🔔 CANLI | İsyancı gruplar, Şam'a yaklaşıyor: Esad, Şam'ı terk ettiği iddialarını yalanladı

27 Kasım'da başlayan operasyon kapsamında Halep ve Hama'yı ele geçiren Heyet Tahrir eş-Şam (HTŞ) liderliğindeki militan grupların Humus'a girdiği ve Şam'ın çeperindeki bazı mahallelerde kontrolü ele geçirdiği bildirildi.
🔔 CANLI | İsyancı gruplar, Şam'a yaklaşıyor: Esad, Şam'ı terk ettiği iddialarını yalanladı

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

01.11: İsyancı komutan Hassan Abdul-Ghani, rejim karşıtı güçlerin Humus kentinin kontrolünü ele geçirdiğini söyledi. Kenti koruyan Hizbullah birliklerinin de SMO ile koordinasyon içinde kentten çekildikleri belirtiliyor. Humus'un alınması, hem rejimin kontrol ettiği topraklar arasındaki bağın kesilmesi hem hükümetin denize ulaşmasının engellenmesi hem de isyancı kuvvetlerin Şam'a doğru ilerlemesi açısından önem taşıyor. 

27 Kasım'da başlayan operasyon kapsamında Halep ve Hama'yı ele geçiren Heyet Tahrir eş-Şam (HTŞ) liderliğindeki militan grupların ülkenin güneyindeki Dera'nın büyük kısmında ve Şam'ın çeperindeki bazı mahallelerde de kontrolü ele geçirdiği haberleri geliyor.

Muhalif savaş gözlemcisi İngiltere merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi'nin başkanı Rami Abdurrahman, isyancıların Şam'ın Maadamiye, Ceramana ve Daraya banliyölerinde aktif olduğunu söyledi.

İsyancı komutan Hassan Abdul-Ghani de Telegram'da muhalif güçlerin saldırılarının "son aşamasında" Şam'ı kuşatmaya başladığını yazdı. Savaşçıların güney Suriye'den Şam'a doğru ilerlediğini söyledi.

Neden önemli? Esad'ın doğduğu, Şam'ın yaklaşık 100 kilometre güneyinde bulunan Dera, 2011'de de isyanın başladığı bölge olmuştu. Suriye ordusunun 2018'de bölgenin kontrolünü geri kazanması muhaliflerin geriletilmesinde kritik bir dönüm noktası olmuştu. Suriye hükümeti için stratejik öneme sahip Humus ise Esad'ın geleneksel olarak güçlü desteğe sahip olduğu Tartus ve Lazkiye eyaletlerine bağlanıyor.

Öte yandan: Suriye İçişleri Bakanı Muhammed El Rahmoun, devlet televizyonuna açıklama yaparak, Şam çevresinde güvenlik güçlerinin "çok güçlü bir askerî hat" inşa ettiğini ve kimsenin bu hattı geçemeyeceğini söyledi. Suriye devlet medyası da hükümet güçlerinin Humus'ta HTŞ'nin ilerleyişini durdurmaya yoğunlaştığını, buradaki muhalif güçlere yoğun hava saldırıları düzenlediğini ve Suriye'nin merkezindeki kente takviye birlikler gönderdiğini bildirdi. 

  • Ancak Reuters haber ajansına göre, Dera'da muhalif güçlerin ordunun geri çekilmesi ve askerî yetkililerin başkent Şam'a güvenli geçişine dair bir anlaşma imzaladı. HTŞ lideri ise Esad rejimi mensupları kendi taraflarına geçtiği veya teslim oldukları takdirde başlarına bir şey gelmeyeceğini söyledi.
  • HTŞ bağlantılı silahlı grupların Irak sınır hattındaki yerleşim yerlerini ele geçirmesi sonrası bu bölgelerde bulunan Suriye ordusuna bağlı askerler de Irak’a giriş yapmaya başladı. Irak medyasının haberine göre, Suriye’den kaçan binden fazla Suriye askerinin Irak topraklarına girdiği, askerlerin Irak yönetimi tarafından kabul edildiği belirtildi.

