Erkeğin gizli dünyası meyhaneler

1935'e kadar meyhanelere dair içeride çekilmiş fotoğraf bulmak pek mümkün değil. O günlerde çekilmiş fotoğraflardan biri Otomatik Meyhane'ye ait. Diğer iki meyhane fotoğrafı ise 16 yaşındaki bir gencin kamerasından bize yansıyor.
Erkeğin gizli dünyası meyhaneler

Bu hafta 1935'e kadar meyhanelerde çekilmiş ve gazetelerde yayımlanmış fotoğraflar üzerine ciddi bir tarama yaptık. Ancak bir iki fotoğraf dışında medyaya yansımış fotoğraf bulamadık. İçkili mekânlara dair fotoğrafların birçoğu kadınlı erkekli eğlencelerin düzenlendiği birahane, balo ve barlarda çekilmiş. Meyhane bir süre gizli bir yer olarak kalmış İstanbullu erkeğin hayatında...

Gazetelere yansımış fotoğraflardan ikisi 13 Temmuz 1932 tarihli Son Posta gazetesinde yayımlanmış. "Saat gecenin üçünü buldu. Tabii bu halde eve gidilmez" başlıklı röportaj-haberde aynı masaya oturmuş akşamcıların yarı komik yarı trajik sarhoşluk hikâyelerine yer verilmiş. 

Fotoğraflardan anladığımız kadarıyla buralar, İstanbul'daki diğer meyhanelere nazaran bir nebze daha nezih duruyor. Fotoğraf çekilmesine izin verenler, iş çıkışı kravatlarıyla meyhanede soluğu almış akşamcılardan oluşuyor. 

Yine meyhane üzerine haberlerde yayımlanan görsellerden bir diğeri:

1929 yılında Milliyet gazetesinde yayımlanmış bir haber ise İstanbul'daki meyhane dahil içkili mekân sayısının "ciddi" şekilde arttığından bahsediyor. Durum o günlere göre o kadar çarpıcı olacak ki gazetenin yazı işleri müdürü "Yalnız İstanbul'da 820 meyhane var!" cümlesini başlığa çıkarmış.

Fotoğraflara baktığımızda beş görselden sadece orta ve alt soldaki görseller meyhaneyi gösteriyor. Bu fotoğraflarda dış mekân çekimi yapılmış. Sağ alt ve üstteki çizimler otellerin balo salonlarını ya da çoğunlukla azınlık halkın takıldığı barlara ait. Sol üstteki fotoğraf ise açık hava birahanelerinden biri. Meyhane sayısının ciddi şekilde arttığını iddia eden bir haberde dahil içeriden bir fotoğrafa rastlamak mümkün değil.

1935'e kadar gazetelerde meyhanelere dair yer alan görseller bu kadar. Maalesef daha fazlasına ulaşmak mümkün olmadı. İnternet aramalarında ise, tarihi belirsiz kimi meyhane fotoğrafları bulmak mümkün. 

Otomatik Meyhane'den bir fotoğraf, 1930'lar


30'lardan kalma bir diğer meyhane fotoğrafı da "Otomatik Meyhane"den. Dönemin ilginç mekânlarından biri. Klasik meyhanelerden farklı olarak servisi bir makine yapıyor. 10 kuruşun jeton gibi delikten içeri atılmasından sonra düğmeye basarak bir kadeh rakı otomatik olarak bardağa doluyor. Böyle bir mekânın fotoğrafının çekilmesi çok önemli. Yoksa hayali bir meyhane olarak kalacaktı.

Başka bir meyhane fotoğrafı ise Balıkpazarı tarafında çekilmiş. Tarih tam belli değil, ama 1930 olduğunu tahmin ediyoruz.   

1930’lu yıllarda Beyoğlu, Balıkpazarı’nda akşamcı masalarından biri… Beyoğlu 1930 - Selâhattin Giz’in Fotoğraflarıyla 1930’larda Beyoğlu, Galeri Alfa Yayınları, 1997.


Öncelikle garson şahane, belirtmeden geçmeyelim. Harika bir tebessüm ile boşları topluyor olmalı. Masada dikkati çeken detay ise dibine doğru incelen rakı bardakları, tutuşu çok kibar. Bir diğer mevzu da kırmızı turpun yine kendine sofrada yer bulması. Bu yıllarda çok popüler: Rakı ve kırmızı turp.

