Flört uygulamalarıyla ilgili gizlilik endişeleri artıyor: Çözüm önerileri neler?

Yılın ikinci yarısında derlenen veriler, Tinder, Bumble ve OkCupid gibi flört uygulamalarının kullanımının giderek düştüğünü gösteriyor. Bumble’ın Ağustos ayında yayımladığı mali veriler, şirket gelirlerinde önemli bir düşüşe işaret ederken Tinder da yılın ilk çeyreğinde ücretli kullanıcı sayısının yıllık bazda %9 oranında azaldığını söylüyor.
Neden önemli? Kullanım oranları ve gelirlerde görülen düşüş ivmesi, flört uygulamalarına ilişkin artan gizlilik endişeleriyle de paralellik gösteriyor. Zira uzmanlara göre bu uygulamalar, tahmin edilenden çok daha fazla kişisel veri topluyor. Çünkü flört uygulamaları üzerinden kalıcı ilişkiler kurmaya çalışan birçok kişi, ilgilendikleri kişilerle ilgili çok daha fazla bilgiye erişme ve kendileriyle ilgili daha fazla veri paylaşma eğilimi gösteriyor.
- Kâr amacı gütmeyen Mozilla Vakfı, “Privacy Not Included” projesi kapsamında aralarında Tinder, Grindr, OkCupid, Hinge ve Bumble’ın da bulunduğu 25 farklı flört uygulamasını gizlilik politikaları ve veri ihlali geçmişi gibi bir dizi kritere göre inceledi.
- İnceleme sonucunda 25 uygulamanın 22’sine “Privacy Not Included” etiketi eklendi.
- Proje, kullanıcıların gizlilik ve veri güvenliği açısından uzak durması gereken uygulamalara bu etiketi ekliyor.
Ek olarak: Vakıf, incelediği uygulamaların %80’inin platform politikalarının hedefli reklamlar için kişisel bilgileri paylaşmaya veya satmaya izin verdiğine işaret ediyor. Spark Networks çatısı altındaki flört uygulamaları Jdate, Christian Mingle ve EliteSingles, gizlilik politikalarında kullanıcıların siyasi görüş, sendika üyeliği ve cinsel tercih gibi hassas bilgilerini toplayabileceğini söylüyor.
Proje araştırmacısı Zoë MacDonald, flört uygulamalarının doğası gereği çok fazla kişisel veri paylaşımı gerektirdiğinin ve bu veri toplama işlemini kullanıcıları eşleştirmek adına yaptıklarını öne sürdüğünün altını çiziyor.
Fakat MacDonald’a göre bu uygulamalar, kullanıcılar hakkında kullanıcıların bilinçli olarak paylaştığı verilerden çok daha fazla bilgi topluyor ve daha sonra bu verileri partner bulmaya hizmet etmeyen amaçlar için de kullanıyor.
Ayrıntılar: Örneğin CoffeeMeetsBagel uygulaması, eşleştikleri kişiyle fiziksel olarak buluşmadan önce görüşmek isteyen kişilerin görüntülü olarak sohbet etmesine olanak tanıyor. Şirketin gizlilik politikaları, görüntülü görüşme özelliği üzerinden paylaşılan içerik ve bilgilerin toplanabileceğine işaret ediyor.
Uygulama, platform politikalarında bu verileri toplama pratiğinden bir olasılık gibi bahsetse de MacDonald’a göre bir şirket, bir veri toplama eylemini yerine getirmek için kullanıcı izni aldığında mutlaka en kötü ihtimalin hayata geçeceğinin varsayılması gerekiyor.
Açıklamalar: Tinder ve OkCupid'in çatı şirketi Match Group, reklam amaçlı kullandığı verileri bilinçli olarak sınırlı tuttuğunu söylüyor. Açıklamaya göre şirket, özellikle cinsel yönelim, ırk, etnik köken, din ve coğrafi konum gibi hassas verileri üçüncü taraf reklam hizmetlerinde kullanmıyor.
Bununla birlikte: Mozilla Vakfı, yaptığı incelemede flört uygulamalarının %25’inin paylaşılan içeriklerin meta verisini de topladığına işaret ediyor. Bu veriler, paylaşılan video ve fotoğrafların ne zaman ve nerede çekildiğinin anlaşılmasını mümkün kılıyor.
- Ayrıca Lovoo isimli bir uygulamanın hiçbir yazılı gizlilik politikası bulunmadığını tespit eden araştırma, yalnızca iki şirketin flört uygulamalarının yarısının çatı şirketi olduğunu ortaya koyuyor.
