Beta Kuşağı’na doğru: Bize insanlık dersi verirlerse şaşırmayalım


Coffee Department ile yeni yıla lezzetli bir başlangıç Yeni yılda kahve keyfinizi zenginleştirmek isterseniz sizi Coffee Department’ın birbirinden enfes kahveleriyle tanıştıralım. Portakal, hafif taze fındık ve kırmızı erik tat profili ile hem klasik hem de meyvemsi bir kahve olan El Salvador / Santa Juana , Nektarin ve kayısı gibi meyvelerin ön planda olduğu, şeker kamışı tatlılığına sahip ve ferahlatıcı Etiyopya / Gera Farm , Tatlı ve sitrik notaların ön planda olduğu, limonata hissiyatında ve bergamot gibi meyvelerin tadını alacağınız Etiyopya / Aricha , Pratik Filtre Tadım Seti kutularında ise tek kullanımlık dripper halinde Kenya Azamia , Costa Rica Los Duran ve Colombia El Porvenir , seçenekler arasında dikkat çekiyor. 31 Ocak tarihine kadar sürecek %30 indirimden HOHOHO koduyla faydalanabilir ve ‘Yeni Yıla Mutlu Başlangıç’ mottosu ile yılbaşına özel hazırlanan kartpostalları hediye olarak edinebilirsiniz. Evde kahve keyfinizi taçlandıracak Coffee Department kahvelerini buradan inceleyebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
1980’li yılların ortalarındayız. Bütün derdim babama bir video cihazı aldırmak. Birkaç aylık yoğun ısrar sonucu amacıma ulaşıyorum. Babamla birlikte gidip en kralından bir video cihazı alıyoruz. Televizyon henüz iki kanallı. Hatta TRT 2 bile yeni açılmış sayılır. Özel kanallar ufukta dahi görünmüyor. Yani evde televizyonda yayınlananların ötesinde bir şeyler izlemek büyük lüks. Artık bir videomuz olduğuna göre bu lükse ulaşmış durumdayız.
Daha biz cihazı kurarken, oğlu Almanya’da çalışan bir akrabamız ziyarete geliyor. Evlerinde çizgi filmler dahil bir sürü video kaset olduğunu müjdeliyor. “Red Kit bile var. Yarın gelin alın hepsini” diye ekliyor. Heyecanlanıyorum. Ertesi gün daha sabahtan babamı yalvar yakar o yakınımızın evine sürüklüyorum. Babam kasetleri görür görmez “Bunlar Beta,” diyor. "Bizim videoya uymaz." Meğer bizim video cihazımız VHS formatlı kasetleri çalıştırıyormuş.
Video sektörü o yıllarda maalesef tek formatta uzlaşamamış. Hayal kırıklığıyla eve dönüyoruz. Bu benim, modern Yunan alfabesinin ikinci harfini simgeleyen Beta ismini ilk duyuşum. Daha 8 yaşındayım. Beta harfi ya da kelimesi, o günden itibaren benim için hayal kırıklığının başka bir adı oluyor. Yalnız yaşamasıyla ünlü Beta balıklarına dahi gıcık oluyorum isim benzerliğinden.
Neymiş bu Beta Kuşağı
Haliyle “2025 ile birlikte Beta kuşağının ilk bebekleri doğdu” haberlerini okuduğumda da aklıma sevimli minik yapay zeka çağı çocukları değil, VHS’e göre biraz daha küçük ve kalın olan Beta video kasetler geldi.
“Red Kit bile var” diye çocuk ruhumu nafile coşturan rahmetli akrabamız da peşi sıra hafızamın tozlu tavanından el salladı. Neymiş bu Beta Kuşağı diye baktığımdaysa 2025-2039 arasında doğacak, 2035 yılına dek dünya nüfusunun %16’sını oluşturacak, nispeten Y kuşağının ya da şu meşhur Z kuşağının çocukları olacak bir nesille karşılaştım.
İsmini veren ise 2010-2024 arası doğan Alfa Kuşağı'nın da adını ortaya artan Avustralyalı demografi ve trend analiz şirketi McCrindle. Onlara göre, Beta Kuşağı “Yapay zeka ve otomasyonun eğitimden işyerlerine, sağlık hizmetlerinden eğlenceye kadar günlük yaşama tamamen yerleştiği bir çağda yaşayacak.”
