COP 26 Zirvesi ve Yeşil Enerji Dönüşümü

İklim değişikliği ile baş etmek için süremiz giderek azalıyor. Nitekim, hükümetler de bu değişikliğe geç de olsa uyum sağlamaya başladı. Birleşik Krallık başbakanı Boris Johnson zirveyi “tarihi bir adım” olarak nitelendirse de tartışmalar büyüyor. Tartışmaların ana eksenini iklim adaletsizliğinin hangi mekanizmalarla giderilebileceği oluşturuyor.
- Zirveden Notlar
Enerji üretimi düşük ülkeler küresel emisyonun sadece yüzde 24’ünü oluştursa da 2050 yılına kadar bu oran yüzde 75’in üzerinde olacak. Bu durumun temel sebepleri arasında gelişmiş ülkelerin karbon salınımını azaltmak için rekabetçi ürünler geliştirmesi yatarken gelişmekte olan ülkelerin yeterince finansa erişimi olmadığı gösteriliyor. Bunun için, zirvenin başında 2020 yılı için 100 milyar dolar teklif verilse de bu rakam yüksek görüldüğü için anlaşma sağlanamadı. Bunun yerine 2025 yılına kadar 40 milyar olan fonun 80 milyara çıkarılmasına karar verildi. Öte yandan gelişmekte olan ülkelerin başını çeken Hindistan kömür tüketiminin tamamen kaldıramayacağını bu yüzden toplam kullanımı azaltacağını taahhüt etti.
- Uluslararası İşbirliğe Mümkün mü?
Tartışmalar ekonomik ve siyasi olmak üzere iki eksene odaklanıyor. Tartışmanın ilk ayağına göre rekabetçi ürünlerin uluslararası piyasada serbestçe dolaştığı takdirde, gelişmekte olan ülkelere teknoloji transferinin daha kolay aktarılacağını savunuyor. Öte yandan, bu argümanın savunucuları bu dönüşümün kazananı ve kaybedeni olacağının farkındalar. Science Business’ın makalesine göre, güneş panelleri üretiminde Çin rakibi olan Almanya’yı geçmiş bulunuyor. Bu durumda devletler korumacı davranıp vergilendirmeleri artırdığında küresel gelişimin sekteye uğrayacağı düşünülüyor. Bu yüzden, dönüşümün yanlış yönetildiği takdirde Kanada dahil pek çok ülkede milyonlarca kişinin işini kaybedeceğinden endişeliler.
- Yeşil Dönüşüm mü Yeşil Aklama (Greenwashing) mı?
(Greenwashing) mı: Tartışmanın diğer tarafına göre hükümetler enerji şirketlerin geçmişteki zararlarını bilerek görmezden gelerek piyasa yanlısı uygulamalarına devam ediyor. Influence Map’in raporuna göre sürdürülebilirlik fonlarının yüzde 70’inden fazlası Paris İklim Antlaşması hedefleri ile tutarsız sektörlere verildi. Bununla birlikte, her ne kadar yeni geliştirilecek ürünler (güneş panelleri, elektrikli arabalar vb.) enerji tasarrufunu sağlayacak olsa da günün sonunda şirketler faturayı bizzat tüketiciye kesiyor. Bu durumda, şirketlerin çevreye verdiği zararın maliyetlendirilmesi için vergilerin artırılması gerektiği iddia ediliyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Kırılım Çağı
Teknolojinin sosyal ve çevresel sorunları nasıl çözebileceğine dair tartışmalara aşinalığın olsun. Her ayın 2’inci ve 4’üncü Perşembe günü, yeni bir disiplin olan teknoloji sosyolojisine dair her konuyu burada yakalayabilirsin.
İLGİLİ OKUMALAR



