

Müzik dinlemek hiç bu kadar şık olmamıştı: Acoustibox Acoustibox Scarlet Thomas Edison 1800'lerin sonunda fonografı icat ettiğinde yaşam bir melodi kazandı ve müziğin seyri değişti. Bugün Edison'un vizyonu zamansız ve lüks deneyimlerin ilhamı oluyor. Acoustibox , ahşap ve metalin kendilerine has özelliklerini akustik bilimiyle birleştirerek eşsiz bir müzik dinlemenin en şık hâlini sunuyor. Acoustibox nedir? Metal ve ahşabın bir araya geldiği gramofon formunda akustik ses yükseltici olan Acoustibox , içinde herhangi bir elektronik aksam olmamasına rağmen cep telefonundan çıkan sesi üç kata kadar yükseltebiliyor. Bunu yaparken ek bir bluetooth hoparlöre, kabloya veya bataryaya ihtiyaç duymayan Acoustibox, gücünü nitelikli malzemelerinden ve akustik biliminden alıyor. Şık ayrıntılar: Günlük yaşamı tahmin edilmesi güç bir şekilde yeniden tasarlamak için bir araya getirilmiş hayalperest bir ekip tarafından geliştirilen Acoustibox’ın gramofonun aslına sadık kalan başlığı, geri dönüştürülmüş metallerden üretiliyor. Tabanında ise birinci sınıf kaplama seçenekleri ve el işçiliğiyle zenginleştirilmiş ahşap kullanılıyor. Sunduğu işlevsellikle müzik dinlemeyi bir keyfe dönüştüren Acoustibox, zamansız tasarımlarıyla ait olduğu yaşam alanlarını da güzelleştirmeyi başarıyor. Aposto okurlarına özel: Acoustibox alışverişinizi “ Aposto! ” koduyla yaparak %25 indirim avantajından faydalanabilirsiniz. Yaşam alanınıza uygun Acoustibox tasarımlarını keşfetmek, Acoustibox’a ilişkin daha fazla bilgi almak ve indirimli sipariş vermek için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
Birleşik Krallık’ta Boris Johnson’ın Muhafazakâr Parti liderliğinden istifa etmesinin ardından başlayan liderlik yarışında, dün yapılan parti içi oylamada Rishi Sunak’ı geride bırakan Dışişleri Bakanı Liz Truss Muhafazakâr Parti’nin yeni lideri olarak seçildi. Truss, aynı zamanda Birleşik Krallık’ın da yeni başbakanı oldu. Yeni Başbakan Liz Truss, Margaret Thatcher ve Theresa May’in ardından Birleşik Krallık’ın üçüncü kadın başbakanı olacak.
Truss’ı neler bekliyor?
Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından dünya genelinde enerji fiyatlarının yükselmesi küresel bir enflasyonu beraberinde getirdi. Eski Başbakan Boris Johnson’ın işgalin başladığı günden beri Ukrayna’yı askeri, siyasi ve ekonomik olarak destekleme politikası Birleşik Krallık-Rusya ilişkilerinin büyük oranda bozulmasına neden oldu. ABD ve AB ile birlikte Rusya’ya ağır yaptırımlar uygulayan Birleşik Krallık, Rusya’nın Avrupa’ya doğal gaz akışını kademeli olarak durdurmasıyla birlikte büyük bir enerji kriziyle karşı karşıya kaldı. Boris Johnson’ın başbakan olarak son ziyaretini Ukrayna’nın başkenti Kiev’e yapması, gelecek dönemde Birleşik Krallık’ın Ukrayna’ya verdiği desteğin devam edeceğinin de bir göstergesiydi.
Yeni Başbakan Liz Truss, Ukrayna’nın işgali, artan enflasyon ve enerji krizinin yarattığı sorunlar kümesiyle mücadele etmek zorunda kalacak. Truss, Muhafazakâr Parti liderliği yarışındaki rakibi Rishi Sunak’a karşı yürüttüğü seçim kampanyasında da bu sorunları çözme vaadinde bulunuyordu.
Peki Truss’ın artan enflasyon, ekonomik durgunluk ve enerji krizine karşı çözüm önerileri ne?
Truss, ülke ekonomisindeki durgunluğa çözüm olarak büyük vergi indirimleri yapacağını vadediyor. Rakibi Rishi Sunak, büyük vergi indirimlerinin enflasyonu artırıcı etkisi olacağı eleştirilerinde bulunsa da Truss, bu politikanın ekonomiyi canlandıracağını iddia ediyor. Yeni Başbakan Truss, seçim sonuçlarının açıklanmasının ardından yaptığı ilk konuşmada "Vergileri azaltacak ve ekonomimizi büyütecek cesur bir plan sunacağım." dedi ve seçim kampanyasındaki sözleri yerine getireceğini ifade etti. Savunma harcamalarının GSYİH’daki payını da artıracağını söyleyen Truss, enerji kriziyle mücadele politikasını kısa zamanda kamuoyuyla paylaşacağını belirtti. Bu konuda henüz detaylı bir açıklama yapmasa da “halkın enerji faturalarını ödemesine yardımcı olacak adımlar atılacağını” ifade etti. Kısa vadede, enerji faturalarının vatandaşların üzerindeki yükünü hafifletmek amacıyla hanehalkının yenilenebilir enerji için ödediği yeşil vergileri askıya alma planı geçici bir rahatlama yaratacağı düşüncesiyle bazı kesimler tarafından beğenilse de özellikle uzun vadede iklim değişikliğiyle mücadele politikalarına ve yenilenebilir enerjiye geçişe olumsuz etkileri olacağı nedeniyle eleştirilere de yol açıyor.
