Ben her bahar sanatçı olurum

Yazı: Bensu Cangüler
Her zaman kış insanı olduğumu söylerim. Kışın o kendine has yalnızlığı ve romantikliği beni içine çeker ve bana apayrı bir ilham verir. Ama bu yıl pandemiyle geçirdiğimiz birkaç kara kışın ardından ruhum güneşi görmeye, baharın ayak seslerini duymaya hasret kalmıştı. Güneşi ne zaman görsem kendimi dışarıda buluyordum ki bu benim için de yeni bir şeydi. Bahar bu sene çok geç geldi ama yine de bu durum baharın yarattığı o mutluluk atmosferini hissetmemiz için engel değildi.
Bahar gelince içimdeki coşku haline çiçeklenmek adını koyarım. Baharın yaklaşmasıyla, mutluluk hormonu serotoninin artması, motivasyonumuzun mevsim geçişleriyle yükseldiği araştırmalarla da kanıtlandığı için bu durum bizi 'neden böyle garip hissediyorum' diye düşünme derdinden de kurtarır.
Havaların ısınmasıyla ilhamın artışı arasındaki bağlantıyı fark etmek, bu ruh halini biraz daha derinlemesine düşünmem için olanak sunuyor. Sevgili Sezen Aksu’nun da dediği gibi insan neden her bahar aşık oluyor? Neden içimizdeki sanatçı, şair, ressam bahar ayında daha bir şevkle ortaya çıkıyor? Gelin güneşin çıktığı, çiçeklerin açıp ağaçların yeşillendiği bahar ayının duygularımız ve yaratıcılığımız üzerindeki etkisine biraz daha yakından bakalım.
Kısıtlı varoluş halinden yeniden büyümeye: Bahara hoşgeldiniz.
Doğanın mevsimlerle uyumu eşsizdir. Ağaçlar yapraklarını dökünce mutsuz olmaz ve vakti geldiğinde tekrar giyinmeye yani çiçeklenmeye üşenmez. İnsan ırkı olarak bizler de mevsim geçişlerini duygularımızdan görebiliriz. Güneşin görece daha az olduğu kış ayında daha fazla görev bitirme odaklı olur, kendimize daha fazla dinlenme alanı yaratmak isteriz. Havalar ısınıp ışık artmaya başladığında ise, doğayla birlikte biz de kış uykumuzdan uyanırız ve içimizdeki ısınmaya başlayan duyguları keşfe çıkarız.
World crunch sitesinin bahar ve psikolojimiz arasındaki bağlantıları açıkladığı makalede Berlin’de Freie Universitesi’nde psikolog ve biyopsikoloji fahri profesörü olan Peter Walschburger, insanların karanlıkta dinlenmeye, ve aydınlıkta aktif ve morali yüksek olmaya programlandığını söylüyor. ‘’ışığa kitlesel tepki veriyoruz. Birden bire etrafta çok fazla insan var. Bu yüzden bizim de davranışlarımız kökten değişmeye başlıyor.’’ Bu cümleler bana bahara olan coşkulu tepkimizin çevremizdeki kalabalıklara katılma isteğimizi artırmasını da çağrıştırıyor. Bahar gelince kolektif bir tepki olarak dışarıdaki hayatı daha keyifli buluyoruz. Kalabalıklar diğer mevsimlere kıyasla daha az eziyetli geliyor. Çünkü biyolojik olarak da hayata yeniden başlıyor gibiyiz.
Üretkenliğim ve yaratıcılığım nisan ayına geçmemizle birlikte birden bire yüzde yüz arttı. Abartmıyorum. Sıradan bir sabah aynı saatte bilgisayarımın başına geçtiğimde içimde farklı bir mutluluk keşfettim. Kafam karışık değildi ve ne yapacağımı çok net biliyordum. Ve o sabah 45 dakika içinde bir makale bitirdim. Sadece beni çok iyi tanıyanlar bunun bir mucize olduğunu bilir. Gün içindeki üretkenliğimizi artırabileceğimiz pek çok etken olsa da, ben bunların hiçbirini yapmadım. Aklıma tek bir sebep geldi. Bahar sonunda bana da uğramıştı.
Bahar bizi neden mutlu eder?
