Donald Trump ile Elon Musk: Aynı ipte iki cambaz

Yeni dönemde Donald Trump’ın zaferiyle güçlenen Elon Musk, teknoloji ve siyaset dünyasının sınırlarını yeniden çiziyor.
Donald Trump ile Elon Musk: Aynı ipte iki cambaz

Dünyanın en zengin insanı Elon Musk’ın ABD seçimlerine etkisi çokça konuşulurken yüksek profilli bir teknoloji girişimcisi olarak bu sonuçtan elde edeceği kazançlar da tartışılmaya başlandı. Kendi itibarını riske atarak Trump’ın seçim kampanyasına alenen destek veren Musk, ABD başkanlık seçimlerine geçmişten gelen zekice bir stratejiyle yaklaştı ve görünen o ki tüm süreç bir plan dahilindeydi. 

Öte yandan: 4 yıl sürecek başkanlık dönemi sonunda şimdilik aralarından su sızmayan bu iki dostun aynı ipte oynayamayacağı ve birbirine düşman olacağı da öne sürülen teoriler arasında… Peki Musk, Trump’a olan bu desteğinin karşılığında neler kazanacak ve bu kazançların bize etkisi ne olacak?

X etkisi

Trump'ın zaferinin en dikkat çekici oyuncularından biri de X oldu. Elon Musk’ın Twitter’ı satın aldıktan sonraki ilk aksiyonu, Trump’ın 2021’in Mart ayında askıya alınan hesabını aktif hâle getirmek olmuştu.

Bir adım geriden: Donald Trump'ın Twitter hesabı, 6 Ocak 2021'deki ABD Kongre Binası baskınının ardından şiddete daha fazla teşvik etme riski taşıması nedeniyle kalıcı olarak askıya alınmıştı. Twitter, Trump'ın paylaşımlarının platform politikalarını ihlal ettiğini açıklamıştı. Ayrıca dönemin Twitter CEO'su Jack Dorsey de bu kararın doğru olduğunu ve olayların tehlikeli bir emsal teşkil edebileceğini ifade etmekten geri durmamıştı. Bu hamlenin ardından Trump’ın diğer sosyal medya hesaplarına da engel getirilmişti. 

Bu durumdan oldukça rahatsız olan ve sıklıkla ifade özgürlüğünü savunan Musk, 2022’nin Mayıs ayında Financial Times etkinliğinde yaptığı bir açıklamada Twitter'ı satın alırsa Trump'ın hesap engelini kaldıracağını ifade etmişti. Aynı yılın Kasım ayında ise Musk, Twitter'da bir anket düzenleyerek Trump'ın hesabının tekrar aktif hâle getirilmesi gerekip gerekmediği konusunda kullanıcıların görüşünü almış ve çoğunluğun olumlu oy vermesi üzerine hesabı yeniden aktif hâle getirmişti. Böylece Trump da sahalara geri dönmüştü.

Bununla birlikte: İkili, bu yıl Ağustos ayında da X’te Elon Musk’ın moderasyonunu yaptığı bir oturumda biraraya gelmişti. Bu oturumun en ilginç tartışmalarından biri de Musk’ın olası bir Trump hükümeti için kendisini "Hükümet Verimliliği Komisyonu Başkanı” olarak önermesi olmuştu. Musk, oturumda hükümet harcamalarının makul bir seviyeye indirilmesi gerektiğini belirterek bu konuda Trump’a yardımcı olmaya istekli olduğunu ifade etmişti. 

Eylül ayında da Trump, New York'ta yaptığı bir konuşmada, seçilmesi durumunda Elon Musk'ın başkanlık edeceği bir “Hükümet Verimliliği Komisyonu” kuracağını resmen duyurdu. Bu komisyonun, federal hükümetin tüm alanları için oldukça sert reformlar önermesi ve özellikle sahtekarlık içeren ve usulsüz ödemeleri tespit ederek verimliliği artırması hedefleniyor. 

