AB, yeni yasa tasarısı ile sosyal medya bağımlılığına savaş açıyor


Aradığın ne varsa #MigrostanSöyle “Ayna ayna söyle bana, var mı tüm ihtiyaçlarımı karşılayabileceğim bir uygulama?” diye sorsak aynanın cevabı; “Migros’tan söyle” olurdu. 🧡 Neden? Migros Sanal Market, Migros Hemen, Migros Yemek, Mion, Migros Ekstra, Tazedirekt ve Macroonline; hepsi Migros uygulamasında . 🎄 Yılbaşında da #MigrostanSöyle : Sevdiklerinle bir arada olacağın yılbaşı gecesinde, sevdiğin her şey Migros uygulamasında da bir arada. Artı birler de misafirlerini davet etmişse ihtiyacın olan terlik de; telefonlara şarj yetişmiyorsa aradığın kablo da; ansızın akla düşen o meze de; hepsi Migros uygulamasında. Kısacası Migros varsa telefonunda, ihtiyacın olan her şey evinde. Tüm ihtiyaçlarını Migros’tan söylemek için Migros uygulamasını buradan indirebilir, “bende vardı aslında” diyorsan ama henüz her şeye tek tıkla ulaşamıyorsan uygulamanı güncelleyebilirsin.
Daha fazlasını öğren →
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
Günümüzde sosyal medyadan en çok dijital çağın içine doğan çocuklar ve gençler etkileniyor. Bununla birlikte pek çok ülkede sosyal medyanın "aşırı" ve "potansiyel olarak zararlı" kullanımını dizginleme çabaları hız kazanıyor.
Çin, 8 yaş ve altı çocuklar için ekran süresini 40 dakika ile sınırlamak isterken ABD'nin Utah eyaleti de küçükler için bir "dijital sokağa çıkma yasağı" uyguluyor ve sosyal medya kullanımı için ebeveyn iznini şart koşuyor. Benzer şekilde Fransa hükümeti de cihaz açıldığında etkinleştirilen bir ebeveyn kontrol sistemi kurmaları için üreticileri hedef alıyor.
Avrupa Birliği'nin planları: Avrupa Birliği'nin ise sosyal medya kullanımını kontrol altına almak için kendi planları var. Avrupa Parlamentosu, sonsuz kaydırma ve otomatik oynatma gibi, sosyal medya uygulamalarından çıkmayı zorlaştıran ve sosyal medya bağımlılığına katkıda bulunan uygulamaları yasaklamak için harekete geçti. Gençleri ve çocukları dijital bağımlılıktan korumak isteyen AB, kullanıcılar için "rahatsız edilmeme hakkı" sunmayı da hedefliyor.
Bu kapsamda Yeşiller/Avrupa Özgür İttifakı'ndan (EFA) Avrupa Parlamentosu üyesi Kim van Sparrentak'in sosyal medya bağımlılığının önüne geçilmesi amacıyla hazırladığı yasa tasarısı, Parlamento'da yapılan oylamada 545'e 12 oy gibi ezici bir çoğunlukla kabul edildi. 31 üye ise çekimser oy kullandı.
Hiçbir öz disiplin, "Big Tech"in (büyük teknoloji şirketleri) sizi ekranınıza yapıştırmak için tasarımcı ve psikolog orduları tarafından körüklenen hilelerini yenemez. Eğer şimdi harekete geçmezsek bunun gelecek nesillerin ruh sağlığı ve beyin gelişimi üzerinde etkisi olacak.
Çok fazla kullanıcısı olan sosyal medya uygulamaları ile çevrimiçi satış ve oyun sitelerinin neden olduğu bağımlılığı en aza indirmeyi amaçlayan tasarıda şu noktalar dikkat çekiyor:
- Sonsuz kaydırma veya otomatik oynatma gibi bağımlılığa katkıda bulunan tekniklerin yasaklanması,
- Dikkat ekonomisinden etik tasarıma geçiş,
- Kullanıcılara dijital “rahatsız edilmeme hakkı” tanınması,
- Tüm internet hizmet ve ürünlerinin çocuklar için güvenli hâle getirilmesi.
Tasarı neler getiriyor?
Bu düzenleme ile sosyal medya uygulamalarındaki bildirim, beğeni ve okunmuş mesajlar için onay işareti gibi bileşenlerin "varsayılan" olarak kapatılması mümkün hâle gelecek. Sosyal medya uygulamaları hâlihazırda kullanıcılarına böyle bir imkan tanıyor—ancak bunun yapılması için kullanıcıların bu kontrolleri manuel bir şekilde etkinleştirmesi gerekiyor. Yeni düzenleme, bu yükümlülüğün kullanıcılardan alınarak uygulama ve sitelere verilmesini sağlıyor.
Bununla birlikte tasarı çerçevesinde varsayılan otomatik oynatma, sürekli tıklanabilir bildirim (push) gönderilmesi, sonsuz kaydırma ve "okundu" bilgisi gibi Haksız Ticari Uygulamalar yönetmeliği kapsamında olmayan—ancak kullanıcılar için zararlı ve bağımlılık yapma potansiyeli olan—teknikler de yasaklanacak.