Isınmaya başlayan havaların mevsimsel duygu durum bozukluğundan muzdarip olmayan insanları da etkilediği araştırmalarda küçük bir yüzdeyle de olsa kanıtlanmıştır. Psychology Today’in sıcak havalar gerçekten sizi mutlu ediyor mu adlı makalesinde akademisyen Allen R. Mcconnell hepimizin bildiği ama farkında olmadığı araştırma sonuçlarına yer veriyor. “Sıcak havalar bizi etkiliyor çünkü bu durumun başlıca nedeni havalar ısındığında içimizde oluşan daha fazla hareket etme ve dışarıya çıkma seçeneklerinin çoğalmasıyla doğru orantılıdır. Bahar ve yaz aylarında sosyalleşme içgüdülerimiz de harekete geçer.”
Mcconnell, havaların ısındığı zamanlarda insanların parkta 90 dakika yürüyüş yapmaları sonrasında daha az karamsar düşündüklerini belirterek ekliyor:
“Havanın kendisi bireyler için doğrudan fayda sağlamasa bile daha güzel hava nedeniyle dışarı çıkmak doğa ile daha fazla iletişim kuracağımız için zihin sağlığımızı ve dolayısıyla yaratıcı gücümüzü önemli ölçüde olumlu etkileyecektir.”
Tekrar kendi durumuma döndüğümde içimde saklanan sanatçının kendini neden şimdi göstermeyi seçtiğini düşünüyorum. Nisan’ın başından beri sosyalliğim arttı ve İstanbul’da pandeminin başından beri özlediğim sokaklarla daha yakından ilişki kurdum. Bir ağacın altında zihnimden koparak dinlenme imkanları buldum. Bunların hepsi – bahar havalarının da katkılarıyla- benim daha özgür ve yaratıcı hissetmemi sağladı. Pandemi dönemi boyunca bir zincire vurulmuş gibi hisseden bir parçamız vardı. Bu da işi sanatsal üretim alanlarıyla ilgili olan kişileri oldukça ‘’sınırlandırılmş’’ hissettirdi. Ama havaların ısınıp, kısıtlamaların da bir nebze gevşetilmesiyle içimizdeki oyun isteyen çocuk yeniden hayata karıştı.
Geldi bahar ayları gevşer gönül yayları
İlhamımız tavan yaptı, canımız hep geniş bahçeli mekanlarda oturup keyif yapmak istiyor derken, diğer taraftan hayatın daha sorumluluk gerektiren kısımlarında içimdeki üretkenlik canavarına kapılmamaya da özen göstermeye devam ediyorum. Daha önceki isyanlarım arasında üretmek zorunda mıyım sorusuna da yer vermiştim. Bu sorunun kısmen öznel olan cevabına 20’liğin aynalı bülten bölümünden ulaşabilirsiniz.
Vücudumuz güzel ve parlak bir güne cevap vermeye çalışıyor. Son zamanlarda hissettiğim şey bundan çok daha fazlası olsa da, genel olarak temelinde gönül gevşeten bazı yeniliklerin parçası olmak yatıyordu. Kalbim baharla birlikte yeniden sevmeyi, hayattan keyif almayı hatırladı. Çalışma yükünü ve mükemmelliyetçiliğini yere bıraktı. Ve şimdide yaratıcılık semalarında yüzmeye hazırlanıyor. Sizin de öyle olmasını temenni ederim.
Yazımı bitirirken Orhan Veli Kanık’ın birkaç dizesine tüm kalbimle katılarak yer vermeden de geçemeyeceğim:
Beni bu güzel havalar mahvetti,
Böyle havada istifa ettim
Evkaftaki memuriyetimden.
Tütüne böyle havada alıştım,
Böyle havada aşık oldum;
Eve ekmekle tuz götürmeyi
Böyle havalarda unuttum;
Şiir yazma hastalığım
Hep böyle havalarda nüksetti;
Beni bu güzel havalar mahvetti.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Yeşil erik, üretkenlik, 20'lerine basmamışların 20'lik hayalleri
28 Nis 2022

YAZARLAR

Bensu Cangüler
Yazar - 20lik

20'lik
20’lik, kafada oluşan saçma soruların, açılmayı bekleyen ve bazen suratımıza çarpılan kapıların, gündem ile üzerimize çökebilecek fenalığın paylaşıldığı bir bülten.
İLGİLİ OKUMALAR



