Bir seçim, iki kazanan: Şili’de aşırı sağın gizli zaferi

Latin Amerika ülkesi Şili’de devlet başkanı seçiminin birinci turunda kazanan komünist aday Jeannette Jara oldu. Fakat manşetler bazen yanıltıcıdır. Çünkü seçimlerin asıl kazananı her biri ciddi oy toplayan aşırı sağcı adaylar. Dolayısıyla seçimlerin ilk turunun ardından Jara’nın hem galip geldiğini hem de muhtemelen mağlup olduğunu söyleyebiliriz.
Bir seçim, iki kazanan: Şili’de aşırı sağın gizli zaferi

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

Latin Amerika ülkesi Şili’de devlet başkanı seçiminin birinci turunda kazanan komünist aday Jeannette Jara oldu. Fakat manşetler bazen yanıltıcıdır. Çünkü seçimlerin asıl kazananı her biri ciddi oy toplayan aşırı sağcı adaylar. Bu durumda %26,8 oy alan Jara’nın ikinci turda galip gelmesi için mucizeye ihtiyacı var. 

  • Jara, oyların %23,9’unu alan aşırı sağcı Cumhuriyetçi Parti adayı Jose Antonio Kast ile 14 Aralık’ta karşı karşıya gelecek. 

Tamamı sağ spektrumun farklı noktalarında yer alan diğer adayları ve ikinci tur senaryolarını konuşmadan önce kısaca Şili’nin yakın geçmişini gözden geçirelim. 

Şili'de siyasetin panoraması

Geleneksel olarak merkez-sağın egemenlik koltuğunda oturduğu Şili, 2019 yılında neoliberal politikalara karşı büyük sokak gösterilerine sahne oldu. Sağcı Sebastián Piñera hükümetinin özelleştirme politikalarına ve büyüyen toplumsal eşitsizliğe karşı başlayan eylemler, radikal bir dönüşüm talebini de dile getiriyordu. 2021 yılında yapılan seçimlere de bu protestoların rüzgarı damgasını vurdu. Solun adayı Gabriel Boric, seçimlerin ikinci turunda Kast’ı geride bırakarak devlet başkanı seçildi. 

Ancak Boric yönetimiyle sokakta dile getirilen talepler arasındaki fark, çok geçmeden açılmaya başladı. 1973’te ABD destekli bir darbeyle iktidara gelen General Augusto Pinochet döneminden miras kalan Şili Anayasısı’nın değiştirilmesi, neoliberal düzeni güvence altına aldığı için protestocuların en önemli hedeflerinden biriydi. 

  • Giderek daha çok merkeze yanaşan Boric döneminde bu anayasa değişikliğinin sosyo-ekonomik kökleri geri planda kaldı. 

Bu hayal kırıklığı, Şili solu içerisinde aday tercihinde belirleyici oldu. Şili Komünist Partisi’nin (PCCh) de dahil olduğu sol/merkez-sol koalisyon Şili İçin Birlik, adayını belirlerken tercihini Boric’in hareketi tarafından temsil edilen isimler yerine Çalışma Bakanı Jara’dan yana yaptı.

Sağın adayları

Fakat seçim sürecinde asıl hareket diğer kampta yaşandı. Siyasi söylemin dümeni aşırı-sağın dilediği şekilde göç ve güvenlik politikaları etrafında şekillendi. Şili’ye gelen göçmenleri engellemek için ABD Başkanı Donald Trump’ın söylemini benimseyen Kast, ülke sınırlarına duvar çekme sözü verdi. 

Artan suç oranlarını seçim programının merkezine koyan sağcı adaylar arasında dikkat çeken bir diğer isim %13,9 oyla dördüncü sırada kendine yer bulan Ulusal Liberter Parti adayı Johannes Kaiser. Pinochet’in mirasını savunan Kaiser, ikinci turda kendini aynı mirasın temsilcisi olarak gören Kast’ı destekleyeceğini açıkladı. Seçimlerin %12,4 ile beşinci sırasında yer alan sağcı aday Evelyn Matthei de Kast’a oy verme çağrısı yaptı.

Seçimlerin sürpriz ismiyse %19,7 oyla üçüncü sıraya yerleşen sağ popülist Franco Parisi oldu. Parisi, henüz seçimlerin ikinci turunda yarışacak iki adaydan birini desteklemekten kaçındı. Bu da Jara için yarım da olsa açılan tek kapı anlamına geliyor. 

  • Nitekim Jara, seçim sonuçlarının ardından yaptığı konuşmada kendi kitlesinden yükselen uğultulara rağmen Parisi’yi selamladı.  

Parisi, ilk bakışta diğer adaylara kıyasla siyasi olarak merkezde yer alıyor gibi görülüyor. Ancak Parisi’nin de sağ kutupta yer alan bir isim olduğunu hesaba katmak gerekiyor. Jara, bir şekilde Parisi’ye oy veren seçmenleri kapsasa dahi—ki bu da büyük bir soru işareti—aşırı sağa yönelen diğer oyların desteğini alması pek kolay olmayacak. 

