Belarus'ta protestolar: "Son Diktatör" devrilmedi

SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
Belarus’ta 9 Ağustos tarihinde gerçekleşen başkanlık seçimlerini 1994’ten bu yana iktidarda olan Aleksandr Lukaşenko’nun yine kazanması ulusal çapta bir muhalefet blokunun kurulmasına neden oldu. Lukaşenko’nun rakibi Sergey Leonidoviç Tihanovski’nin adaylığını açıklamasından iki gün sonra tutuklanmasıyla 24 Mayıs’ta başlayan protestolar yedi ayı aşkın süredir devam ediyor. Tihanovski’nin tutuklanmasının ardından adaylığını açıklayan ve büyük destek toplayan Svetlana Tikhanovskaya ise muhalefet blokunun yeni lideri konumunda. Seçimlerden sonra ülkesini terk edip Litvanya’ya sığınmak zorunda kalan Tikhanovskaya, 13 Ekim’de yaptığı basın açıklamasında, Lukaşenko’ya görevi bırakması için 25 Ekim’e kadar süre verdi. Bu çağrı karşılık bulmadı ve hükümet kanadı müdahalelerin dozunu artırdı. 26 Ekim’de Minsk’te yaşanan protestolarda 120’den fazla kişiyi tutuklayan polisler, kasım ve aralık aylarında da hız kesmeden çalıştı.
- Polonya desteği: Muhaliflerin yeniden seçim hakkını destekleyen Mateusz Morawiecki hükümeti, eylül ayında Belarus'taki muhaliflerin Polonya’ya geçmeleri ve çalışma izni alabilmeleri için 11 milyon avroluk bir destek paketi açıkladı.
- Kasım ayındaki protestolarda gözaltına alınırken başından yaralanarak hayatını kaybeden 31 yaşındaki Roman Bondarenko için 13 Kasım’da binlerce protestocu Minsk’te toplandı ve “Bizi öldürmeyi bırakın.” diye slogan attı. Aralık ayında ise Minsk meydanları 200 bin kişiyi aşan protestolara ev sahipliği yaptı. BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Michel Bachelet, 4 Aralık’ta Belarus’taki insan hakları ihlallerinden endişeli olduğunu açıkladı. BM verilerine göre ağustostan kasım sonuna kadar 27 bin insan protestolarda gözaltına alınmıştı. Rus Haber Ajansı’nın (TASS) 6 Ocak’ta yayımladığı verilerde ise 2020 protestolarında 33 bin insanın gözaltına alındığı ve 900’den fazla ceza davası açıldığı belirtiliyor.
- Yeni yılın ilk günlerinde Minsk sokakları hareketliydi. 1 Ocak’taki protestolarda en az on kişinin tutuklandığı düşünülüyor. 3 Ocak’ta ise protestolar; videolarla, pankartlarla, afişlerle devam etti. Muhalifler “İnanıyoruz. Yapabiliriz.” sloganlarını atarken toplu protestoların baharda yeniden canlanacağına inanıyor. Nitekim Tikhanovskaya’nın 29 Aralık’taki açıklamaları da protestoların sadece form değiştirdiği yönündeydi.
- 2021’in bir diğer tutuklama haberi ise “muhalif kardan adamdan” geldi. Evinin arka bahçesine yaptığı beyaz kardan adamına kırmızı şal bağlayan ve “Uzun yaşa Belarus.” yazan bir adam tutuklandı. Yazılan sloganın yanı sıra, Kırmızı ve Beyaz renklerinin de muhalefeti sembolize ettiği biliniyor.

