Fed faizi sabit tuttu, üç üye artış istedi

ABD Merkez Bankası, enflasyonun yüzde 2 hedefinin üzerinde kaldığı, enerji fiyatlarının savaş nedeniyle yeniden yükseldiği ve ABD Başkanı Donald Trump’ın faiz indirimi çağrılarını sürdürdüğü bir dönemde politika faizini değiştirmedi.
- Federal Açık Piyasa Komitesi, iki günlük toplantının ardından gösterge federal fonlama faizini yüzde 3,5-3,75 aralığında tutma kararı aldı. Fed, böylece Aralık ayından bu yana üst üste beşinci toplantısını da faiz değişikliğine gitmeden tamamladı. Karar 9’a karşı 3 oyla kabul edildi.
Dallas Fed Başkanı Lorie Logan, Cleveland Fed Başkanı Beth Hammack ve Minneapolis Fed Başkanı Neel Kashkari, faizin 0,25 puan artırılmasını istedi. Aynı yönde üç karşı oyun çıkması, Fed’de 2016’dan bu yana görülen en büyük ortak itirazlardan biri oldu.
Fed Başkanı Kevin Warsh, çoğunlukla birlikte faizlerin sabit tutulması yönünde oy kullandı. Ancak kararın faiz artışı seçeneğinin masadan kalktığı anlamına gelmediğini söyledi. Fed’in yüzde 2’lik enflasyon hedefini koruyacağını ve gerekirse “harekete geçmekten çekinmeyeceğini” belirtti.
Fed neden beklemeyi tercih etti?
Fed’in önündeki tablo iki yönlü. Yıllık enflasyon yüzde 3,5 ile hedefin üzerinde kalmaya devam ediyor. Buna karşılık Haziran'da tüketici fiyatları bir önceki aya göre yüzde 0,4 geriledi. Aylık düşüşte enerji fiyatlarındaki yüzde 5,7’lik gerileme etkili oldu.
Ancak enerji fiyatları bir yıl öncesine göre hâlâ yüksek. Benzin fiyatlarındaki yıllık artışın yüzde 26’yı aşması, Fed’in tek bir aylık düşüşü kalıcı bir eğilim olarak değerlendirmesini zorlaştırıyor.
- Komite ayrıca işgücü piyasasının, tüketici harcamalarının ve İran’daki savaş nedeniyle dalgalanan petrol fiyatlarının seyrini izliyor. Fed’in tercih ettiği kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksinin yeni verisi de faiz kararından sonra açıklanacak.
Warsh, kararın bir “duraklama” olarak görülmemesi gerektiğini söyledi. Fed’in tek bir göstergeye değil, enflasyon, istihdam, üretim ve finansal koşulları birlikte değerlendiren daha geniş bir veri setine bakacağını belirtti.
Üç karşı oy neden önemli?
Fed kararları çoğunlukla geniş bir uzlaşıyla alınıyor. Üç üyenin aynı yönde itiraz etmesi, komite içindeki bazı yetkililerin beklemenin enflasyonu daha kalıcı hâle getirebileceğinden endişe ettiğini ortaya koydu.
- Faiz artışı isteyen üyeler, ekonominin daha sıkı para politikasını kaldırabilecek kadar güçlü olduğunu düşünüyor. Bu görüşe göre yüksek enerji maliyetleri diğer mal ve hizmetlere yayılmadan önce önlem alınması gerekiyor.
Çoğunluk ise mevcut faiz düzeyinin ekonomi üzerindeki etkisini değerlendirmek ve yeni verileri görmek için biraz daha beklenebileceği görüşünde. Bu ayrışma Eylül'de kesin bir faiz artışına işaret etmiyor. Ancak önümüzdeki iki enflasyon raporu ile istihdam verilerinin karar üzerindeki ağırlığını artırıyor.
Kevin Warsh nasıl bir çizgi izliyor?
Temmuz toplantısı, Warsh’ın Fed başkanı olarak yönettiği ikinci faiz toplantısıydı. Warsh göreve gelirken Merkez Bankası'nın enflasyonla mücadeledeki güvenilirliğini güçlendirme sözü vermişti. İlk iki toplantısında faiz artırmadı ancak yüzde 2 hedefinden geri adım atılmayacağını vurguladı.
- Fed Başkanı ayrıca veri kullanımı, iletişim politikası, yapay zekanın üretkenlik ve istihdam üzerindeki etkileri ile enflasyon dinamiklerini inceleyecek çalışma grupları oluşturulduğunu açıkladı.
Warsh’ın bir sonraki önemli konuşmasını Ağustos'taki Jackson Hole toplantısında yapması bekleniyor. Fed’in sıradaki faiz kararı ise Eylül'de açıklanacak.
İran’daki savaş Fed’in hesabını nasıl değiştiriyor?