Elon Musk ise aynı gün resmen bir siyasetçi gibi mikrofonu eline alarak seçmenlere seslendi ve bu girişimin, hükümetin daha verimli çalışmasına ve vergi mükelleflerinin paralarının daha etkili kullanılmasına katkı sağlayacağını savundu. Ancak Musk'ın şirketlerinin federal hükümetle sağlam ilişkileri var. Dolayısıyla böyle bir pozisyonda bulunmasının çıkar çatışmalarına yol açabileceği yönünde eleştiriler de gündemde…

X, ilk seçim sınavını atlattı

X, bu hafta yapılan başkanlık seçimlerinde ABD’nin giderek daha fazla sağ kanada doğru kayan yapısını, ana akım medya kuruluşları ve başkanlık yarışını sürekli berabere gösteren siyasi anketlerden daha iyi yansıtmış durumda. Basının büyük çoğunluğu tarafından küçümsenen X, ABD’deki muhafazakar düşüncenin, kaba şakaların ve her durumla dalga geçen genç erkeklerden oluşan bir izleyici kitlesinin gözdesi olarak Musk ve Trump döneminin en önemli iletişim kanallarından biri olacak gibi görünüyor.

Reklamverenler, belki X'e geri dönmeyecek. Ancak Musk'ın Twitter'ı satın alması, başkanlık yarışına giden yolda oldukça stratejik bir hamle gibi duruyor. 

Rakamlar: Analist Dan Ives, Trump'ın zaferi nedeniyle Tesla'nın piyasa değerinde 100 milyar doların üzerinde bir sıçrama olabileceğini öngörmüştü. Nitekim Çarşamba sabahı Tesla'nın piyasa değeri, %11’lik bir yükseliş yaşadı. 

Elon Musk, kuşkusuz ki ABD seçimlerinde teknoloji dünyasının en büyük kazananı oldu. Fakat aynı zamanda CEO, bu destekle Amerikan tarihinde benzeri çok az görülen hükümet destekli bir endüstriyel deve dönüşme potansiyeline de sahip… Donald Trump yönetimindeki ABD politikaları, Elon Musk’ın ticari ve teknoloji girişimlerine birkaç farklı şekilde katkı sağlayabilir. 

SpaceX: Elon Musk'ın uzay taşımacılığı şirketi SpaceX, hâlihazırda NASA'nın en önemli ortaklarından biri ve bu ilişki, SpaceX'in başarısında kilit bir rol oynuyor. Ayrıca şirketin Starlink uyduları, Ukrayna'daki savaş sırasında Rusya'ya karşı mücadele eden kişiler de dahil olmak üzere, dünya genelinde pek çok insanın internete bağlanma şeklini hızla değiştiriyor. 

Musk'ın Vladimir Putin ile ilişkisini inceleyen yakın tarihli bir The Wall Street Journal haberi, SpaceX'in ABD hükümetiyle ticari ilişkilerini tehdit etmişti. Ancak Trump yönetiminde, bu tip bir senaryo olası görünmüyor. Bu nedenle SpaceX'in, Trump’ın zaferinden olumsuz etkilenmesi de beklenmiyor.

Joe Biden’ın başkanlık döneminde NASA, zaman zaman SpaceX'in gerisinde kalan Boeing ve Blue Origin gibi şirketlerle de işbirliği yapmaya çalışıyordu. Fakat NASA'nın bir sonraki yöneticisinin, Trump döneminde Elon Musk'ın SpaceX’ine daha fazla destek vermesi bekleniyor. 

Tesla: Musk'ın elektrikli otomobil şirketi, uzun yıllardır sürdürdüğü rekabet avantajını Çin merkezli rakiplerin daha ucuz modellerine kaptırmak üzere. Trump'ın en sevdiği ekonomik politika olan vergi tarifeleri, Çin’deki rakiplerin ABD'de bu vergi tarifelerini karşılayamaz hâle gelmesine ve böylece Tesla'nın, rakiplerinden kurtulmasına neden olabilir. 

Trump'ın Tesla'ya yardım etmek için alabileceği bir diğer aksiyon da ABD'nin elektrikli araç şarj istasyonlarına yönelik sübvansiyonlarını sonlandırmak olacaktır. Sübvansiyonların sonlandırılması, Tesla'nın rakiplerine zarar verecektir. 

