Barış görüşmelerinin gölgesinde savaş tamtamları: Avrupa kıta savaşına mı hazırlanıyor?

Son haftalarda Rusya-Ukrayna Savaşı’nda barış ihtimalinin yeniden gündeme gelmesi teoride umut verici görünüyor. Ancak masada konuşulanlar, konuşulmayanlar ve masanın dışında yaşananlar arasındaki uçurumlar, Avrupa başkentlerinde tam tersi bir ruh hâli yaratmış durumda. Avrupa’da savaş ihtimali hiç olmadığı kadar konuşulur hâle geldi. Barış konuşmaları ile savaş tamtamları arasında gelgitli bir seyir izliyoruz.
Tabii bu garabetin baş aktörleri arasında Trump ve Putin gibi ne yapacağı öngörülemeyen muktedirleri saymak lazım. ABD’nin barış görüşmelerini Avrupa’yı büyük ölçüde dışarıda bırakarak yürütmesi, Trump’ın “kendi anlaşmasını yaptığı” algısı, Putin’in sertleşen açıklamaları ve eşzamanlı olarak Avrupa genelinde artan askerî teyakkuz, kalıcı bir barıştan ziyade yaklaşan bir sıcak savaş ihtimalini daha görünür kılıyor.
Hoş geldin! Aposto Premium üyelerine özel bu içeriği okumak için Premium üye olabilir ya da Premium hesabına giriş yapabilirsin.
Aposto Premium
Ayda
- Aposto'nun tüm arşivine ve güncel yayınlara sınırsız erişim.
- Yükselen endüstrilerden gelişme ve içgörüleri aktaran, entelektüel dünyanı besleyecek Premium üyelere özel makale ve bültenler.
- Gündemdeki gelişmeleri küresel bir perspektifle aktaran analizler.
- Aposto Radyo için hazırladığımız podcast ve sesli belgesellere websitemiz ve mobil uygulamamızdan erişim imkanı.

SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
YAZARLAR

Gülener Kırnalı
Siyaset bilimci, gazeteci ve araştırmacı. Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümünden mezun oldu; yüksek lisansını Fransa’da Sciences Po Aix-en-Provence’ta, doktorasını siyaset bilimi alanında Galatasaray Üniversitesi’nde tamamladı. 2016’dan bu yana medya sektöründe editör, içerik üreticisi ve yapımcı olarak çalışıyor. Medyascope’ta dış haberler editörü, içerik yapımcısı, röportörlüğün yanı sıra “Toplum ve Siyaset” programının yapımcısı ve sunucusu olarak görev aldı. Ardından Mesele Ekonomi’de editör ve içerik yapımcısı olarak ekonomi ve siyaset ekseninde ses getiren programlar ve özel içerikler hazırladı. Farklı mecralarda yazar ve yorumcu olarak yer alırken, 2018’den beri aralıklı olarak siyasal iletişim ve politika danışmanı olarak çalıştı. Akademide çalışma konuları arasında din ve siyaset ilişkisi, otoriterleşme, otoriter rejimlerde bağımsız dijital medya ile Antroposen çağında krizler ve dönüşümler yer alıyor.

Spektrum
Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
OKUMAYA DEVAM EDİN
BirGün muhabiri Ebru Çelik'in "figüran" haberi, gazetecilikte kimlik gizleyerek haber yapma yöntemini yeniden gündeme taşıdı. Peki bu yöntemin kökleri nereye uzanıyor, etik sınırı nerede başlıyor ve kamu yararı bu tartışmanın neresinde duruyor?

Çin’in siyasi partiler, düşünce kuruluşları ve yayıncılık faaliyetleri üzerinden Türkiye’de kurduğu ilişki ağı genişlerken, bu hattın yeni merkezlerinden biri DÜNYA-MER oldu. Merkezin Başkanı Prof. Dr. Semih Koray, Aposto’ya yaptığı açıklamalarda DÜNYA-MER’in Çin’in Küresel Medeniyet Girişimi’yle kesişen hedeflerini, güvenlik konferanslarını neden öne aldıklarını ve “yeni bir medeniyetin Asya’dan yükseldiği” tezini anlattı.

ABD yönetimi geniş çaplı bir İran işgaline hazırlanıldığı iddialarını doğrulamıyor. Ancak Hürmüz Boğazı’ndaki geçişi güvenceye almak, stratejik adaları veya askerî altyapıyı hedef almak amacıyla sınırlı kara operasyonları ihtimali gündemde kalmayı sürdürüyor. Başkan Yardımcısı JD Vance ise rejim değişikliğine ve uzun süreli savaşa karşı çıkarken, gerektiğinde sınırlı askerî güç kullanılmasını ve diplomasinin açık tutulmasını savunuyor.

Yeni Parti kurucularından Utku Çakırözer ve Burhanettin Bulut’un Aposto’ya verdiği bilgilere göre, ilk olağan kurultayın Ekim sonu ile Kasım başı arasında yapılması planlanıyor. Kurultayda yalnızca yönetim organları değil, parti programı ve tüzüğüne ilişkin son düzenlemeler de ele alınacak. Kurultayın ardından ise Yeni Parti odağını tamamen seçim hazırlıklarına çevirecek. Önümüzdeki üç aylık süreçte örgütlenme çalışmalarına ağırlık verilecek.

Mutlak butlan kararıyla Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP yönetimine dönmesi, Özgür Özel ve arkadaşlarının Yeni Parti’yi kurmasıyla sonuçlandı. Ankara kulislerinde şimdi Yargıtay’ın kararı kaldırıp kaldırmayacağı, milletvekillerinin dokunulmazlıklarının gündeme gelip gelmeyeceği ve CHP’de yeni bir kurultay sürecinin başlayıp başlamayacağı tartışılıyor. Yeni Parti yönetimi ise butlan kararı kaldırılsa bile CHP’ye dönmeme ve seçime kendi çatısı altında girme eğiliminde.




