CHP’li Belediyelere Kayyum, Soruşturma, İnceleme ve Haciz Tehdidi

Son günlerde iktidarın CHP’li belediyelere yönelik kayyum atamaları, soruşturmalar ve incelemeler hız kazandı. Gündemin Bahçeli’nin Öcalan açılımı ile yoğunlaştığı Ekim ayı sonundan beri gündemde olup bitenleri anlamak zaten iyice zorlaşmıştı. Bunun üzerine, 31 Ekim 2024’te CHP’li Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’in “silahlı terör örgütü üyeliği” suçlamasıyla tutuklanmasının ardından Esenyurt Belediyesi’ne kayyum olarak İstanbul Vali Yardımcısı Can Aksoy atandı. İçişleri Bakanlığı bu atamanın Anayasa’nın 127. ve Belediye Kanunu’nun 45. ile 46. maddelerine dayanan “geçici bir tedbir” olduğunu öne sürerken, birçok CHP’li ve kamuoyunun bir kesimi bu durumu muhalefeti sindirme ve İmamoğlu’na yönelik “ahmak” davasından başka bir dava açma, onun siyasi kariyerine ket vurma amacı güden siyasi bir hamle olarak değerlendiriyor.
Bu gelişmelerin yanı sıra, başta Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB) olmak üzere CHP’li belediyelere bir dizi mali soruşturma ve inceleme başlatıldı. İlk olarak, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin (ABB) Cumhuriyet’in 101. yıl dönümü etkinlikleri kapsamında düzenlediği konser harcamalarında usulsüzlük yapıldığı iddiaları üzerine İçişleri Bakanlığı’na bir müzekkere yazarak soruşturma izni talep etti. Savcılığın talepleri doğrultusunda, İçişleri Bakanlığı Teftiş Kurulu, ABB konserleriyle ilgili iddiaları müfettişler aracılığıyla değerlendirip bir rapor hazırlayacak. Benzer bir şekilde, Beykoz Belediyesi’nde de üç farklı konser organizasyonu ve Beykoz Anadolu Spor AŞ'nin 2. Lig'deki futbol takımına dair harcamalar nedeniyle bir inceleme süreci başlatıldı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, bu soruşturma süreçlerinin “CHP’ye oy veren seçmenleri cezalandırmak” amacıyla yapıldığını ve bu tür adımların, CHP’li belediyeleri işlevsiz hale getirme amacı taşıdığını belirtti. Özel, bu tür operasyonlarla belediyelerin itibarsızlaştırılmaya çalışıldığını belirterek, yerel yönetimlerin yargı ve hükümet baskısı altına alınmasına karşı boyun eğmeyeceklerini ifade etti.
CHP’li belediyelere yönelik bu kombo halinde gelen “kayyum, soruşturma, inceleme ve haciz tehdidi” hamlesinin gerçekten kamu harcamalarının akıbetini ortaya çıkarmak olmadığını belirtmek gerekir. Şüphesiz, eğer kamu kaynakları şişirilmiş faturalarla ziyan ediliyorsa bunun hesabı sorulmalı. Fakat, bu konuda AKP’nin kendi belediyelerinde benzer hatta daha fazla harcamaların yapılması, benzer düzeyde SGK borçlarının bulunması ve yine benzer bir biçimde AKP’nin milat kabul ettiği barış sürecinin bitmesinde önce şu anda partide bulunan kişilerin beyanatları göz önünde bulundurulduğunda, bunun devlet gücü ve imkanlarını kullanarak Cumhurbaşkanlığı seçimlerindeki potansiyel rakiplerini zayıflatma hamlesi olduğunu görmek mümkündür.
Görünen o ki, AKP’nin yıllardır İmamoğlu’nun tepesinde Demokles’in kılıcı gibi sallandırdığı hapis ve siyasi yasak tehdidi, yakın zamanda Mansur Yavaş’ın da tepesinde sallanmaya başlayacak. Bu iki yasak tehdidi de, Erdoğan’ın istediği koşullar gerçekleşene kadar orada asılı durmaya devam edecek. Tahminim, Erdoğan bu iki belediye başkanının da Cumhurbaşkanı adayı olduğu veya ikisinin de aday olmadığı bir senaryoda bu siyasi yasak hamlesini yapmayacağı yönünde. Daha düşük bir ihtimal de olsa, bu iki belediye başkanının önümüzdeki Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde uzlaştığı bir senaryoda ise üzerine anlaşılacak olan adaya yönelik siyasi yasak getirilebilir. Ezcümle, oy oranları düşen AKP muhalefeti bölecek siyasi hamlelerden ve hukuki süreçlerden medet umarak bir sonraki seçime avantajlı girmek istiyor. Geçtiğimiz haftalarda yaşananlar bunu göstermektedir.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
NEREDE YAYIMLANDI?
CHP’li Belediyelere Kayyum, Soruşturma, İnceleme ve Haciz Tehdidi, Trump Dönemi Ekonomik Beklentiler, İnsan Hakları Komitesinin Türkiye Gözlem Raporu.
19 Kas 2024

YAZARLAR

Ömer Faruk Şen
2015 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden mezun oldu. Şen, Fulbright bursiyeri olarak Missouri Üniversitesi’nde siyaset bilimi doktorası yapmaktadır. Uluslararası para sistemi, yükselen güçler, dolar hegemonyası ve digital paralar gibi Uluslararası Politik Ekonomi (UPE) konularında çalışmalar yürütmektedir.

Özgürlük Gündemi
Özgürlük Araştırmaları Derneği'nin hazırladığı Özgürlük Gündemi, Türkiye’nin hukuk devleti, ekonomi, siyaset ve sivil toplum gündemine ilişkin vakıaların değerlendirildiği, iki haftada bir pazartesi günü yayımlanıyor.
İLGİLİ OKUMALAR



