Büyük antitröst dalgası


Sigorta deneyimi "sonra"dan, "önce"ye taşınıyor: Türkiye Sigorta Katılımcıların riskleri güvendikleri sigorta şirketi ve diğer katılımcılarla paylaştıkları, kendi risklerini ve diğer katılımcıların risklerinin ortak risk paylaşımı ve dayanışma esasları doğrultusunda teminat altına alınması amacıyla ortak risk fonuna katkıda bulundukları sigorta türü, katılım sigortacılığı olarak adlandırılıyor. Karşılıklı dayanışmanın esas alındığı bu sigortacılık türü, yardımlaşma amacıyla geleneksel sigortacılıktan ayrılıyor.Türkiye'de sigortacılık deneyimini tek bir çatı altına toplayarak "Gücü, adında" sloganıyla yaygın bir hizmet ağı ve yenilikçi bakış açısıyla rekabetçi ürünlere dönüştüren Türkiye Sigorta, "Katılım Sigortacılığı" ile bu yardımlaşma kültürünü yaşatıyor. Türkiye Sigorta: Türkiye'deki kamu sigorta şirketlerinin bir araya gelmesiyle kurulan ve sektör lideri konumuna yükselen Türkiye Sigorta; sigorta deneyimini "sonra"dan "önce"ye taşıyarak ülkemizin dört bir yanında "gücünü iyilik için kullanma" anlayışıyla hizmet veriyor. Araç, Konut, Sağlık, Seyahat, Kurumsal/Ticari ve Diğer başlıkları altında topladığı yenilikçi ürünleriyle müşterilerinin tüm sigortacılık ihtiyaçlarına yanıt veren Türkiye Sigorta; adından aldığı gücü bugün 20 bölge müdürlüğü, 2 bin 500'den fazla acente ve 5 bine yakın banka şubesinde uzman kadrosu ve güçlü teknoloji altyapısıyla sunuyor. Sigortalıların beklentilerini her noktada en üst düzeyde karşılayarak hizmet vermeyi görev edinen Türkiye Sigorta, kurumsal kimliğini özgüven, erdem, yüksek paydaş duyarlılığı ve merak ilkeleri üzerine inşa ediyor. Katılım Sigortacılığı: Ticari faktörlerin esas alındığı geleneksel sigortacılığın aksine karşılıklı dayanışma temelleri üzerine kurulan katılım sigortacılığı, risk paylaşımını tüm katılımcılar arasında karşılıklı olarak gerçekleştiriyor. Türkiye Sigorta'nın Katılım Sigortacılığı için katkı primi üzerinden %15 vekalet ücreti, risk fonu yatırım gelirlerinden %20 gelir paylaşımı almak suretiyle hibrit bir model uyguluyor. Türkiye Sigorta'da katılım sigortacılığı sisteminin işleyişinin prensiplere ve dayanışma esaslarına uygunluğunu takip eden Danışma Komitesi de yetkin isimlerden oluşuyor. Türkiye Sigorta’nın ürünlerini yakından incelemek ve katılım sigortacılığına ilişkin ayrıntılı bilgi almak için bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
Uzun yıllardır faaliyetlerini asgari hükümet denetimi altında rahatlıkla sürdüren büyük teknoloji şirketleri, son dönemde arka arkaya gelen antitröst davaları sonucunda bu rahatlığını kaybetmiş görünüyor. ABD başta olmak üzere Avrupa Birliği ve Çin gibi önemli teknoloji şirketlerine ev sahipliği yapan bölgelerde hükümetler, “raydan çıkan” Big Tech’i kontrol altına almak için yıllarca sürebilecek bir yolculuğa başlıyor. Kâğıt üstünde “teknoloji sektöründeki rekabeti ve dolayısıyla son tüketiciyi korumak” amacıyla atılan adımlar, hükümetler ve bugün toplumu şekillendirmekte en az hükümetler kadar, belki de daha fazla güç sahibi olan teknoloji şirketlerinin çatışan çıkarlarına ışık tutuyor.
