Bu kadar çok tırnak göstermesek olmaz mı?

Son yıllarda kaleme alınan yazılarda, kurallarını tam özümsemeden çok daha fazla tırnak işareti kullanıldığını gözlemliyoruz. Tomris Uyar’ın “Tırnaklar Yukarı!” metnindeki şu saptamasını aklımızdan çıkarmayalım: “Yerli yersiz kullanılan tırnak, iç dünyamızın karmaşıklığını gösteriyor gibi.”
Bu kadar çok tırnak göstermesek olmaz mı?

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

“Tırnak göstermek” ya da “tırnaklarını göstermek” deyimi mecaz anlamda gözdağı vermek, korkutmak demektir. İçinde tırnak sözcüğü geçen ne kadar çok deyim vardır: Tırnak sürtmek, tırnak kadar, tırnağı dibinde, tırnağın varsa başını kaşı, tırnaklarını sökmek vb. Ayrıca argoda “tırnakçı” diye bir söze de rastlarız. Para sayarken tırnak marifetiyle karşısındakini kandırarak desteyi fazla gösteren ya da kumarda tırnakla iskambil kağıdına işaret koyarak hile yapan dolandırıcılara tırnakçı denir. 

Kullanım alanı bu kadar geniş olan “tırnak” bir de noktalama işareti olarak karşımıza çıkar. Tırnak işareti, alıntı yapmak, bir sözcüğün önemini belirtmek, kullanılan yabancı bir sözcüğün anlamını açıklamak için ya da karşılıklı konuşmalarda uzun çizgi yerine  kullanılan bir noktalama işaretidir.

Son yıllarda medyada ve akademik mecralarda yayımlanan yazılarda tırnak, kısa çizgi, parantez, italik, ünlem kullanımının arttığına tanık oluyoruz. Bir gazetenin spor sayfasında şöyle bir habere rastlamıştım: 

Devre arasında oyuncularıyla yaptığı konuşmaya değinen Solskjaer, “Gole kadar iyi oynadık. Golden sonra durduk. Oyuncularıma (savaşmaya ihtiyacımız var) dedim ve ikinci yarıya savaşarak başladık.” diye konuştu.

Yukarıdaki haberde tırnak arasına alınmış cümlenin içinde yeniden tırnağa alınması gereken sözler yanlışlıkla parantez (ayraç) içinde verilmiş oysa bu tür bir durumda tek tırnak kullanılması gerekirdi. TDK Yazım Kılavuzu’nda “tek tırnak” maddesinde, “Tırnak içinde verilen cümlenin içinde yeniden tırnağa alınması gereken bir sözü, ibareyi belirtmek için tek tırnak kullanılır.” diye yazmaktadır.

Gazetelerin “gazete” gibi olduğu zamanlarda bir haberin gazetede yayımlanmadan önce en az 6 kişinin elinden geçtiğini hatırlıyorum. İşinin ehli düzeltmenler vardı o dönemlerde. Nâzım Hikmet, Yusuf Atılgan, Ahmed Arif ve Ziya Osman Saba gibi usta kalemlerin musahhihlik (düzelticilik) yaptığı bilinir. Günümüzde dil yanlışları konusunda medya duyarlı olmadığı gibi, düzeltme konusunda yetkin kişilerin çalıştırıldığını söylemek çok zor. Dil bilgisindeki cehaletimizin bir uzantısı olarak noktalama işaretleri konusunda da bilgilerimiz yetersiz. Tırnak işaretinin kullanımıyla ilgili ilkeler TDK Yazım Kılavuzu’nda şöyle sıralanmıştır: 

Tırnak İşareti ( “ ” )

1. Başka bir kimseden veya yazıdan olduğu gibi aktarılan sözler tırnak içine alınır: Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesinin ön cephesinde Atatürk’ün “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir.” vecizesi yer almaktadır.

  • UYARI: Tırnak içindeki alıntının sonunda bulunan işaret (nokta, soru işareti, ünlem işareti vb.) tırnak içinde kalır: “İzmir üzerine dünyada bir şehir daha yoktur!” diyorlar. (Yahya Kemal Beyatlı)

2. Özel olarak vurgulanmak istenen sözler tırnak içine alınır: 

  • Yeni bir “barış taarruzu” başladı.

3. Cümle içerisinde eserlerin ve yazıların adları ile bölüm başlıkları tırnak içine alınır:

  • Bugün öğrenciler “Kendi Gök Kubbemiz” adlı şiiri incelediler.
  • “Yazım Kuralları” bölümünde bazı uyarılara yer verilmiştir.

UYARI: Cümle içerisinde özel olarak belirtilmek istenen sözler, kitap ve dergi adları ve başlıkları tırnak içine alınmaksızın eğik yazıyla dizilerek de gösterilebilir:

  • Höyük sözü Anadolu’da tepe olarak geçer.
  • Cahit Sıtkı’nın Şairin Ölümü şiirini Yahya Kemal çok sevmişti. (Ahmet Hamdi Tanpınar)

UYARI: Tırnak içine alınan sözlerden sonra gelen ekleri ayırmak için kesme işareti kullanılmaz: Elif Şafak’ın “Bit Palas”ını okudunuz mu?

 4. Bilimsel çalışmalarda künye verilirken makale adları tırnak içinde yazılır.

Tırnak işaretinin kısa tarihi

1546 yılında Fransız matbaacı ve harf dökümcü Guillaume Le Bè tırnak işaretini ilk kez kullanan kişi olarak tarihe geçmiştir. Tırnak işareti, Fransa’da onun adından esinlenerek, “guillemets” olarak anılır. İngilizler ise tırnak işaretine “duckfoot quotes” adını vermişlerdir. Bu kavramı, yandan açılan çift tırnağı ördek ayağına benzettikleri için kullanmış olabilirler. 

Tırnak işareti, Orta Çağ’da kutsal metinlerdeki ayetlerin bir belirteci olarak kullanılıyormuş. Satırın yukarısına konulan tırnak işaretine (“) inverted comma yani ters virgül deniyor. Bu işaretin yerine “diple” denilen ve birbirine paralel iki dik çizginin de kullanıldığını da görüyoruz. Günümüzde İngilizcede Quotation Marks adıyla kullanılan ok ucu biçimindeki tırnak işareti, müzikçalarlarda ileri geri sarma tuşlarında da karşımıza çıkıyor. 

Tek tırnak işaretinin 18. yüzyılın sonlarına doğru İngiliz matbaasında dolaylı aktarmaları (indirect speech) göstermek için de kullanıldığı saptanmıştır. Edebiyat tarihimizde yazarların Tanzimat’tan sonra “işaret-i mümeyyize” veya sadece “mümeyyize” adıyla tırnak işaretini kullandıklarını görüyoruz. Tek tırnak işareti ise günümüz Türkçesinde yazım kılavuzlarında çok geç yer bulabilmiş.

Tomris Uyar “Tırnaklar Yukarı!” başlıklı yazısında ne de güzel anlatmıştır tırnak işaretini:

“Önceleri, tırnak işareti, metne aykırı ya da yabancı ama vazgeçilmez sözcükleri bu özellikleriyle vurgulamak, yazıda dil bütünlüğünü korumak adına kullanılıyordu: ‘hayalperest’, ‘egzotik’ gibi. O dönem tırnaklarının, Türkçenin anlaşılmasına büyük katkıda bulunduğuna inanıyorum; en azından Türkçe düşünmeye alıştırmış, zorlamış bizi o tırnaklar. Sonraki dönemin tırnaklarıysa yeni bir işlev yüklenmeye başlıyor. Yazarlar, egemen ideolojinin bir parçası saydıkları her şeyi—bakıyoruz—tırnak içine alıyorlar: ‘erkek adam’ gibi, ‘boyalı basın’ gibi, ‘geçiş dönemi’ gibi. Böylelikle tırnak, yazarın dünyaya bakışının, siyasal seçmesinin bir göstergesi haline geliyor.” 

İlköğretim programları incelendiğinde tırnak işaretinin öğretimine yer verilirken “tek tırnak” işaretinin öğretilmesine gerek duyulmamıştır. Sınıf öğretmenleri arasında yapılan araştırmalarda da nokta, virgül, iki nokta, uzun çizgi, tırnak işareti, soru işareti, kesme işareti, ünlem işareti, üç nokta, kısa çizgi, yay ayraç, eğik çizgi işaretlerinin ilkokul düzeyine uygun olduğu, den den işaretinin, köşeli ayraç, tek tırnak ve ters eğik çizgi işaretlerinin ise o yaş aralığında çocuklar için uygun olmadığı genel görüşü ortaya konmuştur. 

  • Dolayısıyla köşeli ayraç, tek tırnak ve ters eğik çizgi işaretleri ilköğretim programlarında yer almamaktadır.

Medyada ve bilimsel çalışmalarda gözlemlenen noktalama işareti yanlışlarının başında tırnak ve tek tırnak kullanımları gelmektedir. Türk Dil Kurumu Yazım Kılavuzu’nun noktalama işaretlerine girişinde ilk paragrafta şöyle bir uyarıyla karşılaşırız:

“Noktalama işaretlerinden nokta, virgül, noktalı virgül, iki nokta, üç nokta, soru, ünlem, tırnak, ayraç ve kesme işaretleri ait oldukları kelimelere bitişik olarak yazılır ve kesme dışındaki işaretlerden sonra bir harf boşluğu ara verilir.”

Dil bilimciler bu açıklama ile gündelik yaşamda noktalama işaretlerinin kullanımı arasında birtakım çelişkiler olduğunu öne sürmüşlerdir. Bu çelişkiler de yazıyla uğraşan kişilerin kafasında muğlaklığa neden olmaktadır. Aynı kılavuzun “tırnak işareti” maddesinde, bu işaretin kullanımı ile ilgili yapılan uyarı cümlesi buna örnek verilebilir: 

  • UYARI: Tırnak içine alınan sözlerden sonra gelen ekleri ayırmak için kesme işareti kullanılmaz: Elif Şafak’ın “Bit Palas”ını okudunuz mu?

Burada görüleceği üzere kılavuzda örnek olarak verilen cümlede, tırnak işaretinden sonra boşluk bırakılmamıştır. TDK Yazım Kılavuzu’nun farklı maddelerinde verilen bilgiler birbiriyle çelişmektedir. “…kesme dışındaki işaretlerden sonra bir harf boşluğu ara verilir.” kuralı yeterince açık ifade edilmediğinden kullanımda sorunların doğmasına yol açıyor. 

Konuşma çizgisi (uzun çizgi) ile tırnak işaretinin kullanım karmaşasına da dikkat çeken Doç. Dr. Yusuf Sülükçü, Yazım Kılavuzu’ndaki uyarıda yazan, “Konuşmalar tırnak içinde verildiğinde uzun çizgi kullanılmaz.” kuralına göre konuşma çizgisi yerine bir başka işaretin de kullanıldığının kabul edilmiş olduğunu ileri sürer. Bu durumda, yayımlanmış güncel romanlarda ve hikâyelerde sıkça görüldüğü üzere, tırnak işareti veya konuşma çizgisi şeklinde ikili bir kullanımın ortaya çıktığını vurgular. Hatta bazı kitaplarda bu iki işaretin yanlış biçimde arka arkaya kullanıldığını da dile getirir. Doç. Dr. Sülükçü bu durumun düzeltilmesi için Kılavuz yazımı için şu önerileri sunmuştur:

  • “Metinlerde karşılıklı konuşmayı göstermek için yalnızca konuşma çizgisi kullanılır.” denerek ve tırnak işaretinin bu amaçla kullanılması reddedilebilir.
  • “Konuşma çizgisi yerine tırnak işareti de kullanılabilir. İkisinin arasında bir fark yoktur. Ancak konuşmayı göstermek için ikisi aynı anda kullanılmaz.” gibi bir kuralla hâlihazırdaki ikili durum kabul edilebilir.

Ya da

  • “Metinlerde karşılıklı konuşmayı göstermek için konuşma çizgisi değil tırnak işareti kullanılır.” şeklinde kural değiştirilebilir.

Yazım kılavuzunda kafa karışıklığı yaratan bir başka konu daha vardır. Kılavuzda, “Başka bir kimseden veya yazıdan olduğu gibi aktarılan sözler tırnak içine alınır…” denmektedir. 

Eğer bir kişi kendi yazdığı bir kitaptan veya kendisinin daha önce söylediği bir sözden doğrudan alıntı yapmak isterse ne olacaktır? Bu sorunun çözümü için Doç. Dr. Yusuf Sülükçü maddenin şu şekilde değiştirilmesini öneriyor:

Yazarın kendisinin daha önce söylediği bir sözden veya yazıdan yaptığı doğrudan alıntılar ya da başka bir kimseden veya herhangi bir yazıdan olduğu gibi aktarılan sözler tırnak içine alınır.”

Doç. Dr. Sülükçü son olarak Kılavuz’un “virgül” maddesinde yer alan“Tırnak içinde olmayan alıntı cümlelerinden sonra konur.” kuralı nedeniyle metinlerde doğrudan alıntıların bazen tırnak içinde verildiğini, bazen de sonunda virgül ile kullanıldığını dile getirir. Doğrudan ve dolaylı alıntı ayrımını belirgin hâle getirebilmek ve ikili kullanımı ortadan kaldırabilmek için şöyle bir öneri sunar: 

Orijinal hâli korunarak yapılan ‘doğrudan alıntı’larda alıntı, mutlaka tırnak içinde verilir.” kuralının konulması daha uygun olacaktır.

Üniversite yıllarımızda Haber Yazım Tekniği derslerinde doğrudan ve dolaylı aktarmalarda uyulması gereken ilkelere çok önem verilirdi. Aktarma yazımında tırnak işareti kullanırken dikkat edilmesi gereken konular şöyle anlatılmıştı:

  • Yetkili kurum veya kişilerce basın yayın organlarına yapılan her açıklamayı olduğu gibi aktarmamalıyız.
  • İki nokta üst üste koyduktan sonra tırnağı açmadan önce boşluk vermemiz gerekiyor.
  • Tırnağın içindeki ilk sözcük ve tırnağın son sözcüğünü tırnağa yapışık yazmalıyız.
  • Bilgisayarda yazarken tek tırnak tuşuna iki kere basarak çift tırnak oluşturmaya kalkmamalıyız. “Çift tırnak tuşu” ayrıdır ve tek tıklamada zaten iki tırnak koyar.

Son yıllarda kaleme alınan yazılardakurallarını tam özümsemeden—çok daha fazla tırnak işareti kullanıldığını gözlemliyoruz. Tomris Uyar’ın “Tırnaklar Yukarı!” metnindeki şu saptamasını aklımızdan çıkarmayalım: 

“Yerli yersiz kullanılan tırnak, iç dünyamızın karmaşıklığını gösteriyor gibi.” 

Tırnak işareti bana her zaman Cemal Süreyya’nın “Behçet Necatigil Şiirlerini Nereye Yazardı” şiirindeki şu dizeleri çağrıştırır:

“…

Nereye mi yazardı dizelerini 

Tırnaklarının üstüne yazardı…

Kaynakça

  • Funda İNAN YILDIZ ve Ahmet BENZER, “Öğretmen ve Program Değişkenleri Bakımından İlkokulda Dil Bilgisi Öğretimi”
  • Yusuf SÜLÜKÇÜ, “TDK’nin Yazım Kılavuzu’ndaki Noktalama İşaretleri Hakkında Bir İnceleme ve Tespit Edilen Problemler için Öneriler”
  • Tomris UYAR, “Yazılı Günler”
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

YAZARLAR

Suha Çalkıvik

Seslendirme sanatçısı, öğretim görevlisi ve İTÜ Radyosu'nun Yayın Koordinatörü. Uzun yıllar TRT’de dublaj sanatçısı olarak çalışan Çalkıvik, NTV haber kanalının kuruluşundan itibaren tanıtımlarını seslendirdi. 1992'den beri İTÜ’de öğretim görevlisi olarak çalışıyor; #tarih dergisinin Türkçe köşesini yazıyor.

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

İLGİLİ OKUMALAR

Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

11 Tem 2026

10 maddede bu hafta
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

04 Tem 2026

10 maddede bu hafta
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

‘Gibi gibi gibiyim’: Şarkılarla, şiirlerle 'gibi' edatı üzerine

“Gibi” ilgeci (edat) Türkçede çok sık kullanılan, cümleye benzetme başta olmak üzere eşitlik / karşılaştırma, zaman (hemen peşinden / anında), olasılık / tahmin ve örneklendirme anlamları kazandıran bir sözcüktür. Bu çok sevilen ilgeç, şarkı ve şiirlerde de her zaman hak ettiği yeri bulmuştur.

Suha Çalkıvik

·

28 Haz 2026

‘Gibi gibi gibiyim’: Şarkılarla, şiirlerle 'gibi' edatı üzerine
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

27 Haz 2026

10 maddede bu hafta
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

20 Haz 2026

10 maddede bu hafta