Bağ, Bağlılık, Bağcılık.

Bağ, Bağlılık, Bağcılık.

“Bağ” kelimesinin anlamı ile başlayalım; zira yolumuz uzun, kaybolmak serbest.

TDK Güncel Türkçe Sözlük der ki:

bağ (I)

  • isim Bir şeyi başka bir şeye veya birçok şeyi topluca birbirine tutturmak için kullanılan ip, sicim, şerit, tel vb. düğümlenebilir nesne.
  • isim Sargı.
  • isim Bağlam, deste, demet.
  • isim, mecaz İlgi, ilişki, rabıta.
  • isim, anatomi Kemikleri birbirine bağlamaya, iç organları yerinde tutmaya yarayan lif demeti.
  • isim, denizcilik Bir halat üzerine atılan sağlam, düzgün ve istendiğinde kolayca çözülebilen her türlü düğüm.
  • isim, müzik  Nota yazarken yan yana gelen aynı veya farklı değerdeki notaların birbirine bağlanarak çalınacağını belirtmek için yapılan yay biçimindeki işaret.

bağ (II)

Farsça

  • isim  Üzüm kütüklerinin dikili bulunduğu toprak parçası.
  • isim  Meyve bahçesi

Her anlamda birliktelik, birlik, bir var. Bütünlük var.

Asmaların sıra sıra dizili olduğu, üzümlerin salkım salkım sarktığı, köklerin toprakta birlikte salındığı bağlarda da somut bir bağ; birliktelik, birlik var. Bir asma hayal edelim. Sülükler bulduğu yere çoktan sımsıkı sarılmış, bağlanmış, dalı tutuyor. Yapraklar sağda solda salınıyor, yan asmadaki yapraklara karışmış dolanıyor. Üzümler salına salına yandaki asmaya komşuluk yapıyor. Belki bir karınca yürüyor o üzümlerden, o asmanın dalından diğer asmaya geçiyor, sonra toprağa iniyor. Toprak derin, kökler uzamış, asma kök salmış. Yan yana, aynı toprağı paylaşıyor kocaman bir bağ. Bağlılık halinde, bağda. Bütünlük var burada, bir olma hali. O karınca da bütünün bir parçası, budamayı yapan bağcı da, yan asmaya karışmış yaprak da, hasat yapan da. Bağdan şaraphaneye giden üzüm de bağlı toprağa, toprak da şişeye giren şaraba, şişe de oturulan bir sofraya.

Ve en kıymetlisi de bu bağı taşıyan zaman. Geçmişi bugüne, bugünü geleceğe bağlayan zaman. Bir kültürü, gelenekleri, meyveyi, öğretileri, anıları taşıyan zaman. Çok yıllardır farklı topraklarda yaşamış ve şimdi yaşayanları birbirine bağlayan da bu zaman ve taşıdıkları. Bizi biz yapan geçmişimiz, anılarımız ve kültürel bağımız. Bizi biz yapacak olan da geçmişi bugüne taşımak; köklerimiz, toprağımız, kültürümüz ile anı yaşamak ve anıları yarına götürmek.

Anlayacağın yolumuz uzun, yolculuğumuz baki.

İllüstrasyon: Kıvanç Müçek

Sürdürülebilirleştirebildiklerimizden misiniz?

Telaffuz etmek zor, anlamak kolay.

Sürdürülebilirlik kelimesini (iyi ki) çokça duyuyoruz. Telaffuz etmek zor, anlamak kolay. Genel tanımından başlayalım. Her ne kadar tek bir tanımı olmasa da buraya Birleşmiş Milletler tarafından 1987 yılında paylaşılan tanımını bırakıyorum: “Bugünün ihtiyaçlarını, gelecek nesillerin kendi ihtiyaçlarını karşılama kabiliyetinden ödün vermeden karşılamak.” Sürdürülebilirlik kavramını sadece çevresel etkilerden değil, ekonomik ve sosyal boyutlardan da düşünmemiz gerekiyor. Aslında bir bütün olarak yaşamı daimî kılıyor. Bana “denge” kelimesini de çokça hatırlatıyor.

