Futbolun asla sadece futbol olarak kalmadığı kitaplar

Futbol dışarıdan bakıldığında bir top ve birkaç kuraldan ibaret, hemen herkesin üzerine yorum yapabileceği bir oyun olarak görülse de insana dair hikayeleriyle sosyolojik, politik, psikolojik birçok unsura temas etti; tam da bu sebeple oyun içinde başka bir oyun kurdu tarih boyunca.
Entelektüellerin futbolu "lümpen bir aktivite" olarak kodlaması, 90'lı yılların ardından son bulunca, farklı disiplinlerden akademisyenler, kültür-sanat yazarları futbol yorumculuğuna soyundu. Bu da futbolu farklı mecralara taşıdı. İçinde zafer, yenilgi, hüsran, mücadele, kolektivizm, bireycilik gibi pek çok insanlık hâlini barındıran bu spora dair birçok yazın gelişti.
Umberto Eco’ya göre "reddedilenlerin afyonu", sol diskura göreyse "işçilerin balesi" olarak nitelendirilen bu oyunun materyallerini aşıp zihinde başka bir etki yarattığı ve her zaman gündemi belirleyerek tartışmalara konu olacağı aşikar.
Hazır Euro 2024 de gündemi meşgul ederken futbol üzerine kitaplardan bir derleme yaptık. Futbolu sosyolojiden, felsefeden ve politik tarihten yorumlayan kalemlerin eserlerine göz gezdirdik.

Gayriresmi Futbol Tarihi | Mehmet Şenol | Mundi
Türkiye futbol tarihinin ilk yılları, kişiden kişiye, kulüpten kulübe değişiyor; kimi zaman bilgi kırıntılarıyla yetinmek gerekirken kimi zaman da bir bilgi yığınını anlamlandırmak için ek çaba harcamak gerekiyor. Ama belki de daha önemlisi, bu tarihi oluşturan insanların hikayesi, o "büyük anlatı"nın içinde kaybolup gidiyor.
Beyoğlu'ndaki Anadolu Birahanesi'nin kapısının önünde buzlu badem satan o yaşlı adamın, 1903'te topu da, adamı da geçirmediği için "Tahtaperde" adını almış o eski futbolcu olduğunu; Moda Deniz Kulübü'nün üst katındaki küçük odada ömrünün kalan kısmını tamamlayan Kulaksızzade Galip'in, Fenerbahçe'nin belki de en önemli futbolcusu, hatta bir dönem başkanı olduğunu; Galatasaray'ın Hasnun Galip Sokak'taki meşhur binasının 1920'lerde Galata'da demirli ona yakın Amerikan gemisinin denizcilerinin uğrak yeri bir salon olduğunu, burada cumartesi günleri dans edip boks yaptıklarını kim biliyor bugün?
Mehmet Şenol'un uzun yıllar süren araştırmalar sonucunda hazırladığı Gayriresmi Futbol Tarihi, "küçük adam"ların tutkuyla yazdığı kişisel futbol tarihleriyle Türkiye'nin siyasal ve toplumsal tarihinin nasıl kesiştiğini gözler önüne seriyor.

Rakamlar Oyunu: Futbol Hakkında Bildiğiniz Her Şey Neden Yanlıştır | David Sally ve Chris Anderson | İthaki Yayınları
Gezegenin en popüler sporunu anlamak için ezber bozan bir el kitabı. Futbol her geçen gün kendini yeniliyor ve bu yenilenmenin merkezinde de rakamlar bulunuyor. Rakamlara doğru şekilde bakıldığında ilk akla gelen favoriler bile artık göz ardı edilebiliyor.
Rakamlar Oyunu'nda eski bir kaleci olan ardından da futbol istatistikleri uzmanına dönüşen Chris Anderson ve davranış analisti David Sally biraraya gelip müsabakanın galibini öngörmek adına rakamların aslında ne kadar önemli olduğunu gözler önüne seriyor.
Kitap, kornerlerin ne ölçüde değerli olduğu, en çok kaçıncı golün önem arz ettiği, topa sahip olmanın futbolda galibiyete gerçekten de onda dokuz oranında yardım edip etmediği, bir oyuncunun değerinin nasıl ölçülmesi gerektiği gibi soru ve sorunlara isabetli, devrim niteliğinde yanıtlar verip futbolu izlemek ve anlamak için yepyeni bir yol gösteriyor.

