Dünya Ticaret Örgütü’nde reform zamanı
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
Geçtiğimiz hafta Dünya Ticaret Örgütü (WTO) Genel Direktörü Roberto Azevêdo'nun görev süresini tamamlamadan pozisyonundan ayrılacağını açıklamasının ardından kurumun yeni lider arayışları başladı. Bir yandan Avrupa Birliği ve ABD'nin ticaret politikalarından sorumlu kıdemli yetkilileri önümüzdeki kritik ve belirsizliklerle dolu dönemde hızlıca hareket ederek yeni bir yol çizmek istediklerini söylerken diğer yandan çeyrek asırlık kurumun ihtiyaç duyduğu yapısal reformların gerçekleştirilmesi için çağrıda bulunan sesler kalabalıklaşıyor. Bugünün hikâyesinde, dijitalleşen dünyanın yeni ticaret pratiklerine uyum sağlamakta zorlanan ve uluslararası politik düzlemde birçok açıdan eleştiri oklarının hedefi olan WTO'nun geçmişi ve geleceğine bakıyoruz.
- GATT: İkinci Dünya Savaşı sonrasında kurulan Birleşmiş Milletler'in uluslararası ticaret alanındaki çalışmalarının ilk meyvesi olan Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşması (General Agreement on Tariffs and Trade – GATT), 23 ülke tarafından Ekim 1947'de imzalandıktan sonra Ocak 1948'de yürürlüğe girdi. GATT'in ön sözünde, anlaşmanın temel amacının tarafların karşılıklı yararı çerçevesinde gümrük tarifelerini ve diğer ticaret bariyerlerini azaltmak ve uluslararası ticarette iltimasçı pratikleri sonlandırmak olduğu belirtiliyordu. GATT, gerçekten de bir noktaya kadar bu amacına ulaştı. Zira anlaşmanın yapıldığı dönemde ortalama %22 düzeyinde olan gümrük tarifeleri, 1999'da %5'lere kadar düşmüştü. Yürürlüğe girdikten sonra çok taraflı ticaret müzakereleriyle şekillendirilen GATT, nihayetinde 123 ülkenin katılımıyla 1986–1993 arasında gerçekleştirilen ve söz konusu müzakerelerin 8. turu olan Uruguay Turu sonunda Nisan 1994'te imzalanan Marakeş Anlaşması'yla Dünya Ticaret Örgütü çatısı altında kurumsallaştı.
- Doha: Ocak 1995'te çalışmaya başlayan WTO'nun gerçekleştirdiği ilk çok taraflı ticaret müzakereleri turu, Kasım 2001'de başlayan Doha Kalkınma Turu oldu. Bakanlık seviyesinde Katar'da başlayan toplantılar; sonraki yıllarda Meksika, Hong Kong, Fransa, Almanya ve İsviçre gibi ülke ve bölgelerde sürdürüldü. Ticaretle ilgili yaklaşık 20 farklı alanı kapsayan müzakereler, uluslararası ticaret sisteminde reform yapmayı hedefliyor ve gelişmekte olan ülkelerin kalkınmasını merkeze alıyordu. Ne var ki küreselleşmede yeni bir dönemin başlangıcı olarak görülen Doha Turu şu anda resmî olarak devam ediyor olsa da müzakerelerin pratikte başarısızlığı çoktan tescillendi. 2001–2015 arasında süreçte yaşanan önemli olayları buradan inceleyebileceğiniz müzakerelerin sonucunda tura katılan ülkeler, birçok konuda ortak zemini bulamadı.
- Perspektifler: Doha'nın ve WTO'nun başarısızlığının nedenlerine dair pek çok farklı görüş bulunuyor. Bazı araştırmacılar, müzakerelerin başlangıç noktasının uluslararası ticaretin ve küresel üretim yapısının geçirmekte olduğu derin dönüşümleri kapsamadığını öne sürerken bazı araştırmacılar müzakerelerdeki karar alma mekanizmalarının kusurlu olduğunu, müzakere sürecinde iklim değişikliği ve terörizm gibi bazı başka yüksek öneme sahip konuların küresel yönetişim gündeminde ticaretin önüne geçtiğini ve yaygınlaşan ikili ya da bölgesel serbest ticaret anlaşmalarının Doha hedeflerinin geri planda kalmasına sebep olduğunu düşünüyor.
- Bugün ve yarın: WTO, bugünlerde ABD ve Çin arasındaki ticaret gerginliğinin tam ortasında hem bu iki taraftan, hem de diğer paydaşlardan gelen baskılarla başa çıkmaya çalışıyor. Özellikle ABD Başkanı Donald Trump'ın kuruma yönelik sert eleştirileri ve hükümetinin kurumun işleyişini engellemeye yönelik hamleleri, WTO'nun geleceğini tehlikeye atıyor. Tarım ve fikri mülkiyet hakları gibi baskı noktalarında çözülmesi gereken problemler de kendiliğinden kaybolmuyor. Elbette soru işaretlerinin karşısında, kurumun geleceğine dair iyimser olmamıza neden olacak önemli noktalar da bulunuyor. Küresel ticaret günden güne büyürken WTO'nun komitelerinin çalışmaları devam ediyor. Ülkeler, çoğunlukla WTO anlaşmaları kapsamında verdikleri taahhütleri uyguluyor. Yine de kurumun geleceğini sağlamlaştırması için birtakım esaslı reformların yapılmasının gerekliliği tartışmaya açık görünmüyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bugünün bülteni Vestel sponsorluğunda ulaşıyor.
19 May 2020

YAZARLAR

İren Can Kuyucu
İren, Koç Üniversitesi uluslararası ilişkiler ve ekonomi bölümlerinden mezun oldu. Aposto'da ağırlıklı olarak piyasalar, ekonomi ve iş dünyası alanlarında yazıyor.

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
“Gibi” ilgeci (edat) Türkçede çok sık kullanılan, cümleye benzetme başta olmak üzere eşitlik / karşılaştırma, zaman (hemen peşinden / anında), olasılık / tahmin ve örneklendirme anlamları kazandıran bir sözcüktür. Bu çok sevilen ilgeç, şarkı ve şiirlerde de her zaman hak ettiği yeri bulmuştur.