Malum konumuz şarap, yolumuz bağ. O yüzden biraz sürdürülebilir tarıma ve bağcılığa değinmek istiyorum. Çevresel etkilerine biraz yaklaşırsak pek güzel kavram ve kelimeler ile karşılaşıyoruz. Bunlardan bazıları bitkisel çeşitlilik, doğal ekosistemler, atık yönetimi, kimyasal uygulamalar ve yaşam döngüleri. Sürdürülebilir tarım uygulamaları ile aslında insanlar doğayı biraz dinliyor, onun döngülerini ve zamanlamalarını anlıyor, ve işbirliği yapıyor. Yani konu burada doğanın zamanlaması, ve insanın bu zamanlamayı anlaması. Bir örnek ile kısaca anlatacak olursak; bağda potansiyel bir hastalık düşünelim. İnsan bu bağdaki asmaların ve bağ zararlılarının yaşam döngüleri hakkında, iklim koşulları ve hava durumu hakkında bilgi sahibi olduğunda bu potansiyel hastalığı öngörebilir. Ve bu hastalık gerçekleşmeden önlemini alabilir. Yani doğanın sesini dinleyerek doğru zamanda önlem veya aksiyon alabilir. Bu şekilde daha az uygulama yapar. Sürdürülebilir bağcılıkta gerektiğinde kimyasal müdahaleler yapılır; yani hiç kimyasallar kullanılmıyor değildir. Fakat doğayı dinleyerek ve takip ederek öngörüler yapılabilir, ve konvansiyel bağcılığa göre daha az uygulamalara ihtiyaç duyulur. Bu uygulamalar kimyasallar ile sınırlı değil tabi; fakat gözümüzde canlandırabilmek için bu örneği düşünebiliriz. Sürdürülebilirlik ve sürdürülebilir tarım uygulamaları konuşurken; organik tarım ve biyodinamik tarım uygulamalarından bahsetmemek olmaz. İlerleyen sayılarda her birini karşılaştırmalı olarak incelemek üzere onlara göz kırpıyoruz. Genel hatları ile sürdürülebilirliğe giriş yapmak istedim. Detaylar, farklar ve benzerlikler ilerleyen haftalarda aramızda.

Şimdi “Sürdürülebilirleştirebildiklerimizden misiniz?” sorusunu yöneltiyorum sana, sen de belki etrafına. Amaç doğayı dinlemek, sonuç üretimin ve çeşitliliğin devamı. Kopmayan bağımız, sıra sıra bağlarımız. Yani geçmişimiz, bugünümüz ve geleceğimiz; ortak yolculuğumuz.

Üzümün ve şarabın yolculuğuna baktığımızda; yolculuk Mezopotamya’dan başlıyor. İnsanların yerleşik hayata geçip tarıma başlaması üzümün ilk sinyallerini veriyor. İlk tarım ürünleri buğday ve arpa gibi tahıllar iken; sonrasında sahneye üzüm çıkıyor. Üzüm deyince sadece şarap değil; kuru üzüm, pekmez, pestil de gelmeli aklımıza. Zira hepsi üzümün çeşitli hâlleri. Üzümün şarap hâli pek çok uygarlığın ritüellerine, dinlerine, mitolojilerine giriyor. Şarap konuşulurken en çok duyduğumuz Antik Yunan uygarlığı olsa da, aslında pek çok uygarlıkta yerini alıyor. Anadolu’ya baktığımızda farklı toprak yapıları ve iklimsel farklılıklar görüyoruz. Bu yüzdendir ki konu üzüme gelince çeşitlilik kelimesi beliriyor uzaktan. Çeşitlilik sadece üzümde değil; bütünde bitkisel bir çeşitlilik var, zengin bir doğal kaynak var. Bu da çok kıymetli, hatta bir miras. Bunun bir miras olduğunun altını çizen, ve “kolektif benliğimizi çalıştırma zamanı geldi, geçiyor!” diyen bir sempozyumdan bahsedeceğim ilerleyen satırlarda: Kök Köken Toprak.

 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

VeraisonVeraison

BÜLTEN SAYISI

🍷Bağ, Bağlılık, Bağcılık

Kopmayan bağımız, sıra sıra bağlarımız, Kök Köken Toprak sempozyumu.

03 Haz 2022

YAZARLAR

Veraison

Kadehindeki şarabı keşfederken, sonraki yudumu hayal eden bir şarap yayını. Şarabın sadece beyaz örtülü masalarda içilmediğine inanıyor, her sofrada yer arıyor. Her hafta duyusal deneyim rotaları çizmek için e-posta kutunda!

İLGİLİ OKUMALAR