
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İzmir depremi sonrası Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği, İzmir Depremi İlk Gözlem Raporu'nu kamuoyuyla paylaştı. Yer seçiminden başlayarak imar planlarının afet riskine göre hazırlanması gerektiği vurgulanan raporda, "İmar afları yasaklanmalıdır. İmar barışı adı altında ruhsatlandırılan tüm ruhsatlar iptal edilmelidir." denildi. En son imar affı, Haziran 2018 genel seçimlerinden önce “imar barışı” adıyla yürürlüğe girdi ve bu yasayla İzmir'de en az 672 bin bina imar barışından yararlandı.

- Nedir? Kaçak olarak yapılan yapılardan yasada belirtilen koşullara uygun olanlarının affına “imar affı” denir. Anayasa Mahkemesi'nde ise imar affı şu şekilde tanımlanmaktadır: “Suç sayılan eylemi değil, cezayı ve ceza davası açılmasını ortadan kaldırır. Af, bağışlamadır ve hiçbir zaman eylemi meşru görme değildir. Dayandığı olayların anayasaya uygun olduğu, hukuk dışı bulunmadığı ve bunun sonucu olarak meşru ve suç sayılmaması gerektiği gibi bir mana taşımamalıdır.” İmar affının amacı, gecekondu ve imar yasasına uymayan yapılar hakkında uygulanacak işlemleri düzenlemek, işlemlerin tespiti, değerlendirme, müracaat, duyuru ve uygulama esaslarını ve ilgili diğer hususları belirlemektir.
- TBMM'de 17 Ağustos 1999 depremi sonrası kurulan komisyonun hazırladığı raporda “Bir daha kesinlikle imar affı çıkarılmasın” denildi, 38 öneri ve yasal değişiklik sıralandı. Ancak önerilerin çoğu dikkate alınmadı, aradan geçen zamanda tam 7 kez imar affı çıkarıldı.
- 24 Ocak 2020’de gerçekleşen 6,8 büyüklüğündeki Elazığ depremi sonrasında Şehir Plancıları Odası 2. Başkanı Doç. Dr. Kübra Cihangir Çamur; bu depremde yaşanılan kayıpların, bundan sonraki olası bir doğa olayının da afete dönüşeceğinin işareti olduğunu söylemişti. İmar barışının Cumhuriyet tarihinin en geniş kapsamlı "kaçak yapılaşma affı" düzenlemesi olduğunu belirten Doç. Dr. Çamur, imar barışından yararlanan yapıların depreme karşı taşıdığı standartların bilinmediğini de vurgulamıştı.
- Af ekonomisi: Cumhurbaşkanlığı 2021 yılı Yıllık Programı'nda 2016, 2017 ve 2018 yıllarında birbiri ardına çıkarılan 3 ayrı af yasasıyla bugüne kadar halktan 74,4 milyar lira para toplandığı bilgisi yer aldı. 2018 affıyla kaçak yapı sahiplerinden 24,7 milyar lira para toplandı, buna ek olarak 2B aflarının sonuncusu olan 2018 affından da 2 milyar lira gelir elde edildi.
- İzmir depreminin ardından imar affını gündeme getiren isimlerden biri CHP Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır oldu. Başarır, imar affıyla ilgili soru önergesine Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın 21 aydır yanıt vermediğini belirterek, "Parayı yatırana yapı kayıt belgesi verdiniz. Başvuruları, parayı internetten alıyorsunuz. Peki imar affı başvurusu yapan on milyon binayı incelediniz mi? Deprem yönetmeliğine uygun mu?" ifadelerini kullandı.
- Bir adım geriden: Başarır, imar affıyla ilgili ilk soru önergesini 2019'da Kartal'da bir binanın çökmesinden sonra vermişti. Sonrasında yıkılan binanın beş katının ruhsatlı olduğu, ancak üç katının kaçak inşa edildiği ve imar affından faydalandığı ortaya çıktı.
- Akılda kalması gerekenler: Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın 2018 yılında yayımladığı imar barışı kitapçığına göre Türkiye'de imara aykırı yapılar %50'nin üzerinde. Aralık 2019'a kadar imar barışından 7 milyon 450 bin bina yararlandı. Başvuru sahipleri tarafından 24,19 milyar lira ödeme yapıldı. İmar barışından en çok faydalanan şehir 1 milyon 87 bin 963 binayla İstanbul oldu. Listede ikinci sırada 672 bin 211 binayla İzmir geliyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu sayıda imar affı ve deprem tartışmasına, ABD Başkanı seçilen Demokrat Partili Joe Biden'ın transatlantik ilişkilerine ve TBMM gündemindeki İşsizlik Sigortası Kanunu'nda yapılan değişikliklere odaklanıyoruz.
12 Kas 2020

YAZARLAR

Spektrum
Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
Westminster siyasetinin geleneksel işleyişine karşı halk arasında biriken öfke, kendini Londra merkezli sistemin dışından geliyormuş gibi konumlandıran eski Manchester Belediye Başkanı, yeni Başbakan Andy Burnham için ilk aşamada bir avantaj sağlıyor şüphesiz. Ancak şimdilik adeta “İngiliz siyasetini kurtaracak bir halk kahramanı olarak selamlanan ve yüceltilen” karizmatik lider Andy Burnham için en büyük sınav, göreve geldikten sonra rüzgar tersten estiğinde ülkesi için anlattığı hikayeye tutunup tutunamayacağı olacak.

Türkiye ile KKTC arasında imzalanan mutabakat zaptıyla iki ülkeyi denizin altından bağlayacak doğalgaz boru hattı için çalışmalar resmen başladı. Doğu Akdeniz gaz havzası sadece Kıbrıs (Rum ve Türk kesimi olması bağlamından bağımsız) için değil, Mısır ve İsrail’de dahil olmak üzere son dönemde öne çıkan, doğalgaz rezervleri açısından da oldukça önemli bir havza. Peki bu adımın getirileri ne olabilir?

Ahbap Derneği soruşturması, Türkiye'de milyonlarca kişinin bağış yaptığı dernek ile vakıflara ilişkin güven ve şeffaflık tartışmalarını gündeme getirdi. Peki bir derneğe bağış yapmadan önce nelere dikkat edilmeli? Bir derneğin güvenilir olduğu nasıl anlaşılır?

7-8 Temmuz 2026 tarihinde Ankara’da toplanan NATO liderler zirvesi, ittifakın kendisi hakkında çok daha derin soru ve sorunları gündeme getiriyordu. Avrupa merkezli NATO ile Donald Trump başkanlığındaki Amerikan yönetiminin zıt tutumları nedeniyle Atlantik ötesi ilişkiler giderek karmaşıklaşıyor, anlaşmazlıklar derinleşiyor ve kapsamı genişliyor. Peki Türkiye bu denklemde nerede duruyor?

Bir tarafta çocuğunu kaybetmiş aileler, suç makinesine çevrilmiş çocuklar, çocukları bünyesine alan çeteler; diğer tarafta cezaların ağırlaştırılmasının çok daha fazla çocuğun suça karışmasına yol açacağını, sorunları çözmeyeceğini dile getiren uzmanlar. Tüm bu tartışmaların ortasında iktidar, çocuklara verilecek cezaların artırılmasını içeren bir yasa teklifini TBMM’ye sundu. Peki bunun sonuçları ne olabilir?