- Neler oluyor? 20 Ekim’de ABD Adalet Bakanlığı, reklamcılık faaliyetlerinden elde ettiği milyarlarca dolar gelirle telefon üreticileri ve telekom operatörlerine kendi arama motorunu varsayılan olarak belirlemesi için ödeme yaparak pazardaki hâkim konumunu güçlendirdiği iddiasıyla Google’a dava açtı. İddianamede, şirketin ABD’deki yüz milyonlarca cihazda yapılan internet aramaları için bir numara konumunda olduğu ve diğer şirketlere bu pazara girmek için fırsat bırakmayarak rekabete aykırı davrandığı belirtildi. Adalet Bakanı Yardımcısı Jeffrey Rosen, hükümet antitröst yasalarını uygulayarak rekabeti desteklemediği takdirde “bir sonraki inovasyon dalgasını” kaybedebileceklerini ve vatandaşların hiçbir zaman yeni bir Google göremeyebileceklerini söyledi. 9 Aralık’ta ise ABD Federal Ticaret Komisyonu (FTC), Facebook’a 2012’deki Instagram ve 2014’teki WhatsApp satın almalarının rekabete aykırı olduğu gerekçesiyle dava açtı. FTC Rekabet Bürosu Direktörü Ian Conner, şirketin pazardaki tekelini korumak için attığı adımların tüketicilere yarar sağlayan rekabeti engellediğini belirtti ve Facebook’un bu konuda geri adım atmasını talep ettiklerini söyledi. Aynı gün ABD’de 46 eyalet ve iki bölgenin başsavcıları da benzer gerekçeler ve istemlerle Facebook’a ayrı bir dava açtı. 16 Aralık’ta 10 eyalet Google’ın dijital reklamcılık faaliyetlerinin ve Facebook’la bu alanda yaptığı “iş birliğinin” yasa dışı bir tekel oluşturduğu iddiasıyla şirkete dava açtı. Hemen bir gün sonra 17 Aralık’ta ise 38 eyalet başsavcısı Google’a rekabete aykırı sözleşmeler ve davranışlarla internet aramaları pazarında tekel oluşturduğu gerekçesiyle bir başka antitröst davası açtı.
- Neden şimdi? Bireysel ve toplumsal yaşamlarımız üzerindeki nüfuzu üstel bir hızla artan büyük teknoloji şirketleri, özellikle son on yılda kendi çalışanları, akademi, gizlilik aktivistleri, medya ve daha birçok özel aktör tarafından farklı açılardan eleştirilirken politikacılar inovasyona öncülük etmeleri ve istihdam yaratmaları gibi gerekçelerle uzun zamandır bu şirketleri destekliyordu. Yakın dönemde Big Tech’in yerel ve uluslararası siyaset üzerindeki etkisinin artması sonucunda ise politik spektrumun iki kanadından da sektörü eleştiren sesler giderek yükselmeye başladı. 2016 ABD Başkanlık Seçimi döneminde Rusya’nın Facebook, YouTube ve Twitter gibi mecralar üzerinden dezenformasyon yoluyla seçimlerin özgür ve adil bir şekilde gerçekleşmesini engellediği iddiaları gerek kamuoyunda gerek politikacılar arasında teknoloji şirketlerine karşı önemli tepkilere yol açtı. Diğer yandan ülkede muhafazakârlar, Donald Trump’ın 2016 seçimleri öncesindeki kampanya sürecinde ve dört yıllık başkanlık döneminde sık sık sosyal medya platformlarını “muhafazakâr sesleri bastırmakla” suçladı. Demokrat kanadın argümanları ise büyük teknoloji şirketlerinin piyasadaki hâkimiyeti üzerinden şekillendi. 2020 seçimlerinde Demokrat Parti’nin aday adaylarından olan Elizabeth Warren, geçtiğimiz yıl yayımladığı bir yazısında “Big Tech şirketlerinin ekonomimiz, toplumumuz ve demokrasimiz üzerinde çok fazla gücü var. Rekabeti ezdiler, gizli bilgilerimizi kâr amaçlı kullandılar ve dengeleri diğer herkesin aleyhine bozdular. Bunu yaparken de küçük işletmelere zarar verdiler ve inovasyonun önünü kestiler,” diyerek Amazon, Google ve Facebook’un parçalanması çağrısında bulunmuştu.