Filozoflar Futbolcu Olsaydı | Mark Perryman | İlkbiz Yayınevi
Hayalî takım Filozof Futbol'un şaşırtıcı masalı, dünyanın en önemli düşünürlerinin, beyinleri başlarında değil de kramponlarında olsaydı neler yaşayacaklarını anlatır. Albert Camus temiz bir sayfa açmadaki zayıf şanslı yüzünden iyice varoluşçu olur; orta saha oyun kurucusu William Shakespeare'in uzun topları kuru gürültüden başka işe yaramaz; bu arada santrafor Friedrich Nietzsche, hakemin iyi ve kötü konusundaki yargılarından kuşku duyduğu için kırmızı kart görür. Çimlere yapışan Bob Marley, kale alanında iyice pozitivist olan Ludwig Wittgenstein ve ön cephede oynamak için imza atan Umberto Eco ile Filozof Futbol, herkesin destekleyebileceği bir takım.

Gölgede ve Güneşte Futbol | Eduardo Galeano | Can Yayınları
Latin Amerika’nın Kesik Damarları, Kucaklaşmanın Kitabı ve Ateş Anıları serisinin yazarı, elinde şapkası, dünyanın dört bir yanını gezerek stadyumlarda “Tanrı’nın rızası için, güzel bir maç lütfen” diye yalvaran, kendi deyimiyle “iyi futbol dilencisi” olan Eduardo Galeano, futbolun destansı kahramanlarına, ağları sarsan gollere ticaret ve siyaset açısından değil kültürel açıdan yaklaşırken, futbolun şiirini yazıyor. Gerçek bir futbol tutkunu olan Uruguaylı yazarın, dünya kupalarına ilişkin gözlemlerini anlattığı Gölgede ve Güneşte Futbol futbol coşkusuna yaşama sevincini de katan bir kitap.

Futbol Düşünürken Aslında Ne Düşünürüz? | Simon Critchley | Metis Yayınları
Futbol pek çok şeyle yakından ilgilidir: hafıza, tarih, mekan, toplumsal sınıf, toplumsal cinsiyet, kimlik, grupların doğası ama aslen işbirliğine dayanır; hatta sosyalisttir. Diğer taraftan açgözlülük, yozlaşma, kapitalizm ve otokrasi çukurunda var olur. Bu nedenle futbolun şirketleşmiş yapısının eleştiriye tabi tutulması acil bir ihtiyaçtır. Diğer yandan, biçime daha çok odaklanan bir futbol poetikası da bir hayli elzemdir. Hepimiz biliriz, hissederiz: Futbolda güzellik vardır.
Simon Critchley, bir futbol felsefesi yazmaya girişmiyor, oyunun bir fenomenolojisini yapmak istiyor. "İşçi sınıfının balesi" futbolun önümüze bambaşka bir zaman ve mekan düzeni serişini, kimliği ve kimliksizliği sahneleyişini, seyircilerin oyuna katılımını inceliyor. Futbol deneyiminin dokusuna, varoluşsal matrisine olabildiğince yaklaşarak, oyunu yepyeni bir açıdan görebilmemizi sağlayacak şekilde sözcüklerin çınlamasına olanak tanıyor:
"Bu kitabı yazarken şaşırtıcı ama hoş bir şekilde şunu keşfettim: Mekân, zaman, tutku, akıl, estetik, ahlak, siyaset gibi genel konularda felsefi açıdan doğru olduğuna inandığım şeyler en çok da futbolda, hatta ancak futbolda doğruydu. Bu da ya felsefe keyfe keder bir spora indirgenebilir demekti, ya da futbol dünyada insan olmanın anlamına dair kalıcı iç görülere ulaşma ayrıcalığı sağlıyordu. Umarım okuru ikincisine ikna edebilirim."

