“Fawn” travma tepkisi nedir?

Kendimize zarar verene kadar uyumlanmak
“Fawn” travma tepkisi nedir?

Bu kanalda psikoloji, sosyoloji gibi alanlardan çeşitli konulara ilişkin "Nedir?" sorusunu soruyoruz. Bu sayıda Fawn” Travma Tepkisi Nedir? sorusuna cevap arayacağız.

Bu kavramın Türkçesi için psikolog bir arkadaşıma danıştım, ancak gelin görün ki Türkçe literatürde tam olarak tatmin edici bir sonuca ulaşamadık. Önerilerden “uyumlanma” kavramı benim hoşuma gitti. Yine de bu yazımda ben “fawn” tepkisi olarak kullanmaya devam edeceğim. Ne olduğunu anlarsak kafamızda biraz daha oturacağını sanıyorum.

Fawn travma tepkisi, terapist Pete Walker tarafından icat edilmiş bir terim ve kendinizi daha fazla zarardan korumak için tehdit olarak algılanan durumlarda karşıdakini memnun etmeyi ve yatıştırmayı amaçlayan (genellikle bilinçsiz) davranışı tanımlıyor.

Fawn tepkisine devam etmeden önce bütünlük oluşturması adına belki kısaca, travma tepkisinin dört “F”sini tanımlamamız da iyi olabilir. Travma tepkisinin dört F'sinin her biri, canlıların tehdit edici veya istismar edici durumlarla karşı karşıya kaldığında sahip olabileceği bir dizi tepkiyi tanımlıyor. Bu 4 F, tepkilerin İngilizce isimlerinin baş harflerini karşılıyor: Fight, Flight, Freeze ve Fawn. İlk üç tepkiye genelde aşinayız, bunlar bizim literatürde, “Savaş” “Kaç” ve “Don” olarak bildiğimiz tepkiler.

Bu çeşitli travma tepkileri, çocuklukta, istismarcı ilişkilerde veya şiddetli travmada hayatta kalmanın bir yolu olarak öğrenilmiş olabilir. Tepki türü, daha sonra, kişi bir tehdit olarak algıladığı herhangi bir şeyle karşı karşıya kaldığında, varsayılan olarak yaşamın ilerleyen dönemlerinde yeniden ortaya çıkıyor.

Şimdi bunlardan en az bilinen fawn travma tepkisine geri dönersek, Psychology Today'e göre, bu travma tepkisi, bazı insanların çatışmadan kaçınmak için kullandığı bir tür başa çıkma mekanizması. İstismarcı bir ortamda büyürken, bazı insanlar saldırganlaşır, diğerleri kaçar ve bazıları da karar veremez,  yani donma tepkisi gösterir. Uyumlanma yani fawn tepkisine sahip olanlar ise, çatışmayı önlemek için istismarcıyı memnun etmek adına acele eder ve sorunun önüne geçmeye çalışırlar. Bunun için, söylenen her şeye katılabilir, onaylanacağını bildikleri şeyleri yapar ve istismardan kaçınmak için, kişisel duygularını bir kenara koyabilirler. Sonunda bu, yetişkinliğe taşınan normal bir davranış kalıbı haline gelebilir. Örneğin toksik insanların etrafında çok fazla zaman harcayan bireyler, bazen toksik kişiyi mutlu etmek için daha fazlasını yapmayı öğrenirler, böylece tehdidi etkisiz hâle getirirler.

Fawn travma tepkisine sahip kişilerin aşağıdaki davranışları sergileyebileceği belirtiliyor:

  • Bir istekten rahatsız olduğunda dahi hayır diyememek,
  • Kendisi için bir şeyler yapmakta zorlanmak,
  • Çevresindeki herkesi mutlu etmek adına kendi ihtiyaçlarını bastırmak,
  • Diğer insanların tepkilerinden sorumlu hissetmek,
  • Kendi kimliği yokmuş gibi hissetmek,
  • Bir ilişkide veya bir durumda nasıl hissetmeniz gerektiğini görmek için sürekli olarak başkalarına bakmak,
  • Geçmeyen bir suçluluk duygusu yaşamak,
  • Karşılıklı bağımlı ilişkiler kurmak,
  • Şiddet içeren bir ilişkinin içinde kalmak.

