Fon krizinden etkilenenler anlatıyor: ‘Tüm hayat birikimim bu fonlardaydı’

Türkiye’de yatırım fonlarına yönelik başlatılan soruşturmalar genişlerken, yedi portföy yönetim şirketine ait 131 fon tasfiye sürecine girdi. Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) 23 Eylül’de açıkladığı Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) verilerine göre, bu fonlarda 455 bin 758 tekil yatırımcı bulunuyor.
Bir adım geriden: Süreç, 16 Eylül’de BIST 100 endeksinde yaşanan %5,54’lük düşüşün ardından hızlandı. Ertesi sabah Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek başkanlığında toplanan Finansal İstikrar Komitesi, piyasalardaki hareketliliğin “sınırlı sayıdaki portföy yönetim şirketlerinin uhdesindeki bazı fonlarda yaşanan kredi ve likidite sorunlarından” kaynaklandığını değerlendirdi; Borsa İstanbul ve sermaye piyasalarının genel işleyişine ilişkin yapısal bir risk bulunmadığını bildirdi.
17 Eylül’de SPK, yedi portföy yönetim şirketine ait 131 fonun tasfiyesine karar verdi. Tera Portföy’ün fonları için Türkiye İş Bankası, A1 Capital, Atlas, Bulls, Hedef, Pardus ve Pusula Portföy’ün fonları için ise Ziraat Bankası tasfiye sürecini yürütmekle görevlendirildi. Başlangıçta üç ay olarak belirlenen azami tasfiye süresi, fonların portföy yapıları ve piyasa koşulları gerekçe gösterilerek 21 Eylül’de 6 aya çıkarıldı. SPK, bunun tasfiyenin mutlaka 6 ay süreceği anlamına gelmediğini belirtti.
Sürecin adli ayağı da genişliyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturmalar kapsamında daha önce Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, Tera Portföy Genel Müdürü Alper Öztürk ve Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan’ın da aralarında bulunduğu dokuz kişi tutuklandı.
24 Eylül’ün ilk saatlerinde ise adliyeye sevk edilen 20 şüpheliden 14’ü daha tutuklandı, üç kişi hakkında adli kontrol kararı verildi. Tera Yatırım Yönetim Kurulu üyeleri Abdulkadir Özkan ve Bülent Uygun ile Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı’nın hâkimlikteki işlemleri sürüyor.
Soruşturma kapsamında Pusula Finans Holding, Pusula Yatırım Menkul Değerler, Tera Yatırım Menkul Değerler, Tera Portföy Yönetimi, Hedef Holding, Hedef Portföy Yönetimi, Bulls Yatırım Menkul Değerler, Bulls Portföy Yönetimi ve Ufuk Yatırım Yönetim ve Gayrimenkul ile bağlantılı yönetici ve yetkililerin mali hareketleri de incelemeye alındı. Başsavcılık, MASAK’tan şirket yöneticilerinin 2024’ten bu yana yurt dışına yaptıkları para ve kripto varlık transferleri dahil mali verilerini istedi.
- Tasfiye sürecinin yatırımcılar açısından en kritik kısmı ise hâlâ belirsiz. Fon varlıklarının hangi fiyatlardan nakde çevrileceği, sürecin ne kadar süreceği ve yatırımcıların sonunda ne kadar geri ödeme alacağı henüz netleşmiş değil. SPK’nın belirlediği esaslara göre varlıklar nakde çevrildikçe elde edilen tutar yatırımcıların payları oranında hesaplarına aktarılacak; ancak tasfiyeyi yürüten bankalar ile SPK’nın uygulama yöntemi üzerindeki çalışmaları devam ediyor.
455 binden fazla yatırımcıyı ilgilendiren bu sürecin içinde kalan kişilerle sürecin rakamların ötesindeki etkisini konuştuk.
İşini kaybettikten sonra fonlara yöneldi
Aposto’ya konuşan Derya*, 10 ay önce işini kaybetmiş. Babasından aldığı yaklaşık 470 bin TL ile yatırım yapmaya başlamış; sabit bir geliri olmadığı için özel ders vererek geçinmeye çalışıyormuş.