Futbol ve Kültürü: Takımlar, Taraftarlar, Endüstri, Efsaneler | Tanıl Bora, Roman Horak, Wolfgang Reiter | İletişim Yayınları
Aslında sadece bir oyun futbol; bir spor. Ama aynı zamanda bağlayıcı ve kitlesel bir tutku. Kimisine göre çağdaş bir din ya da halkın afyonu. Ancak son yıllarda futbolun böyle basitçe aşağılanmasını doğru bulmayan, futbol evrenini bir popüler kültür olgusu olarak ele alan çalışmalar sosyoloji ve kültür eleştirisi külliyatında yer tutmaya başladı. Takımların, oyuncuların oyun üsluplarında, kulüplerin tarihî hikayelerinde, taraftar alt-kültürlerinde anlamlar aranıyor. Futbolun kitlelerin anlam dünyasında kapladığı yer ancak buralara bakılarak keşfedilebiliyor ve her keşif seyahati gibi heyecanlı bir uğraş bu hele kaşifler futbola sadece keşif nesnesi olarak değil futbolsever olarak da bakıyorlarsa...
Bu kitapta, 18 Avrupalı ve 11 Türkiyeli yazar, sosyolog, gazeteci veya sadece eli kalem tutan futbolseverin katıldığı bir keşif kolu, futbolun milliyetçilikle, yerelliklerle ve politikayla ilişkisini, taraftar âlemini ve holiganizmi; kapitalistleşme/sanayileşme ve medya egemenliğinin futbola yaptıklarını; futbol mitolojisini ve sahada durduğu gibi durmayan büyük oyunun daha nice yüzünü, çeşitli ülkelerden özgül örneklerle inceliyor.
- Ragıp Duran, Adnan Bostancıoğlu, Yaşar Aksoy, Ümit Kıvanç, Necmi Erdoğan, Tanıl Bora, Orhan Koçak, Can Kozanoğlu, Bülent Tanık, Zeki Coşkun, Korkmaz Alemdar, bu defa kendi uzmanlık sahalarında değil futbol sahasında ve etrafında olup bitenler hakkında yazdılar.

Futbolun Devrimci Antrenörleri | Julien Momont, Christophe Kuchly, Raphael Cosmidis | Profil Kitap
Futbol tarihine damgasını vuran ünlü antrenörler Gusztav Sebes, Helenio Herrera, Rinus Michels, Valeri Lobanovski, Arrigo Sacchi, Johan Cruyff ve Pep Guardiola takımlarını zirveye taşıdılar ve genç yeteneklere nesiller boyu örnek oldular. Devrim niteliğindeki yöntemleri sayesinde futbol oyununun teknik ve taktik yapısını değiştirdiler.
Bu kitap, işte böylesi evrim yaratan uygulamaları ve yenilikleri üzerinden futbolu bambaşka mertebelere taşıyan antrenörleri anlatıyor. Bir bağlam ve silsile içerisinde neyin "devrim" olduğunu da "devrimlerin nelere kadir olduğu" sorusu kadar tartışıyor. Tarihsel yolculuğu güncel mukayeseler ve örneklerle birleştirip literatüre eşsiz bir katkıda bulunuyor.
Futbolun tarihindeki bu parlak beyinlerin yöntemlerini çözümleyerek spor dünyasında nasıl bir iz bıraktıklarını başka hiçbir yerde bulamayacağınız hikaye ve anekdotlarla açıklayan Futbolun Devrimci Antrenörleri, futbolun sadece bir oyun değil, aynı zamanda bir strateji ve yenilik arenası olduğunu da kanıtlıyor.

Futbol Asla Sadece Futbol Değildir | Simon Kuper | İthaki Yayınları
1994 yılında İngiltere'de yayımlandığında büyük ilgi gören Futbol Asla Sadece Futbol Değildir, 1996 yılında Türkçeye çevrildi. Kısa sürede bir "kült kitap"a dönüşen çalışmanın başlığı da futbolseverlerin sloganlarından biri oldu. Yayımlanışının üzerinden yedi yıl geçtikten sonra özgün kitaba 1996'da eklenen bir bölümü de bulunan kitapta, ayrıca Simon Kuper, kitabının Türkçede yeniden basılması nedeniyle, aslında Türk futboluna yönelik bir bölüm olarak da düşünülebilecek hacimli bir önsöz kaleme aldı.
Simon Kuper'in neredeyse bir dünya turu yaparak futbolun politika ve çeşitli kültürlerle ilişkisini araştırdığı Futbol Asla Sadece Futbol Değildir, güzel oyunun alanlarını şiddetin işgal ettiği bir zamanda yine futbolseverin sığınağı.