- Avrupa ve Çin: ABD’de büyük antitröst davaları arka arkaya sıralanırken Avrupa Birliği ve Çin’de de benzer gündemler var. Avrupa Komisyonu’nun kasım ayında Amazon’a açtığı dava, daha büyük bir düzenleme dalgasının kıyıya vuran ilk köpüklerinden biri oldu. Yaklaşık bir hafta önce AB, teknoloji sektörünün düzenlenmesi amacıyla iki yeni yasa tasarısı tanıttı. Sosyal medya ve e-ticaret dâhil olmak üzere tüm dijital hizmetleri kapsayan iki yasa tasarısı; AB genelinde rekabeti desteklemek, teknoloji şirketlerinin sınırsız büyümesine engel olmak ve kullanıcıları yasa dışı içeriklerden korumak gibi amaçlar taşıyor. Çin tarafında da AB’ye benzer şekilde yeni bir yasama girişimi bulunuyor. Kasım ayında duyurulan yasa tasarısı, Alibaba ve Tencent başta olmak üzere Çin merkezli büyük teknoloji şirketlerinin tekelci davranışlarına engel olmayı hedefliyor. Alibaba’nın ortak olduğu finansal hizmetler şirketi Ant Group’un halka arzının bu yasa tasarısı duyurulmadan bir hafta önce yetkililer tarafından durdurulmasının da Çin hükümeti ve büyük teknoloji şirketleri arasında artan gerilimin bir başka yansıması olduğunu söyleyebiliriz.
- Bir adım ileri: ABD ve AB’nin rekabet politikalarına olan yaklaşımlarındaki büyük değişimler, yetkililerin beklediği sonuçları vermeyebilir. ABD’de yeni antitröst yasalarının çıkma ihtimali, Kongre’deki düğüm ve bazı politikacıların ABD merkezli teknoloji şirketlerinin güçlü kalmasının Çin’le rekabette stratejik avantaj sağladığını düşünmesi nedeniyle düşük görülüyor. AB tarafında ise tanıtılan yasa tasarıları geçse dahi uygulamada sorunlar yaşanabileceği düşünülüyor. İki tarafın farklı yaklaşımlar benimsemesi de faaliyetlerini küresel çapta sürdüren büyük teknoloji şirketlerini “hizaya getirme” çabalarını zayıflatıyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
NEREDE YAYIMLANDI?
Günaydın, bugün 23 Aralık Çarşamba. Reuters, Apple'ın bir otonom araç üreteceğini iddia etti. ABD'de yeni tedbir paketi kabul edildi. Türkiye ordusunun Libya'daki görev süresi uzatıldı.
23 Ara 2020

YAZARLAR

İren Can Kuyucu
İren, Koç Üniversitesi uluslararası ilişkiler ve ekonomi bölümlerinden mezun oldu. Aposto'da ağırlıklı olarak piyasalar, ekonomi ve iş dünyası alanlarında yazıyor.

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
“Gibi” ilgeci (edat) Türkçede çok sık kullanılan, cümleye benzetme başta olmak üzere eşitlik / karşılaştırma, zaman (hemen peşinden / anında), olasılık / tahmin ve örneklendirme anlamları kazandıran bir sözcüktür. Bu çok sevilen ilgeç, şarkı ve şiirlerde de her zaman hak ettiği yeri bulmuştur.