- Nedir? Belarus’un mevcut bayrağı 1995’te referandumla kabul edildi. Kırmızı ve yeşil renklerin yanı sıra yöresel bir motifi taşıyan bu bayrak Lukaşenko rejiminin sürekliliğini temsil ediyor. Muhalifler ise Belarus’un Sovyetler Birliği’nden bağımsızlığını kazandığı zamanı sembolize eden kırmızı beyaz renkli bayrak ve maskeleri kullanıyor.
- Anayasa reformu: Lukaşenko'nun, iktidarının sallantıda olduğunu görmezden geldiği söylenebilir. Dört yıl aranın ardından toplanacak Halk Meclisi’nin “tüm Belarus’u temsil eden” demokratik bir organ olduğunu belirten Lukaşenko, şubatta anayasa çalışmalarının başlayacağını ilan etti.
- Brüksel’den uyarılar: 9 Ağustos seçimlerinin ardından Lukaşenko’nun meşruiyeti AB tarafından kabul edilmedi ve yaptırım uygulanması gündeme getirildi. Doğu Akdeniz gündemiyle meşgul olan AB, Güney Kıbrıs’ın veto tehditleri nedeniyle yaptırım uygulamakta gecikti ve 1-2 Ekim tarihlerinde gerçekleştirdiği Liderler Zirvesi’nde 40 kişilik bir yaptırım listesi açıklayabildi. 10-11 Aralık tarihlerinde gerçekleşen Liderler Zirvesi’nde ise Belarus, Astravets Nükleer Santrali'ne yapılan uyarı haricinde gündem olmadı. 17 Aralık’ta 88 kişi ve 7 kurumun dâhil olduğu seyahat kısıtlaması ve mal varlıklarını dondurma listesi açıklandı. AB, ülkede demokratik bir geçişin sağlanmasını hedeflediğini belirtirken uyguladığı yaptırımların hükümeti yıldıracağını umuyor.
- Barış ödülü: Avrupa Parlamentosu (AP), her yıl ekim ayının sonlarına doğru insan hakları alanında verdiği Sakharov Düşünce Özgürlüğü Ödülü’nü 22 Ekim’de muhalif lider Sviatlana Tsikhanouskaya’ya ve onun nezdinde tüm muhaliflere takdim etti. AP Başkanı David Sassoli, Belarus muhalefetinin cesaret, dayanıklılık ve kararlılığını takdir ederken “Her zaman yanınızdayız” mesajı verdi.
- Kremlin sahnede: 18 Aralık’ta Rusya Ulusal Muhafızları ile Belarus polisi arasında, “terörizm ve aşırılıkla mücadele” için iş birliği protokolü imzalandı. Lukaşenko’nun iktidarını uzatma çabasında olduğu ve bu hamleyle sırtını Rusya’ya yasladığı düşünülüyor. Ayrıca Rusya’nın Covid-19 için geliştirdiği Sputnik V aşısı da aralık sonunda Belarus’ta uygulanmaya başlandı.
- Yazarın yorumu: Devam eden protestolar Belarus halkını ilgilendirdiği kadar AB’yi ve Rusya’yı da ilgilendiriyor. İki aktörün sınır bölgelerinde jeopolitik bir mücadele içinde olduğu; AB’nin Doğu Ortaklığı politikasıyla Rusya’nın arka bahçesi olarak gördüğü eski Sovyet ülkelerinde söz sahibi olmaya çalıştığı biliniyor. Belarus iktidarının demokrasi ve insan hakları ihlallerinin AB'nin temel değerleriyle uyuşmaması bir yana ülkedeki karışıklığın jeopolitik ve stratejik boyutu, 2016’da Rusya’ya “mağlup olan” AB için büyük önem arz ediyor. Hatırlanacağı üzere Ukrayna’daki Euromaidan protestoları, Rusya’nın Kırım’ı ilhakı ile sonuçlanmıştı. Belarus’ta ise durum farklı çünkü Minsk meydanlarını AB bayrakları doldurmuyor. Gerçekleşen protestolar Belarus halkının kendi egemenlik mücadelesiyle ilgili. Uzmanlar AB’nin; demokratik bir dönüştürücü güç sergileyerek, Rusya’nın müdahalelerini engelleyerek ve Belarus halkının yanında durarak küresel bir güç olma fırsatını yakalayacağını düşünüyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu hafta hikâyelerimizde Boğaziçi Üniversitesi'ne rektör atamasından sonra başlayan protestoları, uzun süre protestolarla sallanan Belarus'taki son durumu ve Pakistan’daki bekâret testi kararı ile Türkiye’de ve dünyadaki cinsiyetçi muayeneleri ele alıyoruz.
07 Oca 2021

YAZARLAR

Büşra Kılıç
Yazar @ Spektrum

Spektrum
Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir tarafta çocuğunu kaybetmiş aileler, suç makinesine çevrilmiş çocuklar, çocukları bünyesine alan çeteler; diğer tarafta cezaların ağırlaştırılmasının çok daha fazla çocuğun suça karışmasına yol açacağını, sorunları çözmeyeceğini dile getiren uzmanlar. Tüm bu tartışmaların ortasında iktidar, çocuklara verilecek cezaların artırılmasını içeren bir yasa teklifini TBMM’ye sundu. Peki bunun sonuçları ne olabilir?

19 Mart sonrasında Türkiye’de kurulan yeni siyasal düzen, muhalefeti bütünüyle susturmayı hedeflemiyor. Onu ahlaki bakımdan iktidardan farksız, örgütsel olarak parçalanabilir, yerel aktörleri iktidarın saflarına çekilebilir ve seçim kazansa bile iktidara gelemeyecek bir yapı olarak yeniden tanımlamaya çalışıyor.
16 Tem 2026

Kamuoyunda yardım ve bağış kampanyalarıyla adından çokça söz ettiren Ahbap Derneği ve kurucusu Haluk Levent’in deprem bağışlarının kullanımı, şaibeli para transferleri ve usulsüz mali işlemleri hakkında soruşturma başlatılması şu soruyu gündeme getirdi: Türkiye’de dernek ve vakıfları kim denetliyor? Prof. Dr. Murat Batı’ya göre güçlü bir mali denetim yok, ne görev verilen mülki amirler ne de Vergi Denetim Kurulu bu kurumları denetleyebiliyor.

Komedyen Deniz Göktaş'ın Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi'ne gönderilmesiyle yeniden gündeme gelen "kuyu tipi" cezaevlerine ilişkin İstanbul Barosu raporu, tutukluların maruz kaldığını belirttiği ağır tecrit koşulları ile havalandırma, sağlık hizmetleri ve temel haklara erişimde yaşanan sorunlara dikkat çekiyor.

Ankara'daki NATO zirvesinde İzlanda Başbakanı Kristrún Frostadóttir'in Külliye önündeki şaşkın bakışlarının görüntüleri, sosyal medyada hızla yayıldı. Kısa süre içinde Frostadóttir'in Instagram hesabına on binlerce Türk kullanıcı ulaştı. Öte yandan İzlanda'nın onu başbakan yapmasını sağlayan, bir anlık görüntü değil uzun yıllara yayılan bir güven inşasıydı.