Vahşiler ve Duygusallar | Javier Marias | Yapı Kredi Yayınları
Edebiyatçılar ile futbol arasındaki ilişki yeni değil. Camus ve Nabokov delikanlılıklarında kaleciydiler. Öyle ki Camus insan ahlakına ilişkin bildiği her şeyi futboldan öğrendiğini söyler. Marías da futbola düşkünlüğünü asla inkar etmeyen edebiyatçılardan. Hem de çocukken sol açık oynayan bir topçu. Futbol, çocuk Javier’in gözünde, kahramanların ve kötü adamların geçit töreni, hayatın temel değerlerini öğrenmesine yardım eden bir destandır. Yetişkin Javier’in gözünde ise bir mizaç, kişilik, fedakarlık ve dayanışma gösterisidir; duygu, hatıra ve nostalji, özellikle de nostalji gösterisi.

Bizim İçin Oyna - Türkiye'de Futbol ve Siyaset | Mehmet Ali Gökaçtı | İletişim Yayınları
Her vesileyle "Siyaset bulaştırmayalım" antları verilse de futbol, politikanın kayıtsız kalamadığı bir toplumsal olgu. Kitlelerin sempatisini avlamanın, onlara "mesaj vermenin" en popüler mecralarından biri… Türkiye'de de futbol ortamı hep politik gelişmelerle iç içe biçimlendi. Genel olarak doğrudan devletin güdümü ve genel politik iklimin belirleyiciliği altında… Ayrıca partilerin, siyasetçilerin veya siyasi nüfuz peşinde koşanların müdahaleleriyle…
Her dönemin politik koşulları futbol ortamına yansır. Önce, ulus-devlet ve millet inşaası döneminin gerekleri... Ardından, Tek Parti döneminin bu ele avuca sığmaz spora nizam verme çabaları ve bu otoriter yönetimin perde arkasında farklı dünya görüşlerinin ve hiziplerin mücadelesi… DP döneminde kulüplerin iktidar himayesi arayışı… 1960-80 döneminin politik kutuplaşma koşullarının ve sosyo-ekonomik gelişmenin beraberinde getirdiği görece "çoğulcu" yapı… 1980 askerî rejimiyle beraber, neoliberal dönüşümün ve global kapitalizme eklemlenmenin etkileri; özellikle milliyetçilik bağlamında futbolun siyasi kullanımının yoğunlaşması ve endüstriyel futbol… Bütün bu dönemler boyunca kulüp yöneticilerinin gözlerinin de hep siyasi ve ekonomik güç odaklarında olduğunu, onların himayesini aradıklarını görüyoruz.
Son yıllarda tribünlerin popüler tezahüratlarından biri "Forman için oyna, Allah için oyna, bizim için oyna!" Bir bakıma, futbol dünyasının tepesindeki güçler de, "bizim için oyna" diye peşinde takımların. Genç yaşta kaybettiğimiz yazar Mehmet Ali Gökaçtı, bu kitapla, siyasal ortamla ilişkisi içinde anlattığı Türkiye futbolunun genel bir tarihini de sunmuş oluyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
EURO 2024'ün gündemi kasıp kavurduğu bugünlerde futbolu sosyoloji, felsefe ve politik tarih perspektifinden yorumlayan kalemlerin eserleri. Annie Ernaux'nun hafızasından çıkan kadınlar.
28 Haz 2024

YAZARLAR

Uğur Ugan
Editör ve içerik üreticisi. Gazetecilik eğitiminin ardından habercilik ile başlayan profesyonel kariyeri görsel, işitsel ve dijital medyada editörlük, kültür-sanat muhabirliği, web editörlüğü ile devam etti. Ayrıca kültür-sanat organizasyonları, yayıncılık dünyası, üniversitelerarası işbirliği, doğa, iklim ve çevre temalı etkinliklere basın danışmanlığı ve proje yöneticiliği yapıyor.

Aposto Kitap
Kitap incelemeleri, edebiyat haberleri, editörden okuma önerileri.
İLGİLİ OKUMALAR