“Benim fonlara giriş sürecim mecburiyetten oldu. 10 ay önce işverenim tarafından dolandırıldım ve işsiz kaldım. Babamdan yaklaşık 470 bin lira alabildim. Başka çarem olmadığı için yüksek getirili fonları aradım.”
Kimyager olan ve açık öğretimde Sermaye Piyasası eğitimi alan Derya, daha önce hisse senetlerine yatırım yapmış ancak fon yatırımcısı değilmiş. Bir arkadaşının tavsiyesiyle Nisan ayında Tera Portföy’ün TLY serbest fonuna, daha sonra ise THF hisse senedi fonuna yatırım yapmış.
“Hiçbir gelirim yoktu. Kirada oturuyorum, faturalarım var ve karnımı doyurmam gerekiyor. Çaresizlikten oldu açıkçası.”
TLY, KAP kayıtlarında Tera Portföy Birinci Serbest Fon olarak yer alıyor. SPK düzenlemelerine göre serbest yatırım fonlarının katılma payları yalnızca nitelikli yatırımcılara satılabiliyor. Derya ise yatırım yaptıktan sonra bu şartı öğrendiğini ve nitelikli yatırımcı olmadığı hâlde fonu satın alabildiğini söylüyor:
“TLY fonu normalde nitelikli yatırımcıların girebileceği bir fonmuş. Ben de bunu yeni öğrendim. Fon yatırımcısı değildim, bilmiyordum. Fakat nitelikli yatırımcı olmadığımız hâlde TLY serbest fonunu almamıza izin verildi.”
Derya’nın anlatımına göre TLY geçmişte çok yüksek getiriler sağlamış ancak kendisinin yatırım yaptığı dönemde getiriler bu seviyelerde değilmiş:
“Sosyal medyada konuşulduğu gibi, çok uçuk kazançlar TEFAS’a kapalı olduğu dönemde olmuş. TEFAS’a açıldıktan sonra öyle binlerce katlık bir getiri söz konusu değil. Örneğin, Ekim ayında bir aylık getirisinin %68 olduğunu gördüm. Mehmet Şimşek’in açıklamalarından sonra mı oldu bilemiyorum ama bir anda fon getirileri düştü. Ortalama %10 civarında seyretti. Daha sonrasında %7-8’lere geriledi.”
Derya, TLY’deki yatırımının güncel değerini henüz göremediğini, THF’de ise yaklaşık yarı yarıya kayıp yaşadığını söylüyor:
“Şu an TLY fonu için bir fiyat açıklaması yok. Buradaki kaybımı bilmiyorum. Fakat THF fonunda %50 civarında bir kayıp şimdiden oluştu. Bir haftada paramın %50’si gitmiş gibi duruyor.”
Özel derslerden kazandığı parayla kira ve faturalarını karşılamaya çalışan Derya, fonlarda yaşananların ardından kirasını ödeyemeyecek duruma geldiğini anlatıyor:
“İşsizim ve gelirim yok. Şu an İstanbul’a gitme nedenim ev sahibimle görüşmek. Kiramı ödeyebilecek durumda değilim. Ailemden aldığım destekle evime dönüyorum. Ev sahibimle görüşüp birkaç ay idare edip edemeyeceğimi soracağım.”
Tamamlanmayan satış emirleri
Derya’nın anlatımına göre 17 Eylül sabahı fonlarını satmaya çalışmış ancak hata mesajıyla karşılaşmış. Saat 10.00’dan itibaren satış emri vermeyi denediğini ancak işlemi tamamlayamadığını söylüyor.
