Dağlık Karabağ’da güç dengesi

Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
Dağlık Karabağ’da Ermenistan kuvvetlerinin teslim olmasıyla biten savaşın sonunda Ermenistan ve Azerbaycan, Rusya arabuluculuğuyla ateşkes ve barış anlaşması imzaladı. Anlaşmanın ardından sürecin devamına ilişkin pek çok soru işareti oluştu: Ayrı bir anlaşmayla bölgedeki barışı korumak üzerine ortak komisyon kuran Türkiye ve Rusya bölgede birbirini nasıl dengeleyecek? Azerbaycan’da süren sevinç ve Ermenistan’da süren öfkenin yanında bölgede nasıl değişimler gözlemleniyor? Azerbaycan-Türkiye-Rusya üçgeninde gelişmeler ne yönde?

- Karabağ’daki Ermenistan yenilgisinin, 2008’de “Kadife Devrim” olarak isimlendirilen hareketin sonucunda ülkenin başına geçen muhalif gazeteci ve siyasetçi Nikol Paşinyan’ın izlediği Batı ve Rusya arasında denge kurma politikasının kırılganlığını sergilediğini söyleyebiliriz. ABD ve Avrupa Birliği, savaş sırasında olduğu gibi savaşın bitiminde de eylemsizliğini büyük ölçüde korurken bölgede Rusya ve Türkiye’nin ne ölçüde birlikte hareket edecekleri daha önemli bir konu haline geldi.
- Rusya mühürlü proje: Anlaşma dâhilinde inşa edilmesine karar verilen iki yol var. Bunlardan ilki, Karabağ bölgesini izole olmaktan koruması beklenen ve Erivan ile Hankendi’yi bağlayacak olan Laçin koridoru; ikincisi ise Azerbaycan’a Ermenistan tarafından teslim edilecek yeni topraklar sayesinde Nahçıvan’a doğrudan bağlantı sağlayacak olan Zengezur koridoru olacak. Zengezur koridoruyla Azerbaycan’ın Nahçıvan-Türkiye hattı üzerinden Avrupa’ya bağlanması, Avrupa’nın da uzun süredir hayata geçirmek istediği bir projeydi; fakat bağlantının Rusya tarafından kontrol edilecek olması yine bu devletler için bir endişe kaynağı yaratıyor. Buna ek olarak Dağlık Karabağ, Ermenistan ve Azerbaycan arasındaki yenilenen sınır şeridinin tamamında Rusya’nın barış güçleri sınır güvenliğini kontrol ediyor olacak. Rusya, toplam 1.960 barış gücü askeri göndereceği Laçin koridoruna şimdiye kadar yaklaşık bin askerini gönderdiğini ifade etti.
- Proje ortağı Türkiye: Rusya ve Türkiye’nin imzaladığı anlaşmaya göre Azerbaycan’da Türkiye-Rusya ortak gözlem merkezi kurulacak ve Türkiye bölgede gözlemci konumunda bulunacak. Bölgeye asker göndermek için gerekli tezkere 16 Kasım’da Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından TBMM’ye gönderildi. Tezkere metninde Türkiye’nin bölgedeki varlığını Azerbaycan’ın da talep ettiğinin tekrar altını çizen Erdoğan, 2010 yılında imzalanan Türkiye ile Azerbaycan Arasında Stratejik Ortaklık ve Karşılıklı Yardım Anlaşması’nda taahhüt edildiği üzere Azerbaycan’ın yanında olduğunu ifade etti. Kremlin Sözcüsü Peskov, Türkiye’nin tezkeresinin sadece gözlem merkezine gönderilecek Türk Silahlı Kuvvetleri personeli için olduğunu belirtti. Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov’un açıklamasına göre de Türkiye askerî bölgeye ayak basmadan görevini insansız hava araçlarıyla yerine getirecek ve Karabağ’daki tüm barış gücü personeli Rusya’ya ait olacak.
- Bölgede dengeler nasıl yorumlanabilir? Türkiye’yi projeye dâhil ederek çözüme çok taraflılık ve meşruiyet katmaya çalışan Rusya, aynı zamanda bölgede sadece kendi askerlerinin olmasını da garantileyerek Ermenistan, Azerbaycan ve Dağlık Karabağ bölgesi üstündeki gücünü gözle görünür hâle getirdi. Rusya böylece ABD, AB ve İran’ın eylemsizliği sonucunda bölgede tek potansiyel rakip olarak kalan Türkiye’yi hem yanına çekmiş hem de ikinci plana atmış oldu. Öte yandan Azerbaycan'la hâlihazırda yakın ilişkileri olan Türkiye, çözüm sürecinden soyutlanmadı ve Azerbaycan üstünde yumuşak güce bağlı etkisini sürdürüyor. Türkiye savaş sırasında da nispeten az maliyetle Azerbaycan’a yaptığı katkılarla iki ülke arasındaki bağı pekiştirmiş oldu. Azerbaycan ise çözüm sürecinde Türkiye'nin de olmasını talep ederek Rusya'yla baş başa kalmamayı, gerekli görüldüğünde Rusya’ya karşı diplomaside yanında Türkiye’nin olmasını garantilemiş oldu.
- Uluslararası perspektif: Şimdiye kadar eylemsizliğini koruyan ülkelerde de Dağlık Karabağ konusuna ilgi artmaya başladı. ABD'de bir grup senatör, yeni başkan Joe Biden’dan bölgede demokrasiyi ve insan haklarını tesis etmeye yönelik politikalar izlemesini talep etti. Senatörler ayrıca, Azerbaycan’a yardım ettiği için Türkiye’ye silah satışının durdurulmasını önerdi. Seçim kampanyası boyunca Dağlık Karabağ savaşına yönelik ifadelerinde ABD’nin AB ile birlikte hareket ederek savaşı diplomatik yöntemlerle sonlandırması gerektiğini, ayrıca Türkiye ve Rusya’nın Azerbaycan’a verdiği askerî desteği durdurması gerektiğini belirten yeni başkan Biden’ın göreve başlamasının ardından bu konuda daha aktif söylem ve politikalar izlediğini görebiliriz.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
20 Kasım Cuma sabahından herkese günaydın. Bugünün gündeminde TCMB'nin faiz artırımı, Apple ve AB-Türkiye ilişkileri var.
20 Kas 2020

YAZARLAR

Deniz Kaptan
Yazar @ Spektrum

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
“Gibi” ilgeci (edat) Türkçede çok sık kullanılan, cümleye benzetme başta olmak üzere eşitlik / karşılaştırma, zaman (hemen peşinden / anında), olasılık / tahmin ve örneklendirme anlamları kazandıran bir sözcüktür. Bu çok sevilen ilgeç, şarkı ve şiirlerde de her zaman hak ettiği yeri bulmuştur.