Esad, Şam'ı terk ettiği iddialarını yalanladı

Bu sırada Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad, Şam'ı terk ettiği iddialarını kınayarak yalanladı ve görevinin başında olduğunu açıkladı.

ABD merkezli CNN televizyonuna konuşan HTŞ lideri Ebu Muhammed Colani ise hedeflerinin Esad'ı devirmek ve yeni bir hükümet kurmak olduğunu açıkladı. Colani, İran ve Rusya'nın desteği ile Esad yönetiminin ayakta tutulmaya çalışıldığını söyledi; "Ancak gerçek şu ki, bu rejim öldü" dedi.

Bu sırada: Rusya, vatandaşlarına Suriye'den ayrılma çağrısı yaptı.

Kentte panik: Şam'da isyancıların başkentin kapısına dayanmasıyla birlikte Suriye hükümetinin geleceği belirsiz hâle gelirken, kent sakinlerini de panik ele geçiriyor. Agence France-Presse'e konuşan bölge sakinleri, Şam'ın merkezinde trafik sıkışıklığı yaşandığını, insanların yardım malzemeleri aradığını ve ATM makinelerinden para çekmek için sıraya girdiğini söylüyor.

Rusya ve İran geride duruyor

Rusya ve İran, geçen hafta isyancıların operasyonunun başlamasından bu yana müttefiklerine destek verme konusunda isteksiz görünüyor. Hizbullah ise yakın zamanda İsrail'e karşı verdiği ağır kayıpların ardından yardım için yeterli sayıda destek gönderemedi. Rusya'nın hava desteği ve Hizbullah'ın takviyeleri olmadan, Suriye ordusu güçleri ilerleyen isyancılar karşısında eriyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: 'Hiçbir ülkenin çakıl taşında dahi gözümüz yoktur'

Suriye'de İslamcı grupların güneye doğru ilerleyişleri devam ederken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan da açıklama geldi. "Hiçbir ülkenin çakıl taşında dahi gözümüz yoktur. Temennimiz, komşumuz Suriye'nin 13 yıldır hasretini çektiği huzura ve barış ortamına kavuşmasıdır" dedi.

Gaziantep'te konuşan Erdoğan, "Şam rejimi, Türkiye'nin uzattığı elin kıymetini bir türlü idrak edemedi, ne manaya geldiğini anlayamadı" diye konuştu ve "Arap, Türkmen, Kürt, Alevi, Sünni, Nusayri, Hristiyan ayırt etmeksizin hiç kimsenin dışlanmadığı bir Suriye görmek istiyoruz" ifadelerini kullandı.

  • 27 Kasım'dan bu yana çatışmalara müdahil olmadığını açıklayan Türkiye, Suriye'de ateşkes ve çatışma süreçlerinin kontrolü amacıyla 2017'de Türkiye ve Rusya'nın öncülüğünde başlatılan Astana Süreci dahilinde, ortakları Rusya ve İran ile diplomatik temaslarını sürdürüyor.
  • Çatışmalara müdahil olunmadığı açıklamalarına karşın, bölgede Suriye Millî Ordusu’nun Türkiye tarafından desteklendiği algısı var.

Arka plan: Türkiye, “terör örgütü” olarak tanımladığı YPG’yi, ABD ile 2015’ten bu yana süren IŞİD’le mücadele ortaklığını Suriye’nin kuzeyinde kendi yönetimini kurmak amacıyla kullanmakla suçluyor. Türk güvenlik kaynaklarının iddiasına göre, son günlerde geri çekilen rejim güçlerinin bıraktığı stratejik noktalara YPG yerleşmeye başladı. Kaynaklar, YPG’nin Tel Rıfat ile Suriye’nin kuzeydoğusunda bir koridor oluşturmayı amaçladığını ancak SMO’nun başlattığı bir operasyonla bu girişimin önlendiğini iddia ediyor.

