
Şimdi uzaklardasın, gönül hicranla doldu.
Hiç ayrılamam derken, esamen okunmaz oldu.
Sevgili COVID-19 pandemi çılgınlığı… seni özledim (mi?)
***
Ben küçükken annemlerin teybe koyup çalmalık iki kıymetli kaseti vardı: Muazzez Ersoy’un Nostalji 1 ve Nostalji 2 albümleri. Kelimeyle ilk bu albümler sayesinde karşılaştım sanırım. Sonraları aldığım psikoloji ve sosyoloji dersleri sağ olsun, nostaljinin Türk Sanat Müziği cover albümünden öte bir şey olduğunu öğrendim.
Nostalji, TDK Türkçe Sözlük ve benzer birçok kaynakta “geçmişte kalan güzel günlere özlem duygusu” olarak tarif edilmiş. Ancak bir de geçmişte kalan şeylerin daha güzel gözükmesi mevzusu var. Çoğumuz için bunalımlarla dolu, günün yarısında varoluşsal krizde olduğumuz ergenliğimize şimdi bakınca 'Ah ne güzel günlerdi ya, dostlarım ve harika müzik zevkim!' dememiz gibi. Hatta tam da bu yüzden bugün ne sorun yaşasam, gece yatağa gitmeden kendimi 'Aman 5-6 seneye bu sıkıntıları hiç hatırlamayacaksın, ne güzel günlerdi diyeceksin.' şeklinde telkin ederim.
Yakın zamana kadar nostaljiyle ilişkim şöyleydi: Genelde 2003-2013 bandından bir anıyı hatırlar, hoş hislerle yad eder, gaza gelip Facebook hesabımı açar eski fotoğraflara bakarım. Bir süre sonra sorgulamaya başlarım: Özlediğim şey gerçekten o an mı, yoksa o anda olmamı sağlayan, görece daha az sorumluluk sahibi, günde en az 8 saat yaşıtlarıyla aynı mekânda tutulan (yarı açık okul tutukevi) o gamsız hâlim mi? Üniversiteyi gördükten sonra liseyi, yetişkinliği gördükten sonra çocukluğu özlemek pek de işten değil.
Geçenlerde harici diskimi temizlerken bu döngü birden kırılıverdi. Ta-da! Kendimi 2020’den fotoğraflara gülümserken buldum. Evet doğru duydunuz, pandeminin ve ev hapsinin tam orta yerinden. Tabii ben görece şanslı olanlardandım, sağlık problemim yoktu, evden çalışabiliyor, akşamları ev arkadaşımla masa oyunları oynuyor, eşi dostu görüntülü arayıp normalden daha fazla -ama mesafeli- sosyalleşiyordum. Ancak yine de psikolojik dengemin sarsıldığı, “saat kaçta evden çıkılır, en fazla kaç metre uzağa gidilir?” sorularından bunaldığım bir dönemdi.

Merve'nin 2020 fotoğraflarından bazıları
Bir ara sıkıntıdan iki haftada bir eşyaların düzenini değiştiriyor, habire camları siliyordum (neden?) Bu gariplikler dönemine gülümseyince, kendi kendime “e nostalji işte!” dedim. İşin komiği ise iki yıl önceye nostalji duymam. Belki de ilk kez 20’likken 20’lik yıllarıma dair nostalji hissettim. Hatta bir uzmanı arayıp sormak istedim, “İki sene öncesini gereğinden fazla iyi hatırlamak da nostaljiye girer mi?” diye. Belki de sadece travma sonrası başa çıkma biçimlerinden biri. Doğrusunu isterseniz, bilemiyorum.
Bu hafta siz de bir açın bakın bakalım, Mart-Nisan 2020’de kimlerle, nerede, ne yapıyormuşsunuz? Yakın tarihteki bunaltıcı zamana nostaljik hisler beslemek mümkün mü? Mümkünse caiz mi? Cevabı olan özelden yazsın.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Merve Nur Okutan
Yazar @ 20'lik

20'lik
20’lik, kafada oluşan saçma soruların, açılmayı bekleyen ve bazen suratımıza çarpılan kapıların, gündem ile üzerimize çökebilecek fenalığın paylaşıldığı bir bülten.
İLGİLİ OKUMALAR