Vakfın yaptığı incelemeler, Tinder, OkCupid, Facebook Dating, Happn, CoffeeMeetsBagel ve Tantan’ın kullanıcıları eşleştirmek için algoritmalarına yapay zeka entegre ettiğine işaret ediyor.
Öte yandan: Flört uygulamaları, gizlilik endişelerinin yanı sıra taciz ve dolandırıcılık vakalarıyla da sık sık gündeme geliyor. Siber güvenlik şirketi Kaspersky, Kuzey Amerika bölgesindeki flört uygulaması kullanıcılarının yaklaşık %40’ının bir dolandırıcılık vakasıyla karşılaştığını ve %20’lik bir kullanıcı kitlesinin bu vakalar dolayısıyla mağdur olduğunu tahmin ediyor.
Pew Research Center tarafından yapılan başka bir araştırma ise kullanıcıların yarısından fazlasının olumsuz bir çevrimiçi flört deneyimi yaşadığını gösteriyor.
Aynı araştırmaya göre kullanıcıların %52'si, uygulamada kendilerini dolandırmaya çalışan birine denk geldiğini söylüyor.
Kadın kullanıcıların %57'si, çevrimiçi flörtü yeterince veya hiç güvenli bulmadığını söylerken %85'i ise uygulamada ilgilenmediklerini belirttikleri bir kişinin kendileriyle ısrarla temas kurmaya çalıştığına işaret ediyor.
Çözüm önerileri neler?
Bazı kullanıcılar, bu endişeler nedeniyle flört uygulamalarını terk etmeyi seçse de uzmanlar, kullanıcıların bazı kritik noktalara dikkat ederek bu olumsuzluklardan kaçınabileceğini söylüyor. MacDonald’a göre uygulamaların gizlilik politikalarını dikkatli bir biçimde okumak, bu çözüm önerilerinin başında geliyor. Kullanıcılar böylece, uygulamaların çatı şirketlerinin kendilerinden ne tür veriler talep ettikleri ve bu verileri ne amaçla kullanmayı planladıkları konusunda ayrıntılı bir fikir edinebiliyor.
Çözüm önerisi: Güvenli bir flört uygulaması kullanımı için atılabilecek diğer adımlar ise şu şekilde sıralanıyor:
Kullanıcıların flört uygulamalarındaki profillerini LinkedIn’deki gibi kullanmaları gerekiyor. Bununla birlikte uzmanlar, paylaşılan her verinin herkes tarafından görülebileceğinin altını çiziyor. Bu nedenle kullanıcılara flört uygulamalarında daha sınırlı veri paylaşımı yapmaları ve mümkünse profillerini gizli tutmaları tavsiye ediliyor.
Akıllı telefonların veri koruma işlevini yerine getirmesine izin verilmesi gerekiyor. iOS ve Android işletim sistemi, kullanıcılara çoğu zaman uygulamaların coğrafi konum bilgisi ve tüm fotoğraf arşivine erişimini engelleme seçeneği sunuyor. Ayrıca iPhone kullanıcıları, “Uygulama beni takip etmesin” seçeneğine tıklayarak ilgili uygulamanın cihazdaki aktivitelerini izlemesinin de önüne geçebiliyor.
Entegrasyonu sınırlı tutmak da alınabilecek önlemlerin başında geliyor. Uzmanlar, kullanıcılara sosyal medya hesaplarıyla flört uygulamalarına giriş yapmamalarını tavsiye ediyor. Zira bu tip bir giriş yöntemi, flört uygulamaları için sosyal medya platformlarında paylaşılan verilerin bir kısmına da erişim kanalı oluşturuyor.
Flört uygulamalarının birçoğu, daha kolay eşleşebilmek için profillerini doldurarak daha fazla ve farklı türde veri paylaşmaya teşvik etmeye çalışıyor. Uzmanlar, kullanıcılara bu bildirimlere yanıt vermeyi reddetmelerini ve paylaştıkları verileri kendi tercihleriyle sınırlı tutmalarını öneriyor.
Editörün önerisi | Flört uygulamalarının atası: Operation Match
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
NEREDE YAYIMLANDI?
Almanya düzensiz göçü kontrol altına almak ve güvenliği artırmak amacıyla kara sınırlarındaki kontrolleri sıkılaştırdı. Trump'a suikast girişimi düzenlediği gerekçesiyle gözaltına alınan şüphelinin kimliği belli oldu.
16 Eyl 2024

YAZARLAR

Doğa Yurduneri
İş dünyası ve teknoloji editörü.

Quando İçgörü
Teknoloji ve bilim dünyasını şekillendiren trendlere yönelik analizler, sektörlerden içgörüler, güncel veriler ve etki yaratan raporlar.
İLGİLİ OKUMALAR