ABD ile İran arasındaki çatışmalar petrol ve benzin fiyatlarında sert dalgalanmalara yol açtı. Enerji maliyetlerindeki artış, ulaşım ve üretim giderleri üzerinden diğer fiyatlara da yansıyabilir.
Bu durum Fed açısından zorlu bir ikilem yaratıyor. Faiz artırımı petrol arzındaki sorunu çözemez ancak enerji kaynaklı fiyat artışlarının ücretlere ve diğer sektörlere yayılmasını sınırlayabilir. Buna karşılık erken bir sıkılaştırma, yüksek enerji maliyetleri nedeniyle zaten baskı gören ekonomiyi daha fazla yavaşlatabilir.
Komite içindeki 9’a karşı 3 ayrım, üyelerin bu iki riske farklı ağırlık verdiğini gösteriyor.
Trump faiz kararı için ne söyledi?
ABD Başkanı Donald Trump, Fed’den uzun süredir faiz indirimi istiyor. Yüksek borçlanma maliyetlerinin konut piyasasını, yatırımları ve federal hükümetin faiz giderlerini olumsuz etkilediğini savunuyor.
- Trump, Temmuz kararını eleştirdi ancak kendisinin aday gösterdiği Warsh’a desteğini sürdürdü.
Fed, yasaya göre para politikası kararlarını Beyaz Saray’dan bağımsız biçimde alıyor. Üç komite üyesinin faiz artırımı istemesi, yönetimin indirim talebiyle merkez bankasındaki enflasyon kaygıları arasındaki farkı daha görünür hâle getirdi.
Piyasalar neden geriledi?
Faizlerin sabit tutulması büyük ölçüde bekleniyordu. Buna rağmen kararın ardından Amerikan borsalarında satışlar hızlandı.
- Dow Jones Sanayi Endeksi yaklaşık yüzde 2,2 gerileyerek 1.153 puan kaybetti. S&P 500 yüzde 1,5, Nasdaq ise yüzde 1,7 düştü.
Yatırımcıların tepkisinde iki belirsizlik etkili oldu. İlki, Fed’in enflasyona karşı yeterince hızlı hareket edip etmediği. İkincisi ise Eylül'de olası bir faiz artışının hâlâ gündemde bulunması.
Yüksek borçlanma maliyetlerine duyarlı teknoloji şirketleri satışlardan daha fazla etkilendi. Bu şirketlerin değerlemeleri büyük ölçüde gelecekteki kazanç beklentilerine dayandığı için faiz görünümündeki değişikliklere daha hassas.
Tahvil getirileri neden düştü?
İki yıllık ABD Hazine tahvilinin getirisi yüzde 4,316’dan yüzde 4,281’e, 10 yıllık tahvilin getirisi ise yüzde 4,637’den yüzde 4,627’ye geriledi.
- Tahvil fiyatları ile getirileri ters yönde hareket ediyor. Yatırımcıların tahvil alması fiyatları yükseltirken getirileri düşürüyor.
İki yıllık getiri, Fed’in kısa vadeli faiz kararlarına ilişkin beklentilere özellikle duyarlı. İlk düşüş, yatırımcıların yakın zamanda hızlı bir faiz artışı ihtimalini bir miktar azalttığını gösterdi.
Buna karşılık uzun vadeli getiriler Warsh’ın açıklamalarının ardından yeniden yükseldi. Bu hareket, yatırımcıların enflasyonun uzun süre yüksek kalabileceği ihtimalini fiyatlamaya devam ettiğine işaret etti.
Karar tüketicileri nasıl etkiler?
Fed’in faizleri sabit tutması, kredi maliyetlerinde kısa vadede belirgin bir rahatlama olmayacağı anlamına geliyor. Kredi kartları, değişken faizli krediler, otomobil finansmanı ve şirket kredilerinde yüksek oranların sürmesi bekleniyor. Tasarruf sahipleri açısından ise mevduat ve para piyasası fonlarındaki görece yüksek getiriler korunabilir.
Konut kredileri yalnızca Fed’in gösterge faizine bağlı değil. Uzun vadeli Hazine tahvili getirileri ve enflasyon beklentileri de mortgage oranlarını etkiliyor. Bu nedenle Fed’in kararının konut kredilerine yansıması sınırlı veya gecikmeli olabilir.
Eylül toplantısında ne bekleniyor?
Fed bir sonraki adımı konusunda taahhütte bulunmadı. Piyasalar kararın ardından Eylül'de çeyrek puanlık faiz artışı ihtimalini yaklaşık yüzde 57 olarak fiyatladı.
Eylül toplantısına kadar iki aylık enflasyon verisi, yeni istihdam raporları ve kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi açıklanacak. Petrol fiyatlarının seyri de kararın önemli belirleyicilerinden biri olacak.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Canlı Gündem
Anbean ekonomi, iş dünyası, teknoloji, politika ve kültür-sanat gündeminin en önemli maddeleri. Kısa, yalın, öz bir şekilde.