“Aslında on binlerce mağdurun olduğu başka bir konu daha var. Ben de onlardan biriyim. 17 Eylül saat 13.30’a kadar satma hakkımız olduğu hâlde, kullandığım Midas uygulamasında satış işlemi yapamadım. Saat 10’dan beri satış emri vermeye çalışıyordum ancak hata mesajı aldım. Satış butonuna bile basamadım, satılacak lot miktarını giremedim. O sırada henüz SPK bülteni yayımlanmamıştı. Bunun üzerine destek merkezine yazdım. Elimde ekran görüntüleri de var.”
Derya, yaşadığı sorun üzerine şirketin destek birimiyle üç kez yazışmış. Daha sonra resmî kayıtları talep etmek için uygulamaya baktığında bu üç görüşmeyi kendi hesabında göremediğini söylüyor:
“Bu yazışmalarla ilgili resmî bir kayıt istediğimde, Midas’taki üç yazışmanın artık hesabımda görünmediğini fark ettim. Konuyu defalarca sorduğumda, kendilerinin bu kayıtları sistemlerinde görebildiğini söylediler. Ancak bütün yazışmaların arasından yalnızca bu konuyla ilgili üç yazışma benim tarafımda görünmüyor. Kayıtların sistemlerinde bulunduğunu söylüyorlar ama ben hâlâ erişemiyorum.”
Öte yandan Midas, 18 Eylül’de yaptığı genel açıklamada TEFAS işlemlerinde belirli koşullarda aracı kurumların kontrolü dışında emirlerin reddedilebildiğini, bu durumun Midas’a özgü olmadığını ve etkilenen emirleri ayrı ayrı incelediğini bildirdi.
‘2,5 milyon TL’lik tüm birikimimi yatırdım’
Mert* ise 2 Eylül’de 2,5 milyon TL’lik tüm birikimini TLY ve DFI fonlarına yatırmış. Fonları sosyal medyada görmüş; günlük getiriler ilgisini çekince parasını bir süre burada değerlendirmeyi düşünmüş. İki yıl daha taksit ödemesi olduğu için, fondan elde edeceği kazançla borcunu daha erken kapatmayı planlıyormuş.
Birikiminin 1,5 milyon TL’si DFI’de, 1 milyon TL’si TLY’de bulunuyor. Mert, 16 Eylül saat 10.40’ta iki fon için de satış emri vermiş ancak parasını çekememiş. Satış emirlerinin ardından fon paylarının MKK’da bloke edildiğini, bu nedenle kendisini artık fon ortağından çok alacaklı konumunda gördüğünü anlatıyor.
“16 Eylül saat 10.40’ta satış emirlerimi verdim. Satış emri verildiğinde, emrin gerçekleşmesi için Takasbank’a gidiliyor ve MKK’da blokaj uygulanıyor. Bu blokaj artık fon ortağı olmadığımızı, alacaklı durumuna geçtiğimizi gösteriyor.”
Mert, SPK’nın tasfiye kararında MKK’da kayıtlı satış emirlerinin tasfiye dışında tutulduğunu ve fondaki varlıklardan satış emri kayıtlı yatırımcılara ödeme yapılmasının öngörüldüğünü anlatıyor. Buna rağmen parasını alıp alamayacağı konusunda endişeli:
“SPK’nın tasfiye kararında MKK’da kayıtlı emirlerin tasfiye dışında olduğu belirtildi. İş Bankası ve Ziraat Bankası’nda bulunan fon varlıklarından, satış emri kayıtlı olanlara ödeme yapılacağı söyleniyor. Ama yine de paramızı alamamaktan endişeliyiz.”
Süreçle ilgili bilgi almak için DFI fonunun yöneticisi Atlas Portföy ile TLY fonu için Tera Yatırım’a ulaşmaya çalışmış ancak herhangi bir yanıt alamamış:
“Hiçbir şirkete ulaşamadım. DFI için Atlas Portföy’ü kaç kere aradım, ulaşamadım. TLY fonu için de Tera Yatırım’a ulaşamadım. SPK’nın uyum süreciyle ilgili bilgi vermesini bekliyoruz.”
