COP27’de Ana Başlık İklim Tazminatı Olacak

Nedir? COP, Türkçeye "Taraflar Konferansı" olarak çevrilebilecek "Conference of the Parties" ifadesinin kısaltması. Her yıl ülkeleri bir araya getirerek iklim krizine karşı nasıl mücadele edileceğini ve ülkelerin birlikte atabileceği adımları tartışan bir konferans.
27.’si 6-18 Kasım tarihleri arasında Mısır’da düzenlenecek olan COP, Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ve COP26’nın havada kalan sözlerinin gölgesinde düzenlenecek.
COP26’dan sonra Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği İlerleme Raporu'na güncellenmiş iklim planını dahil etmek için 23 Eylül son tarih olarak belirtilmesine rağmen Glasgow paktını imzalayan yaklaşık 200 ülkeden sadece 23’ü güncellenmiş 2030 iklim planları sundu. Bunların çoğu, ana hedefleri güçlendirmek yerine daha fazla politika ayrıntısı içeriyor.
COP27 de şimdiden dünyanın en büyük plastik kirleticisi Coca Cola’yı sponsor alarak daha başlamadan iklim aktivistlerinden büyük tepki toplamayı başarmış durumda.

Coca Cola dakikada 200 bin plastik şişe üretiyor - Fotoğraf: Twitter
Buna rağmen oldukça ciddi bir konu olan iklim felaketlerinden kaynaklanan ekonomik kayıpların tazmini konusu, zirvenin en çok konuşulan gündemi. Geçen yıl Glasgow’da düzenlenen COP26’da Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa Birliği ülkeleri, iklim kaynaklı kayıpları tazmin edecek fon çağrılarını reddetmişti.
Ancak farklı ülkeler bu yıl aşırı hava koşullarıyla boğuştukça, COP27’de öncelik verilmesi gereken “kayıp ve hasar”, yani iklim çöküşünün en aşırı etkilerinden mustarip yoksul uluslara nasıl yardım edileceği konusundaki anlaşma için baskı artıyor.
Son dönemde küresel ısınmaya bağlı iklim değişikliğinden ortaya çıkan felaketlerden en çok etkilenen ülkelerden biri de Pakistan. Aşırı yağışların yol açtığı, daha önce görülmemiş sel felaketi 1.500 kişinin ölümüne neden oldu ve 33 milyon kişinin hayatını etkiledi. Bu, Pakistan nüfusunun yaklaşık %15’i.
Sellerden en çok etkilenen endüstrilerden bir tanesi Pakistan ekonomisinin yaklaşık %25’ini oluşturan tarım olduğundan hükümet yetkilileri sellerin Pakistan ekonomisine etkisinin 40 milyar dolar olduğunu belirtti ve etkisinin süreceğinin altını çizdi.
İklim krizinden etkilenen ülkelerin, gelişmekte olan dünyanın uğradığı kayıp ve zarar ödemelerini finanse etmenin bir yolu olarak “iklimle ilgili ve adalete dayalı” bir küresel vergi istemeye hazırlandıklarını gösteriyor.

Güney Amerika'nın en önemli nehirlerinden Parana geçtiğimiz yıl kritik seviyeye ulaşmıştı
(Fotoğraf: AP - Victor Caviano)
Danimarka'nın tazminat sözü
Danimarka, BM'nin varlıklı bir üye devleti olarak, emisyonlarının gelişmekte olan dünyaya sonuçları için tazminat ödemeyi kabul etti ve iklim değişikliğinden “kayıp ve hasara” uğrayan savunmasız ülkelere yardım etmek için yaklaşık 13 milyon dolarlık tazminat sözü verdi.
Kalkınma bakanı Flemming Møller Mortensen, "Dünyanın en yoksullarının, en az katkıda bulundukları iklim değişikliğinin sonuçlarından en fazla zarar görmeleri büyük haksızlık” dedi.
Danimarka Dışişleri Bakanlığı'nın yaptığı açıklamaya göre, ödenecek 100 milyon Danimarka kronunun (yaklaşık 13 milyon dolar);
- 35 milyon kronu Almanya’nın Frankfurt kentinde bulunan ve daha fakir ülkelerde sigortayı sübvanse eden bir kuruluşa,
- 32,5 milyon kronu Bakanlığın Kuzey Afrika’nın Sahra Çölü'nü kapsayan Sahel bölgesine odaklanan iklimle ilgili kayıp ve hasarlarla çalışan sivil toplum stratejik ortaklıklarına,
- 25 milyon kronu COP27 yaklaşırken mevcut iklim değişikliği müzakerelerini destekleyebilecek "stratejik çabalara",
- 7.5 milyon kronu ise gelişmekte olan ülkelerde iklim değişikliğinin etkilerine karşı direnci artırmak için çalışan sivil toplum aktörlerine gidecek.
Fosil Yakıt Şirketleri
BM Genel Sekreteri António Guterres, ülkelerin vereceği tazminatlara ek olarak, ülkelerin fosil yakıt şirketlerine beklenmedik vergiler koyması ve parayı iklim krizi kaynaklı zarar gören savunmasız ülkelere yönlendirmesi gerektiğini ifade etti.

Fotoğraf: Daily Telegraph
Temmuz ayında Exxon, 17,8 milyar dolar ile üç aylık süreçte rekor kâr elde ettiğini açıklarken, Chevron 11,6 milyar dolar ile kendi üç aylık rekor kârını açıkladı. Bu arada BP, aynı dönemde 8,5 milyar dolar kâr elde etti.
Guterres’in önerisine göre, vergilerden elde edilen gelir, erken uyarı sistemlerine yatırım yapmak ve iklim krizine karşı direnç kazanmak isteyen gelişmekte olan ülkelere akmalı.
Dünya daha da ısındıkça yoksul ülkelere verilen zararın artması bekleniyor. Antigua ve Barbuda tarafından BM’ye yapılan ayrı bir başvuruda, Karayipler'de artan deniz ve hava sıcaklıklarının yıllar içinde yalnızca ada ülkesinde 7,9 milyar sterlinlik (yıllık GSYH’sinin altı katı) zarara yol açacak bir süper fırtına yaratabileceği konusunda uyarıda bulunuluyor.
Antigua ve Barbuda’nın BM Büyükelçisi ve Küçük Ada Devletleri İttifakı Başkanı Walton Webson, “Biz borç ve yıkım korkusu olmadan yaşamayı hak ediyoruz. Adalarımız, neden olmadığımız bir krizin en ağır yükünü taşıyor, özel bir kayıp ve hasar müdahale fonunun acilen kurulması, sürdürülebilir iyileşmenin anahtarı. Her geçen yıl daha da aşırı görülen iklim etkileri yaşıyoruz” dedi.
Kısaca, COP27 iklim adaleti ve tazminatı konusunda ciddi tartışmaların yaşandığı belirleyici bir konferans olacak.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu haftaki haberlerde COP27 ve yoksul ülkelere iklim tazminatı öne çıkıyor.
04 Eki 2022

YAZARLAR

Görkem Gömeç
Boğaziçi Üniversitesi ve SUNY Binghamton'da Küresel ve Uluslararası İlişkiler lisansından sonra, İsveç'te Uppsala Üniversitesi'nde Sürdürülebilir Kalkınma üzerine yüksek lisans yaptı. 7 yıllık içerik üretme deneyimini Çevreci Geek ve Yeşil Öneriler ile sürdürüyor.

Çevreci Geek
İklim haberleri üzerine yorumlar.
İLGİLİ OKUMALAR