Tesla ayrıca, sürüş destek sistemlerinin kullanımı konusunda Ulusal Karayolu Trafik Güvenliği İdaresi ile bir savaş hâlinde… En azından 4 yıl boyunca düzenleyici kurumların, Tesla için bir engel teşkil etmeyeceğine dair öngörüler de var. 

Tesla’nın robotaksileri, yolculara veya yayalara zarar verirse elbette bu durum, projeyi raydan çıkaracaktır. Ancak otonom araçların başarılı bir piyasa çıkışı yapması da düzenleyicilerin bakış açısını ciddi şekilde değiştirecektir.

xAI: Elon Musk, herkesin tahmin ettiği üzere yapay zeka alanında da bir yıldız olmak istiyor. En büyük isteği de eski kurucu ortağı olan OpenAI CEO’su Sam Altman’ı devre dışı bırakmak. 

Diğer yandan xAI'nin Memphis'teki veri merkezi, 100 bin yapay zeka çipini birbirine bağlamayı başaran ilk merkez hâline gelmiş durumda. Bu süreçte Elon Musk, tesise yeterli güç üretmek üzere gaz jeneratörlerini birbirine bağladığı için çevre düzenleyicilerinin ve iklim aktivistlerinin büyük tepkisini çekti.

Çoğu yapay zeka şirketi, eyalet yetkilileri ve federal yetkililerden daha fazla enerji kaynağı istiyor ve ülkenin enerji şebekesinin modern hâle getirilmesine yardımcı olmak için vergi mükelleflerinin fonlarına talip oluyor. xAI’ın bu noktada da Trump yönetiminde rahatlatılacak şirketlerden biri olması bekleniyor. 

Körfez ülkeleriyle yapay zeka ortaklıkları gelebilir

Yeni Trump yönetimi, yapay zeka veri merkezleri kurmak için can atan Körfez ülkeleriyle Biden yönetimine nazaran daha dostane ilişkiler içinde... Musk'ın, o bölgede en gelişmiş yapay zeka modellerini inşa etmek için ABD’li düzenleyicilerden onay alması gerekecek. Bu noktada Musk, muhtemelen bu alanı diğer yapay zeka şirketlerine kaptırmayacak ve zenginliğine zenginlik katacak. 

Biden hükümeti ise Körfez bölgesinin Çin ile olan bağları konusunda endişelerini sıklıkla dile getiriyordu. Ancak Trump döneminde bu dostane ilişkilerin de etkisiyle Beyaz Saray, bu konuda da Elon Musk’a alan açacak gibi görünüyor.

Neuralink: Elon Musk'ın beyin-bilgisayar arayüzü şirketi Neuralink, insanlı deneyler yapmak üzere ABD Gıda ve İlaç Dairesi’nden (FDA) onay almıştı. Bu testler, şimdiye dek başarıyla sonuçlandı ve iki engelli kişiye düşünce gücüyle bilgisayar kullanma ve video oyunu oynama kabiliyeti kazandırdı. 

FDA'in yönetimine Trump müttefiklerinden Robert F. Kennedy Jr.'ın gelmesi muhtemel gözüküyor. Kennedy Jr.’ın kendisi de beyninde solucan olduğu için geçici hafıza kaybı yaşadığını iddia etmişti. Musk'ın teknolojisi ise bir gün Kennedy gibi insanların hastalık veya yaralanma nedeniyle kaybettikleri beyin fonksiyonlarını geri kazanmalarına yardımcı olmak için kullanılabilecek. Dolayısıyla eğer FDA’in başına Kennedy geçerse bu durum, Neuralink için düzenleyici onay süreçlerinin hızlanmasına da yardımcı olacaktır. Böylece Neuralink’in teknolojisinin yaygınlaşması da hız kazanacaktır. 