30 milyon liralık hayat birikimini Türkiye'ye taşımıştı
Geçen yıl Türk vatandaşlığı alan İranlı Arman*, yurt dışındaki tüm birikimini ve sermayesini Türkiye’ye getirmiş. Yaklaşık beş ay önce 30 milyon TL’lik birikimini TP2, PRY, TLY, DFI, PBR, PHE ve THF fonlarına yatırmış.
“Bu fonlara toplamda 30 milyon TL tutarında bir yatırım yaptım. Bu para, uzun yıllar boyunca çalışarak oluşturduğum hayat birikimimin tamamıydı.”
Arman, fonları Türkiye Elektronik Fon Alım Satım Platformu’ndaki (TEFAS) geçmiş performans ve getiri verilerini karşılaştırarak seçmiş:
“Farklı fonların geçmiş performanslarını ve getiri oranlarını karşılaştırdığımda, bu fonların diğer alternatiflere kıyasla daha yüksek ve sürdürülebilir bir getiri grafiği çizdiğini gördüm. Şeffaf ve resmî bir platformdaki bu verilere güvenerek birikimimi bu fonlarda değerlendirmeye karar verdim.”
16 Eylül’de gördüğü son portföy bakiyesinde henüz zarar görünmüyormuş. Ancak işlemler durduğu için parasını çekemediğini ve tasfiye sonunda portföyünün hangi değerden hesaplanacağını bilmediğini söylüyor:
“16 Eylül'de güncellenen son portföy bakiyeme göre kağıt üzerinde henüz bir zararım görünmüyor. Ancak asıl sorun, işlemlerin durdurulmuş olması nedeniyle paramı hiçbir şekilde çekemiyor olmam. Ayrıca önümüzdeki süreçte portföy değerimin çok daha düşük seviyelere çekileceği ve ciddi bir zararla karşı karşıya kalacağım yönünde büyük bir endişe duyuyorum.”
Arman, o güne kadar fonlardan düzenli olarak kısmi satış yaparak ailesinin günlük giderlerini, kredi kartı borçlarını ve aylık ödemelerini karşılıyormuş. İşlemlerin durmasının ardından nakde erişememiş:
“Bu durum benim ve ailemin hayatını son derece ağır bir şekilde etkiledi. Bütün varlığımı bu fonlara yatırdığım için rutin yaşam giderlerimizi, kredi kartı borçlarımızı ve aylık ödemelerimizi her ay bu fonlardan kısmi satışlar yaparak karşılıyordum. Fonların kilitlenmesiyle birlikte tam anlamıyla bir krizin ortasında kaldık. Günlük temel ihtiyaçlarımızı dahi karşılamakta zorlanıyor, ciddi bir maddi ve manevi mağduriyet yaşıyoruz.”
Arman için yaşananların bir başka sonucu da Türkiye finansal piyasalarına güven kaybı olmuş. Geçen yıl Türk vatandaşlığı aldıktan sonra bütün varlığını Türkiye’ye taşıdığını, yaşananların ardından ise bu kararını sorgulamaya başladığını anlatıyor:
“Geldiğimiz noktada, resmî sistemlere ve piyasaya duyduğum bu güvenin suistimal edildiğini hissetmek beni ve ailemi derin bir hayal kırıklığına uğrattı.”
*Haberdeki isimler değiştirilmiştir.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
adli kontrol
Türkiye
Sermaye Piyasası Kurulu
Merkezi Kayıt Kuruluşu
BIST 100 Endeksi
Mehmet Şimşek
Borsa İstanbul
Türkiye İş Bankası
A1 Capital
Ziraat Bankası
İstanbul
Tera Yatırım Holding
A Portföy
Pusula Holding
Tera Yatırım
Abdulkadir Özkan
Bülent Uygun
Doğa Sigorta
Nihat Kırmızı
Pusula Finans Holding
Pusula Yatırım Menkul Değerler
Tera Yatırım Menkul Değerler
YAZARLAR

Melisa Gülbaş
Aposto editörü

Spektrum
Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR


