Bülent Arınç’ın istifası

SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
AK Parti kurucusu, Eski TBMM Başkanı, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, 24 Kasım Salı günü Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu (YİK) üyeliği görevinden istifa etti. Arınç’ın YİK üyeliğinden istifasından sonra da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın isim vermeden kendisine yönelik eleştirilerini devam ettirmesi, parti üyeliğinden de istifa edebileceğine dair yorumlara sebep oldu. Arınç’ın oğlu AK Parti İstanbul milletvekili Ahmet Mücahit Arınç’ın “Bu denizde tek bir gemi, tek bir rota ve tek bir Reis var” ifadeleri de dikkat çekti.

- İstifa süreci: Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’ün yargı reformundan söz etmesinden sonra, YİK üyesi Arınç Habertürk kanalında katıldığı yayında “hukukçu kimliğiyle” konuştuğunu ifade etmiş, eski HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş'ın “tahliye olabileceğini” ve iş insanı Osman Kavala'nın tutuklu kalmasına “hayret ettiğini” söylemişti. Cumhurbaşkanı Erdoğan da bunun üzerine “Reform gündemimize yaptığımız vurgular bahane edilerek yeni fitne ateşi yakılmaya çalışıldığını görüyoruz" açıklamasında bulunmuştu. Önce rencide olduğunu belirten Arınç, daha sonra da Erdoğan'la “helalleştiğini ve görevden ayrıldığını” bildirdi.
- İstifanın arka planı: Hürriyet gazetesi yazarı Abdülkadir Selvi; Erdoğan’ın Arınç’ın açıklamalarına çok kızdığını, Arınç’ın ikili görüşmede Kavala ve Demirtaş’ın isimlerini zikrederek “hata yaptığı” öz eleştirisinde bulunduğunu, “Partimden ayrılmayacağım. Ama müsaade ederseniz Cumhurbaşkanlığı YİK üyeliğinden istifa edeceğim” dediğini ve Erdoğan’ın bunu onayladığını iddia etti. Eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın istifasını “görevden af talebi” olarak veren Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın istifa duyurusunu da önce “görevden af talebi” olarak yapıp, bir dakika sonra “görevden ayrılma talebi” olarak düzeltmesinin de Erdoğan’ın konuya bakışı hakkında ipucu verdiği yorumları yapılıyor.
- Önceki anlaşmazlıklar: Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Bülent Arınç, daha önce de pek çok kez fikir ayrılıkları yaşamıştı. Gezi olayları döneminde Erdoğan’dan daha ılımlı açıklamalar yapan Arınç, dershanelerin kapatılmasına da karşı çıkmıştı. Arınç’ın 17/25 Aralık sürecinden sonra FETÖ üyelerinin “nedamet getirmeleri hâlinde barışçıl bir süreç olabileceği" ifadeleri Erdoğan tarafından tepkiyle karşılanmış, 2015’te Erdoğan’ın Merkez Bankası yönetimini eleştirmesine de Arınç karşı çıkmıştı. Arınç’ın 2016 yılındaki “Türkiye’nin çözüm sürecine ihtiyacı olduğu” ve 2019’daki “KHK faciadır” ifadeleri yine Erdoğan tarafından eleştirilmişti.
- Tartışmalı konular: 2003’te Japonya halkını İslam dinine davet eden, 2006 yılında Moskova’da “Lenin’i ölü olarak görmenin çok güzel olduğunu” söyleyen, 2009 yılında DTP milletvekili Emine Ayna’dan “çok garip bir yaratık” diye bahseden Arınç; pek çok tartışmalı konunun odağında oldu. 2009 yılında kendisine yönelik suikast ihbarı sebebiyle Genelkurmay Başkanlığı’nın kozmik odasına savcılar tarafından girilmiş, 2019 yılında “Kozmik Oda’yı siz mi açtınız?” sorusuna, “Bu külliyen yalandır, katmerli iftiradır” yanıtını vermişti. 2012 yılında TBMM’de kürtaj tartışması esnasında CHP milletvekili Aylin Nazlıaka’ya yönelik “Bir evli, bir bayan, çocuğu olan milletvekili kendisi ile ilgili bir organını nasıl böyle açıkça konuşabilir.” ifadeleri ve 2014 yılında sarf ettiği “Kadınsa o da iffetli olacak. Mahrem namahrem bilecek. Herkesin içerisinde kahkaha atmayacak, bütün hareketlerinde cazibedar olmayacak.” cümleleriyle çok tepki toplamıştı.
- MHP etkisi: Karar gazetesi yazarı Yıldıray Oğur, AK Parti’nin giderek milliyetçileştiğini, parti tabanının da MHP’ye meylettiğini belirtiyor. Arınç’ın istifası sürecinde de AK Parti’nin Arınç’a destek olmak yerine, onu kimliği üzerinden eleştiren MHP lideri Devlet Bahçeli’den yana tavır aldığı görülüyor. Oğur, bunun sebebinin “sadece matematiksel bir ittifak mecburiyeti değil” aynı zamanda reform yoluna girilmesi hâlinde AK Parti’den milliyetçi saiklerle olası bir “kopuşun maliyetinin daha büyük olmasından duyulan endişe” olduğunu savunuyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu hafta hikâyelerimizde Bülent Arınç'ın Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu'ndan istifasına, Kanal İstanbul projesine ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu'na kamu kaynaklarını kullanarak projeye karşı çıktığı iddiasıyla başlatılan soruşturmaya, TBMM ile İstanbul ve İzmir Büyükşehir Belediye Meclislerinde geçtiğimiz haftaki yasama faaliyetlerine odaklanıyoruz.
26 Kas 2020

YAZARLAR

Bartu Özden
Politics editor @ Aposto

Spektrum
Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir tarafta çocuğunu kaybetmiş aileler, suç makinesine çevrilmiş çocuklar, çocukları bünyesine alan çeteler; diğer tarafta cezaların ağırlaştırılmasının çok daha fazla çocuğun suça karışmasına yol açacağını, sorunları çözmeyeceğini dile getiren uzmanlar. Tüm bu tartışmaların ortasında iktidar, çocuklara verilecek cezaların artırılmasını içeren bir yasa teklifini TBMM’ye sundu. Peki bunun sonuçları ne olabilir?

19 Mart sonrasında Türkiye’de kurulan yeni siyasal düzen, muhalefeti bütünüyle susturmayı hedeflemiyor. Onu ahlaki bakımdan iktidardan farksız, örgütsel olarak parçalanabilir, yerel aktörleri iktidarın saflarına çekilebilir ve seçim kazansa bile iktidara gelemeyecek bir yapı olarak yeniden tanımlamaya çalışıyor.
16 Tem 2026

Kamuoyunda yardım ve bağış kampanyalarıyla adından çokça söz ettiren Ahbap Derneği ve kurucusu Haluk Levent’in deprem bağışlarının kullanımı, şaibeli para transferleri ve usulsüz mali işlemleri hakkında soruşturma başlatılması şu soruyu gündeme getirdi: Türkiye’de dernek ve vakıfları kim denetliyor? Prof. Dr. Murat Batı’ya göre güçlü bir mali denetim yok, ne görev verilen mülki amirler ne de Vergi Denetim Kurulu bu kurumları denetleyebiliyor.

Komedyen Deniz Göktaş'ın Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi'ne gönderilmesiyle yeniden gündeme gelen "kuyu tipi" cezaevlerine ilişkin İstanbul Barosu raporu, tutukluların maruz kaldığını belirttiği ağır tecrit koşulları ile havalandırma, sağlık hizmetleri ve temel haklara erişimde yaşanan sorunlara dikkat çekiyor.

Ankara'daki NATO zirvesinde İzlanda Başbakanı Kristrún Frostadóttir'in Külliye önündeki şaşkın bakışlarının görüntüleri, sosyal medyada hızla yayıldı. Kısa süre içinde Frostadóttir'in Instagram hesabına on binlerce Türk kullanıcı ulaştı. Öte yandan İzlanda'nın onu başbakan yapmasını sağlayan, bir anlık görüntü değil uzun yıllara yayılan bir güven inşasıydı.




