
Bu sözler Safiye Ayla’nın 1996 yılında Kim dergisine verdiği söyleşiden.
Eğlence hayatı denildiğinde ilk akla gelen şeylerden biri şüphesiz müzik olsa gerek çünkü müziksiz bir eğlence hayatı düşünmek mümkün değil. (Günümüz eğlence hayatının içinde bulunduğu durum müzik emekçilerinin koşullarıyla da yakından alakalı bence)
Peki müzik tarihimizin en önemli birkaç ismini saymamız istense ilk üç sıradaki isimlerden biri Safiye Ayla olmaz mı, ne dersiniz?
Safiye Ayla’nın doğum tarihi kaynaklarda 1907 olarak geçerken kendisi 1917 yılında doğduğunu söylemiştir. Zaten yaşının da bir önemi yoktur. Öksüz yurdunda büyümüş, 14 yaşındayken bir milletvekili tarafından evlat edinilmiştir. Bir gün yurttaki arkadaşları onu musiki cemiyetine götürünce hayatı değişir.

9 Ekim 1930’da ilk kez sahneye çıkan Safiye Hanım
1930’da ilk plağını doldurmasıyla Türkiye müzik tarihinin en önemli isimlerinden olur. Colombia Şirketi’nde çıkan İlk plağında “Bekledim de Gelmedin” ve “Sevda Yaratan Gözler” şarkıları yer alıyordu. Ertesi yıl Mulen Ruj Gazinosu’nda sahneye çıktıktan sonra assolistliğe yükselir. 1932’de Atatürk’ün karşısında şarkı söyler. İddialara göre sesi çok güzel olmasına rağmen çirkin olduğu gerekçesiyle perde arkasından Atatürk’e şarkı söylemiştir. Ancak bu iddia ve iftiranın 1934 sonrasında Safiye Ayla yerine başka bir kadın sanatçıyı ön plana çıkarmak isteyen Atatürk’ün çevresindeki bazı kişilerce ortaya atıldığı da ileri sürülmektedir. Kimilerine göre 1930’ların dünyasında Akdeniz’den çıkan en güçlü birkaç kadın ses arasındaydı.

Nazım Hikmet Bursa Cezaevi’nde yatarken ona teneke teneke bal, yağ, peynir gibi erzak gönderdiği için Birinci Şube’de sorgunlanmıştı. (Nazım yine karşımıza çıktı🙂) Zaten kendisi 1960’larda Türkiye İşçi Partisi üyesiydi. TİP’in mitinglerine hoparlör yollar, zaman zaman kendisi de mitinglerde konuşma yapardı. Kendi ifadesiyle Kenan Evren solcu olduğu için onu devlet sanatçılığı unvanından mahrum bırakmıştı. Her ne kadar bu durum Safiye Ayla’nın içinde ukde olarak kalsa da o zaten sesiyle, duruşuyla, hayata bakışıyla bir halk sanatçısıydı.
Safiye Ayla ile ilgili yazılmış iki tane kitap var. Biri Nalan Seçkin tarafından kaleme alınan Musalladan Şöhrete Safiye Ayla isimli kitap, diğeri de Safiye Ayla’nın ölümünden sonra kişisel evrakını yok olmaktan kurtaran Murat Bardakçı’nın kaleme aldığı Safiye.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
1932 yılının nisan ayındayız. Bir gramofon mağazasında yaklaşık bir saat geçirip müşterilerin sohbetlerine, dinledikleri şarkılara kulak kabartacağız.
19 Nis 2022

YAZARLAR

Göktuğ İpek
https://aposto.com

İstanbul'da Nasıl Eğleniyorduk?
1920 ve 30'ların İstanbul eğlence hayatını bir gazetecinin röportajlarından takip eder, her salı yayımlanır.
İLGİLİ OKUMALAR



