Ayrılmaz üçlü: Para, taraftarlar ve futbol


2021 organik beslenmenin yılı olsun: Potamya
İki yılda bir yayımlanan Yaşayan Gezegen serisinin son versiyonu olan 2020 Küresel Yaşayan Gezegen Endeksi, 1970 yılından 2016'ya dek hayvan popülasyonlarında %68 oranında bir azalma görüldüğünü gösteriyor. 1700'lü yıllardan bugüne kadar…
Daha fazlasını öğren →
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
Pandemi, bildiğimiz dünya düzenini kısa bir sürede imkânsız hâle getirdi ve bizleri evlerimize kapanmamız gereken “yeni normal” ile tanıştırdı. Spor endüstrisi de bu şok dalgasından payına düşeni aldı ve dünya genelinde müsabakalar taraftarsız bir şekilde oynanmaya başladı. Peki taraftarların takımdaki “12. kişi” olarak nitelendirildiği futbola, onlar olmadan devam etmek gerçekten mümkün mü?
- İlk adımlar: Spor organizasyonları, pandeminin yarattığı ilk şoku atlattıktan sonra liglere devam etmenin yollarını aradı. Liglerin zararı her geçen gün artsa da dünyada hiçbir lig risk alıp müsabakaları tekrar başlatan ilk organizasyon olmak istemiyordu. Bu döngüyü Almanya profesyonel futbol ligi Bundesliga, 16 Mayıs'ta bir dizi önlemle futbola geri dönerek bozmuş oldu. Alınan önlemler arasında en öne çıkanı artık stadyumlara taraftarların alınmayacak olmasıydı. İngiltere profesyonel futbol ligi Premier Lig de benzer önlemlerle 17 Haziran'da yeniden yeşil sahalara döndü. Fakat birçok kulüp için spordaki bu büyük değişim, maç günü gelirleri ve sponsorluk anlaşmalarından yoksun kalmak anlamına geliyordu.
- Gelirlerin önemi: Pandemi, pek çok endüstride olduğu gibi futbol endüstrisinde de acımasız sonuçlar ortaya çıkardı. Futbolun bütün seviyelerinde kulüpler büyük gelir kayıplarıyla karşı karşıya kaldı. Danışmanlık şirketi Deloitte, haziran ayında yayımladığı yıllık raporunda Premier Lig kulüplerinin toplam gelirinde 2020 finansal yılının sonu itibarıyla %17'lik bir düşüş olacağını öngörüyor. Premier Lig’de maç günü gelirleri, kulüplerin toplam gelirlerinin %13'ünü oluşturuyor. Alt liglerde ise maç günü gelirlerine bağımlılık çok daha fazla. İngiltere ikinci ligi Championship’te bu oran %20 iken 3. ve 4. Lig’de %30'lara kadar çıkıyor. Kulüpler, pandemi boyunca maç günü gelirlerine ek olarak önemli sponsorluk gelirlerinden de mahrum kaldı. Deloitte, endüstrideki birçok ticari ortağın harcama kararlarını değiştirmek zorunda kalacağını ve kısa vadede sektörden çekileceğini belirtiyor. Premier Lig kulüpleri her koşulda futbolla ilişkilendirilmek isteyen küresel sponsorlarla iş ortaklığı yaptığı için fazla kan kaybetmeyecek olsa da küçük kulüpler harcamalarını kısmak zorunda kalan yerel iş ortaklarıyla baş etmek durumunda kalıyor. Kulüpler, pandeminin finansal etkilerini bir nebze de olsa hafifletmek için alternatif gelir kalemleri yaratmanın yollarını arıyor. Günün sonunda stadyumdaki koltuklar, taraftarlar olmadığında kulüpler için değersiz varlıklar.
- Çözüm modelleri: Sektördeki en yaygın çözüm, karton taraftar modeli. Birleşik Krallık’ta taraftarlar ortalama 20 sterlin ödeyerek kartona basılmış fotoğraflarıyla stadyumdaki yerlerini alabiliyor. Fakat her fikir taraftarlardan karton modeli kadar destek görmedi. Sezon başında Premier Lig yönetimi, belirli maçların izle ve öde (pay-per-view) yöntemiyle yayınlanacağını duyurdu. Taraftarlar maçlar için istenen 15 sterlinlik ücreti çok bulup lig yönetimine tepki gösterince bu plan hayata geçmeden son buldu. Diğer yandan bazı kulüpler, yeni gelir kaynakları yaratmanın yanı sıra masraflarını azaltma yolunu da izliyor. Arsenal ve Everton gibi bazı Premier Lig kulüpleri, oyuncuların ve antrenörlerin maaşlarında kesinti yapmayı kabul ettiklerini duyurmuştu. Ek olarak birçok kulüp de çalışanları için devlet desteğine başvurduğunu açıklamıştı.
- Taraftarlar: Pandemi, finansal götürülerin yanında belki de futbolun en büyük paydaşı taraftarları da derinden etkiledi. Pandemi öncesinde futbol, taraftarlar için sahadaki oyundan çok daha fazlasıydı. İnsanları ortak paydada buluşturan, onları tek yürek yapan bir unsurdu. Deplasman yolculukları ve maç öncesi buluşmaları gibi aktiviteler, insanların günlük yaşamın stresinden bir süreliğine uzaklaşıp hayatlarının merkezine takımlarını koydukları zamanlardı. Bu aktivitelerden ve taraftarlık kültüründen uzak kalmanın toplumun psikolojisi ve esenliğinin üzerinde büyük etkileri olacağı tahmin ediliyor. Ayrıca bazı yazarlar yakın gelecekte sanal taraftarlığın daha ön plana çıkacağını ve taraftarlık kültürünün tehlike altında olduğunu da savunuyor. Futbolcular da boş stadyumlarda oynamaktan hiç memnun değil. Burnley FC kaptanı Ben Mee, dolu tribünler önünde oynamanın getirdiği adrenalin duygusunu pandemi döneminde asla yaşayamadığını söylerken Watford FC kalecisi Ben Foster, boş bir stadyumda galip gelmektense taraftarlar önünde yenilmeyi tercih ettiğini belirtiyor.
Eski günlere ne zaman döneceğimiz belli değil; ancak “güzel oyunun” taraftarlar ait oldukları yere, yani stadyumlara dönene kadar aynı tadı vermeyeceği kesin.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
NEREDE YAYIMLANDI?
Yılın son gününden herkese merhaba. Birleşik Krallık AstraZeneca aşısını onayladı. Arjantin'de kürtaj yasallaştırıldı. 3 milyon doz Sinovac Türkiye'ye ulaştı.
31 Ara 2020

YAZARLAR

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

Türkiye’de kız çocuklarının eğitime erişiminde son 20 yılda önemli ilerleme sağlandı; ancak eğitimde kapanan makas, okuldan işe geçişte, ekonomik katılımda ve karar alma süreçlerinde yeniden açılıyor. Bugünün meselesi artık kız çocuklarını yalnızca okula ulaştırmak değil, değişen dünyada kendi yollarını çizebilecekleri beceri, özgüven ve fırsatlarla desteklemek. Aydın Doğan Vakfı, "Güçlü Kızlar Güçlü Yarınlar" projesiyle eşitsizliğin eğitim sonrasındaki halkalarına odaklanıyor.



