Bitki bazlı fast food duyulduğu kadar masum mu?


#AşıkOl: About Nights Annika'yı tel örgüler önünde endişeli görürüz. Motor sesleri içinde Pär'a döner ve tel örgülerin ardından seslenir, seslenir... Pär onu duymaz, belki de duymazdan gelir. Pär, motoruyla meydandan uzaklaşmaya başlarken Annika peşinden koşar, buna rağmen Pär durmaz ve Annika dizleri üzerine düşer. Motor sesleri giderek uzaklaşır. Annika'yı ağzından düşürmediği sakızıyla, gözleri yaşlı, uzun uzun Pär'ın arkasından bakarken izleriz. Derken Pär boşlukta yeniden belirir. Motorundan atlar, Annika’ya doğru yaklaşır iki genç âşık birbirine sarılır. Hepimiz için tanıdık olan ilk temaslar, ilk gülümsemeler, ilk hayal kırıklıkları ve ilk heyecanlar; İsveç'in dünyaca ünlü yönetmenlerinden Roy Anderrson'un ilk uzun metrajlı filmi A Swedish Love Story’de Pär ve Annika’nın hikâyesinde böyle anlatılıyor. Aşktan beslenen, sevgiyle zenginleşen İsveç kültüründen ilham alan About Nights; İsveççede aşkı, kärlek'i keşfetmeye çağırıyor. İsveççe aşk, kärlek: Bireylerin kendi varlıklarını özgürce yaşayabildiği bir kültür inşa etmeyi başaran İsveç'te aşk da bu kültürden nasibini alıyor. İsveç kültürü birlikte geçen anların değer vermeyi, engeden ve sorumluluktan kaçılmayan ilişkileri öğütlüyor. 14 Şubat Sevgililer Günü'nü de içinde barındıran şubat ayında bu kültürün aşktan anladığı sadelik, yalınlık ve duyarlılık ve özgürlük de daha çok anlam kazanıyor. About Nights: İsveç'in dengeyi ve sadeleşmeyi öğütleyen kültüründen ilham alan ve daha önce düzenlediği aşk, müzik ve eğlence dolu Midsommar festivalinin ismini de İsveççeden seçen About Nights; sevdikçe çoğalanları, iyi hissettikçe zenginleşenleri arıyor. Sevenler var, deli gibi sevenler! Aşkın ayı şubatta, aşktan yana olmak gibisi yok. #AşıkOl çağrısını motto benimseyen deli dolu topluluk About Nights, aşkın ayı şubatta herkesi sadeleşmeye, sevmeye, özgürleşmeye, âşık olmaya çağırıyor. About Nights’ta sorular sormak, yanıtlar aramak, sevmenin ve sevilmenin tadına varmak isteyen herkes, yalnız olmadığını biliyor. Etraf deli dolu. Sevgiyle, aşkla dolup taşanlar, yeterince delirdiğini düşünenler About Nights’ta buluşuyor.
Daha fazlasını öğren →
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
Artan talep ve bir nevi trend olması sonucu McDonald’s, Burger King, Starbucks gibi birçok fast food zincirinin son hızla menülerine eklediği bitki bazlı ürünler duyulduğu kadar masum mu? Sağlıklı, faydalı, temiz çağrışımlarını beraberinde getiren “bitki bazlı” tamlamasının hızlı yemek kültürüne dâhil edilmesi, “Bitki bazlı fast food ürünleri, bildiğimiz fast food ürünlerinden daha mı sağlıklı yoksa bu sadece algısal bir yanılsama mı?” sorusunu akıllara getiriyor.
Fast food zincirlerinin ürünlerinde hayvansal gıdalar yerine bunların bitki bazlı alternatiflerini kullanması, sundukları ürünlerin %100 daha sağlıklı veya besleyici hâle geldiği anlamına gelmiyor. Zincirlerin bizlere sunduğu işlenmiş gıdalarda et ya da bitki bazlı et kullanılması aslında besin değeri bakımından beklendiği gibi bir fark yaratmıyor.

Kaynak: Business Insider
Tablodaki besin değerleri, inanılandan biraz daha farklı bir resim çiziyor ve bitki bazlı hamburgerlerin alternatifini oluşturdukları hamburgerlere besin değeri açısından oldukça benzediklerini bizlere gösteriyor.
Peki fast food zincirlerinin çıkış noktası sevilen lezzetlerini daha sağlıklı kılmak mı yoksa onlara bitki bazlı alternatifler oluşturmak mı? Esas amaç, zaten zararı bilinen ve tüketiciler tarafından kabul görmüş ürünlerin doğasını değiştirmek değil. Bu nedenle, bitki bazlı et üreticileri ve fast food zincirlerinin bu tarz iş birliklerinde çıkış noktası genellikle yeni bir ürün ortaya koymaktansa var olan garanti ürünü taklit etmekten geçiyor. Bu birliktelikten doğan ürünlerle, tat ve hissiyatta bir değişikliğe gidilmeden zincirlerin klasikleşmiş ürünlerine bitki bazlı alternatifler oluşturmak ve müşteri portföyünü olabildiğince genişletmek hedefleniyor.
Bilinçli bir yanıltmacadan bahsedilebilir mi? Barclays tarafından paylaşılan veriler, insanların bitki bazlı hamburgerleri denemelerinin temel nedeni olarak tercihlerini daha sağlıklı olandan yana kullanmak istemelerini gösteriyor. Fast food tüketicilerinin çoğunluğunun bitki bazlı hamburgerleri bildiğimiz hamburgerlerden daha sağlıklı gördüğünü ve bu yanılsama doğrultusunda seçimlerini bitki bazlıdan yana yaptıklarını belirtiyor. Beslenme uzmanlarının bir bölümü ise fast food zincirleri tarafından ortaya konan iletişim kampanyaları sonucu, tüketicilere bitki bazlı ürünleri seçerek sağlıklı bir seçim yaptıkları fikrininin gizliden gizliye empoze edildiğini düşünüyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
2021'de kim, nereye, neden seyahat edecek? New York'un ortasında 5 bin ton tuzun ne işi var? Bitki bazlı fast food ne kadar masum?
20 Şub 2021

YAZARLAR

Adasu Mireli
Food writer @ Aposto

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
“Gibi” ilgeci (edat) Türkçede çok sık kullanılan, cümleye benzetme başta olmak üzere eşitlik / karşılaştırma, zaman (hemen peşinden / anında), olasılık / tahmin ve örneklendirme anlamları kazandıran bir sözcüktür. Bu çok sevilen ilgeç, şarkı ve şiirlerde de her zaman hak ettiği yeri bulmuştur.