  • Türkiye, YPG’nin tehdit oluşturmaya devam etmesi durumunda askerî yollara başvuracağını uzun süredir dillendiriyor. ABD ve Rusya ise Türkiye’nin yeni bir askerî harekat başlatmasına karşı çıkıyor.

Doha'da dışişleri bakanları biraraya geldi

Türkiye, Rusya ve İran dışişleri bakanları, bugün 10 gündür devam eden gerilimi dindirmek ve soruna siyasi bir çözüm bulmak amacıyla Doha'da biraraya geldi. Toplantıda Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 2254 sayılı kararı uyarınca hareket edilmesi gerektiği vurgulandı; Suriye'nin toprak bütünlüğü ve siyasi birliğine destek beyan edildi.

Perspektif: Türkiye, olayların geldiği noktanın nedeni olarak Esad yönetiminin 5 senelik çatışmasızlık ortamını muhalefetle uzlaşma sağlamak için kullanmaması ve Ankara'nın ilişkileri normalleştirme çağrılarına yanıt vermemesi olarak görüyor.

Rusya, Türkiye'nin süreçteki etkisine vurgu yapıyor. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile telefon görüşmesinde, Ankara'nın bölgedeki kapasitesine dikkat çekti ve olayların durdurulması çağrısında bulundu. Rus Dışişleri Bakanı Lavrov ise doğrudan Türkiye'nin rolünden bahsetmek yerine İdlib'te çatışmasızlık bölgesinin oluşmasına yol açan 2019 ve 2020 anlaşmalarını anımsattı ve bu bölgede kontrolün Türkiye'de olduğunu kaydetti.

İran ise sahadaki gelişmelerden ABD ve İsrail yönetimini sorumlu tutuyor ve Türkiye gibi bölge ülkelerine dolaylı uyarıda bulunuyor.

Ancak: Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 23 Kasım’da basına yaptığı açıklamada, Astana ortakları İran ve Suriye’nin tutumuna ilişkin çekincesini şöyle ifade etti:

“İran’ın Suriye'deki önceliklerinin arasında Türkiye ile Suriye'nin normalleşmesi yok. Rusya açısından da şu anda bölgede zaten bir ateşkes olduğu ve ciddi bir tehdit çok fazla kendini göstermediği için, o türden bir konu gündemde yok.

Terörle mücadelede ve mülteciler konusunda atılması gereken adımlar atılmadığı için Suriye'nin içerisinde giderek evrilen bir tehdit. Bir başka deyişle, bizim daha sonra yok etme maliyetimizin her geçen gün arttığı bir tehdide evrilebilir. Bunun için bizim çözüm arayışlarımız var. Tabii bu çözüm arayışlarının diplomasiyle ve yapıcı yaklaşımla cevap alınamadığı yerde, başka türden adımları zamanı geldiğinde mecburen nasıl atarız ona bakacağız.”
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

YAZARLAR

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

İLGİLİ OKUMALAR

Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

11 Tem 2026

10 maddede bu hafta
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

04 Tem 2026

10 maddede bu hafta
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

‘Gibi gibi gibiyim’: Şarkılarla, şiirlerle 'gibi' edatı üzerine

“Gibi” ilgeci (edat) Türkçede çok sık kullanılan, cümleye benzetme başta olmak üzere eşitlik / karşılaştırma, zaman (hemen peşinden / anında), olasılık / tahmin ve örneklendirme anlamları kazandıran bir sözcüktür. Bu çok sevilen ilgeç, şarkı ve şiirlerde de her zaman hak ettiği yeri bulmuştur.

Suha Çalkıvik

·

28 Haz 2026

‘Gibi gibi gibiyim’: Şarkılarla, şiirlerle 'gibi' edatı üzerine
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

27 Haz 2026

10 maddede bu hafta
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

20 Haz 2026

10 maddede bu hafta