Eski Başbakan Boris Johnson’ın kabinesinde Dışişleri Bakanı olarak görev yapan Liz Truss, Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etmesinin ardından Johson’la birlikte kabinede Rusya’ya karşı en sert tavır takınan kişilerden biriydi. Hem Johnson döneminde belirlenen Rusya politikasının devam ettirilmesi hem de kamuoyunda Ukrayna’ya verilen güçlü destek nedeniyle Liz Truss’ın başbakanlığı döneminde de Ukrayna’ya desteği devam ettireceği öngörülüyor.
Türkiye-Birleşik Krallık ilişkilerinde yeni dönem
Eski Başbakan Boris Johnson döneminde iki ülke arasındaki ilişkiler pozitif bir çizgide ilerliyordu. Johnson, Türkiye’nin Ukrayna’ya verdiği askeri ve siyasi destekten duyduğu memnuniyeti birçok kez dile getirmişti. Öte yandan, Türkiye ve Birleşik Krallık arasında savunma sanayi alanındaki iş birliklerinin de derinleştiği bir dönem yaşanıyor. Johnson döneminde iki ülke ilişkilerinde yaşanan olumlu gelişmelerin Truss döneminde de önemli bir kesintiye uğramadan devam edeceği öngörülse de Truss’ın göçmen politikası potansiyel bir sorun haline gelebilir. Birleşik Krallık, geçtiğimiz aylarda ülkeye gelen sığınmacıların üçüncü ülkelerdeki bekleme kamplarına gönderilerek gerekli işlemler tamamlanıncaya kadar kamplarda kalmasını öngören bir politikayı hayata geçirmeye çalışıyordu. Bu plan çerçevesinde, Ruanda ile anlaşma yapan Johnson hükümeti bir grup sığınmacıyı Ruanda’daki bekleme kamplarına göndermek için uçak hazırlamış ancak son anda AİHM’in kararıyla uçuş engellenmişti. Dönemin Dışişleri Bakanı Liz Truss, bu politikayı bir adım daha ileriye götürerek Türkiye’de de sığınmacılar için bir bekleme kampı kurulabileceğini ifade etmişti. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ise Truss’ın bu planını sert şekilde eleştirerek “Türkiye’nin bir başka ülkenin bekleme kampı olmayacağını” ifade etmişti. Bu plan, bir süreliğine askıya alınsa da Truss seçim kampanyası döneminde sığınmacıların Ruanda’ya gönderilme planının uygulanacağını ve bu planın başka ülkelerin de dahil edilmesiyle genişletileceğini vaat etmesi önümüzdeki süreçte Türkiye-Birleşik Krallık ilişkileri için potansiyel bir sorun haline gelebilir.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Liz Truss Birleşik Krallık'ın yeni başbakanı oldu. TÜİK enflasyonun ağustos ayında yıllık %80,2’ye yükseldiğini açıkladı. Otomotiv sektöründen yetkililer zam sinyalleri verdi. Kılıçdaroğlu, "6'lı masa uzlaşırsa aday olurum" dedi.
06 Eyl 2022

YAZARLAR

Abdullah Esin
Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümü mezunudur. Dış politika, diplomasi ve politik ekonomi alanlarında araştırmalar yapmaktadır.

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
İspanya, Arjantin'i tarihin en tek taraflı finallerinden birinde Ferran Torres'in golüyle yendi ve ikinci kez dünya şampiyonu oldu.

“Ama” bağlacı, dilimizde temel olarak karşıt anlamlı iki cümleyi veya sözcük grubunu birbirine bağlama görevini yapar. Tek başına bir anlamı olmayan bu sözcük, cümleler arasında kurduğu köprüler sayesinde cümleye çok çeşitli anlam ve işlev kazandırır. “Ama” bağlacını karşıtlık ve zıtlık ilişkisi kurmak, koşul (şart) anlamı kazandırmak, anlamı pekiştirmek ve güçlendirmek, dikkati çekmek, uyarı ve ikazda bulunmak, beklenmeyen bir durumu / istisnayı belirtmek için kullanırız.