- Otonom ulaşımı, giyilebilir sağlık teknolojilerini ve sürükleyici sanal ortamları bizler gibi yenilik olarak değil de günlük yaşamın sıradan bir tarafı olarak deneyimleyen de ilk kuşak olacaklar.
Neyin içine doğduysak onunla şekilleniriz
Aslına bakarsanız kuşak ayrımlarına çok inanmam. Çünkü aynı zaman aralığında doğsalar da ekonomik ve sosyolojik farklılıklar, ister istemez insanları ayırıyor. Bencileyin yazı veya içerik için bahane arayan medya erbabının imdadına yetiştiklerini de inkar edemem tabii. Pazarlamacıların, reklamcıların da işini kolaylaştırıyorlar. Birilerini bir fikre ikna ederken bazı ortak bileşenlere ihtiyacımız var sonuçta.
Tüm bu gürültü içinde bu yapay zeka çocuklarının payına da "Beta" tabiri düşmüş. Bazı sosyopolitik gerçekler, bu kuşakları kendi içinde ayırsa da onları içine doğdukları teknoloji üzerinden benzeştirmek daha akılcı olabilir.
Benim de en başından yakaladığım Y kuşağı (1980-1994) internetin, akıllı telefonların içine doğmadı. Biz analog çağın çocuklarıydık. 16-17 yaşlarında, algımızın en açık çağlarında onunla tanışmak bizim için şanstı. Bizden sonra gelen Z kuşağı (1995-2009) ise internetin içine doğsa da akıllı telefonların, sosyal medyanın doğuşuna ve emekleyiş çağlarını gördü. Alfa kuşağı (2010-2024) sosyal medyanın ve akıllı telefonların tam içine doğmuştu. Ancak onlar için de üretken yapay zeka çağı, doğuşu ve gelişimine şahit olacakları yeni bir çağ oldu. Beta kuşağı üretken yapay zeka çağının içine doğuyor. Nihayetinde neyin içine doğduysak onunla şekilleniyoruz. Bu bir yönüyle şans, bir yönüyle şanssızlık.
Beta kuşağı niye şanslı, niye şanssız?
Her şeyden önce Beta kuşağı olup biteni bizim gibi korkuyla karışık bir hayranlıkla karşılamayacak. Bizim kadar korkmadıkları gibi kimilerimiz gibi çaresiz de hissetmeyecekler. Bu açıdan şanslılar.
Ancak işleri de bizim kadar kolay olmayacak. Çünkü bizler, insan olduğumuzun ve buradan kaynaklanan üstünlüklerimizin altını çizmeden de az vasıflı işlerde var olma şansı buluyorduk. “Makineleşmek istemiyoruz” serzenişi de tam buraya düşer. Onların böyle bir şansı ya da şanssızlığı yok. Çünkü beyaz yakalı işler dahil makineleşmeye dair her şeyi makineler zaten yapıyor artık. İnsanlara ise insan olduklarının altını çizmek ve bundan kaynaklanan farklarını öne çıkarmak düşüyor.
- Bu yeni çağda sadece el emeğiyle yapılabilen ya da insani bir duyarlılıkla ele alınabilen işler ayakta kalacak. Çoğumuzun işini yapay zeka almayacak ama pek çoğumuzun işini yapay zeka kullanan bir insan alabilir. Buradaki insan kelimesinin altını kalınca çizmek istiyorum.
Beta kuşağı nasıl farklılaşacak?
Diğer kuşak geçişlerinden farklı olarak Beta kuşağında insani deneyim aktarımı bildiğimizin tersine işleyebilir. Tersine mentörlüğün görülmemiş ölçüde yükseleceği bir çağın eşiğindeyiz. Çünkü yapay zeka, eğitimi bugüne kadar hiç olmadığı ölçüde kişiselleştirecek.