X bilinmeyenli Twitter 

X, bu başkanlık seçiminde Trump'ın da desteğiyle sağ eğilimli ABD’liler için merkezî bir medya platformu olarak konumlandı. Ayrıca X, toplumun aynası hâline gelmiş durumda ve -maalesef- toplumsal hareketleri de yönlendirebiliyor. Musk’ın yönetimi altında X, içerik denetimi standartlarını bir hayli gevşetmişti. Bu stratejinin bariz dezavantajları da var. Müdahalenin yok denecek kadar az olması, dünyayı gerçek hâliyle gösterirken aynı zamanda toplumsal bölünmelere de yol açıyor. 

Dolayısıyla günlük hayatı derinden etkileyen sosyal medya platformlarından biri olan X’in, ilerleyen dönemlerde kültürel çöküşü etkileme hızı da artacaktır. Reklam maliyetlerinin düşmesi nedeniyle, kötü algoritmalar ve ırkçı kışkırtmalardan kaçan bazı reklamverenler de platforma geri dönebilir. 

xAI ise X’teki verilerden faydalanarak yapay zeka destekli sohbet robotları ve hizmetleri için bir satış kanalı oluşturmayı planlıyor. Bu kurumsal sinerji ve politik ilişki, X’i bağımsız bir işletme olarak daha da büyütebilir. 

Öte yandan: ABD’deki sol kesim, X'ten adeta kaçarak uzaklaşıyor ve Mastodon, Bluesky veya Threads gibi alternatif platformlara yöneliyor. Ancak bu platformlar da kendi bahçelerinden çıkmadıkları için yankı odalarından pek öteye gidemiyor. 

Üvey evlat Tiktok ve kripto cephesi 

ABD seçimlerinde teknoloji dünyasının tek kazananı, elbette Elon Musk olmadı. Çin merkezli ByteDance şirketine ait TikTok da Trump’ın yeni yönetimiyle birlikte, geçen yıl yaşadığı yoğun ABD baskısından bir nebze olsun kurtulma şansı bulabilir. Tabi ki eğer Elon Musk, TikTok’u da bitirmeyi kafasına koymazsa…

Kripto endüstrisi de Trump yönetimindeki ABD hükümetinin kendisine büyük bir soluklanma yaşatmasını bekliyor. Biden döneminde kripto borsaları ve şirketlerinde yaşanan dolandırıcılık olayları, sektör üzerinde büyük bir baskı oluşmasına ve prestij kaybı yaşanmasına neden olmuştu. Ancak Trump’ın yeniden seçilmesinin ardından Elon Musk’ın da desteğiyle kripto borsalarında yükseliş yeniden hız kazandı. 

Trump yönetiminde ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC), dijital varlık şirketlerine karşı daha yumuşak bir tavır takınabilir ve yeni ürünlere ilişkin başvuruları daha fazla onaylayabilir. Yeni SEC başkanının Trump tarafından seçileceğini de hatırlatalım. 

Bilgi notu: Trump’ın zaferinin belirginleşmesiyle birlikte Bitcoin (BTC), Salı gecesi 75 bin doların üzerine çıkarak tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı ve yeni bir rekor kırdı.

Geniş açı: Hem Donald Trump hem de Elon Musk, kariyerlerinde defalarca kez zor durumlarla karşı karşıya kalan, ancak her defasında daha güçlü geri dönen karekterler… Trump, bir dönem iflasın eşiğine gelmiş ve geçtiğimiz yıl FBI soruşturmalarıyla mücadele etmiş bir figürken şimdi yeniden ABD başkanlığı koltuğuna oturmuş durumda. Musk ise kendi kurduğu şirketten kovulma noktasına gelmiş ve Tesla neredeyse iflasla karşı karşıya kalmışken bugün dünyanın en zengin insanı olarak yeniden doğmuş durumda. 

Ancak asıl soru şu: İki cambaz bir ipte oynayabilecek mi? Bu başına buyruk, güçlü, vazgeçmez ve kural tanımaz karakterlerin aynı ip üzerinde nasıl bir varlık göstereceğini zaman belirleyecek. 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

YAZARLAR

Çiğdem Öztabak

İletişimci. Pirix.co kurucusu.

Quando İçgörü

Teknoloji ve bilim dünyasını şekillendiren trendlere yönelik analizler, sektörlerden içgörüler, güncel veriler ve etki yaratan raporlar.

İLGİLİ OKUMALAR