Hatta daha da hayatın içinden şöyle özellikli örnekler verilmiş:

  • Anne babanızı memnun etmek için belirli bir kariyer peşinde koşmak,
  • Akşam yemeği için nereye gideceğinizi seçerken restoran tercihleriniz hakkında konuşmamak,
  • Aşırı özür dilemek,
  • Kronik ağrı veya hastalık yaşamak,
  • Duygusal güvenlik duygusunu sürdürmek için başkalarının seçimlerini kontrol etmeye çalışmak,
  • Kendi rahatsızlığınızı, şikâyetlerinizi, acılarınızı, ihtiyaçlarınızı ve isteklerinizi reddetmek,
  • Başkalarına uyum sağlamak için tercihlerinizi değiştirmek.

Aslında, tüm bu yukarda bahsettiğimiz travma tepkileri, sağlıklı sınırlar içerisinde kullanıldığında çok işe yarayabilir ve bazı durumları kolaylaştırabilir. Sağlıklı bir fawn tepkisinin de başkaları için şefkat duymayı, anlaşabilmeyi, aktif dinlemeyi, adalet duygusunu destekleyeceği belirtiliyor. Ancak belirtilen o ki, toksik ilişkiler içinde olan insanlar sağlıksız fawn tepkileri geliştirmekten öteye geçemiyorlar. 

2020 yılında yapılan bir araştırma, travmanın uyumluluk, duygusallık ve nevrotiklik gibi kişilik özelliklerini - başkalarıyla nasıl ilişki kurduğumuzu ve ilişkilerimizi etkileyen tüm nitelikleri - etkileyebileceğini ortaya koymuştur. Ayrıca yine bu araştırmalarda travma sonrası stres bozukluğu ile bir kişinin stresi nasıl ele aldığı arasında da bir ilişki olduğu belirtilmiş. Bir eş veya ebeveynle muhtemelen işlevsiz bir bağ bağlamında, stresi yönetme girişimi temel düzeyde, kişiliğinizi, genellikle kendiniz pahasına, sevdiğiniz kişiye hitap edecek şekilde uyarlamakla yani uyumlanmakla sonuçlanabilir.

Şunu unutmamız gerektiğini düşünüyorum: Her birimiz insanız ve İçimden bölümünde de belirttiğim gibi, kendi yolculuğumuz ve süreçlerimiz var. Bu süreçlerde bazı uçlarda gidip gelebileceğimiz gibi, kendimizde her şeyin mükemmel olmasını beklemek, “en” birinci ve “en” iyi olmak gibi amaçlarımızın olması bize zarar vermekten başka işe yaramıyor. Araştırmaların da söylediği gibi, travma tepkilerinin her biri, ölçülü ve yerinde kullanıldığında, hayatta kalmamızı ve ruh hâlimizin iyiliğini destekliyor.

Hayatımızı sürdürürken verdiğimiz tepkilerimizi tanırsak, bunların bize zarar mı verdiği yoksa bizi destekliyor mu olduğu konusunda daha net bir iç görü sahibi olabiliriz. En önemlisi de, bize zarar verdiğini düşündüğümüz noktada yetkin kişilerden destek alma ve tedavi arayışına geçebiliriz. Bu bölümde fawn travma tepkisinin ne olduğunu genel hatlarıyla açıklamaya çalıştım. Dilerim sizlerin de ilgisini çekmiştir ve dilerim ki bu konuda zorluk yaşayanlar varsa, doğru çözüm arayışlarına yönelmeleri mümkün olur.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

İçimdeki Dünyaİçimdeki Dünya

BÜLTEN SAYISI

KENDİMİZİ BİLMEK

Sen seni bil, sen seni...

10 Tem 2022

pixabay.com

YAZARLAR

İçimdeki Dünya

İçimizdeki dünyaya yakınlaşabilir miyiz? Onu merakla keşfedebilir miyiz? Pratikler, ilhamlar, motivasyonlar ve şifa dünyasından haberler iki haftada bir posta kutunda!

İLGİLİ OKUMALAR