Bu fotoğraf büyük ihtimal 1930'da çekilmiş. Sağdan ikinci akşamcının arkasında yer alan reklamdan bunu tahmin edebiliyoruz. Arkadaki görsel 1930'da Bomonti rakısının gazetelerde yayımlanması için hazırlanan reklamda kullandığı bir görsel. 1931'de Bomonti rakısının reklam görseli değişiyor. Çerçevesiz bir şekilde pencereye yapıştırılmış bir posterin bir seneden fazla dayanmayacağı, yırtılıp gideceği tahmin edilebilir. Hele bir de meyhanede, kesin bir şekilde yırtılırdı.

Aşağıdaki ilan 22 Mayıs 1930 tarihli Hakimiyet-i Milliye gazetesinden alındı:

Aynı mekândan devam edelim. Masalar ve garsonun saç traşı sebebiyle aynı mekânda gezindiğimize eminiz. Bu da bugünlere kadar gelen bir diğer meyhane fotoğrafı.

1930’lu yıllarda Beyoğlu, Balıkpazarı’nda akşamcı masalarından biri… Beyoğlu 1930 - Selâhattin Giz’in Fotoğraflarıyla 1930’larda Beyoğlu, Galeri Alfa Yayınları, 1997.


Bakışlara dikkat. Objektife bakan tam dokuz insan. En solda bir müşterinin gülümsediği, kominin şaşırdığı fotoğrafa yansırken genel duygu; kameranın yarattığı endişe gibi duruyor. "Çekse de bitse" der gibi bir duygu. Bu fotoğrafı çeken kişi henüz 16 yaşında genç bir liseli. Belki de bu sebeple izin verdiler meyhanede fotoğraf makinesiyle oynamasına, birkaç kare çekmesine... Yoksa neden 1935'e kadar meyhane fotoğrafları bu kadar az olsun? Gazeteci olduğunu söylese belki de çekmesine izin vermeyeceklerdi.

1935'e kadar yaptığımız taramalarda İstanbul'da çekildiğinden emin olduğumuz ve tarihini kesin olarak öğrenebildiğimiz bu kadar fotoğraf var. Bu fotoğraflardan en net ikisi Selahattin Giz'e ait. 1914 yılında Selanik'te doğan Selahattin Giz, ailesi İstanbul'a göç ettikten sonra Galatasaray Lisesi'ne yazılır. Cumhuriyet gazetesinin kurucularından Yunus Nadi'nin oğlu Doğan Nadi ile sınıf arkadaşıdır. İkisi birlikte gider, çektikleri fotoğrafları gazetenin karanlık odasında basardı. Bir gün Giz'in çektiği bir maç fotoğrafı gazetede basılır. Böylelikle 1931 yılından 1973 yılına kadar gazetede çalışmaya başlar.

Selahattin Giz'den bir selfie... Fotoğraflarında sosyal hayatın inceliklerini aktarabilen bu vizyoner, Türkiye'nin en büyük fotoğrafçılarından biri. Sayesinde 1930'lardan kalma 2-3 tane meyhane fotoğrafını bugün görebiliyoruz.

Meyhanelerde bugün fotoğraf çekmek, sosyal medyalarımızda paylaşmak mümkün. Artık cinsiyet ayrımı olmaksızın bu mekânlarda takılıyor, eğleniyor, tatlı anılar biriktirebiliyoruz. Anlaşılan bu 1940'lara kadar pek mümkün değildi. 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

1930'larda kavgasıyla, pisliğiyle nam salmış bir meyhane: Barba'nın yeri #59

barba, meyhane, Selahattin Giz, Rifat N. Bali, Fikret Mualla, Hüseyin Rahmi Gürpınar

10 Oca 2023

Tarihi belirsiz meyhane fotoğrafı

YAZARLAR

Oğul Doğa Gökşin

https://aposto.com

İstanbul'da Nasıl Eğleniyorduk?

1920 ve 30'ların İstanbul eğlence hayatını bir gazetecinin röportajlarından takip eder, her salı yayımlanır.

İLGİLİ OKUMALAR