İlk turda sandığa gitmeyen seçmenler de Jara için ciddi bir umut yaratmıyor. Katılım bu seçimlerde zorunlu hâle geldi ve oy kullanan seçmenlerin oranı %85 gibi yüksek bir seviyeye ulaştı. Bir önceki seçimlerde bu rakam sadece %47’ydi.

Dolayısıyla seçimlerin ilk turunun ardından Jara’nın hem galip geldiğini hem de muhtemelen mağlup olduğunu söyleyebiliriz. Bölgesel açıdan yorumlamak gerekirse Brezilya’da eski Devlet Başkanı Jair Bolsonaro, Arjantin’de mevcut Devlet Başkanı Javier Milei gibi isimlerle temsil edilen ABD’nin desteklediği hareketlerin Şili’de de aynı söylemleri gündeme getirdiğini görüyoruz. 

Yine de daha sağlıklı analizler yapabilmek için seçimlerin Jara için zorlu geçecek ikinci turunu beklemek gerekiyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

YAZARLAR

Kavel Alpaslan

1995'te İzmir'de doğdu. İzmir Saint Joseph Fransız Lisesi'nden mezun oldu. İstanbul Üniversitesi'nde gazetecilik eğitimi gördü. 2014 yılından beri çeşitli mecralarda yazı ve haberleri yayımlandı.

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR

SpektrumSpektrum

HİKAYE

Başka bir kader yoksa: Çocuklara verilecek cezaların artırılmasının sonuçları ne olabilir?

Bir tarafta çocuğunu kaybetmiş aileler, suç makinesine çevrilmiş çocuklar, çocukları bünyesine alan çeteler; diğer tarafta cezaların ağırlaştırılmasının çok daha fazla çocuğun suça karışmasına yol açacağını, sorunları çözmeyeceğini dile getiren uzmanlar. Tüm bu tartışmaların ortasında iktidar, çocuklara verilecek cezaların artırılmasını içeren bir yasa teklifini TBMM’ye sundu. Peki bunun sonuçları ne olabilir?

Başka bir kader yoksa: Çocuklara verilecek cezaların artırılmasının sonuçları ne olabilir?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Zalim iyimserlik: İktidar, muhalefet ve topluma Anadolu’dan bakmak

19 Mart sonrasında Türkiye’de kurulan yeni siyasal düzen, muhalefeti bütünüyle susturmayı hedeflemiyor. Onu ahlaki bakımdan iktidardan farksız, örgütsel olarak parçalanabilir, yerel aktörleri iktidarın saflarına çekilebilir ve seçim kazansa bile iktidara gelemeyecek bir yapı olarak yeniden tanımlamaya çalışıyor.

16 Tem 2026

Zalim iyimserlik: İktidar, muhalefet ve topluma Anadolu’dan bakmak
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Ahbap Derneği olayı: Türkiye’de dernek ve vakıflar nasıl denetleniyor?

Kamuoyunda yardım ve bağış kampanyalarıyla adından çokça söz ettiren Ahbap Derneği ve kurucusu Haluk Levent’in deprem bağışlarının kullanımı, şaibeli para transferleri ve usulsüz mali işlemleri hakkında soruşturma başlatılması şu soruyu gündeme getirdi: Türkiye’de dernek ve vakıfları kim denetliyor? Prof. Dr. Murat Batı’ya göre güçlü bir mali denetim yok, ne görev verilen mülki amirler ne de Vergi Denetim Kurulu bu kurumları denetleyebiliyor.

Pelin Cengiz

·

15 Tem 2026

Ahbap Derneği olayı: Türkiye’de dernek ve vakıflar nasıl denetleniyor?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

İstanbul Barosu raporu: Kuyu tipi cezaevlerinde neler yaşanıyor?

Komedyen Deniz Göktaş'ın Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi'ne gönderilmesiyle yeniden gündeme gelen "kuyu tipi" cezaevlerine ilişkin İstanbul Barosu raporu, tutukluların maruz kaldığını belirttiği ağır tecrit koşulları ile havalandırma, sağlık hizmetleri ve temel haklara erişimde yaşanan sorunlara dikkat çekiyor.

Melisa Gülbaş

·

13 Tem 2026

İstanbul Barosu raporu: Kuyu tipi cezaevlerinde neler yaşanıyor?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Bir bakışın arkası: İzlanda'nın 'ekonomist' başbakanı Kristrún Frostadóttir'i anlamak

Ankara'daki NATO zirvesinde İzlanda Başbakanı Kristrún Frostadóttir'in Külliye önündeki şaşkın bakışlarının görüntüleri, sosyal medyada hızla yayıldı. Kısa süre içinde Frostadóttir'in Instagram hesabına on binlerce Türk kullanıcı ulaştı. Öte yandan İzlanda'nın onu başbakan yapmasını sağlayan, bir anlık görüntü değil uzun yıllara yayılan bir güven inşasıydı.

Uraz Kaspar

·

12 Tem 2026

Bir bakışın arkası: İzlanda'nın 'ekonomist' başbakanı Kristrún Frostadóttir'i anlamak