Aşk ve nefret arasında İstanbul’da

Aşk ve nefret arasında İstanbul’da

Geçmişi çok çok eskiye dayanan Türkiye ve İngiltere arasındaki ilişkiler, I. Dünya Savaşı’nda karşıt cephelerde yer almalarıyla iyice bozulmuş, bu durum Kurtuluş Savaşı ile doruk noktası ulaşmıştı. Savaş kazanıldı, Atatürk yeni rejimi yerleştirmeye çalışırken ülke dışarıda yalnızlaştı. Bu kendi kabuğuna çekilme uzun süre devam edemezdi. “Dış politikada daimi dostluklar ve daimi düşmanlıklar yoktur, sadece çıkarlar vardır.” denilir. Dünya ikinci bir savaşa doğru sürüklenirken düşmanlıkları bir kenara bırakıp dost olmanın zamanı çoktan gelmişti.

1936 yılında Büyük Britanya Kralı VIII. Edward Tophane Rıhtımı’na indiğinde acaba bunları düşünmüş müdür? Yoksa yüzyıllardır her milletten insanı kendisine çeken İstanbul’un cazibesine çoktan kapılmış mıdır? Kendisini karşılamak için rıhtımda bekleyen Atatürk’ün aklından neler geçmiştir acaba? 

Atatürk, Kral Edward’ın karaya çıkmasına yardım ediyor


Onların aklından neler geçtiğini bilemeyiz belki ama İstanbullular için bu ziyaretin heyecan verici olduğu muhakkaktı. Ee bir daha bir kralı -hem de üzerinde güneş batmayan imparatorluğun kralını- ve Atatürk’ü yan yana ne zaman göreceklerdi? O zamanlar böyle önemli devlet büyüklerinin ziyaretlerinde çok sıkı güvenlik önlemleri alınmazdı. Böyle olunca da “Bir masanın önünde açık renk bir elbise, kravatsız bir gömlekle” kralı ve yanında Atatürk’ü Kalamış’ta bir yatta görenler teknelerle etraflarını çevirip uzun uzun onları seyretmişlerdi. 

Aslında İstanbul çoktan kralın gelişi için hazırlıklarını yapmıştı. Başta Sultanahmet olmak üzere büyük camilere mahyalar konulmuş, evlere ve dükkânlara İngiliz ve Türk bayrakları asılmış, Kuzguncuk’tan Haydarpaşa’ya, Kumkapı’dan Beşiktaş’a kadar bütün sahiller ışıklandırılmış, Kuz Kulesi’ne ampullerle Kral’ın adının baş harfi olan “E” harfi yazılı 2.5 metrelik bir levha konulmuş, Sarayburnu’na 20 metrelik “welcome” yazılı neon ışıklandırılması yapılmıştı. Kral, 4 Eylül günü İstanbul’a geldiğinde ise halk akın akın Kral’ın karaya çıkacağı ilk yer olan Tophane Rıhtımı’na koşmuştu. 

Akşam gazetesinin 4 Eylül nüshası


Atatürk ve diğer devlet yetkilileri Kral’ı Tophane Rıhtımı’nda karşıladıktan sonra birlikte Beşiktaş, Akaretler, Maçka yolunu takip ederek İngiliz Sefarethanesi’ne gittiler. Bir müddet burada kaldılar ve sonra Dolmabahçe Sarayı’na döndüler. 

Atatürk ve Kral Edward İngiliz Sefarethanesi’ne giderken


Şimdi iade-i ziyaret sırasıydı. Kral bu sefer Dolmabahçe’de Atatürk’ü ziyaret etti. Daha sonra Topkapı Sarayı’nı, Yerebatan’ı gezdi. Akşam yatında düzenlediği kokteyle Atatürk de katıldı. Kral şerefine Boğaz’da yapılan fener alayı ise çok coşkulu olmuştu. Ortaköy, Üsküdar, Beylerbeyi sahilleri bu alayı izlemek isteyen İstanbullularla dolmuştu.

İngilitere Kralı’nın ziyareti vesilesiyle basılan bir hatıra albümü


Gazeteler Kral’ın İstanbul’da yaptıklarını çarşaf çarşaf anlatıyordu. Hatta ikinci baskıyı yapan gazeteler bile vardı. Edward ertesi gün Sultanahmet Camii’ni ziyaret etti. Ardından kendisini görmek için toplanan halkın arasından güçlükle Ayasofya’ya geçti. Buralara kadar gelmişken Kapalıçarşı’ya da uğramadan olmazdı! Belki buradan sevgilisi Simpson’a bir hediye bile almıştı. Akşam yemeğini Park Otel’de şiş kebap ve rakı eşliğinde yiyip dans ederken üç ay sonra yaşayacaklarını muhtemelen tahmin bile etmiyordu.

Ertesi gün Büyükada’da Yörükali taraflarını gördükten sonra Moda’da şerefine düzenlenen yarışları izlemeye gitti ve kendisine Atatürk de eşlik etti. Ardından birlikte Atatürk’ün Florya’daki yazlık köşküne geçtiler. 6 Eylül günü Atatürk’ün kendisine özel olarak tahsis ettiği trenle İstanbul’dan ayrılmak için Sirkeci Garı’na giden Kral Edward hem burada hem de tren Yeşilköy’den geçerken halkın gösterdiği ilgi karşısında hâlâ şaşkın olsa gerekti. 

İstanbul’dan kral olarak ayrılan Edward’ın hükümdarlığı çok kısa sürdü. İstanbul ziyareti sırasında yanında olan Amerikalı sevgilisi Wallis Warferd Simpson ile evlenmek istemesi âdeta ortalığı ayağa kaldırdı. O da krallık yerine aşkı tercih etti ve Aralık 1936’da tahttan feragat etti. 

VIII. Edward’ın tahttan çekilmesinin basınımıza yansıması


Tahttan indikten sonra Fransa’ya yerleşti. Pek çok Avrupa ülkesini gezdi. Hitler ile tanıştı. Dolmabahçe'deki ziyaret esnasında Atatürk’ün Kral’a “Şu sırada karşınızda büyük bir rakip var. Gece gündüz harıl harıl çalışıyor ve harbe hazırlanıyor, siz buna hiç ehemmiyet vermiyorsunuz. Şayet bu hal devam ederse bir gün gelecek koca Britanya Adası’nı halı çeker gibi altınızdan çekecek, bütün milletinizi sırt üstü yere serecek.” demesi ise manidardı. Almanya Britanya’yı alt edemedi, Londra bombalanırken İngilizler büyük bir direniş örneği sergiledi ama VIII. Edward’ın Hitler ile kurduğu yakın ilişki İngiliz kraliyetinin peşini hiçbir zaman bırakmadı. Tıpkı 84 sonra kendisi gibi Prens Harry’nin de kraliyet yerine aşkı tercih etmesi gibi.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

Yıl 1936: Kraliyet Ailesi İstanbul’da

istanbul, kraliyet, kraliçe elizabeth, taç giyme töreni

20 Eyl 2022

Kraliçe II. Elizabeth İstanbul'da

YAZARLAR

Göktuğ İpek

https://aposto.com

İstanbul'da Nasıl Eğleniyorduk?

1920 ve 30'ların İstanbul eğlence hayatını bir gazetecinin röportajlarından takip eder, her salı yayımlanır.

İLGİLİ OKUMALAR