Bizler, her birimiz aynı referans çerçevesindeymişiz gibi aynı müfredat içerisinde, kocaman sınıflarda bilgi ağırlıklı eğitim aldık. Fiziki şartlar bunu gerektiriyordu. Nihayetinde her birimiz için ayrı bir öğretmen görevlendirilemezdi. Bilgiye ulaşmak bugünkü gibi kolay değildi ve eğitim de bunun üzerine kuruluydu.
Artık böyle olmak zorunda değil. Son derece kişiselleştirilmiş eğitim planları mümkün ve bu da daha yaratıcı bir neslin önünü açabilir. Diğer yandan özellikle İngilizce konuşmayan ülkeleri baz aldığımızda, eğitim hayatının önemli bölümü de yabancı dil eğitimine ayrılıyor. Oysa yapay zeka çeviri teknolojileri, yabancı dil eğitimini giderek önemsizleştiriyor.
Dahası, biz eğitimin belli bir yaşta sona ereceği fikriyle şekillendik. Oysa eğitim artık ömür boyu. İnsanlık tüm odağını; insani farklılıklarını vurgulamaya, soyutlamaya, yaratıcılığa ayırmayı başarırsa daha az eğitimle daha vasıflı işleri yapabilir hâle gelebilir. Buna mecbur da kalabilir. Bu da Beta kuşağını diğer tüm kuşaklardan daha ileriye ve iyi bir yere taşıyabilir.
Gerçek ihtiyaçlar, gerçek sonuçlar
McCrindle’ın Beta kuşağını tanımlayan makalesinde de vurgulandığı gibi, Beta kuşağı iklim değişikliği, küresel nüfus değişimi ve hızlı kentleşmenin ön planda olduğu bir dünyayı devralıyor. Bu durum onları daha küresel düşünceli, topluluk odaklı ve işbirlikçi hâle getirebilir.
Bir video kaset formatında bile uzlaşamayıp VHS ve BETA diye ikiye ayrılan erken kapitalist rekabetin aksine Beta Kuşağı çok farklı geliyor. Ezcümle, kendimizden sonraki kuşaklara dair olumsuz ezberimizi şimdilik bir kenara koyalım. Beta Kuşağı bize insanlık dersi verirse de hiç şaşırmayalım. Çünkü onlar, makinelerden farklı olduklarını anlatmaya en çok ihtiyaç duyan kuşak olacaklar. Gerçek ihtiyaçlar, gerçek sonuçlar doğurur.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
NEREDE YAYIMLANDI?
Billie Eilish'in "Birds of a Feather" şarkısı, "Espresso"yu geride bırakarak yılın en çok dinlenen şarkısı oldu. Altın Küre Ödülleri bu gece sahiplerini buluyor. Ümit Alan, Beta Kuşağı'nı yazdı.
05 Oca 2025

YAZARLAR

Ümit Alan
Yazar ve iletişim uzmanı. Basın ve Yayıncılık ana bilim dalında yüksek lisans yaptı. 2000 yılından itibaren yazılarıyla basında yer almaya başladı. 2009 yılında düzenli medya eleştirisi yazıları yazmaya başladı. Yazılarının konsepti 2016’dan itibaren yeni medya ve dijital medya okur yazarlığına genişledi. Televizyonda "Heberler" (2010-2013) isimli hiciv programının senaryo yazarları arasında yer aldı. "Saray’dan Saray’a Türkiye’de Gazetecilik Masalı" (Can Yayınları, 2015) isimli bir eleştirel basın tarihi incelemesi kitabı var. Socrates Podcasts çatısı altında Can Öz ile birlikte "Yeni Medya 451"i hazırlıyor. Aposto ekibiyle birlikte ise "Ümit Alan ile Medya Tarihi" podcast serisini hazırladı. Aynı zamanda 2003 yılından bu yana iletişim sektöründe danışmanlık ve reklam yazarlığı yapıyor. Profesyonel konuşmacı olarak etkinliklere katılıyor.

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
“Gibi” ilgeci (edat) Türkçede çok sık kullanılan, cümleye benzetme başta olmak üzere eşitlik / karşılaştırma, zaman (hemen peşinden / anında), olasılık / tahmin ve örneklendirme anlamları kazandıran bir sözcüktür. Bu çok sevilen ilgeç, şarkı ve şiirlerde de her zaman hak ettiği yeri bulmuştur.





