Ekim’den Notlar, Kasım’a Selamlar

İstanbul’da Sezon Bitmez
Ekim’den Notlar, Kasım’a Selamlar

Ekim ayı (gittikçe ciddileşen küresel iklim krizinin de maalesef nedeniyle) özellikle bu sene etkinlik sektöründe hem kış hem yaz sezonuna dahil bir ay oldu adeta. Bir yandan açık alanlardaki konserler ve festivaller tüm hızıyla sürerken bir yandan da kapalı mekanlar ve konser salonları sezon açtı. Özellikle İstanbul’da, pandeminin kısıtlı günlerinin acısını çıkaracak kadar çok etkinlik gerçekleşti son aylarda ve gerçekleşmeye de devam ediyor. Her ne kadar hala süren pandemi şartlarından ötürü sınırlı kapasitelerde ve çeşitli önlem ile kısıtlamalar altında sürse de yeniden konser salonlarına kavuşmak güzel. Dev hoparlörlerden gelen canlı müzik duymayı hepimizi çok özlemişiz. :)

Ben de hem bir dinleyici hem de sektör emekçisi olarak gözüme kulağıma takılanlardan bahsetmek, biraz da gelecek etkinliklerden önerilerde bulunmak istiyorum. Bu yoğun sezon bir yandan beni çok mutlu ederken bir yandan da müzik yazımımı biraz zorlaştırıyor. O yüzden şu aralar alandan bildiriyorum sizlere. Bir nevi eski  “Karşılaşmalar” köşemiz gibi bazı rastlaşmalar ve tanışmalardan bahsedeceğim bu sayıda.

Bir yazarla tanıştım geçen ay: Afşin Kum. Bir imza günü vesilesiyle kendisinden haberdar olabildim ben, ama halihazırda Kübra ve Sıcak Kafa isimli 2 romanı varmış. Hatta dünyayı pençesine almış bir delilik salgınını anlatan Sıcak Kafa, Netflix’e dizi olarak uyarlanmış, 2022 başı gibi de yayınlanacakmış. Bu bilgi de bir köşede dursun. 

Neyse efendim, gelelim işin müzikli mevzusuna. Yazar hakkında araştırma yaparken bir de ne göreyim, kendisi aynı zamanda bir müzisyenmiş. Üstelik de benim pek sevdiğim saykedelik, folk tınılarda, Anadolu rock tatlı besteleri var. Buyrunuz Soundcloud hesabından dinleyiniz. Sıcak Kafa’yı da okuyunuz. 

Başka işlerimle çakıştığı için gidemediğim, ama yakinen takip ettiğim çok güzel bir iş yapıldı 24 Ekim’de. Tek günlük festival “Festçik”. Müzik, tiyatro, dans, sirk ve kukla şovları, hikaye anlatımı, enstalasyonlar gibi pek çok farklı alanda onlarca sanatçının katılımıyla gerçekleşen festival Yeldeğirmeni’nin yerel mekanlarına ve sokaklarına yayıldı. Kadıköy Sessions isimli doğaçlama/jam session oluşumunu kuran ekibin gerçekleştirdiği festivalin baş mimarlarından biri müzisyen ve etnomüzikolog Gabriel Meidinger. Bir süredir Türkiye’de yaşayan Meidinger, festivalde hem müzisyen olarak sahne aldı hem de tüm organizasyon sürecini yönetti. Ben de bu sürece şahit oldum, fakat ne yazık ki katılamadım festivale. Benim gibi katılmayanlar için mini bir video bırakıyorum aşağıya.

Ekip oldukça geniş ve pek çok sanatçıdan oluştuğu için yakın zamanda festivalden çok güzel videoların yayınlanacağını düşünüyor ve merakla bekliyorum. Bu vesileyle Kadıköy Sessions müzisyenlerinin yönetmen Stephan Talneu tarafından çekilmiş şahane çalışmalarını da şuraya bırakayım. 

Hem Kadıköy Sessions’u hem de ekipte yer alan müzisyenlerin projelerini ben severek takip ediyorum, sizlerin de bir kulak vermesini öneririm. 

Gelelim Kasım ayından önerilere;

  • Yunus Emre Oratoryosu,  5 Kasım’da, yeniden açılan AKM'de. Bir Türk besteci tarafından bestelenmiş ilk oratoryo olarak bilinen, Ahmed Adnan Saygun eseri bu oratoryoyu İstanbul Devlet Opera ve Balesi sahneleyecek. AKM’yi deneyimlemek için güzel bir etkinlik olduğunu düşünüyorum. (Açılışına katılma fırsatım olmadı maalesef AKM’nin ve yine maalesef eski AKM’de de hiçbir etkinliğe katılamamıştım İstanbul’da yaşamaya başladığım sürede hep kapalı olduğu için. )
  • Türk Dünyası Ülkeleri 30. Yıl Bağımsızlık Yılı Sanat Kutlamaları 9-13 Kasım tarihleri arası CRR’de olacak. Azerbaycan’dan Aziza MustafaZadeh, Özbekistan’dan Abbos müzik grubu ve Temur dans topluluğu, Kırgızistan’dan Gulzada Ryskulova ve Kazakistan’dan folk rock grubu Ulytau’nun sahne alacağı konserler serisini özellikle Orta Asya coğrafyasının müziklerini sevenler kaçırmasın. 
  • Kasım ayında metalci dostlarımızın da yüzü gülecek, üstelik İstanbul’un yanı sıra Ankara ve İzmir seyircisi de şanslı bu sefer. Dark Tranquility, 18-20 Kasım tarihlerinde bu 3 şehrimizde turlayacak. 27 Kasım’da ise İstanbul Dorock XL’da Leprous konseri gerçekleşecek.

Kasım ayınız güzel geçsin, son pazarda görüşmek üzere!

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

Müzikli MevzularMüzikli Mevzular

BÜLTEN SAYISI

Sonbahar Buluşmaları

Şahsi Mevzular

31 Eki 2021

Müzikli Mevzular

YAZARLAR

Turna Ezgi Toros

Sesli Düşünme Kanalı

Müzikli Mevzular

Müzik dünyalarının farklı bakış açılarını; tarzlardan ve kalıplardan bağımsız haberler, okumalar ve dinleme alışkanlıklarıyla tartıştığımız paylaşımlar e-posta kutunda!

İLGİLİ OKUMALAR