Şeffaflık ilkesi: Düzenlemenin odağında olan bir diğer konu ise internet kullanımında şeffaflık ilkesi. Tasarı, sosyal medya siteleri ile diğer internet şirketlerinin karanlık desenler ile yanıltıcı veya bağımlılığa neden olan tasarımlar kullanmadan "etik ve adil” dijital hizmet sunmasının da zorunlu hâle getirilmesini amaçlıyor.
Bağımlılık etkisi: Tasarıda öne çıkan bir diğer nokta da kullanıcılara "dijital bir rahatsız edilmeme hakkı" tanınması. Sosyal medya ağlarının bağımlılık yapıcı etkisinin minimuma indirilmesini amaçlayan bu öneri kapsamında "paylaşmadan önce düşünün" uyarıları, bildirimlerin varsayılan olarak kapatılması, paylaşım tarihine göre sıralı haber akışı, gri tonlama modu, otomatik kilitler ve toplam ekran süresi özetleri gibi iyi tasarım uygulamaları için bir liste oluşturulacak.
Tasarı, tüm bunlara ek olarak internet kullanımının daha güvenli ve sağlıklı hâle getirilmesi için farkındalık yaratacak kampanyaların düzenlenmesini ve AB sınırları içindeki kullanıcıların ekrana bakma sürelerinin belli bir sınırın üzerinde olması durumunda uyarılmasını da öngörüyor.
Sosyal medya bağımlılığı nelere yol açabilir?
Avrupa Parlamentosu tarafından kabul edilen yasa tasarısı, sosyal medya bağımlılığının yol açtığı konsantrasyon ve bilişsel yetenek kaybı, tükenmişlik, stres, depresyon, sınırlı fiziksel aktivite gibi fiziksel, psikolojik ve maddi zararlara da dikkat çekiyor. Ayrıca, Parlamento, bunlardan en çok zarar gören gruplar olduğunu belirttiği çocuklar ve gençlerde düşük yaşam memnuniyeti, depresyon, düşük özgüven, kaygı, uyku eksikliği ve obsesif kompulsif davranış da dahil olmak üzere çeşitli mental sorunların baş göstermesinde sosyal medya bağımlılığının etkili olduğunu da ekliyor.
BBC'nin haberine göre 16-24 yaş arası gençlerin internette günlük olarak geçirdikleri süre ortalama 7 saatten fazla. Dahası, her 4 gençten biri bağımlılık benzeri akıllı telefon kullanımından muzdarip. Meltwater ve We Are Social'ın Dijital 2023 Raporu'na göre çoğu Avrupa ülkesinde sosyal medya kullanıma ayrılan günlük ortalama süre, 2 saat 31 dakika olan dünya ortalamasının altında.
- Avrupa Komisyonu tarafından paylaşılan verilere göre, 2022 yılında AB'deki gençlerin %96'sının günlük olarak interneti kullandığı ve bu oranın tüm nüfus için %84 olduğu aktarılıyor.
Türkiye'de durum ne?
We are Social'ın 2022 raporuna göre Ocak 2022 itibarıyla Türkiye'de 69,95 milyon internet kullanıcısı vardı. İnternet kullanım süresi, günlük 8 saat olarak ölçüldü. Sosyal medyada geçirilen süre 2 saat 59 dakikayken sosyal medya kullananların %58.7’sinin erkek, %41.3’ünün de kadınlardan oluştuğu bildiriliyor. En çok kullanılan sosyal medya platformlarında %93.2 ile WhatsApp başı çekerken bunu %92.5 ile Instagram, %78.1 ile Facebook ve %69.6 ile de X (eski adıyla Twitter) takip ediyor.
Öte yandan, Sosyal Medya ve Dijital Güvenlik Eğitim Araştırma Merkezi (SODİMER) Başkanı Prof. Dr. Levent Eraslan, Türkiye'de kullanıcıların en çok vakit geçirdiği uygulamanın aylık 21 saat ile Instagram olduğunu belirtiyor. Bunu 11 saat ile WhatsApp'ın takip ettiğini belirten Eraslan, 18 yaş üstü gençlerin %95'inin sosyal ağlarda zaman harcadığını, 60 yaş üstü bireylerde de bu oranın yüksek olduğunu ifade ediyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bugün bültende Türkiye’nin Taste Atlas’ın dünyanın en iyi mutfakları listesinde kendisine 15. sırada yer bulması var. Avrupa’da "aşırı turizm" karşıtı önlemlerin yükselişi öne çıkıyor.
16 Ara 2023

YAZARLAR

İrem Denli
Teknoloji Editörü

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
“Gibi” ilgeci (edat) Türkçede çok sık kullanılan, cümleye benzetme başta olmak üzere eşitlik / karşılaştırma, zaman (hemen peşinden / anında), olasılık / tahmin ve örneklendirme anlamları kazandıran bir sözcüktür. Bu çok sevilen ilgeç, şarkı ve şiirlerde de her zaman hak ettiği yeri bulmuştur.





