece maneviyat eksikliği yüzünden olduğunu düşünüp, okullarda manevi danışmanlar görevlendirip bu meseleleri halledebileceklerini düşündüler. Bilimden ve bilimsellikten uzaklaştılar. Uygun eğitim politikaları geliştirmeyince böyle ciddi bir sorunla karşı karşıya kaldılar.”
‘Basına yansımayan çok fazla şiddet olayı var’
Irmak’a göre, Kahramanmaraş’taki okul saldırısı son 2 yılda yaşanan beşinci büyük saldırı. Okullardaki bazı şiddet olaylarının basına dahi yansımadığını söyleyen Irmak, buna geçen hafta Samsun’da yaşanan saldırıyı örnek gösteriyor:
“Geçen hafta Samsun'daydım. Bir okulda öğretmen, velisi tarafından sürekli tehdit ediliyordu. Veli, öğretmene saçma sapan mesajlar atıp, sürekli arıyordu. Öğretmen velinin mesajlarına yanıt vermediği için veli okula gelerek öğretmene saldırdı. Fakat burada bir bıçak ve silah olmadığı için bu olay basına yansımadı. Öğretmen arkadaşın can güvenliği yok diye anında okulu ve bölgesi değiştirildi. Böyle olaylar çok yaşanıyor.”
‘Bakanlık şiddet verilerini açıklamıyor’
Bakanlığın, eğitimde şiddet olaylarına dair ellerindeki verileri kamuoyuyla paylaşmadığını söyleyen Irmak, Millî Eğitim Bakanlığı'na da bu konudaki tutumu nedeniyle eleştirilerini dillendiriyor:
“Bu konuda Bakanlığın elinde ciddi veriler olduğunu düşünüyoruz ama bunları açıklamıyorlar. Çocuklar aç, eşitsiz bir toplumda yaşıyorlar, ayrımcılığa uğruyorlar. Tüm bunlar şiddeti doğuran sebepler. Bu sebeplerden okul eğitiminin dışında kalıyorlar, okuldan uzaklaşıyorlar ve şiddete yöneliyorlar.”
Şiddetin temel nedenlerine odaklanılmadığı sürece benzer olayların devam edeceğini vurgulayan Irmak, çözümün güvenlik önlemlerinden ziyade pedagojik ve sosyal politikalarla mümkün olacağını söylüyor..
Irmak, Bakanlığın şiddet olaylarının sebebine yönelik pedagojik çalışmalar yapması gerektiğini ekliyor:
“Okullara sadece bir güvenlik meselesi üzerine bakılıyor. Şiddetin sebebine dönük pedagojik çalışmalar yapılmıyor. Yıllardır bunu söylüyoruz. Bu ideolojik yaklaşımlar okullardaki sorunları daha da derinleştiriyor. Bugün yaşananlar bugüne kadar uygulanan politikaların bir sonucu.”
Sendikalardan eylem kararı
Siverek’teki saldırının ardından “okullardaki güvenlik sorunlarına” dikkat çekmek için 15 Nisan’da iş bırakan sendikalar, 2 gün daha iş bırakma kararı aldı.
Ayrıca, bugün itibarıyla Millî Eğitim Bakanlığı’nın önünde eyleme başlanacak:
“Önümüzdeki 2 gün daha iş bırakacağız. Millî Eğitim Bakanlığı önündeki yaşam nöbetini de bu saat itibarıyla başlattık. Devlet yetkililerinden bu sorunların çözümüne dair sahici açıklamalar gelene, bu işin birinci derecede sorumlusu olanların da istifa ettikleri duyurusu toplumla paylaşılana kadar nöbetimize devam edeceğiz.”
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Melisa Gülbaş
Aposto editörü

Spektrum
Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR


