Biden'ın Demokrasi Zirvesi

Türkiye'nin davet edilmediği Demokrasi Zirvesi'nden nasıl sonuçlar çıktı?
Biden'ın Demokrasi Zirvesi

ABD Başkanı Joe Biden, geçtiğimiz hafta 110 ülke liderini, aktivistleri, sendikaları, sivil toplumun çeşitli bileşenlerini, ileri gelen araştırmacıları ve uzmanları ve iş dünyasından temsilcileri davet ettiği sanal ortamda düzenlenen Demokrasi Zirvesi’nde kritik noktalara vurgu yaptı

Otoriterliğin yükselişi ve demokrasinin gerileyişine dair endişelerini dile getiren Biden, zirvenin mucize çözümlerden çok demokrasinin küresel boyutta nasıl geliştirilebileceğine dair diyalogun başlatılması amacı taşıdığının altını çizdi.

Zirve’ye davet edilenler ve edilmeyenler

Biden’ın 2020 başkanlık seçimi kampanyası hem ABD’de hem de dünyanın geri kalanında demokrasinin zarar gördüğü ve bu dönüşümle mücadele edilmesi gerektiği üzerine kuruluydu. 9-10 Aralık arasında düzenlenen Demokrasi Zirvesi de bu bağlamda önemli bir adım olarak görülebilir. Davetli ülkelerin büyük çoğunluğu liberal demokrasilerden oluşurken demokratik gerileme yaşayan kimi ülkeler ve otoriter karakteristikler gösteren birkaç ülke de zirvede kendine yer buldu

Beklendiği üzere Rusya ve Çin davet edilmedi. Rusya ve Çin’in davet edilmeyişi bu ülkeler tarafından olumsuz karşılandı ve “soğuk savaş mentalitesi” olarak nitelendirildi. NATO üyesi olmasına rağmen zirveye davet edilmeyen iki ülke vardı: Türkiye ve Macaristan. Bu iki ülkenin davetli olmaması şaşırtıcı değildi. Biden’ın iki ülke liderinin otoriter yönetimlerini desteklemek istemediği ve hem Türkiye’deki hem Macaristan’daki demokratikleşme çabalarına arka çıkmak istediği biliniyor. Bu iki ülkenin zirveye davet edilmesinin bu ülke liderlerinin meşruiyetini artıracağını ve dünya kamuoyundaki itibarını yükselteceğini göz önünde bulundurursak, Biden’ın iki lideri zirveden dışlaması hem Türkiye’deki hem de Macaristan’daki muhalefetin elini güçlendirdi.

Zirve’den akılda kalanlar

Zirve, ABD kamuoyunda genel olarak olumlu karşılansa da belirgin bir temkinlilik havası hâkimdi. Uzmanlar, medya ve sivil toplum bu zirveyi demokrasi adına olumlu bir gelişme olarak nitelendirse de dünyadaki otoriterleşme eğiliminin çözümünü bir zirvede görmenin gerçekçi olmadığı görüşü hâkim. 

Demokrasinin dünyada yeniden enerji kazanması için çok daha temel ve dönüştürücü global hareketlerin ve ortaklıkların oluşması gerektiği vurgulanan zirvede, katılımcı her ülkeden yolsuzlukla mücadele, insan haklarının desteklenmesi ve otoriterleşmeye karşı mücadelede bağlılık istendi. Zirve öncesi ve sonrasında en çok dile getirilen konulardan birisi olan ve Biden’ın da açılış konuşmasında değindiği bir gerçek de ABD demokrasisindeki gerileme oldu. ABD gibi demokratik gerileme yaşayan bir ülkenin demokrasi temalı bir zirve yapıyor olmasını eleştirenler olsa da günümüz dünyasında demokratik değerlerin savunulması için liderlik yapabilecek ve demokrasi savunucularını etrafında toplayabilecek başka bir ülke bulunmuyor. 

Arka arkaya 15 sene boyunca küresel boyutta gerileme yaşayan demokratik değerlerin savunulması için ABD liderliği önemli ancak yeterli değil. Biden’ın da konuşmasında dile getirdiği gibi demokrasi her jenerasyonla beraber yenilenmesi ve demokratik değerlerin savunulması için ülkelerin inisiyatif alması son derece büyük önem arz ediyor. Demokrasinin bir durum değil bir aksiyon olduğunun altını çizen Biden, insanlığın gelişimi için herkesi cesur olmaya ve sorumluluk almaya davet ediyor.

Zirve’de verilen sözler

Biden ayrıca zirvede bir de 424,4 milyon dolarlık bir sivil toplum destek paketi açıkladı. Paketin kapsamı içinde bağımsız medyanın desteklenmesi, gazetecilerin fiziksel, dijital ve hukuki olarak korunması, yolsuzlukla mücadelede stratejik ortaklıklar ve planlamaların geliştirilmesi, demokrasi aktivistlerinin desteklenmesi, demokrasinin gelişmesine faydalı olacak teknolojilerin teşvik edilmesi gibi birçok madde bulunuyor. 

Bu paketteki kaynakların dağıtımının uluslararası uzmanlar tarafından yapılacağı belirtiliyor. Zirveye yöneltilen eleştirilerden bir tanesi de verilen sözlerin tutulması için ABD’nin nasıl bir yol izleyeceğinin belli olmaması. Verilen sözlerin uygulamaya konulması için öne sürülen tekliflerden birisi, bir sonraki sene fiziksel olarak yeniden toplanacak olan zirveye kadar katılımcıların verdikleri sözleri tutması gerektiği. 

Bütün bu endişelerin yanı sıra, zirveden çıkarılması gereken iki ana ders bulunuyor. ABD demokratik değerlerin savunulması konusunda liderlik yapmaya devam etmek istiyorsa, önce kendi yaşadığı sorunları çözmek zorunda. İkinci önemli ders ise demokrasinin savunulması ve geliştirilmesi için ABD liderliğinden çok daha fazlasına, demokrasi kaygısında olan tüm ülkelerin cesur adımlar atarak sorumluluk almasına ihtiyaç var. Biden’ın da altını çizdiği gibi demokrasi tesadüfen gelişmiyor; beslenmesi, yenilenmesi ve korunması gerekiyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

SpektrumSpektrum

BÜLTEN SAYISI

Karadeniz'de tehlikeli oyun, Demokrasi Zirvesi'nin sonuçları

Bugün Rusya ve Ukrayna arasında Karadeniz'de tırmanan gerginliği ve Biden'ın Demokrasi Zirvesi'ni ele alıyoruz.

17 Ara 2021

NYT

YAZARLAR

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR